Eğitici Olarak Schopenhauer (Zamana Aykırı Bakışlar 3)Friedrich Nietzsche

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.585
Gösterim
Adı:
Eğitici Olarak Schopenhauer
Alt başlık:
Zamana Aykırı Bakışlar 3
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053325888
Kitabın türü:
Çeviri:
Mustafa Tüzel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Eğitimci Olarak Schopenhauer
Eğitici Olarak Schopenhauer
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi'nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869'da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca (Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Gezgin ve Gölgesi), Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Deccal, Nietzsche Wagner'e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
Dili ve anlatımı ağır,anlamlandırmaya gelince zorlayıcı bir kitap olduğunu söylemeliyim..Schopenhauer ve Nietzsche tutkunlarınınsa mutlaka okumasını tavsiye ederim.Fakat şu da var ki,kitabı tam anlamıyla özümsemek için Wagner'i,Goethe'yi,Rousseau'yu,Kant'ı,Hegel'i,Platon'u, ve diğer pek çok felsefecileri olduğu kadar, Hristiyanlık inancını,o dönem Almanya'nın devlet yapısını ve düşünce sistemlerini hiç değilse orta düzeyde de anlamış olmak gerekir.Bu nedenle akademik düzeyde kaynak kitap olarak kullanılabilecek yeterliğe sahip olduğunu düşündüm.En azından ben farkında olsaydım bu kitabın ünv.de okurken,eminim bana çokça yardımı olurdu, diye düşünmeden edemedim.Geç bir farkındalık ama felsefe ve sosyoloji gibi bölümlerde okuyan arkadaşların mutlaka yararlanmasını öneririm.Zaman zaman elinizden bırakıp bir gün ara vermek istediğiniz oluyor.Altını çizebileceğiniz ve üzerine kafa yormak isteyip anlamlandırma çabasına gireceğiniz sizde merak uyandıracak çokça konu mevcut..Sabırla okumanızı tavsiye ederim..Günün birinde yeniden elime alıp okumak istediğim bir kitap..
Nietzsche'nin, Schopenhauer'ü merkeze koyarak, bilim, bilgin, felsefe, filozof, üniversite, devlet, eğitim ve gelişim gibi konulardaki fikirlerinden bahsettiği, anlaşılması zaman zaman zor, zaman zaman da akıcı devam eden eser. Aslında, kitaptan çok umutluydum. Beklentimi karşılamadı. Kitabın isminden Schopenhauer'u çıkarsak da pek bir şey değişmeyecektir. Özellikle "bilginin özellikleri"nin sıralandığı satırları ilginç buldum. Altı çizilecek pek çok satır bulunsa da meraklısı dışında birinin ilk sayfalarından sonra kitabı bırakabileceği söylenebilir.
Biraz ağır bir kitap. Değişik bakış açılarına yer veriyor. Temelinde Nietzsche, Schopenhauer'dan esimlenerek insanın nasıl içinde bulunduğu zaman aralığından kendini ayıklayarak, başkalarının değil de kendi gözüyle inceleyerek, çeşitli kültür anlayışlarının ve kurumların baskısından arınarak filozof olabileceğine/felsefeye teşvikte bulunabileceğine dair ipuçları veriyor.
Bu eser 1874 yılında Schopenhauer ve Wagner'in Nietzsche'nin idolleri olmayı sürdürdüğü görece erken dönemde kaleme alınmıstır. Schopenhauer, Nietzsche tarafından bir dahi, gercek bir filozof, Alman düşüncesinin ulaştığı doruk olarak nitelenmektedir. Tıpkı Wagner'de oldugu gibi Schopenhauer de zaman içinde Nietzsche'nin gözünden düşüp doruğu bir hayalete -üstinsana-, Nietzsche'nin Zerdüşt'üne bırakacaktır. Bu kitapta üstinsan tabiriyle henüz karşılaşmıyoruz, dâhi şimdilik onun yerini tutuyor. Ama Nietzsche'nin ileride üstüne inşa edeceği fikri yapının temellerini görüyoruz. Alman eğitim sistemi ve kultürü Nietzsche tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor. En genel ifadeyle sistemin dâhiyi tabir yerindeyse çogunluğun mutlulugu icin feda ettigini dile getiriyor Nietzsche ve çözüm olarak çogunluğun dâhi için feda edilmesi gerektiğini savunuyor. Ama ben ne çoğunlugu ne de dâhiyi feda etme taraftarıyım ve Nietzsche ile ters düstügümü görüyorum. Nietzsche'nin felsefesi bana bencilce, uçarı, acımasız ve bilgelikten uzak geliyor artık. Sanırım ben de bir Hegelciyim.
Güçlü toplumların, hükümetlerin, dinlerin, toplumsal kanıların bulunduğu yerde, kısacası bir tiranlığın hüküm sürdüğü her yerde, yalnız filozoflardan nefret edilmiştir; çünkü felsefe insanlara, hiçbir tiranlığın içeri giremeyeceği bir sığınağı, iç dünyanın mağarasını, gönlün labirentini açar...
Kitlelerin bir parçası olmak istemeyen insanoğlunun yapması gereken tek şey, içinde olduğu rahatlığa son vermektir; ona şöyle seslenen vicdanının sesine kulak versin: “Kendin ol! Şu anda yaptıklarının düşündüklerinin, istediklerinin hiçbiri değilsin
Gerçek bir dosta sahip olanlar, yalnızlığın ne demek olduğunu bilmezler, -çevrelerinde tüm dünya onlara düşman olsa bile.-
Friedrich Nietzsche
Sayfa 17 - Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
Kitleye dahil olmak istemeyen insanın yapması gereken tek şey, kendine razı olmayı bırakmaktır; kendine seslenen vicdanını dinlemelidir: "Kendin ol! Şimdi yaptığın, düşündüğün ve arzuladığın şeylerin hiçbirisi sen değilsin."
Peki, nasıl buluruz kendimizi yeniden? İnsan kendini nasıl tanıyabilir? Karanlık ve üstü örtülmüş bir konudur bu; tavşanın yedi kat derisi olduğu söylenir ya, insan yetmiş yedi kat deriyi soyunur da üstünden, hâlâ diyemez ki gönül rahatlığıyla: "İşte şimdi gerçekten sensin bu, artık bir örtü kalmadı üstünde."
kafalarımızı bir yerlerde saklamaktan ne kadar hoşlandığımızı; ruhumuzu, sırf ondan bir an önce kurtulalım diye, devlete, para kazanmaya, sosyal yaşama ya da bilginliğe satmakta ne kadar acele ettiğimizi; günlük işlerimizde bile, durmamak ve düşünmemek bize daha gerekli göründüğü için, yaşamı idame ettirmek için gerekli olandan çok daha ateşli biçimde ve düşüncesizce köleleştiğimizi hepimiz biliriz

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eğitici Olarak Schopenhauer
Alt başlık:
Zamana Aykırı Bakışlar 3
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053325888
Kitabın türü:
Çeviri:
Mustafa Tüzel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Eğitimci Olarak Schopenhauer
Eğitici Olarak Schopenhauer
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi'nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869'da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca (Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Gezgin ve Gölgesi), Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Deccal, Nietzsche Wagner'e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 65 okur

  • Kerem Bilaloglu
  • özlem
  • Ebrar Kapdan
  • Flaneur
  • Özgür
  • Mehmet Zana Başkan
  • c.
  • Don Quijote
  • Semiha
  • Alperen Tekin

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.5 (3)
9
%12.5 (3)
8
%16.7 (4)
7
%8.3 (2)
6
%0
5
%4.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0