Ekmek ve Zeytin

7,5/10  (4 Oy) · 
14 okunma  · 
2 beğeni  · 
527 gösterim
Kumrunun Gördüğü adlı kitabıyla 2011 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanan Ahmet Büke, genç öykücüler arasında farklı bir konuma sahip. İyi tanıdığı insanları, mahalle arasında olup biten günlük olayları yazıyor. Bu çevrelerin dilini, argosunu ustaca kullanıyor. Bunun yanında, özgün, sıra dışı bir öykü dili var Büke'nin. Ekmek ve Zeytin, yazarımızın aynı bakış açısıyla yazdığı yeni öykülerin yer aldığı bir kitap. Ancak bu defa Büke öykülerini çok daha geniş bir coğrafyaya açıyor.

Su yoksa, hayat yoksa, aşk da olmaz diyordu. Ben Metin'e üzülüyordum habire. Bu kız onu üzecekti. İstiyordum ki ben üzüleyim. Metin unutsun Hülya'yı, ben seveyim. Çölü değil de evimizin karşısındaki gölü göstereyim ona. Yeşilli, kızıllı dalgaların kıyıya nasıl vurduğunu, böceğin, yılanın nasıl kıvrandığını anlatayım. Sazan çıkar, levrek iner dibe. Sonra bıyıklı, güngörmüş bir balık suyun kabuğundaki sineklere diker gözlerini. "Tanrım," der. "Suyun öbür yüzü de bu kadar delidolu mu?" Hülya istese beni daha çok sever Metin'den. Çünkü Metin çöllere dönmüş yüzünü. Benim doğduğum yerde adım atsan su çarpar yüzüne.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2011
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9789750713903
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
mundo 
04 Nis 2016 · Kitabı okudu · 38 günde · Beğendi · 9/10 puan

Konsantre öyküler: kesitler verilen hayatların tümü arka planda tamamlaniyor. Kısa bir anlatıda tüm'ün duygusunu hissettiriyor ... Zaman zaman rastgele bir sayfayı açıp tekrar okuyacağınızın sözünü verdiriyor.

gzd 
01 Şub 09:01 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Kısa,yoğun,şaşırtıcı...Ahmet Büke'den okuduğum ilk kitaptı.Birbirini tekrar etmeyen birçok mini öyküden oluşan kitabı tavsiye ederim.Sanki birçok kısa film izliyormuş hissi veriyor...

Kitaptan 5 Alıntı

gzd 
01 Şub 09:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yara yaraya benzedikçe kabuk tutar.
O zaman insan insana iyi gelir.

Ekmek ve Zeytin, Ahmet BükeEkmek ve Zeytin, Ahmet Büke
mundo 
04 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

güvercinler
Çatılarda güvercinler var!
Bir memleketin çatılarında güvercinler varsa saklı, gizli bir şey kalmaz. Onlar görür, izler, birbirlerine şaşkın şaşkın bakar. Sonra anlatırlar. Önce fısıltıyla, ardından yüksek sesle.
"İnsanlar insanlar...koşuyorlar, yürüyorlar. Evlerde sevişenler, dövüşenler. Sokakta vuruşanlar. Ekmeğimize tükürenler. Kediler aslan, köpekler melek, insanlar canavar hem de melek. İnsanlar çalışıyor, doyuyor, aç kalıyor."

Ekmek ve Zeytin, Ahmet Büke (Sayfa 63)Ekmek ve Zeytin, Ahmet Büke (Sayfa 63)
sugelay 
 21 Ara 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Gülümseyen Ağıt: Mavi ve Bahar
Bahar güzeldir. İnatçı bir kuş gibi çamurdan yuva yapar. Kediler umutlanır: Açlık daha azdır. Sinekler örgütlenir: Kan pıhtılaşmaz. Ölen balıkların yerini hemen yenilerini alır. Saflar sıklaştırılır. Çürüyen kuyrukların ve dağılan kılçıkların arasına tutunan yumurtalar, yosunların iniltileri arasında çatlar.
Hayat inat eder.

Ekmek ve Zeytin, Ahmet Büke (Sayfa 47)Ekmek ve Zeytin, Ahmet Büke (Sayfa 47)
mundo 
27 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Şöyle bir kartal var havada: Erkek istemiyorum. Yumurta istemiyorum. Yuva yapmak istemiyorum. Tanrım, ne büyükmüş zulmün. Bunca yağmuru ve suyu tutup ateşi salıvermelerin. Av istemiyorum, ekmek istemiyorum. Verdiğin gözleri de geri al. Bu zincirler yüzünden kaçamıyorum, verdiğin kanatları da geri al!

Ekmek ve Zeytin, Ahmet BükeEkmek ve Zeytin, Ahmet Büke