Adı:
Edebiyat Mahkemeleri
Baskı tarihi:
Ekim 1998
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9789758180356
Kitabın türü:
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Kitap, üç eserden oluşuyor...

1- EDEBİYAT MAHKEMELERİ: Bu başlık altında, 1945 Büyük Doğu dergilerinde neşredilmiş yazılarda, edebiyat dünyamızın ünlü isimlerinden Tevfik Fikret, Yahya Kemal, Mehmet Akif ve Nurullah Ataç, mizah üslûbuyla bir mahkeme mizanseni içinde kritik ediliyor. Ayrıca farklı zaman ve mekanlarda Necip Fazıl nezaretinde yapılan sohbet toplantılarında «Tevfik Fikret» ve ayrı bir bahis olarak «şiir» ele alınıyor.

2 - DOĞU EDEBİYATI: Doğu edebiyatına kısa ve genel bir girişten sonra, Arap Edebiyatı bölümünde «Muallakat-ı Seb’a» şairleri; Fars edebiyatı bölümünde ise Baba Tahirden başlayarak ilk şehnameciler ve Firdevsi, hayatı, edebi kıymeti ve eserlerinden örneklerle anlatılıyor, Mısır Edebiyatı bölümünde Papiruslar üzerine yazılmış Annana isimli bir kâhine ait en eski bir hikayenin tercümesi bulunuyor. Eserin son bölümünde ise Doğunun Büyükleri başlığı altında, Nizami, El-Maarri, Ömer Hayyam, İbn-i Fariz ve Sadi ele alınmış ve eserlerinden oldukça hacimli tercümeler yapılmıştır.

3 - DİL RAPORLARI: «Zavallı Türkçe» ve «Dil Laboratuarından» ana başlıkları altında bir taraftan lisana dair ölçüler verilirken, diğer taraftan, «teşhis»le birlikte, Türk dilinin içine sürüklendiği kaostan çıkması için çarelerin neler olabileceği üstünde duruluyor.
Eser üç ana bölümden oluşuyor:
1. EDEBİYAT MAHKEMELERİ
2. DOĞU EDEBİYATI
3. DİL RAPORLARI

Edebiyat Mahkemeleri bölümünde Türk edebiyatının önemli simalarından başta Tevfik Fikret olmak üzere Yahya Kemal, Mehmet Akif ve Nurullah Ataç bir mahkeme mizanseninde muhakeme edilip haklarında hüküm veriliyor.

Fikir vermesi hasebiyle verilen hükümleri kısa kısa özetlemek gerekirse:

TEVFİK FİKRET: Şiir dilini nesir dili haline sokarak adi bir tebliği vasıtası haline getiren, şiir ve fikirde hiçbir derinliğe ulaşamamış, misilsiz bir hodbinliği ahlak ve fadakârlık şeklinde gösteren, bir namevcud, bir gülünç, bir yalan, binbir rücu ve malumdan ibaret nasipsiz ve rahmetsiz Fikret!

YAHYA KEMAL: Dünyaları kavramakta en ileri (plastik) zevk hadlerinin mağrur inzivasına çekilmiş ve buradan büyük idrake yol bulamamış sanatkar!

MEHMET AKİF: Gününün biricik büyük aksiyon planına geçebilmiş ve bu planda gerçekten ahlaklı ve feragatli bir kahraman hayatı yaşamış fakat aynı yolun beklediği gerçek kahramanların gerçek vasıfları önünde mahçup kalmış kabul edebiliriz. Doğru yolun kifayetsiz mütefekkirine, küçük şairine fakat hayatıyla büyük feragatkâr ve namuskârına Allah rahmet etsin.

NURULLAH ATAÇ: Hiçbir tenkit anlayışı yoktur. Fikirlerini ve görüşlerini istinat ettirdiği hiçbir dünya görüşü yoktur. Ezbere tekerlenen ve sadece zarafet oyunu halinde beliren nakillerden başka, kafasında zati idrak ve ölçü merkezine ulaşabilmiş hiçbir irfan hamulesi yoktur.

NAZIM HİKMET bu mahkemeye dahil edilmemiş fakat 1965 yılında Yeni İstanbul Gazetesi'nde yayımlanmış olan "Necip Fazıl, Nazım Hikmet'i Anlatıyor" yazısı alınmış. Görüşlerini özetlememe gerek yok sanırım.

