Eğitimde Finlandiya Modeli

·
Okunma
·
Beğeni
·
550
Gösterim
Adı:
Eğitimde Finlandiya Modeli
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056669354
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metropolis Yayınları
“Finlandiya’nın göz kamaştırıcı eğitim sistemini dünyaya tanıtan Pasi Sahlberg, hangi ülkeden olduğu fark etmeksizin tüm eğitim liderlerinin faydalanabileceği dört dersi ortaya koyuyor. Sahlberg’in açık, ikna edici ve sohbet havası taşıyan bu etkili çalışmasına kulak vermenin tam zamanı.”

Prof. Howard Gardner

Harvard Üniversitesi

“Çağı yakalamak ve modern ülkeler arasında ‘hak ettiğimiz’ yeri almak için çocuklarımızın eğitiminin çok önemli olduğu konusunda hemfikiriz. Ancak, yıllardır devamlı vites değiştirip zikzak yaptık. Eğitim konusunda izleyeceğimiz uzun vadeli yolu, yani politikaları, bir türlü tespit edemedik; ideolojik tercihlerin esiri olduk. Oysa çalışmadan, akıl kullanmadan, iyi örneklerden ders çıkarmadan, verilere önem vermeden hiçbir şey gerçekleştirilemez, ‘hak edilemez.’

Bu kitapta okuyacağınız fikirlerin eğitim dünyamıza yeni ve taze bir soluk getireceğini düşünüyorum. Pasi Sahlberg, ABD’de John Dewey, Howard Gardner gibi düşünür ve bilim insanlarının geliştirdiği eğitim kuramlarının Finlandiya eğitim sistemini nasıl başarıya taşıdığını bu kitapta son derece akıcı bir anlatımla bizlere sunuyor.”

Prof. Dr. Üstün Ergüder

Eğitim Reformu Girişimi Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

(Tanıtım Bülteninden)
128 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
*** Eğitimde yenilik yapmak isteyenler için ideal bir formül kitabı*** Umuyorum ki bir gün ülkemizin çocukları da gerçek eğitimle tanışacak ve bu aptal eğitim sisteminden kurtulup zekalarını ve yeteneklerini tam olarak gösterebilecekler***


Türkiye'de son zamanlarda eğitim konusunda en çok tartışılan ve örnek alınmasını istenen ülke hiç şüphesiz ki Finlandiya'dır. Finlandiya'nın eğitimde ki gelişimi birçokları tarafından da merak edilmektedir. İşte bu kitapta Finlilerin eğitimde ki başarılarının sırlarını bulacaksın. Finli eğitimci Sahlberg bu konuda Dünya Milletlerine yardımcı oluyor. Finlandiya'da eğitimin ve eğitimcilerin önem verdikleri :
- Çocukların ruhsal,bedenen ve zihinsel gelişimine önem verilmesi ve her şeyden önce sağlıklı,mutlu bireyler olmaları hedefi
- Standartlaşmış eşitlik anlayışı değil hakkaniyete önem verilmesi
- Hiçbir çocuğun eğitim konusunda diğer çocuklardan farklı eğitim almaması. Ekonomik ve aile sebeplerinin buna engel olmaması
- Okulları şirket gözüyle bakmayıp onları rekabete sürüklememesi
- Küçük verilerden faydalanma
- Eğitimin hayatla ilişik olması ve öğrenilen bilgilerin toplu bir şekilde en az bir kez dönem içerisinde uygulanması
- Okullara özerklik verip okulun seviyesine göre müfredat hazırlanması ve bütçe planlanması
- Öğretmenler arası işbirliği olduğu kadar bu işbirliğinde öğrencilerinde yer alması
- Teneffüse önem verilmesi
- Standart ölçmeleri baz almayıp doğrudan çocuğun yeteneğine göre gelişimine odaklanması
- İlkokullar ile Yüksek Öğrenim Kurumlarının ortaklaşa çalışması
- Öğretmene güven
- Öğretmen seçiminde test başarısına değil; karakter ve isteğe daha fazla önem verilmesi
- Devlet okullarının ağırlığının olması özel okul adı altında kimsenin ayrışmasına müsaade etmeme
- Akran koçluğuna ve eğitim liderliğine önem verilmesi vs
Gördüğünüz üzere insan ve hayat odaklı kısaca önem verdikleri eğitim. Ve çocukların birey olarak yetişmeleri. Onların rekabet anlayışı içinde olmamaları ise ayrı bir güzellik. Belirtmek gerekir ki yazarımız diyor ki Finlandiya bir örnek teşkil etse de ülkeler kendi hayat şartlarına göre eğitim planlamalarını yapmalıdırlar.Aksi takdirde yine sonu hüsran olacaktır.
Not: PISA testi ile ilgilide bilgilere yer verilmektedir.
128 syf.
·7 günde
Eğitimci arkadaşlara daha çok yardımcı olacak bir kitap. Okurken gerçekten öğretmen ve okullara verdikleri değere imrendim. Bir kere daha anladımki, hızla küreselleştiğimiz bu zamanlarda kalite için tek yol özele ve farklılıklara daha çok değer vermekte. Eğitimde hakkaniyet kavramı kitapta üzerinde en çok durulan konu.
128 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Sinan Küfeoğlu: 7 yıldır Finlandiya'dayım 70 tane Türk heyeti gördüm. Her sene geliyorlar ama bir şey almıyorlar. Yaptıkları tek şey bol bol yemek yemek, fotoğraf çekip eve dönmek.
(Cambridge'te akademisyen)

