Adı:
Edwin Drood'un Gizemi
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
421
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755336343
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Mystery of Edwin Drood
Çeviri:
İşıl Aydın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi Yayınları
Otoriteler tarafından klasik anlamda ilk “gerçek” polisiye roman sayılan Edwin Drood’un Gizemi’nin yarım kalmış olması kitabı gerçek bir gizem haline getirdi. Aradan geçen bir buçuk asır boyunca kitap hakkındaki tartışmalar hiç hız kesmeden
günümüze kadar sürdü. Farklı yazarlar tarafından yazılan “devam” metinlerinin sadece tanınmış olanları bile 150’den fazladır.
İlki Dickens’ın ölümünden hemen sonra, 1870 yılında
T.C. De Leon tarafından ABD'de yayımlanmıştı. Sonuncusu ise Ulrike Leonhardt tarafından 2001 yılında Almanya’da yayımlandı. Bunların hiçbiri meraklıları ve eleştirmenleri tatmin etmedi. Geriye yine eserin aslı, her cümlesinde Charles Dickens’ın parlak dehasını yansıtan Edwin Drood’un Gizemi kaldı.
İlk bölümleri pek sarmasa da, okudukça hoşuma giden bir kitap oldu. Roman, Dickens' ın ölümüyle yarım kaldığı için merak içinde kaldım. Bir baş yapıt değil, hatta Dickens'ın yazım tarzından çok farklı. Eserin W.Wilkie Collins' e bir öykünme olarak ortaya çıktığını ve Dickens'ın ölümüne neden olduğunu okumuştum yıllar önce. Nihayet okuma fırsatını bulduğum için mutluyum.
Taşıması ağır gelen bir sır bilseniz n’apardınız? Ya da ne bileyim; dünyaca ünlü bir yazarın yarım kalmış bir kitabını elinize geçirseniz? İşte size, bu iki soruya da cevap bulabileceğiniz muhteşem bir roman… Kendisine yüzlerce “beğenilmeyen son” yazılmış bir şaheser.
Otoriteler tarafından klasik anlamda ilk “gerçek” polisiye roman sayılan Edwin Drood’un Gizemi’nin yarım kalmış olması kitabı gerçek bir gizem haline getirdi. Aradan geçen bir buçuk asır boyunca kitap hakkındaki tartışmalar hiç hız kesmeden günümüze kadar sürdü. Farklı yazarlar tarafından yazılan “devam” metinlerinin sadece tanınmış olanları bile 150′den fazladır.
Bayan Tope’un özenli ellerinden çıkan bir hayli tertipli ve temiz bir kahvaltı, kiracısını beklemektedir. Kiracısı ise kahvaltıya oturmadan önce gidip köşedeki dolabı açar; rafından bir parça tebeşir çıkarır; diğerleri arasına bu kez dolap kapağının bir ucundan diğerine uzanan koca bir çentik daha ekler ve iştahla yemeğe girişir. Kitap bu paragrafla kalmış.

İlki Dickens’ın ölümünden hemen sonra, 1870 yılında T.C. De Leon tarafından ABD’de yayımlanmıştı. Sonuncusu ise Ulrike Leonhardt tarafından 2001 yılında Almanya’da yayımlandı. Bunların hiçbiri meraklıları ve eleştirmenleri tatmin etmedi. Geriye yine eserin aslı, her cümlesinde Charles Dickens’ın parlak dehasını yansıtan Edwin Drood’un Gizemi kaldı.

Romana adını veren her ne kadar Edwin Drood olsa da daha çok amcası, koro şefi John Jasper’ın hikayesini anlatan roman Londra’da, bir afyon batakhanesinde başlıyor. Orada bulunanlardan birinin John Jasper olduğunu sonradan öğrendiğimiz küçücük bir odada. 

Londra’dan Cloisterham’a dönen Jasper’ı, yeğeni Edwin Drood ertesi akşam ziyarete gelir. Drood, amcasının öğrencisi, anne ve babasını yedi yaşındayken kaybettiğinden beri kaldığı Rahibeler Evi’nin gözbebeği olmayı başarmış müthiş güzel, bir o kadar kaprisli ve çocuksu Rosa Bud ile nişanlıdır. Her ikisinin de okuldan tanışan babaları, ölmeden önce onları beşik kertmesi usulü nişanlamıştır. Ama ileride evlenecekleri düşüncesiyle kendilerini kandırmaya çalışsalar da ikilinin, hemen her buluşmalarında kavgaya tutuşmaları gözlerden kaçmaz.

Charles Dickens, şüphesiz İngiliz edebiyatının en başarılı yazarlarından. Okurken kâh senaryo okuyormuş, kâh bir tiyatro oyunu seyrediyormuş hissine kapılabileceğiniz yazarın 1870 yılında beklenmedik ölümü nedeniyle yarım kalan romanı “Edwin Drood’un Gizemi”nde uzun, upuzun cümleler ve birbirinden renkli tasvirler adeta göz kamaştırıyor.
Edwin, bir yandan bahsi geçen saçlarını dağıtır, bir yandan da, “Kellemi de beraberinde kestirseymişim, herhalde daha iyi etmiş olurmuşum,” diye karşılık verir. Aynaya ürkütücü bir bakış fırlatır ve sabırsızca ayağını yere vurarak, “Gideyim mi?” diye sorar.
Rosa, “Ben lokumcuya gitmek istiyorum,” diye yanıt verir.
“Nereye, nereye?”
“Lokum bir tür Türk şekerlemesidir, bayım. Tanrım sen bana sabır ver, sen bir şeyden anlamaz mısın? Mühendisim diye geçiniyorsun, ama ne biliyorsun ki?”
Denedim ama ölüleri –mesela şu senin köşede gömülü aileyi– uyandırmayı denesem daha kolay olurdu herhalde
Bir düzine doktordan bile daha iyi gelir o bana. Çünkü ona derinden bir sevgi besliyorum. Oysa ne doktorlara ve ne de onların ilaçlarına karşı böyle hislerim var.
Bu resmin en ufak bir estetik değeri yoktur, hatta düpedüz bayağı bir tablodur; ama sanatçısının onu mizahi bir yaklaşımla, hatta nesnesinden yansıyana benzer bir öç alma hissiyle resmettiği aşikârdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Edwin Drood'un Gizemi
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
421
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755336343
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Mystery of Edwin Drood
Çeviri:
İşıl Aydın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi Yayınları
Otoriteler tarafından klasik anlamda ilk “gerçek” polisiye roman sayılan Edwin Drood’un Gizemi’nin yarım kalmış olması kitabı gerçek bir gizem haline getirdi. Aradan geçen bir buçuk asır boyunca kitap hakkındaki tartışmalar hiç hız kesmeden
günümüze kadar sürdü. Farklı yazarlar tarafından yazılan “devam” metinlerinin sadece tanınmış olanları bile 150’den fazladır.
İlki Dickens’ın ölümünden hemen sonra, 1870 yılında
T.C. De Leon tarafından ABD'de yayımlanmıştı. Sonuncusu ise Ulrike Leonhardt tarafından 2001 yılında Almanya’da yayımlandı. Bunların hiçbiri meraklıları ve eleştirmenleri tatmin etmedi. Geriye yine eserin aslı, her cümlesinde Charles Dickens’ın parlak dehasını yansıtan Edwin Drood’un Gizemi kaldı.

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Drkitapsever
  • Kitap evi
  • Tuğrul
  • Burhan Erdemir
  • Dr.Okur
  • behram dilasan
  • Gürkan
  • missprufrock
  • DeliBilge
  • Yok

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%25 (1)
8
%75 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0