Adı:
Eğitimci Olarak Schopenhauer
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754684018
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Schopenhauer als Erzieher
Çeviri:
Cemal Atila
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Baskılar:
Eğitimci Olarak Schopenhauer
Eğitici Olarak Schopenhauer
Pek çok ülkeyi ve ulusu ve birkaç kıtayı görmüş olan bir gezgine, tüm insanlığın ortak özellikleri olarak ne tür nitelikleri keşfettiği sorulduğunda şöyle cevap vermişti: "tembelliğe meyillidirler." Çoğu kişiye öyle geliyor ki, eğer gezgin şöyle deseydi, cevabı daha doğru ve geçerli olurdu: "hepsi korku içinde. Geleneklerin ve fikirlerin arkasına gizleniyorlar."
Dili ve anlatımı ağır,anlamlandırmaya gelince zorlayıcı bir kitap olduğunu söylemeliyim..Schopenhauer ve Nietzsche tutkunlarınınsa mutlaka okumasını tavsiye ederim.Fakat şu da var ki,kitabı tam anlamıyla özümsemek için Wagner'i,Goethe'yi,Rousseau'yu,Kant'ı,Hegel'i,Platon'u, ve diğer pek çok felsefecileri olduğu kadar, Hristiyanlık inancını,o dönem Almanya'nın devlet yapısını ve düşünce sistemlerini hiç değilse orta düzeyde de anlamış olmak gerekir.Bu nedenle akademik düzeyde kaynak kitap olarak kullanılabilecek yeterliğe sahip olduğunu düşündüm.En azından ben farkında olsaydım bu kitabın ünv.de okurken,eminim bana çokça yardımı olurdu, diye düşünmeden edemedim.Geç bir farkındalık ama felsefe ve sosyoloji gibi bölümlerde okuyan arkadaşların mutlaka yararlanmasını öneririm.Zaman zaman elinizden bırakıp bir gün ara vermek istediğiniz oluyor.Altını çizebileceğiniz ve üzerine kafa yormak isteyip anlamlandırma çabasına gireceğiniz sizde merak uyandıracak çokça konu mevcut..Sabırla okumanızı tavsiye ederim..Günün birinde yeniden elime alıp okumak istediğim bir kitap..
Nietzsche'nin, Schopenhauer'ü merkeze koyarak, bilim, bilgin, felsefe, filozof, üniversite, devlet, eğitim ve gelişim gibi konulardaki fikirlerinden bahsettiği, anlaşılması zaman zaman zor, zaman zaman da akıcı devam eden eser. Aslında, kitaptan çok umutluydum. Beklentimi karşılamadı. Kitabın isminden Schopenhauer'u çıkarsak da pek bir şey değişmeyecektir. Özellikle "bilginin özellikleri"nin sıralandığı satırları ilginç buldum. Altı çizilecek pek çok satır bulunsa da meraklısı dışında birinin ilk sayfalarından sonra kitabı bırakabileceği söylenebilir.
Biraz ağır bir kitap. Değişik bakış açılarına yer veriyor. Temelinde Nietzsche, Schopenhauer'dan esimlenerek insanın nasıl içinde bulunduğu zaman aralığından kendini ayıklayarak, başkalarının değil de kendi gözüyle inceleyerek, çeşitli kültür anlayışlarının ve kurumların baskısından arınarak filozof olabileceğine/felsefeye teşvikte bulunabileceğine dair ipuçları veriyor.
Bu eser 1874 yılında Schopenhauer ve Wagner'in Nietzsche'nin idolleri olmayı sürdürdüğü görece erken dönemde kaleme alınmıstır. Schopenhauer, Nietzsche tarafından bir dahi, gercek bir filozof, Alman düşüncesinin ulaştığı doruk olarak nitelenmektedir. Tıpkı Wagner'de oldugu gibi Schopenhauer de zaman içinde Nietzsche'nin gözünden düşüp doruğu bir hayalete -üstinsana-, Nietzsche'nin Zerdüşt'üne bırakacaktır. Bu kitapta üstinsan tabiriyle henüz karşılaşmıyoruz, dâhi şimdilik onun yerini tutuyor. Ama Nietzsche'nin ileride üstüne inşa edeceği fikri yapının temellerini görüyoruz. Alman eğitim sistemi ve kultürü Nietzsche tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor. En genel ifadeyle sistemin dâhiyi tabir yerindeyse çogunluğun mutlulugu icin feda ettigini dile getiriyor Nietzsche ve çözüm olarak çogunluğun dâhi için feda edilmesi gerektiğini savunuyor. Ama ben ne çoğunlugu ne de dâhiyi feda etme taraftarıyım ve Nietzsche ile ters düstügümü görüyorum. Nietzsche'nin felsefesi bana bencilce, uçarı, acımasız ve bilgelikten uzak geliyor artık. Sanırım ben de bir Hegelciyim.
Güçlü toplumların, hükümetlerin, dinlerin, toplumsal kanıların bulunduğu yerde, kısacası bir tiranlığın hüküm sürdüğü her yerde, yalnız filozoflardan nefret edilmiştir; çünkü felsefe insanlara, hiçbir tiranlığın içeri giremeyeceği bir sığınağı, iç dünyanın mağarasını, gönlün labirentini açar...
Kitlelerin bir parçası olmak istemeyen insanoğlunun yapması gereken tek şey, içinde olduğu rahatlığa son vermektir; ona şöyle seslenen vicdanının sesine kulak versin: “Kendin ol! Şu anda yaptıklarının düşündüklerinin, istediklerinin hiçbiri değilsin
Gerçek bir dosta sahip olanlar, yalnızlığın ne demek olduğunu bilmezler, -çevrelerinde tüm dünya onlara düşman olsa bile.-
Friedrich Nietzsche
Sayfa 17 - Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
Kitleye dahil olmak istemeyen insanın yapması gereken tek şey, kendine razı olmayı bırakmaktır; kendine seslenen vicdanını dinlemelidir: "Kendin ol! Şimdi yaptığın, düşündüğün ve arzuladığın şeylerin hiçbirisi sen değilsin."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eğitimci Olarak Schopenhauer
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754684018
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Schopenhauer als Erzieher
Çeviri:
Cemal Atila
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Baskılar:
Eğitimci Olarak Schopenhauer
Eğitici Olarak Schopenhauer
Pek çok ülkeyi ve ulusu ve birkaç kıtayı görmüş olan bir gezgine, tüm insanlığın ortak özellikleri olarak ne tür nitelikleri keşfettiği sorulduğunda şöyle cevap vermişti: "tembelliğe meyillidirler." Çoğu kişiye öyle geliyor ki, eğer gezgin şöyle deseydi, cevabı daha doğru ve geçerli olurdu: "hepsi korku içinde. Geleneklerin ve fikirlerin arkasına gizleniyorlar."

Kitabı okuyanlar 73 okur

  • Berkay
  • Drkitapsever
  • Hüseyin O.
  • Arthur Cohen
  • Ezgi Göktürk
  • Murekkeq
  • burak baykal
  • Aysel
  • Yusuf
  • Nobody

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%4.2
18-24 Yaş
%29.2
25-34 Yaş
%41.7
35-44 Yaş
%20.8
45-54 Yaş
%4.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%27
Erkek
%73

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (4)
9
%14.3 (4)
8
%3.6 (1)
7
%17.9 (5)
6
%3.6 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0