“Küçük bir kuzey ülkesini eğitimde zirveye taşıyan temel ilkeler ve uygulamalar”dan bahseden bu kitap, bir matematik öğretmeni olan Pasi Sahlberg'in kendi eğitim sistemleri hakkında kısmen nesnel kısmen de öznel satırlarla bilgi vermeye çalışıyor.

Öğretmenim diyen kişilerin kesinlikle okuması gereken bir kitap. Çünkü dünya üzerinde Şangay, Japonya, Finlandiya gibi ülkelerin sürekli ilk sıralarda yer aldığı PISA'da Türkiye, yıllardır son sıralara yakın yerlerde geziniyor. Üstelik PISA, kendi dilinde okuduğunu anlama, fen ve matematik okur-yazarlığı üzerinden sınavlar yapıyor. Kendi dilimizde okuduğumuzu anlamada bile 40 ve üzeri sıralardayız. Üstelik bütün dünya ülkeleri de katılmıyor bu uygulamaya.

Peki Finlandiya, adını bir sistem yaptıracak kadar ne mi yaptı? Uzun süreli, öngörülü, kararlı bir DEVLET projesiyle gelişim kaçınılmazdı. Finlandiya da Japonya gibi 60'ların 70'lerin başlarından beri uyguladıkları sisteme sadık kalarak bugün bu sadakatin meyvesini topluyor.

"Finlandiya’daki okullarda verilen eğitimin temel felsefesinin ögelerini şöyle sıraladım: Öğrenme sürecini her bir öğrenciye uyacak şekilde kişiselleştirmek, çok yönlü öğretim metotlarına başvurarak karmaşık bilgi ve becerileri muhtelif biçimlerde öğretmek ve uygun yöntemler ile öğrenim destekleri olduğu sürece herkesin her şeyi öğrenebileceğini kabul etmek.”

-...herkesin her şeyi öğrenebileceğini kabul etmek..."
İnsanların ta en baştan uygulamaya çalıştıkları felsefe bu: Herkes için eğitim, hakkaniyet.

Kitabın da özünü yaratan Finlandiya'nın bu sağlam sistemi, asla bir mucizeye dayanmıyor. Nedir peki bu sistemin ilkeleri?

“1.Sağlam bir öğrenme deneyimi için düzenli teneffüs ve fiziksel aktivite kritik önemdedir.

-Teneffüs nedir ya da tatiller niçin vardır? Kişiler, zihinlerini ve bedenlerini dinlendirsin diye vardır. Bu sistemde teneffüs, bizimkine yakın bir seviyede. Ders 45 dk teneffüs 15 dk. Fakat teneffüs hakkı tamamen ciddi bir biçimde öğrenciye verilmiş durumda. 'Oğlum atlama, zıplama, kaçma, düşme!' diyen öğretmenler yok. Bu yüzden sorumluluk alan bireylere teneffüsün bittiğini bildiren zil de yok.

2. Eğitim alanında yapılacak kapsamlı değişiklikler için küçük veri, büyük veriye kıyasla genelde çok daha etkili bir araçtır.

-Büyük veri, istatistik... Küçük veri ise öğretmenin anlık gözlem yoluyla edindiği bilgilerdir. İstatistiklerin uygulamada yetersiz kalacağını savunan bir sistem var. Ve bu savunma sayesinde de bölgeselleştirilmiş programlar mevcut. Her okul kendi müfredatını hazırlayıp uygulamaktan sorumlu. Çünkü bir okulun ihtiyacını ancak o okulda yaşayan öğretmenler, öğrenciler, veliler daha iyi bilir.

