Ego - Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti

·
Okunma
·
Beğeni
·
9,2bin
Gösterim
Adı:
Ego - Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti
Baskı tarihi:
16 Temmuz 2007
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756381021
Orijinal adı:
Anthem
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Plato Film Yayınları
Baskılar:
Ego - Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti
Ben
Ben
Anthem
Potansiyel olarak bir siyasi yönetim insan haklarına yönelik en tehlikeli tehdittir; siyasi yönetim yasal olarak silahsızlandırılmış kurbanlara karşı fiziki zor kullanma konusunda hukuki bir tekeli elinde tutar. Birey haklarıyla sınırlandırılmadığı ve kısıtlanmadığı zaman bir siyasi yönetim insanın en ölümcül düşmanıdır. Siyasi yönetimlerin en sevmediği şeylerin başında bireyin bağımsızlığı ve egonun vizyonu gelir. Egonuzu ve kimliğinizi siyasi yönetimlere karşı koruyun.
Hafsa Acar
Hafsa Acar Ego - Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti'yi inceledi.
80 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10 puan
Öncelik Kitabı okuyanlara veya okuyacak olanlara 2014 yapımı Divergent (Uyumsuz) filmini öneririm. Konu çok benzer, kurgulanan dünya neredeyse aynı..Ama filmin sonuna dikkat edin :)

‘Biz’ kelimesi ilk kelime, bilinen ilk şey olamaz, olmamalıdır. Bu kelime insanların ruhuna ‘Ben’den önce yerleştirilmemelidir. Yoksa bir canavar haline gelir.”

Kitabın temel özeti olan alıntı bu bence..

Ayn Randın büyük kitabı hayatin kaynağından sonra okuduğum ikinci eseri..
Beklentim açıkçası biraz yüksekti ilk muhteşem büyük yapıtından sonra belki bilemiyorum.. yanlış anlaşılmasın tabiki bu eseri de güzel ama birkaç görüşü hitap etmedi.

bazı konular da haklilik payı daha yüksek tabiki.Kapitalizm için bunu söyleyemem sadece.Evet konuyla olgili kitapta da temel Rand felsefesi şu şekilde ;

Rand’a göre kapitalizm, rasyonel bir varlığın hayatını devam ettirmesine uygun tek sistem olduğu için savunuyor. İnsan tabiatının ve hayatta kalmanın gerektirdiklerini açıklaması bakımından metafizik, kapitalizm, etik olarak bireysel haklar ve siyasi olarak özgürlük ve epistemolojik temel olarak akıl. Tutarlı bir siyaset teorisinin kurulması ve bunun pratiği, ancak böyle bir temel üzerinde gerçekleştirilebilir.Ben bu şekilde olan felsefeye nazaran komünizmi savunmaktan ziyade Che'nin konuyla ilgili yaptığı söze daha çok hak veriyorum.

"komünizmi kariyer serbestliği yok deye eleştirenler kapitalizmde kapitalistlerin belirlediği kariyerleri yaşayıp bu serbestliğin var olduğunu sanıyorlar". kısacası kapitalizmde herkes kazanan olamayacağı gibi kaybeden insanların sayısı kazanan insanlardan kat be kat fazladır ve birilerinin tırnaklarıyla kazanan olması da aslında kapitalizmin seni yine sömürdüğü, dayattığı ve iknâ ettiği yoldur.

Ben bu görüşle birlikte Randin belki yaşadıklarının etkili olduğunu düşünerek ve o günkü bakış açısıyla bakmaya çalıştım. yaşadıkları ağır çünkü
ama şimdi hal böyleyken kapitalizm sayesinde aç karınımızın doyduğunu ve kapitalizmin gelişimi körüklediğini idda etmek saçmalığın daniskası gelir bana
bencilliği, rekabeti ve kar güdüsünü temel alan bir sistem insanlık dışıdır.

Şimdi yaşadıkları dedim biraz anlatayım kitapta anlatılanlar çok duygulanırdı özellikle kadın bir filozofun gücünü ve okunmasi gerektiğini görmemi sağladı tekrar.