Necip Fazıl'ın büyük şair Mehmet Akif'i de içine alan muhakeme neticeleri beni çok şaşırtmadı açıkçası. Zaten Necip Fazıl "Konuşmalar" isimli eserinden aldığım şu cümleler Türk edebiyatı hakkındaki görüşünü özetliyor:

"Türkiye'de Tanzimat'a gelinceye kadar Şeyh Galip'te biter benim alakam. Mesela Fuzuli'yi alın, Baki'yi alın, hatta benim meşrebimden olmadığı halde Nedim'i alın. Bunlar büyük çapta insanlardır. Evet, Şeyh Galip'ten sonra -ki o son ışıktır- her şey bitmiştir. O günden bu güne böyle pensle bile ayıramayacağınız bir cüceler kalabalığından başka bir şey görmüyorum. Cüce... Roman cüce... Tiyatro cüce... Şiir cüce... Her şey cüce..."

İkinci bölümde ise Arap, Mısır ve Fars edebiyatının ünlü simaları (Firdevsi, Ömer Hayyam, El-Maarri, Sadi-i Şirazi...) eserlerinden alıntılarıyla anlatılıyor.

Üçüncü ve Son bölümde ise "Zavallı Türkçe" başlığıyla giriş yapıp dilimizin sokulduğu çıkmazları, yanlışları, "Öz Türkçe" anlayışını irdeliyor, çözüm yolları sunuyor. Geçmişte dilimizin "mücerret mefhumlar" fakirliğini doyurmak maksatlı veya başka sebeplerle yabancı kelimelerin -gramer mimarimizin ve milli hançeremizin potasında eritmeden- olduğu gibi alınması hatasına dikkat çekiyor.

Ön yargısız, nesnel, aynı zamanda eleştirel bir bakış açısıyla okunduğunda istifade edilebilecek bir eser.

Keyifli okumalar...
Necip Fazıl Kısakürek'in farklı kitaplarından birisi daha. Kitap üç bölümden oluşuyor.

1-Edebiyat Mahkemeleri
Edebiyat dünyasının ünlü simalarından Mehmet Akif, Tevfik Fikret, Yahya Kemal ve Nurullah Ataç gibi isimlerin bir mahkeme mizanseni içinde eleştiriliyor yargılanıyor. Tabiki burda yargılanan edebi kimlikleri. Bu kişiler sorgulama ve yargılamaya tabi tutulmakta ve haklarında gereken hükümler verilmektedir. Tabi bu mahkemenin hakimi, savcısı yeri geldiğinde tanığı da Necip Fazıl Kısakürek! Genelde de olumsuz hükümler veriliyor. Nazım Hikmet ile alakalı olaraksa bir mahkeme söz konusu olmayıp Necip Fazıl'ın bir röportajında onun hakkında söyledikleri yazılmış. Sağdan soldan görüp, kulaktan duyma efsanelerle sosyal medyada Necip Fazıl-Nazım geyiği yapmak yerine bu kitaptan kaynağından okumak gerek.
Mehmet Akif kısmı beni şaşırtmadı (!) yine O'nun hakkında da olumsuz bir sonuca varlıyor yalnız, “doğru yolun kifayetsiz mütefekkiri, küçük şairi” seklinde şerh konularak fakat bu değerlendirmelerde hangi ölçüleri kullandığını doğrusu anlayabilmiş değilim. Mehmet Akif ve Yahya Kemal gibi isimlerin Necip Fazıl tarafından böyle eleştirilmesinin sosyolojik bakımdan acı sonuçları da var muhakkak. Ben geçen haftalarda oğlu Osman Kısakürek ile görüştüğümde özellikle Mehmet Akif ve bu meselerde sorular sordum fakat üstü kapalı cevaplar aldım açıkçası. Edebi anlamda eleştiriyi de bir nevi kabul edilebilir ama fikir anlamındaki muhalefeti hala anlayabilmiş değilim. Mehmet Akif Ersoy'un Abdülhamit zamanı ağır muhalefeti -ki Necip Fazıl Kısakürek'in Abdülhamit'e muhabbeti malum- ve Mehmet Akif'in Cemaleddin Afgani Muhammed Abduh'un reformist görüşlerinden etkilenmiş olması (en azından çizgi olarak) Necip Fazıl'ın içtihata karşı sert bakışı nedeniyle Mehmet Akif eleştirilerini izah ediyor belki. Yine de Mehmet Akif'in bu ülkenin ve islamın en zor zamanlarındaki misyonunu durduğu yeri nazara alırsak bu eleştirinin dozunun doğru olmadığı kanaatindeyim.

2- Doğu Edebiyatı
Doğu edebiyatına kısa ve genel bir girişten sonra, Arap, Mısır, Fars edebiyatında zirve yapmış, şair ve yazarların eserlerinden örnekler vererek bize sunuyor, Doğu’nun büyükleri olarak da Nizami, El- Maarri, Hayyam, Ibn-i Fariz ve Sadi gibi isimleri gösterip bunlardan birçok alıntı yapmış.