'Küçük veriyle yönetmezseniz büyük veri tarafından yönetilirsiniz.' der Sahlberg.

3. Eğitim kazanımlarını daha nitelikli kılmanın yolu hakkaniyeti sağlamaktan geçer.

-Ah... Hakkaniyet ne güzel bir kelime... Lakin hayatımızın çoğu alanında uygulamakta müthiş bir zorluk çektiğimiz doğrusu da mevcut. Bunu eğitimde kaçınılmaz bir madde olarak görüyor Kuzeyliler. Bir karikatür anımsadım. Sınav: ağaca tırmanmak. Sınava girecekler: maymun, fil, zürafa, horoz... Hakkaniyet bunun neresinde? İşte, bunun farkında olarak bu hakkaniyeti sağlamak isteyen kişiler, bugün dünyanın 1 numarası.

'Finlandiya’da bir okul hakkaniyete ve zorluklar karşısında esneklik kültürüne ne ölçüde sahipse o derece iyi bir okul sayılıyor. - Bir eğitim sisteminde hakkaniyet tesis edilmediğinde, öğrencilerin bilişsel ve kişisel potansiyellerini bütünüyle değerlendiremezsiniz.'

4.Finlandiya eğitim sistemine dair uydurma bilgiler ve şehir efsaneleri, daha iyi bir eğitim sistemi kurma yolunda verilen çabaları akamete uğratabilir.”

-Bu sağlam sistemin altında yatan mucizevi sebepler yok. Efsanelere inanmamız gerektiğini söyleyen Sahlberg, Finlandiya'nın tek yaptığı şey sözüne sadık kalıp istikrarlı biçimde kararlarını uygulamaya koymak. Üstelik bunu yaparken de sistemi olabildiğince esnek tutmaya çalışıyor. Yani eyaletler hatta okullar, kendi müfredatlarından sorumlu. Herkeste bir sorumluluk hissi var. Beyaz Zambaklar Ülkesinde bahsedildiği gibi, bu ülkede gerçekten bir kenetlenmişlik var. Kenetlenmek için savaşmaya gerek olmadığını, illaki ölmemiz gerekmediğini gösteren güzel bir ülke. Üstelik coğrafi şartları göz önüne alındığında oldukça soğuk ve güneye sıkışmış bir ülke. Ya eşsiz güzellikteki Anadolu? Sanırım rahatlık yoruyor insanı. Atalet veriyor konfordan olma korkusu.

Ve bunu da ekleyip bitirmek istiyorum: Finlandiya'da en popüler meslek, öğretmenlik. Kendi uyguladıkları standartlaştırılmış bir sınavdan sonra (bizdeki AYT-TYT gibi) bir de öğretmenliği tercih eden kişilere ayrı bir sınav uygulanıyor. Bu sınavda da daha çok kişinin iletişim becerisi, kişilik özellikleri gibi kıstaslar göz önüne alınıyor. Yani Finlandiya'da en yüksek puanı da almış olsanız öğretmen olmak için iyi bir iletişim gücünüzün olması gerekir. Yüksek puanlarla yıllarca öğretmenlik fakültelerine gidemeyen kişiler var.