Bizim şehrimizde aşırı sevinçli olmak veya vücudumuzun sağlığından dolayı memnun olmak da iyi değildir. Çünkü tek başımıza ele alındığımızda bizim hiçbir önemimiz yoktur. Yaşamamız ve ölmemizin de bizim için hiçbir önem taşımaması gerekir. Biz ancak kardeşlerimizin arzusuna göre yaşar veya ölürüz. (syf: 28)

Herkesten ayrı gülmek değil, gülümsemek bile yasak. Düşünmek en büyük suç.( İşleyen bir kafa ile doğmuş olmak bizim şehrimizde büyük bir suçtur. Kardeşlerimizden daha değişik olmak iyi bir şey değildir. Onlardan üstün olmak ise affedilmesi imkansız bir kötülüktür. syf:7 )

Meslek seçmek, eş seçmek vs düşünülemez bile. Mesleği, 15 yaşına gelince meslekler meclisi denen 5 kişiden oluşan bir heyet seçiyor. Eş olayı apayrı bir kabus. Kişiler sadece yılda 1 kez, ayrıntı anlatılmamış ama sanırım labaratuar gibi bir ortamda tabir caizse çiftleştiriliyor.(Bütün insanları sevmemiz gerektiğine ve bütün insanlar bizim arkadaşımız olduğuna göre onların arasından herhangi birini daha çok sevmemiz, tercih etmemiz ayrılık yaratmış olmaktan ileri gelen büyük bir suçtur. syf:15)

Rand Pozitivist bir yaklaşımla aklı ve ona bağlı olan mantığı her şeyin üzerinde tutan, duyguları ve hisleri gerçeklikten ayrı tutan bir bakış sergiliyor kitapta . Bireyin kendi mutluluğunu her şeyden üstün tutan ve bireyin sistem için kendisini feda etmesine kesinlikle karşı olan Ayn Rand’ın görüşleri bugün çok fazla benimsenmekle birlikte, aynı zamanda pek çok tartışmanın da konusu olmakta.

Rand, The Objectivist (1971) isimli eserinde
aslında bu kitapla paralel niteliğinde olan görüşleriyle ilgili şunları söylemekte ;

“Ben asıl olarak, bir kapitalizm savunucusu değil, fakat bir egoizm savunucusuyum; esasen egoizmin de değil, aklın bir savunucusuyum. Eğer bir kişi aklın üstünlüğünü kabul ediyorsa ve onu tutarlı bir şekilde kullanıyorsa gerisi kolaydır. Bu (aklın üstünlüğü) benim çalışmamın ve objektivizmin asıl ilgi alanıdır, böyle olmuştur ve böyle olacaktır”.

Rand’ın objektivizm anlayışında akıl ön plana çıkar. Ona göre akıl insanoğlunun asıl özelliği, hayatta kalmasının asıl yoludur. Bu nedenle, faaliyet göstermek için aklın gerektirdiği her şey insan hayatının bir gerekliliğidir. Ayn Rand’ın temel yaklaşımı, insan aklının gerçekliği tam olarak kavrayabileceğidir. Objektivizm, gerçekliğin doğru bilgisine ulaşmanın tek geçerli yolunun akıl ve mantık olduğunu kabul eder.
Objektivist ahlak anlayışı, insanın hayattaki en önemli amacının kendi mutluluğunu sağlamak olduğunu vurgular. Bireyin başkalarının mutluluğu için kendisini feda etmesini ya da kendi mutluluğu için başkalarını kurban etmesini ahlaksızlık olarak tanımlar; alturizmin bütün biçimlerini reddeder buna kitapta yine değiniyor.

Kitapta diğer önemli kısım;

Kardeşlerimizin başları eğik, gözleri donuktur. Onlar hiçbir zaman birbirlerinin gözlerinin içine bakamazlar. Kardeşlerimizin omuzları çökük ve adeleleri zayıftır. Sanki vücutları büzülüyormuş ve ortadan yok olmak istiyormuş gibi bir halleri vardır. Kardeşlerimize bakarken aklımıza gelen yegane kelime korku kelimesi. Yatakhanelerin, sokakların havasında hep korku var. Korku bizim şehrimizde kol geziyor. İsmi olan fakat şekli olmayan bir korku bu. Bütün insanlar bunu hissediyorlar ama bu korku hakkında konuşmaktan korkuyorlar. syf:27

İnsanların “BEN”liklerinin tamamen yok edilip “BİZ” bilincinin yaratıldığı bu dünyada yine insanların isimleri yok. Rakamlarla ifade ediliyorlar. Biz vurgusu o derece vurgulanmış ki kahramanımız Eşitlik 7-2521 kendisinden biz diye bahsediyor hatta başta anlamakta zorlandım birkaç kişilk bir grup sandım Eşitlik 7-2521 i. Kitapta asla 1. tekil şahıs kullanılmamış çünkü böyle düşünmek yasak “BEN “demek suç..

İnsanlar birbirlerinin yüzlerine gözlerinin içine dahi bakamıyor, hepsi mutsuz. Ama bunun farkında değiller çünkü suç işlemek korkuusuyla bunu düşünemiyorlar, düşünmüyorlar. İşte böylesi kabus bir dünyada kahramanımız Eşitlik 7-2521 ‘in kendi benliğinin farkına varması düşünmeyi öğrenmesi işıgı ve aşkı bulması anlatılmış.

