Eğitim-Bir Kitle İmha Silahı (Zorunlu Eğitimin Karanlık Dünyasında Bir Yolculuk)

·
Okunma
·
Beğeni
·
7.107
Gösterim
Adı:
Eğitim-Bir Kitle İmha Silahı
Alt başlık:
Zorunlu Eğitimin Karanlık Dünyasında Bir Yolculuk
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
276
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051691732
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Ali Özkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Edam Yayıncılık
Okulun gerçek meselesi öğrenmek değil, başarıdır. Okulda dikkatler hiçbir zaman düşünme ya da performans kalitesine yönelmiş değildir; dikkatler tamamen farklı bir şeye, başaranların attıkları şeref turuna yetişmeye yönelmiştir.

Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı adlı çalışma, John Taylor Gatto’nun, geleneksel okul eğitimi yaklaşımlarına geliştirilen eleştirilere eklediği tüyler ürpertici bir metafor…

Gatto bu çalışmasında, okulun insana verdiği zararın rasyonel ve kasıtlı olduğunu gösteriyor. Gatto’ya göre modern pedagojinin esas işlevi, nüfusu yönetilebilir kılmak. Zorunlu eğitim tuzağından kurtulmayı başarabilmiş insanlara ilişkin örneklerle dolu bu kitap, kişisel potansiyeli gerçekleştirmenin temel şartının farklı bir yetiştirilme ve beceri edinme şekli ile mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Gatto buna, “açık kaynak öğrenme” adını veriyor.


Acil sorunlara cevap veren ve bazı tartışmaları da beraberinde getireceği muhakkak olan bu kitap, mevcut eğitim sistemine dair şüphelere sahip olan herkesin ilgisini çekecek.


(Tanıtım Bülteninden)
eğitim konusunda, zorunlu eğitimin insanların hayatlarana nasıl para babaları tarafından kademeli olarak sokulduğunu ve bunu yaparken de üniversitelerden nasıl yararlanıldığına dair bilgilenmenizi sağlayan bir kitap.

temel olarak da zorunlu eğitim ile birlikte insanların nasıl çocuksu kalması için çaba haarcanıldığını, üniversite kürsülerinden ortaya atılan bir tez ile ergenlik" denilen kavramın neden keşfedildiğini anlatmakta kitap.

bugün zorunlu eğitimin insanları nasıl mahvettiğini anlatırken esasında okul denilen hapishaneye düşman olan kitabın yazarı (gatto), sistemin (kapitalizmin) devamlılığını sağlayan ve ayakta durmasının en büyük destekçisinin insanların bu şekilde zamanını çalan okul eğitiminin olduğunu beyan ediyor. kendisi de öğretmen olduğundan dolayı, gelişmeye katkı sağlayacak şeylerin bürokrasi ile nasıl çıkmaza sokulduğunu ve 30 küsür yıllık melek hayatında neler ile karşılaştığının da bir nevi vicdani muhasebesini de bu kitapta yapmakta.

okul konusunda zorunlu eğitime karşı ama kişilerin kendi kendini yetiştirme tarzı olan açık kaynak sisteminin de destekçisi. bu sistemde kişi hocasını ve çalışmak istediği her neviden konuyu kendisi seçmekte, vaktini ve naktini ona göre ayırabilme fırsatını elinde bulundurduğu için daha verimli olacağını kitapta çok kere vurgulamakta.

bu kitabı okumazdan evvel zaten zorunlu eğitime okul hayatım boyunca da nefret ile baktım, hatta beni okul yıllarım mahvetti gibisinden cümleler de kurmaktaydım, kitap da bu öfkeme odun, kömür taşıdı diyebilirim. lakin ben bütün okul kurumlarının kapanmasına karşı değilim. mesela bir tıb, bir hukuk vb okulun olmasının zorunluluğunu da inkar edemem. mesela bir askeri okul, eğitime ne kadar karşı çıkılsa da olması mecburi bir devlet kurumudur.

kitap amerikan halkının, zorunlu okullaşmaya gitmezden evvel nasıl da kendi kendine yeterliliği misyon edinişini anlatarak başlamakta. çünkü böyle bir yerde fabrikada çalıştıracak insan bulamazsınız, köleleliği de kaldırınca bu uzun vadeli planın nasıl da paralı vakıflarla desteklendiğini kendiniz de görüyorsunuz.