Bizde nasıl dersiniz? :) En düşük puanlar bir yana, başka bölümlerden mezun olup kısa bir pedagojik formasyon eğitiminden sonra öğretmen olduğunu iddia eden ya da daha doğrusu öğretmen olduğuna inandırılan yüz binlerce kişi var. Üstelik çoğu da işsiz...
128 syf.
·6 günde·Puan vermedi
'Finlandiya' da eğitim harika' evet hatta dünyadaki en iyi eğitim sistemlerine sahip ülkelerin başında gelir ama nasıl olduğunu hiç araştırdınız mı?. Bunu pek çoğumuz biliriz. Ama bununla ilgili ne bir makale ne de bir kitap okumuşuzdur. Finlandiya' yı farklı klan nedir?
Onlarda olup da bizde olmayan bir şey var mı?
İyi bir eğitim sistemi için neleri yapmalı neleri yapmamalıyız?
Bu soruların cavabı ve eğitim hakkında neler yapabileceğiniz hakkında oldukça önemli bilgiler mevcut.
He şunu beklemeyin sihirli sözcük veyahut iksir gibi şıp diye mükemmel olabileceğiniz şeyler yok zira Finlandiya ülkesinde de sihirli değnek veya başka bir şey yok. Aslında bildiğimiz bazı şeylerin uygulamada nasıl yetersiz kaldığını görünce hayal kırıklığı yaşayabilir, duymadığınız farklı metodları görünce heyecana kapılabilirsiniz.
Bu sitede genel olarak fark ettiğim şey; kitap okumanın önemi vurgulanması evet çok kayda değer ve önemli bir vurgu ama hangi tür kitaplar okunmalı? Tabii gelişim için ülkenin kalkınması ve birilerine bir şeyler katabilmek adına diyorum, yoksa öteki türlüsünün ne önemi var ki ? Güzel olan her şey okunabilir lakin her kitap bir şeyler katar mı?
Bu harika mı harika kitabın sadece 4 okumasının olduğunu görünce hayal kırıklığına ugradığımı belirtmek isterim. Zira eğitim sistemi bu kadar kötü olan bir ülke vatandaşı buna çözüm olabilecek kitaplar okuması gerekmez mi? Hadi benim gibi görevi öğretmenlik olmayan insanları geçelim bizim en fazla 3, 5 çocuğa dokunabilriz onlar da kendi çocuklarımız olur. Tabii bu da önemsiz değil zaten ben o yüzden okuyorum.
Ama ve lakin görevi öğretmenlik olan arkadaşlarımızın böyle bir kitaptan uzak kalmaları nasıl bir elem verici bir durumdur. Onların dokunabileceği çocuk sayısı binlerken.
Şahsi fikrim bu tür kitaplar hakettiği ilgiyi görmüyor.
Çok okuyoruz ama bencilce okuyoruz
128 syf.
·1 günde·7/10
Bu kitabın güzel olacağını umuyordum ama akıcı bir kitap beklemiyordum, sonuçta eğitim ve bilgi içerikli bir kitap. Fakat yanılmışım, 2 günde zevkle okuyup bitirdim ve içerisinde çok çok iyi bilgiler de var. (Ülkemizdeki bütün eğitim görevlilerine okutmamız lazım bu kitabı.
128 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Herşey küçük bir kuzey Avrupa ülkesi olan Finlandiya'nın Pisa sınavlarında öğrencilerinin üst üste başarılı olmasıyla duyuldu.
"Pisa; Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı adında Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü tarafından 1997'de geliştirilen bir uygulama. Uluslararası çapta üç yılda bir 15 yaşındaki öğrencilerin başarısını sınamakta."
Duyuldu diyorum çünkü Finlandiya bu eğitim sistemini yeni oturtmuş bir ülke değil. Zaten yapıyormuş ama Pisa da başarılı olunca herkes - özelikle ilk beşe bile giremeyen büyük ülkeler - Amerika İngiltere Fransa Almanya - şok oldular. Önce tesadüf dediler ama üst üste her sınavda birinci olunca kerhen Finlandiya'dan birşeyler öğrenmenin daha faydalı olacağına karar verdiler. Böylece Finlandiya duyuldu. Dünyadaki eğitim kurumu en iyi olan ülke olarak.
Peki neydi Finlandiya'yı eğitimde başarılı kılan? Aslında bir çok eğitimcinin ve siyasinin bildiği ama uyugulamaya koymadığı sistemler bunlar.
Bu arada kitap 'eğitimcinin olması gereken vasıflar' gibi heryerde bulunabilecek bilgileri anlatmıyor. Genel olarak 'eğitim kurumları nasıl olmalı'yı anlatıyor. Yani bu sadece öğretmenleri değil, devleti, milli eğitim bakanlarını hatta valileri dahi ilgilendiriyor. Okul idarecileri zaten. Öğretmenlere yeterli imkan ve özerklik verildiği zaman ve işine sevdalı kişiler eğitimci seçildiği zaman bu sorun otomatikman hallolur. Velhasıl faydalı kitap. Tavsiye ederim. Ayrıca Finlandiya eğitim modelinin tıpkısının aynısını kopyalamak saçma olur. Güzel yönleri alıp bizim kültürümüze uyarlamak gerekiyor. Ki çok uzak da bir kültür değil. Okuyunuz efendim.
128 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Merhaba sevgili arkadaşlar bir eğitimci kimliğiyle dilimin döndüğünce ağızlara pelesenk olmuş şu meşhur finlandiya eğitim sistemini kısaca size özetlemeye çalışacağım.Kitap finlandiya eğitim sistemi ve uygulamalarını,pisa vb OECD ülkelerinin girmiş oldukları sınavları neden bu sınavlara ihtiyaç duyulduğunu sistemin nasıl işlediğini kısa ve genel hatlarıyla anlatıyor.
Kitapta ilgimi çeken kısımlara gelecek olursak kendi ülkemizdeki eğitim sistemiyle taban tabana zıtlıklarla dolu biz öğrencilere daha fazla nasıl bilgi yükleyebiliriz,ders saati ve süreleri ne kadar uzun olsun, sınavlar kaç tane yapılmalı, ne zaman yapılmalı gibi kısır döngülerle uğraşırken finli eğitimciler Amerika menşei olan eğitim sistemini kendilerine öyle güzel uyarlamışlar ki finli bir öğrencinin bir günde okulda kalma süresi 3.5 saat...
Teneffüs süreleri 15 dk dışarıda yapılması zorunlu ve hangi iklim koşulu olursa olsun dışarıda yapılıyor.
Eşitlik ve hakkaniyet kavramı eğitimin en önemli kavramı örneğin;hakkarideki bir çocuk ile ankaradaki bir çocuk eğitim olanağı olarak eşit özel okul kavramı yok eğitim politikalarını devlet işinde uzman kişiler ile belirliyor...
Daha neler neler okuyun ve başımızda vizyon sahibi olan eğitim çalışanlarının bu konulara ne kadar vakıf olacağını varın siz düşünün...
Kitap ve bilgi dolu günler...
128 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Muhteşem bir kitap olduğunu düşünüyorum. Eğitimde dünya markası olan Finlandiya'nın yine dünya markası eğitimcisi Pasi Sahlberg Finlandiya eğitim başarısının sırrını dört başlıkta açıklıyor.
Eğitimde eşitlik ve hakkaniyet çok farklı kavramlar. Herkese eşit davranmak,adil ve hakkaniyetli olacağımız anlamına gelmez. Farklı farklı seviyelerdeki öğrencilere aynı eğitimi değil, ihtiyaçlara ve koşullara göre farklılaştırılmış eğitimler vermemiz gerekiyor.
Bir eğitim sisteminde hakkaniyet tesis edilmediğinde, öğrencilerin bilişsel ve kişisel potansiyellerini bütünüyle değerlendiremezsiniz.
"Okulların tek işlevinin öğrencilere bir şeyler öğretmek olduğuna dair bir inanış var. Neden öğretmenler de okulda bir şeyler öğrenmesin ki?"
"John Dewey, çocukların büyük sınıflarda öğretmenden ders dinlemektense,küçük gruplar hâlinde, gerçek hayata dair meseleler üzerinde kafa yorduklarında daha iyi öğrendiklerini fark etmişti."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eğitimde Finlandiya Modeli
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056669354
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metropolis Yayınları
“Finlandiya’nın göz kamaştırıcı eğitim sistemini dünyaya tanıtan Pasi Sahlberg, hangi ülkeden olduğu fark etmeksizin tüm eğitim liderlerinin faydalanabileceği dört dersi ortaya koyuyor. Sahlberg’in açık, ikna edici ve sohbet havası taşıyan bu etkili çalışmasına kulak vermenin tam zamanı.”

