Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı (Zorunlu Eğitimin Karanlık Dünyasında Bir Yolculuk)

·
Okunma
·
Beğeni
·
11823
Gösterim
Adı:
Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı
Alt başlık:
Zorunlu Eğitimin Karanlık Dünyasında Bir Yolculuk
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
301
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051692296
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Edam Yayıncılık
Okulun gerçek meselesi öğrenmek değil, başarıdır. Okulda dikkatler hiçbir zaman düşünme ya da performans kalitesine yönelmiş değildir; dikkatler tamamen farklı bir şeye, başaranların attıkları şeref turuna yetişmeye yönelmiştir.

Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı adlı çalışma, John Taylor Gatto’nun, geleneksel okul eğitimi yaklaşımlarına geliştirilen eleştirilere eklediği tüyler ürpertici bir metafor…

Gatto bu çalışmasında, okulun insana verdiği zararın rasyonel ve kasıtlı olduğunu gösteriyor. Gatto’ya göre modern pedagojinin esas işlevi, nüfusu yönetilebilir kılmak. Zorunlu eğitim tuzağından kurtulmayı başarabilmiş insanlara ilişkin örneklerle dolu bu kitap, kişisel potansiyeli gerçekleştirmenin temel şartının farklı bir yetiştirilme ve beceri edinme şekli ile mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Gatto buna, “açık kaynak öğrenme” adını veriyor.

Acil sorunlara cevap veren ve bazı tartışmaları da beraberinde getireceği muhakkak olan bu kitap, mevcut eğitim sistemine dair şüphelere sahip olan herkesin ilgisini çekecek.
276 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Yazar John Taylor Gatto mesleğine 30 yılını vermiş eski bir eğitimci. Kitap, ABD'deki eğitim sistemini kökten eleştiren bir kitap. O halde bizimle ne ilgisi var diyebilirsiniz. Göze çarpan ilk derin sorun şu an bizde de uygulanan/dayatılan "Zorunlu Temel Eğitim" adı altındaki eğitim sistemi. #57028865

Temelde ve özellikle eğitim sektöründeki meslektaşlarımın ve tüm anne-babaların okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap... #57065427

İyi okumalar
276 syf.
·39 günde·Puan vermedi
eğitim konusunda, zorunlu eğitimin insanların hayatlarına, para babaları tarafından nasıl kademeli olarak sokulduğunu ve bunu yaparken de üniversitelerden nasıl ve ne şekilde yararlanıldığına dair bilgilenmenizi sağlayan bir kitap.

temel olarak da zorunlu eğitim ile birlikte insanların nasıl çocuksu kalması için çaba harcanıldığını, üniversite kürsülerinden ortaya atılan bir tez ile "ergenlik" denilen kavramın neden keşfedildiğini anlatmakta kitap.

bugün zorunlu eğitimin insanları nasıl mahvettiğini anlatırken esasında okul denilen hapishaneye düşman olan kitabın yazarı (gatto), sistemin (kapitalizmin) devamlılığını sağlayan ve ayakta durmasının en büyük destekçisinin insanların bu şekilde zamanını çalan okul eğitiminin olduğunu beyan ediyor. kendisi de öğretmen olduğundan dolayı, gelişmeye katkı sağlayacak şeylerin bürokrasi ile nasıl çıkmaza sokulduğunu ve 30 küsür yıllık melek hayatında neler ile karşılaştığının da bir nevi vicdani muhasebesini de bu kitapta yapmakta.

okul konusunda zorunlu eğitime karşı ama kişilerin kendi kendini yetiştirme tarzı olan açık kaynak sisteminin de destekçisi. bu sistemde kişi hocasını ve çalışmak istediği her neviden konuyu kendisi seçmekte, vaktini ve naktini ona göre ayırabilme fırsatını elinde bulundurduğu için daha verimli olacağını kitapta çok kere vurgulamakta.