---

bu kitapla birlikte;
düzene uygun kafalar
okulsuz toplum
zorunlu eğitime hayır

gibi kitapları da okuyarak daha geniş bir zihinsel arka plan elde edilebilir.

---

mıt, yale ya da harvard gibi üniversitelerin adam seçerken sadece not ortalamalarına vaya
parlak beyinlere bakmadığını, bunların üzerine bir de yazılı olmayan kanunlarının yani; kilo,
boyun uzunluğu, fiziksel güzellik gibi şeylere dikkat ederek sanki seçkin bir ırk da yaratmaya
çalıştıklarının da anlatıldığını görüyorsunuz.

bizim memlekette bir haber vardı, sahte diploma ile öğretmenlik yapan bir kimseyle ilgili bir
haber, aslında bunun bize özgü bir durum olmadığını amerika'da da buna benzer durumların
yaşandığını hatta işini iyi bu adamın nasıl da hemen uzaklaştırıldığının anlatıldığı güzel de bir
bölüm var kitapta.

https://www.youtube.com/watch?v=RTnn2n_N9jE
Zorunlu eğitimin köle sürüleri meydana getirmek için kullanıldığını örneklerle anlatan güzel bir kitap. Pek çok önerinin uygulanamayacağı açık olsa da fikir sahibi olmak her zaman güzeldir.