Tavsiye edilen ve istifade edilen kaynak ;
Objektivist Etik ya da Rasyonel Bencillik Ahlakı (Mücella CAN)oldukça güzel bir makale..

Iyi okumalar dilerim..
78 syf.
·4 günde
Ayn Rand, bir yazar ve filozof olarak çok iyi. "Ben" romanını da çok beğendim. Ancak Ayn Rand'ın kitaplarını beğenebilmeniz için, kendi fikirlerinizle karşılaştırmadan ve yargılamadan okumayı başarabilmeniz gerekiyor. Çünkü kendisi, Sovyet devriminden sonra Rusya'dan kaçarak Amerika'ya yerleşmiş, tam bir kapitalizm hayranı. Yaşıyor olsaydı, düşünceleri ile davranışlarının uyuşup uyuşmadığını karşılaştırma şansımız olacaktı ama ne yazık ki artık mümkün değil.
80 syf.
·5/10 puan
Kitap daha ilk satırlarından itibaren zihnimde Wilhelm Reich’ın Dinle Küçük Adam’ını çağrıştırdı.
Rus-Amerikan yazar ve filozof olarak tariflenen Ayn Rand’ı, en ünlü 2 romanından biri olan Hayatın Kaynağı ile tanımıştım. ( Diğer ünlü kitabı ise Atlas Silkindi)
Yani yazarlığı ile müşerref olsam da filozofluğuna giriş yapmamıştım ve açıkçası daha çok merak ettiğim tarafı da oydu. Zira 1905’te St Petersburg’da dünyaya gelen bir Rus vatandaşının, 1926’da gittiği Amerika’da yazar ve filozof olarak ünlenmesi bence yazdıklarından bile daha ilginç bir hayat hikayesini barındırıyor olmalıydı.
Ayn Rand’ı, okuduğum iki kitabına dayanarak yorumlamam henüz oldukça güç. Hele de aynı kitapta hem olağanüstü hem de çok sıradan olduğunu düşündüğüm satırlara rast geldikçe “acaba bu kitabı iki kişi mi yazdı?” diye düşünmeden edemedim. Özellikle de Hayatın Kaynağı romanında. Sosyalizmden kaçan ama aynı zamanda da faşistlikle suçlanan bir kadın... Henüz çözemedim. Atlas Silkindi’yi merak ediyorum. Belki zihnim aradığı yanıtları orada bulur.
EmeL
EmeL Ego - Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti'yi inceledi.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Kahramanımız Eşitlik 7-2521; adı olmayan, nasıl göründüğünü bile bilmeyen biri.
"BİZ" diye bahsediyor kendinden çünkü "BEN"lik bilinci yok.
Yaşadığı düzende; düşünmek, araştırmak, tercih etmek, gülümsemek, aşık olmak ve hatta şarkı mırıldanıp, yalnız kalmak bir suç. Fakat o yasak olan tüm bu suçları işliyor. Bu yüzden kendini lanetli sayıyor. Ama günah olduğunu bildiği halde içinden gelen dürtülere karşı koyamıyor.

Robot misali yaşayan insanlar arasından, sadece düşünerek ve sorgulayarak sıyrılan bir insanın kendi "Ben"liğinin farkına nasıl vardığını anlatan şahane bir kitap.
Kollektivizme yapılmış harika bir eleştiri.
Howl
Howl Ego - Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti'yi inceledi.
80 syf.
·Puan vermedi
Dünyayı yanlış insanların doğruları mahveder. Bir ideolojiye demir atmış kimselerin onun varacağı yeri derinlemesine düşünmeden onu ölesiye savunmalarına hayret eden Ayn rand kara dörtlemeyi dörde katlayacak bir korku salıyoruz üzerimize. Bu alternatif dünya senaryosunda kolektifleri eleştirmek adına yarattığı toplumun; birin bütünlüğü, bütünün birliği adına çıkıntılı tüm dalları kesilerek dümdüz bir kütüğe nasıl dönüştüğünü anlatıyor bizlere.

İnsanların iyiliği için savundukları düşüncelerin bir kıyamete vardığını gören fikir savunucularının ben böyle olmasını istememiştim bile demelerine engel olan kibirlerinin ve gururlarının gölgesinde bir dünya. Kendi hayat tarzlarını tercih etme hakları ellerinden alınmış, herkesin aynı tip olduğu, kendilerini başkalarından ayıran isimlerinin olmasının suç olduğu hatta aynı yaşta hayata veda ettikleri bir düzen. Ve eski dünyayı yıkıp bu düzeni kuran Dünya Meclisine karşı büyük günah olan -tercih etme- suçunu işleyenlerin; en çok da kendileri gibi hayat tarzlarına müdahale edilmiş ama doğumlarından itibaren zihinleri manifestolarla, kanunlarla, ant ve yeminlerle, dualarla ve hatta eğitim ile esarete koşullandırılmış kişilerle mücadele etmek zorunda kaldığını görüyoruz, benliklerini geri kazanmak için.

Kompleks toplum yaşamlarını idame ettirecek komplike bir toplum sözleşmesi üretmekten aciz insan beyninin, çözümü en kontrol edilebilir bireyin basitligine indirgeyip onu tüm toplumun rol modeli haline getirip ona benzetmesiyle çözmeye çalıştığı bu alternatif dünyanın kıskaçlarını kendi gerçek dünyanızda da hissedeceksiniz.

2002 yapımı Equilibrium (İsyan) filmi de yakın bir senaryo taşıdığı için izlemeyenlere tavsiyemdir.
80 syf.
·Puan vermedi
Bu yazarın yalnızca adını duymuştum. Kitapları hakkında hiçbir fikrim yoktu ve bir gün fakültenin kütüphanesinde dolaşırken bu incecik kitaba gözüm ilişti ve hemen alıp okumaya başladım. Assla tahmin etmediğim şekilde distopik bir kurgunun yer aldığı bir kitaptı. Bir çırpıda bitti. Ertesi gün götürüp hemen kütüphaneye teslim ettim. Çünkü içim sıkılıyordu sanki, okuduklarımın etkisi ve kitabın içindeki buhran tam olarak esir almıştı beni ve o an kitaptan kurtulduğuma sevindim. İncecik bir kitap sayfa sayısı oldukça az evet ama çok fazla şey anlattığı kesin. Anlatılanlar insana tesir de ediyor elbette. Herkes kesin okumalı mı? Bilemem. Ama en azından birileri okumalı..
Erol
Erol Ego - Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti'yi inceledi.
80 syf.
Ayn Rand kollektivizm karşıtı bir yazar, felsefeci. Su katılmamış bir BEN'ci. Bu kitabında da düşüncesini, felsefesini bir roman örgüsünde sunuyor bize. Karanlık, BEN'in olmadığı, tek bir kişinin dahi kendisini Biz olarak tanımladığı, bir kod dışında isime, bireysel hiç bir hakka, tercih etme şansına dahi sahip olunmadığı bir hayatta, dünyada fikirlerini empoze ediyor bize.

Roman olarak kısa ve etkiye sahip bir roman. Elinize aldığınız anda bitecek… Ama ben ısınamadım bu romana. Felsefesinden dolayı değil. Merak uyandırıyor, hak verdiğim, savunduğum yanlara sahip. Ama metodu! Sanki propaganda yapıyor zihnimize karşı. Kendi düşüncesini anlatabilmek için karşıt düşünceyi yerin dibine sokuyor, Haksızca çok basite indirgiyor. O fikri anlatmak için sanki olmayacak koşullar yaratarak kolaya kaçıyor. Sağlam bir rakibe karşı değil, kendi kurguladığı basit bir oyuncağa karşı mücadele verdiği hissini yaratıyor.

Roman olarak güzel, felsefe açısından doyurucu değil.
Ama düşündürüyor.
80 syf.
·4 günde·8/10 puan
Kitabın kapağını ve sayfa sayısını gördüğümde bilgilendirici metin niteliğinde olduğunu düşünmüştüm. Fakat bir distopik kurgu çıktı. Yazarın kitaba yansıttığı düşünceler benimkilerle pek uyumlu değildi. "Ego" kavramı cümlelere zekice yerleştirilmiş. Kitapta geçen distopyada sınıfsal bir ayrım olmasına rağmen kişiler "biz" kavramı etrafında birlestirmeye, çoğunluk yararına çalışmaya zorlanıyorlar. Bahsi geçen "biz"kavramı tamamen alt tabakadan insanların üst tabakadan insanlara hizmetine dayanıyor. Neyse ki kitabın kahramanları azınlık olustursalarda kendi hayatlarını kendi düşünceleri doğrultusunda şekillendirmeyi başarıyor.
Berol
Berol Ego - Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti'yi inceledi.
80 syf.
·Puan vermedi
Bu kitabın "Ben" isimli yayınını okudum. Duygunun olmadığı, insanların 'ben'lik özelliklerinin hepsinin yok edilip isimlerinin yerine rakamlarla ifade edildiği, üremelerin laboratuvar ortamında gerçekleştirildiği, 'biz' adı altında tüm farklılıkların yok edildiği ütopik bir roman. Kendini, duygularını keşfeden ve 'ben'ini bulmaya çalışan ve mücadele eden bir genç başkahraman.
80 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
İnsanlık unutturulmuş, tüm duygulardan arındırılıp sadece 'biz' üzerine kurulu bir sistem yaratılmış. Yine son zamanlarda okuduğum gibi distopik bir kitap. İnsanların ne olursa olsun içlerinde bir yerde olan ve özlerini oluşturan 'benlik' kavramı çok güzel işlenmiş. Fark ediş, başkaldırı ve yeniden doğuş olarak tanımladığım üç tane km taşı var konunun. Kısa ama etkili bir kurgu. Tavsiye ederim.
«İyi», «Kötü», «Doğru», «Yanlış» birçok kelime biliyorum. Ama bunların içinde mukaddes olan bir tane var, o da «BEN».
Ayn Rand
Sayfa 71 - Tur Yayıncılık Çeviri: Emine Gedik
Artık, insanlar arasından arkadaşlar seçeceğim. Ama arkadaşlar, köleler veya efendiler değil. Sevgimin temeli olan hürmetle bağlanacağız birbirimize, mecburiyetle değil. Gönlümün istemediğini yapmayacağım. Gönlümün istediğini seçeceğim ve seçtiklerimi sevip onlara hürmet etmesini bileceğim. Onların ne esiri ne de hakimi olacağım. Onlara ne emredeceğim ne de itaat... Onlarla istediğim zaman, daha doğrusu karşılıklı arzularımız mevcut olduğu zaman ve arzularımızın devamı süresince; el sıkışacağız, el ele tutuşacağız, sevişeceğiz. Karşılıklı arzularımız mevcut olduğu zaman ve arzularımızın devamı süresince yan yana ve yalnız olacağız. İnanıyorum ki herkes ruhunun tapınağında yalnızdır ve yalnız olmalı, yalnız bırakılmalıdır. Bırakın herkesin içindeki bu mabet dokunulmamış, lekelenmemiş olarak kalsın. Bırakın insanlar istedikleri elleri, istedikleri sevgi ve şiddetle sıksınlar. İnsanların mukaddes mabetlerinin kutsal eşiğinden içeri, onlara rağmen adım atmayın...
Yalnız eğilerek, itaat ederek; hürmet etmediğim kişilerin hürmet etmediğim fikirlerini kabul edeceksem, hayatımın ne kıymeti olabilir?
"Yatakhanelerin, sokakların havasında hep korku var. Korku Bizim Şehrimizde kol geziyor. İsmi olan, fakat şekli olmayan bir korku bu...."
Ayn Rand
Sayfa 27 - Tur Yayıncılık Çeviri: Emine Gedik

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ego - Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti
Baskı tarihi:
16 Temmuz 2007
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756381021
Orijinal adı:
Anthem
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Plato Film Yayınları
Baskılar:
Ego - Hayatın Kaynağı, Manası ve Haysiyeti
Ben
Ben
Anthem
Potansiyel olarak bir siyasi yönetim insan haklarına yönelik en tehlikeli tehdittir; siyasi yönetim yasal olarak silahsızlandırılmış kurbanlara karşı fiziki zor kullanma konusunda hukuki bir tekeli elinde tutar. Birey haklarıyla sınırlandırılmadığı ve kısıtlanmadığı zaman bir siyasi yönetim insanın en ölümcül düşmanıdır. Siyasi yönetimlerin en sevmediği şeylerin başında bireyin bağımsızlığı ve egonun vizyonu gelir. Egonuzu ve kimliğinizi siyasi yönetimlere karşı koruyun.

Kitabı okuyanlar 590 okur

  • İrfan Can Koçar
  • Rufat Taghiyev
  • Ahmet Sonay
  • Zeynep Dilara
  • Zeynep
  • Lady Petite
  • özlem özge papila
  • İbrahim YARDIMCI
  • AYFER KIZMAZ
  • Mehmet Ali Türe

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.1
13-17 Yaş
%9.4
18-24 Yaş
%25
25-34 Yaş
%21.9
35-44 Yaş
%28.1
45-54 Yaş
%12.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.6
Erkek
%48.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.2 (55)
9
%18.1 (43)
8
%22.8 (54)
7
%9.3 (22)
6
%2.5 (6)
5
%2.1 (5)
4
%0
3
%0.8 (2)
2
%0
1
%0.8 (2)