Adı:
Ekmek Kavgası
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
148
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752894624
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Ekmek Kavgası
Ekmek Kavgası
Orhan Kemal her zaman, geçimini en zor koşullarda kazanmak zorunda olan, ekmeği için hep bir kavganın içinde yer alan insanların yazarı olmuştur. Bu insanların yaşadıklarını hayran olunası bir yetkinlikle dile getirirken, aydınlığı ve umudu da göz ardı etmez. Bize sürekli, tüm bu yaşananlara rağmen, insanın içindeki aydınlığın ve umudun daha iyiye, daha güzele layık olduğunu hatırlatır. Bunun içindir ki Orhan Kemal edebiyatı her zaman bir direnç kazandırır okurlarına...
Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir...

Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize...
Eserlerinde elit tabakanın yanı sıra özellikle, işçi sınıfının sıkıntı ve dertlerine teferruatıyla değinen yazar, Orhan Kemal.
Orhan Kemal'in eserlerine aşina olan okur, mutlaka bilir. Eserlerde ilk göze çarpan, işçiler ve ırgatların yaşam kavgalarıdır. Bu kahramanların her birinin kendine özgü gizli bir hikâyesi vardır. Kimisi varlıklı, kimisi yoksuldur. Okurun gerçek hayatındaki yaşam statüsü kurgudaki kahramandan yüksek seviyede olsa bile, kendisini kurgudaki kahramanla özdeşleştirir. Kahraman acı çekerse, bunu yüreğinin en gizli köşesinde hisseder veya en ufak bir sevinç karşında, yüzünde tebessüm hasıl olur. Çünkü Orhan Kemal'in ironi ile örtülü güçlü bir kalemi vardır. Kendi iç dünyasından yansıyan düşüncelerini okura, toplumun dili ve şivesiyle aktarması hususunda gösterdiği çaba kayda değerdir.
Montaigne dahi kendisine, " Sen kaba saba benzetmeler yapıyorsun; bu kelime Gaskonya kokuyor; bu sözün tehlikeli; bak şu cahilce söze; akla aykırı laf ediyorsun? "diyenlere, " Doğru, ama ben hep böyle konuşmuyor muyum? Her yerde böyle çiy çiy göstermiyor muyum kendimi? Mesele yok. Yazarken aradığım da bu zaten. Herkes kitabımda beni, bende kitabımı görsün. " (Denemeler, sayfa;10) diye boşuna mı, söylemiştir okura.Orhan Kemal'de eserlerinde tıpkı Montaigne örneğinde verdiğim gibi, isteseydi daha iyi bir üslup kullanabilirdi. Ama o zaman da Çukurova'nın bağrında yetişen Orhan Kemal,nasıl topluma mal olabilirdi.
" Ekmek Kavgası " adlı kitap Orhan Kemal'e ait kısa hikayelerin derlenmesiyle oluşturulmuş olarak karşımıza çıkmaktadır. Öykülerde ki genel tema ekmek davasıdır. Ki bu sebeple hikâyeler " Ekmek Kavgası " adı altında okurun beğenisine sunulmuştur. Zaten insanoğlunun tek davası, Homeros'un da eserlerinde bahsettiği gibi, doymak bilmez boğazı doyurmak değil midir?
Ben aslında Orhan Kemal'in bir çok eserini okudum ama kitaplığımda olanları sitedeki arşive ekleme hususunda hassas davrandığım için, okudum diye eklemek istemedim. Elimde ilk nüshaları bulunan kitaplar, yeni taşındığımız evin rutubet yapmasından dolayı okunmaz hale geldiler ve atmak zorunda kaldım. Daha dün gibi hatırlarım, o gün nasıl da kahrolmuştum. Ama o günden beridir de bir türlü kısmet olmadı, tekrar aynı kitapları satın alıp kitaplığıma koymak. Bana tekrar Orhan Kemal sevgimi hatırlatan ve kitapları alıp kitaplığıma ekleme fırsatı veren, " Bican Kardeşime " huzurunuzda, sonsuz teşekkürler ederim.
Değerli okur arkadaşlar Orhan Kemal okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz, ama eğer okursanız geçmişi görüp, bugün ile kıyaslayacak ve ister istemez yarınıza dair tahayyüllere dalacaksınız...
Orhan Kemal'in yine milletin derdini anlattığı, yaşadığı toplumun sıkıntılarına dikkat çektiği öykülerinden oluşan bir eseri. Aslında kitabın ismi pek çok şeyi anlatıyor. "Ekmek Kavgası" Malum "ekmek arslanın ağzında" derler. Sadece yaşayabilmek için karın doyurabilmek ne kadar zor bir hal alabiliyor. Ve bu durum insanlık adına ne kadar kötü bir hal! Yine malum "acından kim ölmüş. Allah yarattığı kulun rızkını verir" derler. Öyleyse bu açlığın, kavganın sebebi nedir? Açlıktan, susuzluktan kırılan insanlara mı yoksa dünyayı yeyip yutan ama yine de doymayan hırs azgınlarına mı acımalıyız? Bu hırs azgınlarının, doymazların cebindeki akrep ne yaman imiş ki yoksula, fukaraya uzanacak ellere aman vermez. Oysa hayat dertleri, sıkıntıları, neşeyi, eğlenceyi, bir sokum ekmeği paylaşınca güzel değil mi? Yoksa "Rabbena Hep bana" mı?

