Ege'de Bir Yiğit - Fırat Yılmaz Çakıroğlu (Fırat'a Mektup Var)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.122
Gösterim
Adı:
Ege'de Bir Yiğit - Fırat Yılmaz Çakıroğlu
Alt başlık:
Fırat'a Mektup Var
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059113267
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kamer Yayınları
Bilgi ve teknolojide çağı yakalamak isteyen, tarihinden ilham alan ve yarınlara umutla bakan bir gençlik var. Olur da görmek isterseniz onları, çıkartın şapkalarınızı, gözlüklerinizi ve ideolojilerinizi bir kenara bırakın. Taraf olun! Bir kez olsun doğrudan yana taraf olun! Yalnızca bir defa eşitlikten değil de adaletten bahsedin, Fırat´ın kenarındaki kuzunun hesabını soranlardan olun ve unutmayın; Fırat artık Ağrı´dan başlayıp Basra´ya dökülen bir nehrin adı değil; bayraklaşmış bir mücadelenin, Akşehir´den doğup Ege´ye dökülen bir isimdir. Artık üniversitelerde kan değil, oluk oluk mürekkep akmalı.
Şimdi ben nasıl anlatayım size bu kitap hakkındaki düşüncelerimi... Yutkunamıyor insan kitabın kapağına bakarken bile, daha gencecik bir can.. Okuyun diyebilirim sadece gerçek bir vatan evladıymış demek için okuyun...
Her türlü Pkk,öcalan,kürdistan sempatizanlığının yapıldığı Ege Üniversitesinde Vatanını, bayrağını, milletini seven 22 sinde hayallerinden,gülüşlerinden,yüreğinden vurulmuş bir gencin hayatı..Fırat Yılmaz Çakıroğlu. Kendisini bilirdim vefatıyla duyduğum derin üzüntü beni çok etkilemişti. "Akademik Ülkücü"olmak istermiş ki olamadan bir grup kalleş tarafından hayatına son verilmiş. Bir olgu yerleştirilmiş insanlığın kafasına...Ülkücülük eli sopalılık değildir,ideolojik bir dayatma değildir,asmak kesmek hiç değildir...bunların böyle olmadığını anlatan gerçeği aslıyla veren ve Şehidimizin anısına düzenlenmiş mektuplar,şiirler ve anılardan oluşan bir kitap...
Bu ülkede vatanını seven kimse unutulmamıştır. Fırat Yılmaz Çakıroğlu gibi.
  • Ruh Adam
    8.9/10 (1.155 Oy)1.141 beğeni2.957 okunma1.049 alıntı23.122 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.347 Oy)19.113 beğeni43.529 okunma3.030 alıntı183.499 gösterim
  • Deli Kurt
    8.8/10 (656 Oy)649 beğeni1.864 okunma442 alıntı8.814 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.577 Oy)8.857 beğeni28.801 okunma849 alıntı140.085 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.315 Oy)9.279 beğeni25.725 okunma1.838 alıntı119.170 gösterim
  • Bozkurtlar
    9.0/10 (755 Oy)773 beğeni1.718 okunma482 alıntı8.842 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (3.149 Oy)3.363 beğeni15.035 okunma816 alıntı46.704 gösterim
  • Yolların Sonu
    8.9/10 (303 Oy)298 beğeni764 okunma537 alıntı6.574 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.747 Oy)13.458 beğeni34.639 okunma3.416 alıntı146.517 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.593 Oy)9.100 beğeni25.422 okunma1.546 alıntı127.126 gösterim
ege'de bir kurt ulur, uyuyanlar uyanmaz,
yiğit meydanda olur, kanlı pusu atılmaz
yandı bizim bağrımız, cehennem böyle yanmaz
yandı bizim bağrımız, cehennem böyle yanmaz.

ölüm yılar, fırat yılmaz,
böyle çağ olmaz, olmaz,
bayrağa çıkar kanı,
yerde kalmaz, yerde kalmaz.

ecel yılar, fırat yılmaz,
böyle kahpe çağ olmaz,
alınır elbet kanı,
yerde kalmaz, yerde kalmaz.

bir kanı, soyu bozuk, kahpelikten utanmaz,
silah bile tutulur, çakıroğlu tutulmaz,
yandı bizim bağrımız, cehennem böyle yanmaz,
yandı bizim bağrımız, cehennem böyle yanmaz.
Ey Yılları Heba Olan Genç.. Selam Olsun SANA..
Bir yiğit gömdü bu hareket kara toprağa. Adı Fırat Yılmaz Çakıroğlu.
FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU'nun ilk yapraklarında nasış şehit oluşunu anlatmakta.
Ben seni tanımadım hiç… Hiç konuşmadık, hiç bir araya gelmedik, sohbet etmedik, gülmedik… Ama o kadar tanıdıktı ki gözlerin, sesin, yüreğin… Evet yüreğin… Gözlerine baktığımda gördüm o yiğit, o mert yüreğini…