bu kitabı okumazdan evvel zaten zorunlu eğitime okul hayatım boyunca da nefret ile baktım, hatta beni okul yıllarım mahvetti gibisinden cümleler de kurmaktaydım, kitap da bu öfkeme odun, kömür taşıdı, kızgınlığımı alevlendirdi diyebilirim. lakin ben bütün okul kurumlarının kapanmasına karşı değilim. mesela bir tıb, bir hukuk vb okulun olmasının zorunluluğunu da inkar edemem. mesela bir askeri okul, eğitime ne kadar karşı çıkılsa da olması mecburi bir devlet kurumudur.

kitap amerikan halkının, zorunlu okullaşmaya gitmezden evvel nasıl da kendi kendine yeterliliği misyon edinişini anlatarak başlamakta. çünkü böyle bir yerde fabrikada çalıştıracak insan bulamazsınız, köleleliği de kaldırınca bu uzun vadeli planın nasıl da paralı vakıflarla desteklendiğini kendiniz de görüyorsunuz.

---

bu kitapla birlikte;
düzene uygun kafalar
okulsuz toplum
zorunlu eğitime hayır

gibi kitapları da okuyarak daha geniş bir zihinsel arka plan elde edilebilir.

---

mıt, yale ya da harvard gibi üniversitelerin adam seçerken sadece not ortalamalarına vaya
parlak beyinlere bakmadığını, bunların üzerine bir de yazılı olmayan kanunlarının yani; kilonun, boyun uzunluğu, fiziksel güzellik gibi şeylere dikkat ederek sanki seçkin bir ırk da yaratmaya çalıştıklarının da anlatıldığını görüyorsunuz.

bizim memlekette bir haber vardı, sahte diploma ile öğretmenlik yapan bir kimseyle ilgiliydi haber, aslında bunun bize özgü bir durum olmadığını amerika'da da buna benzer durumların
yaşandığını hatta işini iyi bu adamın nasıl da hemen uzaklaştırıldığının anlatıldığı güzel de bir
bölüm var kitapta.

https://www.youtube.com/watch?v=RTnn2n_N9jE
276 syf.
·4 günde·8/10
Öncelikli olarak kitabın her noktasına katılmasam da haklı bulduğun kısımları mevcuttur.
Nedense bu kitap bana https://youtu.be/YR5ApYxkU-U hatırlattı :)
Kitap; kesin bir dille “Eğitim” ve “okul eğitimi” ni birbirinden ayırmakta ve bu konuda bilinçlendirme çabası ile yazılmış olduğunu düşündürtmektedir. Eğitim in dört duvar arasında, belli kurallar çerçevesinde olamayacağını, kişideki özgünlük ve liderliği yok ettiği, hep bir gözetim altında davranışlarını sergileme yönünde ilerlemeye sebep olduğu , bununla birlikte kontrol altında tutulan, özgürlükten yoksun kitleler, nesiller yetiştirilme amaçlı olduğunu vurgular. Eğitim ;şu an, içinde bulunduğumuz an ve kaynaklarla gerçekleştiğini, planlanmadan , karşılaşılan durumlar ve bu durumlarla başa çıkma davranışları ile oluşup benimsendiğini, öğrenildiğini savunur . Kitap; kesin bir dil ile test kavramını red eder ve bu yol aracılığı ile eğitim kariyerinin oluşturulmasını kabul etmez.
Kitabın sonunda ise “Bartleby Projesi” nden bahsedilmektedir. Bu proje ile , birlik olarak hareket edildiğinde zorunlu eğitim ve test başarısı ile palanlanan kariyer odaklı konular için, çözümsel olarak bir ışık oluşturulabileceğinden bahseder.
Bunların dışında, kitap içersinde bolca çizilecek, değerli cümleler mevcuttur.
Ayrıca kitap bana not alabileceğim pek çok film, kitap ve biyografi sundu ve hiç üşenmeden hepsini not aldım :)

Bir kaç alıntı yaparak incelememi sonlandırmak istiyorum:

“Okul bağlantıları koparır çünkü bununla görevlendirilmiştir. Bu, en üst seviyede etkin olmanın amaçlandığı Sezarın “Böl ve fethet!” stratejisinin aynısıdır.”