3- Dil Raporları
Zavallı Türkçe ve Dil Laboratuarından adlı iki ana başlıkları altında dilimizin nasıl ve niçin bozulduğu üzerinde tahliller yapılmakta ve çözüm yollarının neler olabileceği göstermektedir. Dil Laboratuvari’nda ise daha çok dilimizin imla kuralları ve uydurmalar üzerinde durmuştur.

Benzer kitaplar

Yazarın 1940' larda yazdığı yazılarından oluşuyor. Bazı edebiyatçılarımız hakkındaki görüşleri. Çoğu değerlendirmesine katılmıyorum. Ayrıca dil üzerine düşünceleri de var. Bunlar tabiî yazıldığı yıllardaki bilgiye dayanıyor. Burada söyledikleri de günümüzdeki bilgiye göre yarı yarıya yanlış. Bu konulardaki görüşlerine de çok katılmıyorum. Kitap sadeleştirilmemiş. O günün Türkçesiyle yazılmış olduğu için çok eski sözcük ve kalıp ifade var. Anlamak güç. Çaba gerektiriyor; sözlüğe bakmak gibi.
İslamiyetin asılda ıslaha ihtiyacı yoktur; bizim asılda idrake ihtiyacımız vardır.
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 61 - Büyük Doğu 6. Basım 2015
Yeni şairler, rastgele, duvara ok atıyorlar; ve okun değdiği noktanın etrafına bir takım daireler çizip, kendilerini, hedefi ta merkezinden vurmuş farzediyorlar.
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 35 - Büyük Doğu 6. Basım 2015
Bir insanın dili, onun yarısı; kalbi de öbür yarısıdır. Gerisi et ve kan..
Züheyr
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 104 - Büyük Doğu 6. Basım 2015
Bilgi bir ağaç gibidir. Onun bir dalını görsen, kolay kolay köküne varılamayacağını anlarsın.
Firdevsi
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 136 - Büyük Doğu 6. Basım 2015
Bu zamanda kendine az dost edin; zamane adamlarıyla uzaktan görüşmek evladır.
Hayyam
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 181 - Büyük Doğu 6. Basım 2015

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Edebiyat Mahkemeleri
Baskı tarihi:
Ekim 1998
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9789758180356
Kitabın türü:
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Kitap, üç eserden oluşuyor...

1- EDEBİYAT MAHKEMELERİ: Bu başlık altında, 1945 Büyük Doğu dergilerinde neşredilmiş yazılarda, edebiyat dünyamızın ünlü isimlerinden Tevfik Fikret, Yahya Kemal, Mehmet Akif ve Nurullah Ataç, mizah üslûbuyla bir mahkeme mizanseni içinde kritik ediliyor. Ayrıca farklı zaman ve mekanlarda Necip Fazıl nezaretinde yapılan sohbet toplantılarında «Tevfik Fikret» ve ayrı bir bahis olarak «şiir» ele alınıyor.

2 - DOĞU EDEBİYATI: Doğu edebiyatına kısa ve genel bir girişten sonra, Arap Edebiyatı bölümünde «Muallakat-ı Seb’a» şairleri; Fars edebiyatı bölümünde ise Baba Tahirden başlayarak ilk şehnameciler ve Firdevsi, hayatı, edebi kıymeti ve eserlerinden örneklerle anlatılıyor, Mısır Edebiyatı bölümünde Papiruslar üzerine yazılmış Annana isimli bir kâhine ait en eski bir hikayenin tercümesi bulunuyor. Eserin son bölümünde ise Doğunun Büyükleri başlığı altında, Nizami, El-Maarri, Ömer Hayyam, İbn-i Fariz ve Sadi ele alınmış ve eserlerinden oldukça hacimli tercümeler yapılmıştır.

3 - DİL RAPORLARI: «Zavallı Türkçe» ve «Dil Laboratuarından» ana başlıkları altında bir taraftan lisana dair ölçüler verilirken, diğer taraftan, «teşhis»le birlikte, Türk dilinin içine sürüklendiği kaostan çıkması için çarelerin neler olabileceği üstünde duruluyor.

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • Artık ben ne şairim ne de fıkra muharriri
  • Fatih
  • Erdinç BİGE
  • Nihal Uyar
  • Koyusiyahli
  • Recep Sezer
  • Mustafa
  • Mesut
  • Nefise Yılmaz
  • deniz kutlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.8 (4)
9
%15.4 (2)
8
%30.8 (4)
7
%0
6
%7.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%15.4 (2)