Akıcı bir dilde yazılmış. Fikirleri irdelerken sonuna geliveriyorsunuz.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (16.006 Oy)19.940 beğeni45.694 okunma3.583 alıntı193.080 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.793 Oy)8.408 beğeni24.066 okunma958 alıntı96.011 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.754 Oy)9.717 beğeni27.301 okunma2.006 alıntı126.329 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.925 Oy)6.037 beğeni20.682 okunma928 alıntı107.489 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.148 Oy)13.978 beğeni36.228 okunma3.800 alıntı153.969 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.297 Oy)6.659 beğeni17.715 okunma3.003 alıntı90.525 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.931 Oy)9.469 beğeni26.673 okunma1.830 alıntı136.324 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (8.262 Oy)9.261 beğeni27.640 okunma2.939 alıntı121.882 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.948 Oy)9.218 beğeni30.280 okunma928 alıntı146.824 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.242 Oy)5.688 beğeni18.286 okunma1.155 alıntı64.007 gösterim
Kitap Öncelikle söylemek gerekirse kesinlikle sıradışı. Eğitimin daha doğrusu okul eğitiminin gerekliliğini tartışma konusu olarak seçmiş yazar. Kitabın yazarının eski bir öğretmen olduğunu da hatırlatmak gerek. Bu çok şaşırtıcı değil aslında, çünkü kitapta anlatılanların çoğu öğretmenler odasında her gün duyabileceğimiz türden şeyler. Müfredat, bütçe, akademik başarı... Eski öğretmen Gatto, " Ben bu müfredat kıskacında ders anlatmak istemiyorum." diyor. "Okulda öğretilenler aslında çoğu zaman ihtiyaç değil." diyor. " bizim istediğimizi bizim istediğimiz gibi yapmaları için zorlayarak çocukları köreltiyoruz." diyor.
Ama benim aklımda başka bir soru var. MEB bu kitabı niye öğretmenlere önerdi?
Bir mekanda kapatılmaya dayalı okul eğitimine karşıdır yazar. Çünkü çok farklı yönlere doğru gitme ve gelişme temayülünde olan bireysel hayatları tek tip hale getirdiğini bireyleri yığınlaştırma emelinde olduğunu düşünüyor. Başkalarını memnun etme oyununa kendini kaptırmış kayıp ruhlar yarattığını , zihinleri kontrol etmeye oynadığını, yapay bir şekilde uzatılmış bir çocukluk ve ötelenmiş bir yetişkinlik hikayesini okuttuğunu,kişisel egemenlik ve özgürlük ideallerini tahrip ettiğini, entelektüel gelişimi ketlediğini, itaatkar kütleler oluşturduğunu savunduğu okulu hedef tahtasına koyuyor.
Kaygılanarak,şaşırarak
Okul hakkında yazın yorumlarına düşüncelerine yüzde yüz katılmasanızda % 99 katılma ihtimaliniz vardır.Kitabı okurken şöyle bir düşündüm de gerçekten de sayabileceğiniz büyük işler başarmış şahsiyetler zorunlu ve düzenli müfredatlı okula isyan bayrağı açmış ya da işkencesinden kaçmış kişiler.MEB bu kitabı öğretmenler tavsiye etmiş,amaç ne düşündürücü: Siz öğrencilere bunu yapıyorsunuz demek mi?Yoksa bir mukayese yapmak mı? Keza kitapta anlatılan nerden baksan eğitim siztemimizi yerden yere vurmak.
Gerçekten okurken yorulduğum, çokça hak verdiğim, kendi eğitim sistemimize, kendi insanlarımıza çokça benzetip eksiklikler ve çarpıklıklarda bu denli dünyanın tek tipleşmesene üzüldüğüm bir kitap oldu. Kitap ortalarda yazarın başkalarına yazdığı mektupları kattığı yerden önce bitse çok daha beğenecektim. Ama kesinlikle saygı duyulmasını gerektirecek kadar büyük bir adım atılmış bu kitabın varlığı ve öğretmenlere seminer dönemi önerisi olarak sunulmasıyla. Abartıldığını ve eksik kaldığını düşündüğüm yerler var. Özellikle de evde eğitim ve zorunlu eğitimin kaldırılmasıyla ilgili. İmkanlar ve dünyanın gerçekleri ne yazık ki fazla esnetilemiyor ve aldıklarına karşın zorunlu eğitim bazılarımızın tek şansı. Genel anlamda düşüncelerimin bir çoğunun karşılık bulduğu ve farklı açılar kazandığım güzel bir eser.
Okul eğitiminin eğitimden farkı nedir? Eğitim bizden ne bekler, okul bizden ne bekler? Okulda başarılı olmak demek hayatta başarılı olmak demek midir? Tüm bu sorular ve daha fazlasının cevabı bu kitapta. Ve bir alıntı "Okulların istediği gibi yetiştirilmiş kimseler yalnız kalmaktan nefret etmeye koşullanmışlardır. Sürekli TV, bilgisayar, cep telefonunun; çabuk edinilen ve cabuk kaybedilen sığ dostlukların kendilerine arkadaşlık etmesini isterler..." çocuklar geleceğimiz ve eğitim çok önemli...
Bir mekanda kapatılmaya dayalı okul eğitimine karşı çıkıyor Gatto. Çok farklı özelliklere ve gelişme eğilimine sahip bireysel hayatları tek tip hale getiren eğitim sisteminin bireyleri yığınlaştırma amacında olduğunu söylüyor. Zihinleri kontrol etmesi, başkalarını memnun etmeye bilincinde olmadan hayatını adamış, itaatkar, uzatılmış bir çocukluk ve ötelenmiş bir yetişkinlik durumunda yaşayan kitleler yaratması yönlerinden eleştiriyor.
Amerikan eğitim sisteminin 1800’lü yıllardan itibaren nasıl oluşturulduğu, kimlerin yönetiminde, kimlerin çıkarlarına nasıl hizmet ettiğini somut gerçekliklerle anlatıyor. Cubberley, Dr. Inglis, Genetikçi Herman Joseph Muller, Benjamin Bloom, Charles Murray, Richard Hernnstein gibi isimlerin ticari ve ekonomik güce sahip kişilerle eğitime nasıl yön verdiklerini göstermeye çalışıyor.
Bu teorisyen, akademisyenlerin çocukları aynı çatı altında toplayıp her türlü sorumluluk ve bağımsızlık duygusundan uzak kılarak açgözlülük, fesatlık, kıskançlık ve korku gibi duyguların tohumlarının atılabileceğini bu şekilde çocukların yaşça büyüseler de zihinsel anlamda çocuk olmaya devam edeceklerini çok iyi bildiklerini vurguluyor.
