Ekmek Arası

8,6/10  (133 Oy) · 
391 okunma  · 
120 beğeni  · 
3.424 gösterim
'İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama. İntihar Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi.' Charles Bukowski
Bukowski´den ailesine, çoculuğuna, lise yıllarına, vesaire dair 58 epizodluk bir anlatı... Henüz Bukowski okumadıysanız, tarzı için kitabın en başındaki ilk beş epizoda bakabilirsiniz.
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2012
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789753420723
  • Çeviri:
    Avi Pardo
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Osman Yüksel 
01 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bukowski bu kitapda daha çok okul yılları ve ergenlik dönemini anlatmış. Yaşadıklarını ve yaşayamadığıni anılarını yazmış. Kitabın büyük bir bölümünde kendimi bulduğum için okuması gayet zevkliydi. İlk Bukowski kitabımdi. Yazar diğer kitaplarını da okumam için beni ikna etti.

mustafa adıgüzel 
15 Şub 14:46 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayata karşı farklı bir tavır takınmış chinaski'nin bazen hüzünlü çoğunlukla gülümseten yaşamı, bir diğer kitap içinde mutlaka zaman ayıracağım

HÜLYA BİLGİN 
12 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Hep sevdim bu ayyaş adamı... Ama bu kitabıyla onu daha çok anladım... Çocukluğu , gençliği ,küfürleri, alkolü, kadınları... Küfürleri çok ama kitaba ve bu adama yakışıyor...

Selman Ç. 
07 Nis 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Çocukluk yıllarınında ki yaşananlar baya etkiliydi. İçine işliyor insanın. Öyle bir çocuk sonraki yıllarda nasıl olabilir yani. Aile sevgisi, baba sevgisi yok hep yalnız, kendini toplumdan soyutlamış bir insan oluyor. Kitabın arkasında da var "İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaça bileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. O eksiklik sanırım SEVGİ oluyor. Bunların başlıca sebebi de çocukluk yılları yani. Yazar çocukluk yıllarından gençlik yıllarından bahsetmiş ama çok da ders alınabilecek bir kitap. Sevginin önemi çok iyi anlaşılıyor bence. Yazarla beraber keyifli bir yolculuğa çıkmaya hazır olun. Bazen küfür edeceksiniz, bazen hüzünleneceksiniz, bazen güleceksiniz sonunda da öylece kalacaksınız :)

Fatih Uslu 
07 Nis 21:40 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 8/10 puan

Chinaski'nin ilkokul döneminden başlayarak ergenlik ve olgunlaşma çağını anlattığı bu hikayede klasik bir Bukowski anlatımına rastlıyoruz. Gösterişsiz, afili kelimelerden uzak, herhangi bir ana fikre ihtiyaç duymayan, dünyadan biraz kaçmanızı sağlayan bir yapıt. Başından geçen olayları bütün çıplaklığıyla anlatan Chinaski, bunalımda olan ruhları biraz daha bunalıma sokmak için ekstra bişey yapmamış ancak kendinizi bunalımda hissediyor ve bunalımda kalmayı seviyorsanız hiçbir şey yapmayıp yalnızca bu kitabı bu okuyarak harika bad tripler yaşayabilirsiniz. Ama aynı zamanda hiçbir şeyi umursamamanız gerektiğini de size aşılayan bu kitabı size şiddetle tavsiye ediyorum.

Bukowski;dünyevi zevklerle,o dahiyane kafasını yaşamın acımasız yüzünü algılamasını istemediği için uyuşturan, Yeraltı Edebiyatının "yaramaz" çocuğu! Hayatını,zamanının koşullarını,yaşamının güçlüklerini,aile-arkadaş ilişkilerini,bir insanın psikolojisini sade,günlük,samimi ve acımasız bir dille anlatmış. 2.Dünya Savaşı'nın patlak verdiği dönemlerde Amerika'nın içindeki kutuplaşmadan,insanların sosyal ilişkilerde yalnızlığından kaynaklı bu ideolojik kutuplaşma içine girişinden,ekonomik sıkıntılardan,düzenin eksikliklerinden oldukça çarpıcı bir şekilde bahsetmiş.Kitapta Bukowski ile birlikte büyüyor okur,bir insanın düşüncelerinin nasıl değişebildiğini ve iç dünyasıyla yansıttığı dünyanın nasıl farklı olabildiğinin bir kez daha farkına varıyor. Okunması gereken kitaplardan biri.

GÜLÇİN ÇARKIT ÇANTAOĞLU 
24 Eki 2016 · Kitabı okudu · 46 günde · 9/10 puan

Ne güzel yalın bir anlatım. Bir çocuğun yaşadıkları nasıl izler bırakıyor, onun özeti gibi. Açıkçası çok içimi açan bir kitap olmadı. Çocukların yetiştirilmesi ile ilgili hassasiyet duyarken bu mahvoluş, etrafımda gördüğüm pek çok hayatın hangi yönlerinin çocukluktan gelebileceği konularında fikir verdi. Sevmedim. Güzel anlatım ama umut dolu şeyler olmalı...