Prof. Howard Gardner

Harvard Üniversitesi

“Çağı yakalamak ve modern ülkeler arasında ‘hak ettiğimiz’ yeri almak için çocuklarımızın eğitiminin çok önemli olduğu konusunda hemfikiriz. Ancak, yıllardır devamlı vites değiştirip zikzak yaptık. Eğitim konusunda izleyeceğimiz uzun vadeli yolu, yani politikaları, bir türlü tespit edemedik; ideolojik tercihlerin esiri olduk. Oysa çalışmadan, akıl kullanmadan, iyi örneklerden ders çıkarmadan, verilere önem vermeden hiçbir şey gerçekleştirilemez, ‘hak edilemez.’

Bu kitapta okuyacağınız fikirlerin eğitim dünyamıza yeni ve taze bir soluk getireceğini düşünüyorum. Pasi Sahlberg, ABD’de John Dewey, Howard Gardner gibi düşünür ve bilim insanlarının geliştirdiği eğitim kuramlarının Finlandiya eğitim sistemini nasıl başarıya taşıdığını bu kitapta son derece akıcı bir anlatımla bizlere sunuyor.”

Prof. Dr. Üstün Ergüder

Eğitim Reformu Girişimi Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 41 okur

  • zafer çalar
  • engin bulut
  • B.Kayabaşı
  • Filiz Akın
  • Meryem K
  • Ayşen G.
  • M D
  • z
  • Mustafa Şahin
  • Gizem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%47.1 (8)
9
%5.9 (1)
8
%35.3 (6)
7
%5.9 (1)
6
%5.9 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0