“Artık olgunluk, neredeyse hayatın her alanından sökülüp çıkarılmıştır. Boşanmayı kolaylaştıran yasalar İlişkilere emek harcama ihtiyacını ortadan kaldırdı, kolay kredi imkanları kişinin finansal anlamda kendini kontrol etmesini gereksiz kıldı, kolay eğlence kendimizi eğlendirecek uğraşlara duyulan ihtiyacı yok etti, kolay cevaplar soru sorma ihtiyacını ortadan kaldırdı.”

“Eğitim duvarlarla çevrili yerleşkelerle alakalı bir şey değildir. Tam aksine burada ve şimdidir, Her Yerde ve her zamandır; köyde, kentte, taşıtlarda, evlerde, mabetlerde, bürolarda, Yeşil alanlarda. Kısacası hayatın soluk alıp verdiği tüm zamanlarda ve zeminlerde..”

“Çocuklarınıza tarih, edebiyat, felsefe, müzik, sanat, ekonomi, ilahiyat ve okulda öğretmenlerinin İtinayla kaçındığı daha Çok konuda ciddi, “ yetişkin işi” kaynaklar sağlayın.”

Herkese keyifli okumalar :)
301 syf.
·9 günde·10/10
Kitap aylardan beri okuma listemde olmasına rağmen sanırım gerçeklerden kaçmak için hep sonraya bıraktığım bir kitaptı. Ve geçen yılla ilgili olarak kullandığım en sık cümle eğer çocuğum olursa onu okula göndermeyeceğimdi. Ama ne yazık ki neden diye sorulduğunda altını pek dolduramaz ve düşüncelerimi net şekilde dile getiremezdim. Yazar sayesinde düşüncelerimi destekleyecek bakış açısına, cümlelere ve verebileceğim pek çok örneğe sahibim. Aynı zamanda sadece bunlar da değil okul kavramı ile ilgili tarihi bilgiler de edindim. Okulun varlığını destekleyenler için tokat niteliğinde bir kitap diyebilirim. Gerçekleri kaldıramayabilirsiniz ne yazık ki... Ama eğer benim gibi hayatta neden sorunun varsa, meraklıysanız, sorgulayıcı bir yapıya sahipseniz; kitabı alın, arkanıza yaslanın, derin bir nefes alın ve kitabı okumaya başlayın derim.
276 syf.
Bir mekanda kapatılmaya dayalı okul eğitimine karşıdır yazar. Çünkü çok farklı yönlere doğru gitme ve gelişme temayülünde olan bireysel hayatları tek tip hale getirdiğini bireyleri yığınlaştırma emelinde olduğunu düşünüyor. Başkalarını memnun etme oyununa kendini kaptırmış kayıp ruhlar yarattığını , zihinleri kontrol etmeye oynadığını, yapay bir şekilde uzatılmış bir çocukluk ve ötelenmiş bir yetişkinlik hikayesini okuttuğunu,kişisel egemenlik ve özgürlük ideallerini tahrip ettiğini, entelektüel gelişimi ketlediğini, itaatkar kütleler oluşturduğunu savunduğu okulu hedef tahtasına koyuyor.
301 syf.
·8 günde
"Şayet sizi kendi aklınızla kendi yorumlarınızı yapmanız hususunda yeterince kışkırtamadıysam bir öğretmen olarak hayal kırıklığına uğrarım."
demiş yazar kitabın sonlarında.
Kesinlikle sizi kendi aklınızla düşünmeye var olan düzeni oturup baştan düşünmeye ve eğer öğretmenseniz size, ben bugüne ne kadar ne yapıyormuşum dedirtecek bir kitap.
"Oku adam! ol." prensibiyle yetiştirilen bizlere adamlığın! da meslek sahibi olmanın da okuldan geçmediğine ikna edecek bir kitap.
Okudukça aslında okula verdiğiniz zamana üzüleceksiniz.
Ve şu soruyu soracaksınızdır kendinize: Bunları neden kimse anlatmadı bana?
Asıl okulun yaşantı/deneyim olduğunu ve gerçek "eğitimin" orada olduğunu göreceksiniz.
Okulların tüketime endeksli insanlar yetiştiren, bağımsız düşünemeyen, diyalektik düşünceden uzak, sentez ve değerlendirme dâhi yapamayan insanlar üreten labaratuvarlar olduğunu göreceksiniz.
Bir üniversite diploması almak için ülkemizde 1 yıl okul öncesi ile beraber 17 yıl okumanız lazım.
Ve sonuç olarak işsiz üniversite mezunları..
17 yılda hangi işi yapmış olursak olalım kesinlikle başarmış olurduk. Ve bunu başaranların öyküleri ile de dolu bir kitap.
276 syf.
Zorunlu eğitimin köle sürüleri meydana getirmek için kullanıldığını örneklerle anlatan güzel bir kitap. Pek çok önerinin uygulanamayacağı açık olsa da fikir sahibi olmak her zaman güzeldir.