Doğukan Şimşek 
 21 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 10/10 puan

Müthiş akıcılıkta bir kitap. C.Bukowski'yi bu kitapla tanımanızı ve tanışmanızı öneririm. Hayatın tüm gerçeklerine realist bir yaklaşımla değinmiş.Bukowski'nin ailesine,gençlik yıllarına dair bir roman. Tabi ki sıradan bir yaşam olmamış.1920-1945 Amerika'sında geçiyor. Hiç sıkmadan ve anlaşılır kelimelerle yazılmış. Tavsiye ederim.

Emine ARSLAN 
06 Ara 2015 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bukowski okumak isteyenler ilk bu kitapla başlamalılar,Bukowski nin nasıl bir hayatı olduğunu yaşadığı zorlukları ve aile içi şiddete maruz kalan bir çocoğun serseri alkolik ve son olarak da yazar oluşunu sade bir üslupla anlatmış.Bana henry(Bukowski ) çavdar tarlasındaki holden karakterini hatırlattı.

Neslihan 
08 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Charles Bukowskinin ilk okuduğum kitabı, soluksuz bir günde okudum. Eserde yazar; hayatını, çocukluğunu, gençlik yıllarını üniversite dönemine kadar anlatmış. Kitap argo ve küfür ağırlıklı ama bu karakterin yapısına alışınca normal gelmeye başlıyor. Kitap gayet akıcı.

4 /

Kitaptan 73 Alıntı

"Birine ihtiyaç duyuyordu insan... Etrafında öyle biri yoksa onu sen yaratmak zorundaydın, olması gerektiği gibi birini yaratırdın. İnsanın kendini aldatması ,hile yapması gibi bir şey değildi bu..."

Ekmek Arası, Charles BukowskiEkmek Arası, Charles Bukowski
Neslihan 
07 Nis 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Saklanabileceğim, saklanıp hiçbir şey yapmak zorunda kalmayacağım bir yer istiyordum.

Ekmek Arası, Charles Bukowski (Sayfa 148)Ekmek Arası, Charles Bukowski (Sayfa 148)

Üniversite yaşamı yumuşak ve gerçeklerden uzaktı. Dışarıda, gerçek dünyada seni nelerin beklediginden söz etmiyorlardı. Beynini teorilerle dolduruyor, kaldırımların ne kadar sert oldugunu söylemiyorlardı. Üniversite tahsili insanı sonsuza dek mahvedebilirdi. Kitaplar yumuşatıyordu insanı. Kitabını bırakıp sokağa çıktığında kitapların sana söz etmedikleri şeyleri bilmek zorundaydın...

Ekmek Arası, Charles BukowskiEkmek Arası, Charles Bukowski
Kamran Brown 
07 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

''Çok şey istemiyordum hayattan, sadece yalnız bırakılmak.''

Ekmek Arası, Charles BukowskiEkmek Arası, Charles Bukowski
cosmos 
08 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanlar adaletsizliği sadece kendi başlarına gelince düşünüyorlar.

Ekmek Arası, Charles Bukowski (Sayfa 153 - metis)Ekmek Arası, Charles Bukowski (Sayfa 153 - metis)
Kutluay 
01 Nis 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

"İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaça bileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlar adına uzak olmak istiyordum.Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi."

Ekmek Arası, Charles BukowskiEkmek Arası, Charles Bukowski
cosmos 
06 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir ahmak bağışlanabilir çünkü sadece bir yönde gider ve kimseyi aldatmaz. Aldatanlar üzüyor insanı.

Ekmek Arası, Charles Bukowski (Sayfa 122 - Metis Yayınları)Ekmek Arası, Charles Bukowski (Sayfa 122 - Metis Yayınları)

"Aynı bok çukurunun içindeydik hepimiz. Kaçış yoktu.. Zamanı geLdiğinde sifonumuz çekiLecekti.."

Ekmek Arası, Charles BukowskiEkmek Arası, Charles Bukowski

Önümde uzanan yolu görebiliyordum. Yoksuldum ve yoksul kalacaktım. Para değildi özellikle istediğim. Bilmiyordum ne istediğimi. Hayır, biliyordum. Saklanabileceğim, saklanıp hiçbir şey yapmak zorunda kalmayacağım bir yer istiyordum. Bir şey olma düşüncesi beni korkutmakla kalmıyor, hasta ediyordu. Avukat, danışman, mühendis veya benzer bir şey olmayı düşünmek bile olanaksızdı benim için. Evlenmek, çocuk sahibi olmak, aile kurumunun kafesine girmek. Her sabah aynı işe gidip akşam dönmek. Olanaksızdı. Aile pikniklerine katılmak, Noel, 4 Temmuz, İşçi Bayramı, anneler günü. Bu tür şeylere katlanmak için mi dünyaya geliyorduk? Bulaşıkçılık yapmayı, akşamları küçük odamda içki içip sızmayı yeğlerdim.

Ekmek Arası, Charles Bukowski (Sayfa 148)Ekmek Arası, Charles Bukowski (Sayfa 148)