Garibanın halinden anlamak, yoksulun derdini düşünmek adına okunmasında fayda gördüğüm bir eser. Aslında anlamak ve düşünmek de pek kâr etmiyor, esas mesele harekete geçmek! Bu devran böyle gelmiş, umarım böyle gitmez. Son olarak üstadımdan bir dörtlük ekliyor, iyi okumalar diliyorum.

Kendini bilen bunu anlar
Çünkü Hak'tır bütün canlar
Yardımlaşsın tüm insanlar
Dünyada fakir kalmasın.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (16.038 Oy)19.969 beğeni45.748 okunma3.613 alıntı193.376 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.258 Oy)5.701 beğeni18.304 okunma1.160 alıntı64.109 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.963 Oy)9.232 beğeni30.319 okunma918 alıntı147.000 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.774 Oy)9.737 beğeni27.343 okunma2.012 alıntı126.522 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.176 Oy)13.998 beğeni36.289 okunma3.802 alıntı154.191 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.931 Oy)6.043 beğeni20.706 okunma930 alıntı107.660 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.640 Oy)4.124 beğeni13.704 okunma1.552 alıntı56.646 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.953 Oy)9.486 beğeni26.707 okunma1.832 alıntı136.543 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.764 Oy)8.228 beğeni22.383 okunma4.690 alıntı137.460 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (10.044 Oy)11.841 beğeni29.712 okunma1.694 alıntı155.316 gösterim
Orhan Kemal ile, 'Bereketli Topraklar Üzerinde' adlı eseriyle tanıştım ve bu tanışıklığın derinleşmesine doğru bir adım atmak için Ekmek Kavgası'nı kütüphaneden edindim. Kitabın içeriğine pek bakan biri değilimdir dolayısıyla hikayelerden oluştuğunu görmedim. Defalarca kez söylediğim gibi ve şu anda da tekrar etmekle sıkıcı bir hale gelebileceğinin endişesini taşıyarak söylemek isterim ki; öykü okumaktansa roman okumak çok daha heyecan verici ve ziyadesiyle okuma isteği uyandırıyor bende. Bu düşünceyi taşıyan ben acaba daha ne kadar utanmaya devam edeceğim böyle güzel hikayeler yazan yazarlar karşısında?

Maksim Gorki, Orhan Kemal gibi yazarları okudukça; nasıl anlaşılır ki ekmeği ellerinde tutup kimseyle paylaşmayanlarla? Nasıl yer alınır onların yanında? Onların yanında yer alamazsınız, onlarında yanında sadece ekmekleri kadar yer vardır! Yanlarında olmak için yola çıktığınızda bunu unutmayın! O yol ki; Germinal'in, Maheude kadınının ve zavallı çocuklarının, 'ekmek verenlerinden' bir parça ekmek istemek için çıktığı, çamur, pislik içinde, aldıkları yol kadar sefil bir haldedir...

İçerisinde beni ziyadesiyle etkileyen öykü, yaz kış paltosuyla iş yapmaya çalışan, varlığıyla yokluğu başkalarının nazarında fark etmeyen o küçük (!) memurun öyküsüydü. Sadece bu öyküyü okumak, o memurun varlığından haberdar olmak bile Kemal'in büyüklüğünü göstermeye yetecektir...
Ekmek Kavgası bir öykü kitabı. Orhan Kemal hiç okumadığım için merakla başlamıştım. Edebiyattan sınav olacağımız için bir başlangıç oldu. İnsanın içine işleyen ufak ufak öykülerle güzel bir kitaptı. Orhan Kemal 'in romanlarını da okumak isterim. Bir öykü kitabı olduğu için yorum çok tutmayacak. En sevdiğim yavru bir köpeğe yapılan eziyetleri anlatan öyküydü. Öyküyü okurken çok duygulanmıştım. Ağlayacak gibi olmuştum hatta. Öykülerin her biri ayrı bir mesaj veriyor. Bence güzel bir öykü kitabıydı.
4/5
Mükemmel bir sofra kurulmuştu. Türlü türlü lezzetli yiyeceklerle dolu tabaklarla donatılmıştı bütün masa. Bu bolluk kesinlikle barbarcaydı(...) Dünya nimetlerinin böylesine dökülüp saçıldığını, böylesine israf edildiğini ömrümde görmedim.

Edgar Ellan Poe'nin okurken hoşuma giden bir alıntısıydı ve Orhan Kemal'in bu kitabını okurken neon ışıklarına yazılı bir şekilde zihnimin köşesinde yanıp yanıp söndü her hikayesinde.

İleri bir teknolojik çağda, imkanların çok çeşitli, neredeyse sınırsız olduğu günümüzün ünlü ve ünsüz kahramanları olan bizler;

Orhan Kemal'in kitabındaki yoksul tarım işçilerini, fabrikada kan ter içinde çalışan çocuk Sami'yi, üç çocuğunun geçimi için kirli pardösü içinde yaz-kış çalışan küçük katibi, tren istasyonu'nun beton zemininde uyuyan ufak kızı, pastırma-yumurta hayali gören cimcimeyi, elma, incir var bağrışıyla tozlu yollarda rızkını çıkarmaya çalışıp en sonunda yalnız, tek bir göz odada uzun bir süre sonra ölü bulunan ihtiyarcığı ve daha nice hikaye kahramanlarını okuduktan sonra

Nasılsın diye soran birine; aşk acısından, beni kimse anlomoyor ki, ayy ayy yeni bilmem ne çıkmış hala almodom ki, baksana şunun şuyu ne gozol keşke benim olsoydo tarzı hazımsızlık, doyumsuzlık, sahip olunanların kıymet bilmezliğinden, iyi değilim diyebilir miyiz?
Elbette deriz.
Sonuçta insanız.

İyi okumalar.
Kitap 25 hikayeden oluşmuş.Kitapta 1948'li yıllardaki zorluklar özellikle ekmek kazanmak için girilen zorlu mücadeleler anlatılıyor.Bu kitapta en çok "Kitap Satmaya Dair"adlı hikayeyi beğendim.
İçerik ve kapak resmi en güçlü kitaplardan biri Ekmek Kavgası. Yoksulluğun lacivertinin her tonu mevcut. Mapushanedeki tutsaklarla açlığa tutsak yoksul Anadolu halkının öyküleri var kitapta.
Farklı beklentilerle okudum kitabı. Ancak gördüm ki bugünün post-modern gerçekçiliğinin köklerini oluşturan bir tarz var. O yüzden beklentilerimi karşılamadı. Bir-iki hikaye vardı toplumsal gerçekçiliği yansıtan.
Genel olarak çalışan toplumun her kesiminde oluşan haksızlıkların ele alındığı döneminin toplum ilişkilerinin ne kadar zor ve içler acısı hale geldiğini, yönetimdeki aksamalar topluma nasıl yansıdığını ve haksız yere insanların ne şekilde toplum ve yargı tarafından bakış açsını tüm hikayelerinde görebiliyorsunuz. Kitapta en sevdiğim hikayeler; kitap satmaya dair, çocuk ali, dönüş, revir meydancısı yusuf
Ekmek kavgasi
Her şekilde karşına çıkar.
Bazen iffet
Bazen aile kavgasi
Bazen vicdan
Bazen haram
Bazen güven.
Bazen .............................
25 kısa öyküden oluşan bu kitabı bir solukta okudum. Kitap içindeki öykülerden beni en çok etkileyeni "Çocuk Ali" oldu.