Akıcı bir dilde yazılmış. Fikirleri irdelerken sonuna geliveriyorsunuz.
276 syf.
·9 günde
Bir insana hayatının ilk yıllarında çevresi yürümesini ve konuşmasını öğretir. Okul hayatı başladığında ise oturması ve susması gerektiği söylenir. Haftanın en az 5 günü günde minumum 6 saat bir sırada oturup konuşmadan bütün gün hazır bilgiyi alması beklenir ondan. Eğitim hayatları bittiğinde ise "çocuk yetişkin" olarak hayatlarına devam ederler. En az 12 yıl alınan eğitim hayatının sonunda içlerinden Harezmi, Mimar Sinan ya da Nizamülmülk çıkmaz! Zaten bu isimler gibi entelektüel bilgiye de sahip değildirler.

Sahi tarih dersinde, coğrafya dersinde öğretilenler nereye gitmiştir? Ya da en basitinden 5 yaşındaki çocuğun o uçsuz bucaksız merak duygusuna ne olmuştur? Hem eğitim 12 yılla biter mi?

Tabi ki de bitmez! Okul öğretimi adı altında çocuklar tek tipleşmeye başlarlar. Zihinleri tarumar edilir, liderlik vasıfları öldürülür. Onun yerine yumuşak başlı, idare edilebilir bir nüfus yaratılır. Her an tüketime hazır, üretmekten bi haber bir nüfus. Çünkü okullar çocuklara işçi ve tüketici olmayı öğretir. Sonuç olarak, mutluluğu tüketimde arayan, tükettikçe tükenen bir nesil yaratılır.

İşte eğitim sisteminin nasıl çökertildiğinin tarihçesini ele alan bir kitap. Bilin bakalım bu iş kimin başının altında çıkmış: Rockefeller ailesi!

Çözümü ise İlber Ortaylı şu sözleriyle bize vermiştir:
"Gençler… Gittiğiniz okullar size yetmeyecek. Öyle kurgulandılar. Deliler gibi kitap okuyun. Okuyun, güçlenin."
276 syf.
·3 günde·7/10
Kesinlikle sıradışı bir kitap. Zorunlu eğitim sisteminin, toplumun kontrol altında tutulabilmesi için geliştirilen, kişileri çocukluktan itibaren bağımsız düşünmeden uzaklaştırarak, kolay güdülebilecek topluluğun bir parçası haline getirmeyi amaçladığını savunan yazar, tam bir okul karşıtı. 30 yıllık öğretmenlik hayatından sonra bu kitabı yazan yazar, eğitim ve öğretim kavramlarının birbirine karıştırılmaması gerektiğini özellikle belirtirken, açık kaynak sistemi dediğimiz, kişinin önce ailesi tarafından eğitilmesi ve sonra kendini geliştirmesi gerektiğini savunuyor. Yazarın pek çok fikrine katılsam da, uygulama açısından çok sorunlu bir model olarak düşünüyorum açık kaynak sistemini. Özellikle de bizim gibi ve bizden daha kapalı toplumlarda. Eğitimi tamamıyla aileye bıraktık diyelim. Peki aile bireyleri eğitimli kişiler mi? "Eğitimli kişi"den kastım yazarın bahsettiği gibi kendini bilen ve kendini geliştirmiş kişi. Beklentimiz olan bağımsız düşünen, kendini bilen ve geliştiren, yaratıcı düşünen ve yaratıcı fikirlerini hayata geçirebilen kişiler topluluğunu, mevcut insan kalitemizle gerçekleştirebileceğimizi düşünebiliyor musunuz? Ben düşünmüyorum. Aksine zorunlu eğitim rafa kalkarsa, çok daha farklı gruplar devreye girer ve daha kapalı ve baskıcı sistemler oturtmak için salya akıtırlar çocukların üzerine. O yüzden yazarın fikirlerine katılsam da uygulamaya gelince fazlasıyla ütopik geldi bana. Kitap kolay okunuyor ancak pek çok yerde tekrara düşüldüğü için hacim olarak yarısı kadar da olabilirmiş.
Hegel'in öğretileri içinde iktidar sahiplerinin her zaman ilgisini uyandıran şey, şu düşünce olmuştu: Önce kamuoyundan gizli bir şekilde ustaca kışkırtılan krizler oluşturup sonra da bu krizlerin üstesinden gelmek için ulusal birlik ve bütünlük ihtiyacına vurgu yapmak yoluyla, tarih, istenilen maksada uygun şekilde yönetilebilirdi. İstenen bu disiplinli birlik bütünlük maskesinin altında liderlik ayrıcalıkları mutlak bir güce yakın olacaktı.
Açıktan açığa vasat zihinler yetiştirmek, çocuğun iç dünyasını tarumar etmek, öğrencilerin liderlik vasıflarına sahip olmasını engellemek, yumuşak başlı ve yetersiz vatandaşlar yetiştirmek üzere tasarlanmış, yani bir bütün olarak nüfusu "idare edilebilir" kılmayı amaç edinmiş bir eğitim sistemi..
Sıradan insanlar çocuklarını daha akıllı olsunlar diye okula gönderirler. Oysa modern okul eğitiminin öğrettiği şey ahmaklıktır, aptallıktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı
Alt başlık:
Zorunlu Eğitimin Karanlık Dünyasında Bir Yolculuk
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
301
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051692296
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Edam Yayıncılık
Okulun gerçek meselesi öğrenmek değil, başarıdır. Okulda dikkatler hiçbir zaman düşünme ya da performans kalitesine yönelmiş değildir; dikkatler tamamen farklı bir şeye, başaranların attıkları şeref turuna yetişmeye yönelmiştir.

Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı adlı çalışma, John Taylor Gatto’nun, geleneksel okul eğitimi yaklaşımlarına geliştirilen eleştirilere eklediği tüyler ürpertici bir metafor…

Gatto bu çalışmasında, okulun insana verdiği zararın rasyonel ve kasıtlı olduğunu gösteriyor. Gatto’ya göre modern pedagojinin esas işlevi, nüfusu yönetilebilir kılmak. Zorunlu eğitim tuzağından kurtulmayı başarabilmiş insanlara ilişkin örneklerle dolu bu kitap, kişisel potansiyeli gerçekleştirmenin temel şartının farklı bir yetiştirilme ve beceri edinme şekli ile mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Gatto buna, “açık kaynak öğrenme” adını veriyor.

Acil sorunlara cevap veren ve bazı tartışmaları da beraberinde getireceği muhakkak olan bu kitap, mevcut eğitim sistemine dair şüphelere sahip olan herkesin ilgisini çekecek.

Kitabı okuyanlar 508 okur

  • Kültür Mantarı
  • Faramir
  • Akif Çapoğlu
  • Hüseyin Namlı
  • Ali Yılmaz
  • Ömer Faruk Çağrıcı
  • Sufeyra
  • Fikri
  • baran
  • Hanife

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.8 (49)
9
%19.9 (35)
8
%31.8 (56)
7
%13.6 (24)
6
%1.7 (3)
5
%3.4 (6)
4
%1.1 (2)
3
%0
2
%0
1
%0.6 (1)

Kitabın sıralamaları