Ah be Fırat… Ne çok dost bıraktın arkanda… Ne çok kardeş, ne çok anne, ne çok baba…

Sen gittin ya, milyonlarca kardeşin oldu giderken… Arkandan ağlayan, gözyaşı döken, keşke bir saniye bile olsa göz göze gelebilseydik diyen…

Sen gittiğinden beri hiçbir zaman o kelimeyi kullanmadım ben. O soğuk, o ürpertici kelimeyi… Sana yakışmazdı çünkü. Çünkü sen ölemezdin, şehitler ölmezdi. O yüzden sadece “gitti” dedim ve bir “ama” ekledim sonuna…

Gitti ama koskoca bir tarih yazdı, yüzyıllarca destanmışçasına hatırlanacak bir tarih…Sen şehitsin Fırat’ım, ben şehit kardeşi… Başım, başımız dik… Hiç uğruna gitmedin sen. Annen için, baban için, doğacak Fıratlar için, bizim için gittin. En büyük yükü sen sırtladın…

And olsun unutturmayacağım seni, unutmayacağım…

Mekanın cennet olsun yiğit Fırat, mert Fırat, yüreği büyük Fırat…
RUHUN ŞAD OLSUN..UÇMAG OLSUN..
Tarih 20 Şubat 2015. Haberlerde EGE Üniversitesi'nde ''Karşıt görüşlü iki grup arasında çıkan kavgada 1 ölü 1 yaralı'' var. Peki kim bu karşıt görüşlü iki grup? Birisi dağda askerimize kurşun sıkan alçak terör örgütünün adını duvara yazar, Apo bröşürlerini dağıtır, ders basar, terörist gibi giyinir, üniversitenin önünde ''Geliyor Apocular'', ''Düşüyor Ülkücüler'' diye halay çeker, Atatürk büstlerine zarar verir, Türk Bayrağına hakaret eder. Diğeri de vatanı, milleti için ölüm anında bile hissesine ''Kurt Yalnızlığı'' yazılır. İdeoloji gözlüklerinizi atın bir kenara. Şapkalarınızı çıkarın. Bunu sağ-sol kavgası diye medyaya sunmak en az Fıratımızı şehit eden bu kahpeler kadar alçaklığın bir ürünüdür. Artık at gözlüklerinizi çıkarın. Mesele sağ sol değil. Fırat Yılmaz Çakıroğlu'na destek verince ülkücü olmazsınız merak etmeyin. O yiğit vatan hainlerine karşı mücadele etti. Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisindeki önde gelen bir üniversitede ''Serok Apo'' diye gezen şerefsizlerin, itlerin, alçakların, kahpelerin karşısında dimdik durdu. Son bir açıklaması vardı o kutlu yiğidin. ''Biz bu mücadeleyi 20 kişi de kalsak vereceğiz Allah'ın izniyle'' diye... Öyle bir mücadele verdi ki bozkurt mertliğini çakal alçaklığını konuşturdu. Peki ya rektörler? Can güvenliği bile tehlikede olan bu kardeşlerimizin şehit olmasını mı bekliyordunuz? Ya hu burası Türkiye Cumhuriyeti be. Burası Atatürk'ün Kubilay öğretmen için yaktığımı Menemen Menemen! Üniversitede bu vatan hainlerinin istediği şekilde at koşturmasına nasıl müsaade edersiniz? Peki ya devlet? Hani Türkiye Cumhuriyeti kabile devleti değil diyorsunuz ya. Can güvenliği için arkadaşlarımızı, ağabeylerimizi, ablalarımızı koruyup kollamamız mı gerekiyor? Siz devlet olarak üniversitenize sahip çıkamıyorsunuz be. Geleceğin güneşi bizleri korumaktan ne de aciz düşmüşsünüz. Solcuları da ağlatan bu vatan evladına dil uzatmak şerefsizliğin kaçıncı boyutudur? Dünya görüşü ne olursa olsun aynı masada oturup güzelce tartışan bu adamı faşistlikle suçlayan şerefsiz kahpelere sesleniyorum: Sineği öldürsek insan hakları dersi vermeye çalışıyorsunuz. Peki şehit ettiğiniz bu adam? Herkes tarafından saygı görmüş bu yiğide yapılanlar reva mıdır ey kahpeler? Asıl faşist olan sizlersiniz. Mağdur edebiyatı yapıp ülkücüleri, milliyetçileri ve vatanını sevenleri öldürmek sizin ilkeniz olmuş. Size verecek tavizimiz yok. Bir gün manşetlere