Ekmek Aslanın Ağzında (Osmanlı Şehirlerinde Hayatlarını Kazanmak İçin Mücadele Eden Zanaatkârlar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
57
Gösterim
Adı:
Ekmek Aslanın Ağzında
Alt başlık:
Osmanlı Şehirlerinde Hayatlarını Kazanmak İçin Mücadele Eden Zanaatkârlar
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
363
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059389594
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşen Gür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koç Üniversitesi Yayınları
Ekmek Aslanın Ağzında, Osmanlı tarih çalışmalarında uzun süre ihmal edilmiş bir alana, Osmanlı coğrafyasında el emeğiyle üretim yapmış ve hayat mücadelesi vermiş “zanaatkâr”ların hayatlarına odaklanan araştırmalardan oluşuyor.

İktisat tarihinin coğrafi bilgi sistemi gibi yeni araştırma yöntemleriyle, sosyal tarih ve arkeolojiyle yaratıcı şekillerde birleştirildiği bu makalelerden, İstanbul’dan Şam’a, Kahire’den Kütahya’ya kadar Osmanlı şehirlerinin sokak ve çarşılarında yüzyıllarca faaliyet göstermiş terzihane ve hamamlarda, marangozhane ve kahvehanelerde, fırın ve değirmenlerde, ayakkabıcı, berber, bıçakçı, demirci, mumcu, sahaf, kasap, kürkçü ve attâr dükkânlarında gündelik hayatın neye benzediğini, esnafı birbirine ve devlete karşı koruyan idari-ahlaki-manevi örgütlenmenin, yani “lonca” sisteminin nasıl işlediğini, nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve sonunda nasıl çözülüp yok olduğunu öğreniyoruz.

Suraiya Faroqhi’nin derlediği Ekmek Aslanın Ağzında, konuyla ilgili yaygın önkabul ve varsayımları sarsan arşiv bulguları ve yeni, şaşırtıcı sorularla dolu bir çalışma.



(Tanıtım Bülteninden)
Osmanlı Tarihi dediğimizde aklımıza savaşlar, zaferler ve sonrasındaki mağlubiyetler gelir. Son dönemlerde özellikle sosyologların ve iktisat tarihçilerinin de işin içine girmesiyle Osmanlı Tarihini toplumsal yapı, iktisadi yapı vb alanlar açısından da incelemeye öğrenmeye başladık.

Osmanlı Tarihiyle ilgili uzun süre ihmal edilmiş bir alan ise geniş Osmanlı coğrafyasında el emeğiyle üretim yapmış ve hayat mücadelesi vermiş “zanaatkar”lardır.

Suraiya Faroqhi (Süreyya Faruki)’nin derlediği kitapla; İstanbul’dan Kahire’ye Osmanlı şehirlerinin her birinde faaliyet göstermiş, terziden marangoza, ayakkabıcıdan demirciye, sahaftan kasaba kadar bir çok zanaatkarın gündelik hayatlarını ve esnafı birbirine, devlete ve her türlü sıkıntıya karşı ahlaki ve manevi örgütlenmelerini, lonca sisteminin nasıl işlediğini ve zamanla nasıl bir dönüşüm geçirdiğini görüyoruz.

Ekmek Aslanın Ağzında, yaygın varsayımları ve mite varan ezberleri sarsıyor. Kitaptaki her makale arşiv bulguları üzerinden ve yeni, şaşırtıcı sorularla dolu bir çalışma ortaya koyuyor.

Kitabın özellikle konusunda araştırma yapacaklara önemli yardımı dokunacaktır. Benim gibi uzak da olsa konuya ilgi duyan araştırmacılar içinse farklı bilgi ve tecrübeler sunuyor. Özellikle kısıtlı tarih anlatımında Yeniçeri Ocağı’nın kapanmasıyla birlikte Yeniçeri askerlerinin hayatlarının ne yönde değiştiği hiç anlatılmaz benim için merak konusu idi. Kitapla birlikte bu merakım bitti.

Ayrıca kitabın sonundaki sözlük gayet yararlı olmuş. Hiç unutmayacağım bir kelime öğrendim: “beşe”

Osmanlı ordusunda piyade Yeniçeriler için kullanılırmış, Yeniçeri ocağı kapatılınca askerler zanaatkar olmuşlar ve Loncaların yönetimlerine gelmişler. Sonrasında yeniçeri olduklarını belirtmek için isimlerine beşe eklenmiş.. Farsça'da atmaca anlamına gelen beşe, eski Türklerde de büyük erkek çocuk için kullanırmış baş ağa manasında.. Paşa'nın da “beşe'den türetildiği ifade ediliyor. Kitabı okumak benim için tarihin sayfalarında dolaşmak gibi oldu ve ayrı bir tad aldım.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ekmek Aslanın Ağzında
Alt başlık:
Osmanlı Şehirlerinde Hayatlarını Kazanmak İçin Mücadele Eden Zanaatkârlar
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
363
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059389594
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşen Gür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koç Üniversitesi Yayınları
Ekmek Aslanın Ağzında, Osmanlı tarih çalışmalarında uzun süre ihmal edilmiş bir alana, Osmanlı coğrafyasında el emeğiyle üretim yapmış ve hayat mücadelesi vermiş “zanaatkâr”ların hayatlarına odaklanan araştırmalardan oluşuyor.

İktisat tarihinin coğrafi bilgi sistemi gibi yeni araştırma yöntemleriyle, sosyal tarih ve arkeolojiyle yaratıcı şekillerde birleştirildiği bu makalelerden, İstanbul’dan Şam’a, Kahire’den Kütahya’ya kadar Osmanlı şehirlerinin sokak ve çarşılarında yüzyıllarca faaliyet göstermiş terzihane ve hamamlarda, marangozhane ve kahvehanelerde, fırın ve değirmenlerde, ayakkabıcı, berber, bıçakçı, demirci, mumcu, sahaf, kasap, kürkçü ve attâr dükkânlarında gündelik hayatın neye benzediğini, esnafı birbirine ve devlete karşı koruyan idari-ahlaki-manevi örgütlenmenin, yani “lonca” sisteminin nasıl işlediğini, nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve sonunda nasıl çözülüp yok olduğunu öğreniyoruz.

Suraiya Faroqhi’nin derlediği Ekmek Aslanın Ağzında, konuyla ilgili yaygın önkabul ve varsayımları sarsan arşiv bulguları ve yeni, şaşırtıcı sorularla dolu bir çalışma.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Furkan Düzenli

Kitap istatistikleri