Fantastik hikayelerin büyülü dünyasından uzakta, gerçeğin kayalıklarında yalın ayak dolaşmak isteyenlerin okumasını önerebileceğim bir kitap.
Bu ikinci kitabı Orhan Kemal'in. Öykülerinden başladım. Her öyküyle hayatın ve insanın can damarından yakalayıp sere serpe ortaya koyuyor. Okuyucu olmaktan çok izleyici gibi olayların yanı başında hissediyorsunuz kendinizi.
Öyle bir sevgilim olsun istiyorum ki, ne demek istediğimi bakışlarımdan anlasın. Sözle değil, gözlerimizin bakışıyla anlaşalım. Sonra küçücük bir evimiz, çok değil, iki oda bir salonlu...
Orhan Kemal
Sayfa 23 - Everest Yayınları
" Bilmiyorsunuz, " dedi, " sefalet nedir bilmiyorsunuz hanım...(Kendi kendine) Allah encamımızı hayırlara tebdil eylesin! "
Orhan Kemal
Sayfa 32 - Everest Yayınları
"Tırnakları da boyalıydı, kırmızı kırmızı..."
"Neylemeli boyalı tırnağı? Boyalı tırnak karın doyurmaz ki!"
"Hele altın dişi... Gülüşü, güller açıyordu yüzünde!"
"Neylemeli? Gözellik dediğin bir süs. Süs karın doyurmaz ki!"
"Senin de ne doymaz karnın varmış bre emmi?"
Orhan Kemal
Sayfa 140 - Everest
"... Beyefendi! Her yerde insanlar... Koşuyorlar, gidiyorlar, geliyorlar, tutuyorlar, koparıyorlar... Yığın yığın, vıcık vıcık, sürü sürü insanlar... Üzerinize atlıyor, lokmanızı ağzınızdan kapıyorlar beyefendi. Beyefendi, insanlar kurt gibi, kurtlar gibi saldırıyorlar beyefendi!"
Orhan Kemal
Sayfa 40 - Everest Yayınları, 18.Baskı
Beyefendi! Her yerde insanlar... Koşuyorlar , gidiyorlar, tutuyorlar, koparıyorlar... Yığın yığın , vıcık vıcık , sürü sürü insanlar... Üzerinize atlıyorlar, lokmanızı ağzınızdan kapıyorlar beyefendi . Beyefendi insalar kurt gibi , kurtlar gibi saldırıyorlar beyefendi!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ekmek Kavgası
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
148
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752894624
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Ekmek Kavgası
Ekmek Kavgası
Orhan Kemal her zaman, geçimini en zor koşullarda kazanmak zorunda olan, ekmeği için hep bir kavganın içinde yer alan insanların yazarı olmuştur. Bu insanların yaşadıklarını hayran olunası bir yetkinlikle dile getirirken, aydınlığı ve umudu da göz ardı etmez. Bize sürekli, tüm bu yaşananlara rağmen, insanın içindeki aydınlığın ve umudun daha iyiye, daha güzele layık olduğunu hatırlatır. Bunun içindir ki Orhan Kemal edebiyatı her zaman bir direnç kazandırır okurlarına...
Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir...

Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize...

Kitabı okuyanlar 311 okur

  • Fatma AVŞAR
  • Uğur Hürcan
  • Halil Akdemir
  • Serkan Çakın
  • Hüsamettin Çalışkan
  • Yeşim Eren
  • Meryem Yabalak
  • Aycan
  • FERAY
  • Alper Abay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.3
14-17 Yaş
%2.7
18-24 Yaş
%18
25-34 Yaş
%40
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%11.3
55-64 Yaş
%4.7
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.8
Erkek
%50.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.3 (16)
9
%20 (15)
8
%28 (21)
7
%16 (12)
6
%6.7 (5)
5
%6.7 (5)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0