çıkacağız. ''Fırat için İzmir'i yaktılar'' diye... Öyle bir yakacağız ki bilediğiniz bıçaklar sivrileştirdiğimiz kalemlerimize mağlup düşecek. Vatanı için mücadele edenin sağcısı solcusu olmaz. Konu sağcı-solcu değil. Konu vatansever ve vatan haininin çatışması. Sen ağabeyim Fırat Yılmaz Çakıroğlu... Hakkını bize helal et. Ant olsun ki okula gitmek için sabah erken kalktığımda ''5 dakika daha ya'' demeyeceğim. Senin için ağabeyim senin için kalkacağım. Senin ve davan için savaşacağım. Mücadele edeceğim. Senin gibi akademik ülkücü olacağım. Onların bıçaklarla, silahlarla durdurabileceğini sandığı bu kutlu davamızın ateşini daha ileriye taşıyacağım. Taşıyacağız. VE ELBET BİR GÜN BU HAİNLER DİZE GELECEK, TÜRK ÖZÜNE DÖNECEK VE GÜLÜŞLERİNDE DE BULUNAN TURAN, HAKİKAT OLUP BU ŞEREFSİZLERİN YÜZLERİNE ATILACAK EN AĞIR TOKAT OLACAK! GÖKTE KARTAL, YERDE ASLAN, DAĞDA BOZKURT ORDUSU! VAROLSUN FIRATLAR YAŞASIN TÜRK BUDUNU!
Koşullu sevgiyi bilirdik de,koşullu acının var olabileceğini bilmezdik.Fırat Çakıroğlu şehit oldu biz öğrendik.Kendi adıma asla unutmayacağım. Yiğidim,Aslanım.
Öncelikle şunu belirterek yorumuma başlamak isterim. Sevgili fırat'in ölümünden sonra sevenleri, taniyan, tanimayan onlarca insan tarafindan kaleme alinan bir kitaptir. Bu insanlar bu mektuplari kafalarina silah dayanarak yazmadi, ona keza satiş verileri gösteriyor ki kitaba düsundugumden fazla. Ilgi gosterilmis. Sevindim. Firatin ölümüyle ilgili burda birseyler yazmayacagim. Bende tarih okuyorum, yaşitiz, bende formasyon aliyorum. Ailelerimizde benziyor. Soyleyecegim o ki acisi hala tazedir. Kitabin geliri firatin anisini yasatmak icin yapilacak okul vb kurumlarda kullanilacak. Mektup yazan, parasini vaktinini ayiran herkesin emegine saglik.
Tarih okur iken tarih yazan bir yiğidin ardından yazılan bir eser.Şehit olmasından önceki dönemde neler oldu neler bitti....Onu tanımayan binlerce insanın onun ardından onu tanımadığı halde yaşadıkları üzüntüyü gözler önüne süren bir eser.
Fırat çakıroğlu genç yaşta aramızdan ayrılması teröre kurban gitmesi ülke de belli başlı kesimi derinden yaraladığı bi eser olarak tarihe geçmiştir.göz göre göre üniversite de hayatını kaybetmesi kadar utanç verici bi o kadar ahmaklık hatalar zinciri kinimizi diri tutmakta.eser güzel olmuş ama fıratı daha detaylı daha ince anlatılsa cok iyi olurmuş şiir bölümü ve Fırat ımızıa yazılan mektup ları biraz kısa tutulması gerekirdi.yürek dayanmıyor okurken.
Okumaya geç kaldığım kitap..
Fırat ağabeyimize yazılmış mektup ve şiirleri kapsıyor.
(Kitabın gelirleri Fırat Ağabeyin hatırasını yaşatacak projeler için bağışlanıyormuş)
Ey Yılları Heba Olan Genç.. Selam Olsun SANA..
Bir yiğit gömdü bu hareket kara toprağa. Adı Fırat Yılmaz Çakıroğlu.
FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU'nun ilk yapraklarında nasıl şehit oluşunu anlatmakta.
Ben seni tanımadım hiç… Hiç konuşmadık, hiç bir araya gelmedik, sohbet etmedik, gülmedik… Ama o kadar tanıdıktı ki gözlerin, sesin, yüreğin… Evet yüreğin… Gözlerine baktığımda gördüm o yiğit, o mert yüreğini

Ah be Fırat… Ne çok dost bıraktın arkanda… Ne çok kardeş, ne çok anne, ne çok baba…

Sen gittin ya, milyonlarca kardeşin oldu giderken… Arkandan ağlayan, gözyaşı döken, keşke bir saniye bile olsa göz göze gelebilseydik diyen…

Sen gittiğinden beri hiçbir zaman o kelimeyi kullanmadım ben. O soğuk, o ürpertici kelimeyi… Sana yakışmazdı çünkü. Çünkü sen ölemezdin, şehitler ölmezdi. O yüzden sadece “gitti” dedim ve bir “ama” ekledim sonuna…

Gitti ama koskoca bir tarih yazdı, yüzyıllarca destanmışçasına hatırlanacak bir tarih…Sen şehitsin Fırat’ım, ben şehit kardeşi… Başım, başımız dik… Hiç uğruna gitmedin sen. Annen için, baban için, doğacak Fıratlar için, bizim için gittin. En büyük yükü sen sırtladın…

And olsun unutturmayacağım seni, unutmayacağım…

Mekanın cennet olsun yiğit Fırat, mert Fırat, yüreği büyük Fırat…
RUHUN ŞAD OLSUN..UÇMAG OLSUN..
Kitapta yazım bulunduğu halde. Ama yüreğim dayanmadığı için daha yeni okuyabildim. Dava şehidimizi öyle güzel anlatmışsınız ki. Görmeden bir insan nasıl sevilir, sayılır göstermişsimiz. O da sadece ülkücüler olarak değil din, dil, ırk, ideoloji ayırmaksızın ortak olmuşsunuz acıya. İşte benim ülkem bu, biz kurtuluş savaşında, çanakallede omuz omuza çarpışan kardeşleriz. Bizler kapı komşusuyuz. Bizi ayırmak isteyenler utansın
Sen rahat uyu şehidim. Can yakanların canlarının yanacağı gün elbette gelecek. Gün gelecek bu devran muhakkak dönecek. Bağrına taş basanlar da bir gün hesap soracak. Bu vatanın ekmeğini yiyip; suyunu içip; Ay Yıldızlı bayrağın altında yaşayarak ihanet edenler bizlere hesap verecek muhakkak.
"Selam sana ey yılları heba olan genç!
İstikbalim gitti diye yaslanma sakın!
İstikbalin değil ruhun Tanrı'ya yakın!
O yalancı istikbale bir perde indir!
'Gerçek yarın' unutma ki bir gün senindir!"
H.Nihal Atsız.
Türk yurdunda bir deli poyraz..
Adı karayel, adı Fırat, adı Yılmaz..
Koskoca bir yıldız kaydı..
Koca yürek sustu..
Dağ gibi bir yiğit öldü
Ne söylesem az.
İçimdeki keder, içimdeki isyan, sus derim.. Sus derim.. Susmaz.
Hepimiz Fırat mıyız şimdi? Hepimiz Yılmaz?
"Unutmayın; Fırat artık Ağrı'dan başlayıp Basra'ya dökülen bir nehrin adı değildir sadece; bayraklaşmış bir mücadelenin Akşehir'den doğup Ege'ye dökülen ismidir."
Ülkücüler doğa nedir çiçek nedir bilmezler mi? Sahi hiç sevmez mi onlar? Âşık olmazlar mı ya da teşekkür edip gülümsemezler mi? Kitap nedir şiir nedir bilmezler mi? Dünya için özgürlük için bir şey yapmazlar mı?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ege'de Bir Yiğit - Fırat Yılmaz Çakıroğlu
Alt başlık:
Fırat'a Mektup Var
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059113267
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kamer Yayınları
Bilgi ve teknolojide çağı yakalamak isteyen, tarihinden ilham alan ve yarınlara umutla bakan bir gençlik var. Olur da görmek isterseniz onları, çıkartın şapkalarınızı, gözlüklerinizi ve ideolojilerinizi bir kenara bırakın. Taraf olun! Bir kez olsun doğrudan yana taraf olun! Yalnızca bir defa eşitlikten değil de adaletten bahsedin, Fırat´ın kenarındaki kuzunun hesabını soranlardan olun ve unutmayın; Fırat artık Ağrı´dan başlayıp Basra´ya dökülen bir nehrin adı değil; bayraklaşmış bir mücadelenin, Akşehir´den doğup Ege´ye dökülen bir isimdir. Artık üniversitelerde kan değil, oluk oluk mürekkep akmalı.

Kitabı okuyanlar 62 okur

  • Daisy@
  • Nazlı Akbulut
  • Mustafa Aksoy
  • Burak Doğan
  • Şeyma Öztürk
  • Batuhan Kavak
  • Hakan Karayılan
  • Arzu Doğan
  • Atsizzz
  • Eda Nur Küpeli

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%29.4
18-24 Yaş
%35.3
25-34 Yaş
%11.8
35-44 Yaş
%11.8
45-54 Yaş
%5.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66
Erkek
%34

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%82.1 (32)
9
%2.6 (1)
8
%0
7
%5.1 (2)
6
%0
5
%2.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%7.7 (3)