Öğrencilik hayatımızı, şuanki eğitim sistemimizdeki değişiklikleri ve bu değişikliklerin Amerika eğitim sisteminin geçirdiği süreçlere benzerliğini görmemize ve sorgulamamıza yardımcı olan bir kitap. Yaşadığımız olayları ve arka planını, derinliğini görebilmek açısından bilinç oluşturuyor.
Açık kaynak (Open Source) öğrenimi önerisinde bulunuyor. Kişisel olarak yönetilen bireyselleşmiş bir eğitimle öğrenciler aktif öncüler olarak kendi hayatlarının senaryosunu yazabilirler. Ya kendi senaryonuzu yazarsınız veya bir başkasının senaryosunda size biçilen rolü oynarsınız.
Gatto otuz yıl süren eğitimci tecrübeleriyle eğitim sisteminin ortaya çıkardığı sonuçları gerçek hayat hikayelerinden örneklerle oldukça iyi aktarmış. Bu bilgi ve örneklerle insanın hayata bakışına yeni bir açı katıyor gerçekten.
Gerçek eğitim ancak kendinin farkına varma temelinin üzerine kurulabilir düşüncesini yoğun bir içerikle dolu dolu anlatmış.
Shakespeare, David Sarnoff, Danica Patrick, Edison, Ingvar Kamprad gibi pek çok kişinin hayatından örnekler ve daha fazlası kitapta okuyucusunu bekliyor.
MEB önerdiği için okudum öncelikle ama iyi ki okumuşum dediğim kitaplardan,eğitim-öğretimle ilgili okuduğum kitapların içinde beni en çok etkileyeni diyebilirim..araştırma kitapları normalde sıkıcı ve zor olurlar ( bende okurken zorlanıyor olabilirim ) ama bu kitap oldukça akıcı...Eğitim - öğretime bakış açınızı değiştirecektir...
Tüm dünyaya okutmak istediğim bir kitap bu kitap için bir inceleme yazmak bu eğitime bir kurşun daha sıkmak olur o yüzden fazla söze gerek yok okumak zorundayız tavsiye edilmez okunur,okutulmalıdır.
Yine de kısaca değinecek olursam bir eğitim sisteminin karanlık odasının anahtarı veren kişi bu sistemde otuz yıldır yer alan en iyi öğretmen seçilen bağlantı kurmakta harikalar yaratan tanışmak isteyeceğiniz kendinize çok yakın bulacağınız bir öğretmen. Keşke bizi biraz da bizi incelese de sanırım ordaki sisteme daha az söver burdaki hal daha içler acısı.
Eleştirel pedagoji kitabıdır ve okulda verilen eğitime eleştirel gözle bakmaktadır. Zorunlu ve ya okul eğitiminin, dünyada güç sahibi Rockfeller gibi simalar tarafından, insanların düşünme yeteneğini öldürerekten itaate alıştırmak için ortaya atıldığını iddia etmektedir.
Önemli konulara değinmektedir. Sadece eğitimcilerin değil, dünya düzeninin nasıl çalıştığını görmek isteyenler için ideal bir kitaptır.
Hayırlı okumalar.
‘’….İlkokulda kendini geliştirmenin sayısız yolu ve kaliteli bir hayatın yüzlerce çeşidi olmasına rağmen, okuldaki en temel öğe ‘’Yapma!’’ sözcüğüyle kendini belli eden sınırlandırmalardır: Koşma, konuşma, ağaçlara tırmanma, sert oynama, elini kaldırmadan konuşma, kıpırdanıp durma, yerinden kalkma, pencereye bakma, ayakkabılarını çıkarma, sınıfta bir şeyler yiyip içme, gülme, geç kalma, hızlı okuma, yoldan çıkma, ‘’Sıkıldım’’ deme, büyük çocukların arasına karışma, şikayet etme, sınıfa oyuncak getirme vs. Bunların yanı sıra bir de ima edilen ‘’Yapma!’’ emirleri vardır: Kendi düşüncelerini üretme, kendi başına bir işe girişme, bağımsız olma, kendi tercihlerini yapma, öğreneceğin konularla ilgili kendi sorumluluğunu üstlenme….’’
Eğer okulda eğitim adına bir şeyler gerçekleşiyorsa bu, okul sayesinde değil, okula rağmen meydana gelir. Okulun gerçek meselesi öğrenmek değil, başarıdır. Okulda dikkatler hiçbir zaman düşünme ya da performans kalitesine yönelmiş değildir; dikkatler tamamen farklı bir şeye, başaranların attıkları şeref turuna yetişmeye yönelmiştir…
Acaba okulların ve – hazır yeri gelmişken de – üniversitelerin müfredatları, ne zamana dek öğrencilerin uzun mahpusluk saatlerini doldurmak için basit bir dolgu maddesi gibi kullanılacak? Kapana kıstırılmış olan hayatlar canlılıklarını kaybetmeden ve isyan ettirilmeden güvenli bir şekilde özgürlüklerine kavuşturulamaz mı?
...Karmaşık bir toplumda esnek bir yapıya sahip olan insanlar adaptasyon yetenekleri sayesinde en güzel şekilde yaşayabilirler ama okul dediğimiz kurumsal yapı, acınası kural takipçilerini, katı tutumlu insanları ödüllendirir. 
Yaşlandıkça iyi öğretmenlerin kötü öğretmenlerden daha tehlikeli olduğuna inanmaya başladım. Çünkü onlar bu hasta ve sakat kurumu ayakta tutuyorlar.
John Taylor Gatto
Sayfa 140 - Kitaptaki en yıkıcı cümle bu olsa gerek.
Artık olgunluk, neredeyse hayatın her alanından sökülüp çıkarılmıştır. Boşanmayı kolaylaştıran yasalar ilişkilere emek harcama ihtiyacını ortadan kaldırdı, kolay kredi imkanları kişinin finansal anlamda kendini kontrol etmesini gereksiz kıldı, kolay eğlence kendimizi eğlendirecek uğraşlara duyulan ihtiyacı yok etti, kolay cevaplar soru sorma ihtiyacını ortadan kaldirdi.
“Üniversitelerin her şeyden önce bir ticarethane -çalışanlarının maaşlarını ödemek için her şeyi göze alabilen bir ticarethane- oldukları gerçeğiydi. Onların bir çanta dolusu para karşılığında memnuniyetle diploma sağlayan bir üniversite bulmaları konusunda pek endişelenmelerine gerek yoktu.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eğitim-Bir Kitle İmha Silahı
Alt başlık:
Zorunlu Eğitimin Karanlık Dünyasında Bir Yolculuk
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
276
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051691732
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Ali Özkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Edam Yayıncılık
Okulun gerçek meselesi öğrenmek değil, başarıdır. Okulda dikkatler hiçbir zaman düşünme ya da performans kalitesine yönelmiş değildir; dikkatler tamamen farklı bir şeye, başaranların attıkları şeref turuna yetişmeye yönelmiştir.

Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı adlı çalışma, John Taylor Gatto’nun, geleneksel okul eğitimi yaklaşımlarına geliştirilen eleştirilere eklediği tüyler ürpertici bir metafor…

Gatto bu çalışmasında, okulun insana verdiği zararın rasyonel ve kasıtlı olduğunu gösteriyor. Gatto’ya göre modern pedagojinin esas işlevi, nüfusu yönetilebilir kılmak. Zorunlu eğitim tuzağından kurtulmayı başarabilmiş insanlara ilişkin örneklerle dolu bu kitap, kişisel potansiyeli gerçekleştirmenin temel şartının farklı bir yetiştirilme ve beceri edinme şekli ile mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Gatto buna, “açık kaynak öğrenme” adını veriyor.


Acil sorunlara cevap veren ve bazı tartışmaları da beraberinde getireceği muhakkak olan bu kitap, mevcut eğitim sistemine dair şüphelere sahip olan herkesin ilgisini çekecek.


(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 73 okur

  • Zeynep
  • Handan Ektiren
  • OnceKelimeVardı
  • Tuna Gürmeriç
  • Miran Budak
  • hasan oflaz
  • Miuv
  • Özlem Özlem
  • Daisy@
  • Beatrice

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.8 (4)
9
%25.9 (7)
8
%22.2 (6)
7
%18.5 (5)
6
%11.1 (3)
5
%3.7 (1)
4
%3.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları