Eğrisi Doğrusu-Görgülü Ol Hoş YaşaAhmet Kardam, Ayşe Bilge Dicleli

·
Okunma
·
Beğeni
·
979
Gösterim
Adı:
Eğrisi Doğrusu-Görgülü Ol Hoş Yaşa
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
220
ISBN:
975-6589-54-x
Kitabın türü:
Yayınevi:
Mess Yayınları
İnsansız, ilişkisiz bir çalışma yaşamı ve ortamı düşünülemez. Sokakta, sinemada, tatilde, hastanede, okulda, misafirlikte,
davetlerde kısacası ev ve işyeri dışındaki ortamlarda da başkalarıyla birlikte oluruz. Evimizde tek başına yaşıyor olsak bile, bu böyledir. Dolayısıyla birlikte yaşamakla ilgili kurallar son derece önemlidir.
MESS, üyesi işyerleri çalışanların için 2005 yılbaşı armağanı olarak verdiği, seçtiğimiz "Eğrisi Doğrusu Görgülü Ol, Hoş Yaşa" adlı kitap, günümüz Türkiye'sinin günlük, sosyal ve çalışma yaşamında geçerli olan en yaygın görgü kurallarının başlıcalarını örnekleriyle gözler önüne seriyor.
Görgü kuralları; bir toplumdaki insanların birbirleriyle münasebetlerinde olgun ve medenî davranışlar içinde bulunmalarını sağlayarak fert ve toplumun huzurunu, rahatını temin eder. Görgünün temeli; her zaman, her yerde, herkese karşı güler yüzlü, tatlı dilli olmak, haddini bilmek, eliyle ve diliyle hiç kimseyi incitmemektir. Kitabımızın amacı, bildiğimiz bu kuralları tekrarlamak değil, bunların altında yatan temel mantığa dikkat çekmektir.
Okuma ve bilgilenme sürecinin tadını çıkarmanız dileğiyle...
" Sabah işe giderken apartman kapısında rastladığınız komşunuz ' Günaydın ' dediğinde, hiç karşılık vermeden başınızı çevirip geçer misiniz ? " ya da " Bindiğiniz otobüste oturacak boş yer yoksa, gözünüze kestirdiğiniz birisine yanaşıp, ' Kalk, ben oturacağım der misiniz? " diye , yazar daha eserin başlangıcında.

Bu tür aksi davranışlar sergileyenlerin varlığını inkâr edemesek de, genel itibarıyla çevremize karşı daha bir hoşgörülü ve mütevazi olmaya çalışırız. Peki, ama neden? Böyle davranışlar sergilemekte ki gayemiz ne? Nedir bizi böyle davranmaya iten etkin kuvvet? Çünkü biliriz ki, diğer insanlara karşı tevazuyu elden bırakmaz isek, şu kısacık fani dünya daha bir katlanılabilir olmakta. Ve böyle davranışlar sergilememizde ki tek gaye, bir arada dostça ve kardeşçe yaşayabilmemizin yegâne kuralı.

İnsanoğlu fıtratından belli hâk ve özgürlüklere sahiptir. Ama bu demek değildir ki, isteğimiz doğrultusunda hareket etme yetkinliğine sahibiz.
Meselâ, " Ben yüksek sesle müzik dinlemeyi seviyorum ve bu benim en tabii hakkım! " dersem, komşularımın haklarını çiğnemiş olmaz mıyım? Elbette haksızlık etmiş olurum. Her insan kendi davranışlarından mesuldur. İnsan olarak davranışlarımızın, çevremizdeki diğer insanları nasıl etkileyeceğini hesaba katmakla mükellefiz. Yoksa herkes kendi bildiği doğrultuda hareket ederse, yaşadığımız atmosfer bir kaos ortamına dönüşmez mi? Sonra nerde kaldı hak, nerde kaldı hukuk...

Hukuk deyince, çoğu zaman uyulması zorunlu uyulmadığı halde, suç sayılan kurallar bütünü akla gelir. Nasıl ki ananelerin hukuksal bir emrediciliği yoksa görgü kurallarının da yoktur. Kimse görgü kuralına uymadı diye, bir ceza da almaz. Ama keşke alsa! Neden mi? Ben insanların yollara ... tükürmelerinden nefret ediyorum. Ne zaman da sokağa çıksam, böyle bir olayla karşılaşırım. Hatta bir keresinde birisini uyarmıştım da sanki abes bir laf söylemişimcesine , bön bön yüzüme bakmıştı. Biz bu yeryüzünde yaşıyorsak, onu kirletme hakkına sahip değiliz!...

" Dünyada görmek istediğiniz değişim aslında kendiniz olmalısınız. " der, Mahatma Gandi. Ama her zaman diyorum ya, anlayana!...

Eserde herkes tarafından aşina olunan kuralların, altında yatan mantığına değinilmiş. Ayrıca mizansen olarak, karikatürler ile de zenginleştirilmiş. Ben eseri eğlenerek okudum. Sizlerinde okumanızı tavsiye ederim.

Magandalaşmadan (Görgüsüz, kaba, anlayışsız, terbiyesiz ve uyumsuz kimse) yaşayabilmemiz temennisiyle!...
Ne giyerseniz giyin, eğer giydiklerinizi taşımayı bilmiyorsanız , yani duruşunuz dik, oturup kalkışınız zarif değilse, en şık kıyafet bile çirkinleşecektir. Kendine güvenen adımlarla yürüyün. Başınız ve sırtınızı dik tutun. Ayaklarınızı sürümeyin. Yürürken ayaklarınızın uçları dışa dönmesin-paytak yürüyen insan kendinden emin görünmez.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eğrisi Doğrusu-Görgülü Ol Hoş Yaşa
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
220
ISBN:
975-6589-54-x
Kitabın türü:
Yayınevi:
Mess Yayınları
İnsansız, ilişkisiz bir çalışma yaşamı ve ortamı düşünülemez. Sokakta, sinemada, tatilde, hastanede, okulda, misafirlikte,
davetlerde kısacası ev ve işyeri dışındaki ortamlarda da başkalarıyla birlikte oluruz. Evimizde tek başına yaşıyor olsak bile, bu böyledir. Dolayısıyla birlikte yaşamakla ilgili kurallar son derece önemlidir.
MESS, üyesi işyerleri çalışanların için 2005 yılbaşı armağanı olarak verdiği, seçtiğimiz "Eğrisi Doğrusu Görgülü Ol, Hoş Yaşa" adlı kitap, günümüz Türkiye'sinin günlük, sosyal ve çalışma yaşamında geçerli olan en yaygın görgü kurallarının başlıcalarını örnekleriyle gözler önüne seriyor.
Görgü kuralları; bir toplumdaki insanların birbirleriyle münasebetlerinde olgun ve medenî davranışlar içinde bulunmalarını sağlayarak fert ve toplumun huzurunu, rahatını temin eder. Görgünün temeli; her zaman, her yerde, herkese karşı güler yüzlü, tatlı dilli olmak, haddini bilmek, eliyle ve diliyle hiç kimseyi incitmemektir. Kitabımızın amacı, bildiğimiz bu kuralları tekrarlamak değil, bunların altında yatan temel mantığa dikkat çekmektir.
Okuma ve bilgilenme sürecinin tadını çıkarmanız dileğiyle...

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Serpil Ağ
  • Kaan Abdullah Kurudere
  • Ugur Ucr

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0