Adı:
Ekmekçi Kadın
Baskı tarihi:
1963
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstiklal Matbaacılık ve Gazetecilik
Baskılar:
Ekmekçi Kadın
Ekmekçi Kadın
Ekmekçi Kadın
Emekçi Kadın
Ekmekçi Kadın
504 syf.
·2 günde·7/10
Kitabın yarısına kadar okuduktan sonra ben bunu bılıyorum bılıyorum diye devam ettm. Daha önce okumadıgıma emindim ama nerden biliyordum? Yeşilcamda Fatma Girik in Ekmekcı Kadın oldugu fılmı varmıs. Onu ızlemişim. Kitap filmden daha guzel olmakla birlikte bıraz acıklı ve duygulu. 500 sayfa olmasına ragmen sıkıcı degıl akıp gidiyor. Keske sımdı de Rus edebiyatı Fransız edebiyatı kitaplarının filmlerı cekılse diye düşündüm. Eskiden her sey ne kadar da kalıtelıymiş filmler bile...
%36 (177/504)
Çok kıymetli hocalarımdan biri, iki senedir "Ekmekçi Kadın, Ekmekçi Kadın" diye diye başımın etini yemişti. Neyin nesiymiş, kimin fesiymiş bu meşhur Ekmekçi Kadın diye, merakımı gidermek adına başladım kitaba... An itibari ile de yarıya gelmeden bıraktım efendim

Kitap hakkında yazılmış diğer incelemelere bakınca, hemen hepsinde bir sinema senaryosu benzetmesinden bahsedildiğini okudum. Gerçekten de öyle, bu kitap tam bir Yeşilçam güzellemesi ki, zaten Osman Seden ve Şahan Haki de bu fırsatı kaçırmamış ve
birinde Türkan Şoray'ı, diğerinde Fatma Girik'i başrolde oynatarak, eseri 2 ayrı şekilde sinemaya uyarlamışlar.

Konusuna gelince, 70'li yılların beyazperdesinden çok aşina olduğumuz, fakir ama gururlu ve bir o kadar namuslu, eşini kaybetmiş, iki çocuk anası kadınımızın , pençesine düştüğü zengin, hırslı, kötü kalpli ve ırz düşmanı fabrikatör ile giriştiği hayat mücadelesi efendim. Baktım ki kitap 500 küsür sayfa,her sayfası acı, her sayfası eziyet, yok böyle olmayacak diyerekten açıp 1 saatlik filmini izledim. Bu durumdan da oldukça memnun kaldım, zira kitabın herhangi bir edebi değeri ve sürükleyiciliği kesinlikle söz konusu değil. Eserin 1884 yılında yayımlanmış olmasını da gözününde bulundurarak, daha hallice bir değerlendirme yapmak istiyorum lakin bir Anna Karanina'nın da aynı yıllara tekabül ettiği geliyor aklıma...
Sözün özü, bir buçuk asırdır 26 dile çevrilmiş, zamanında yok satmış bu eser bende pek iyi bir izlenim bırakmadı. Kurgusal bir içerik barındırmayan romanlar, bana pek cazip gelmiyor sanırım...
504 syf.
·3/10
Öylesine dramatik bir dille yazilmis ki.Eski turk filmlerine kesinlikle ilham olacak kadar gözyasi cesmesi bir roman.Cok merakla beklemistim bu kitabi okumayi neden bilmem,feci bir hayal kirikligi yasatti acikcasi. Drami sevenler icin bilmis kaftan.
160 syf.
·Beğendi·10/10
Siyah Beyaz bir film tadında bir roman.Bir kadın güzel ve genç bir kadın onu seven kötü bir adam o adam yüzünden başına gelenler,çocuklarından ayrı yıllarca suçsuz yere üstüne atılan iftiralarla mahkum hayatın yaşaması bir aftan yararlanıp özgürlüğüne kavuşması, Yıllar önce kaybettiği çocuklarına kavuşması..Roman soluksuz okunacak bir dramı her sayfasında yaşatıyor okuyucusuna. #KitapŞuuru
İyi, çok iyi bir kadın bu... Hayat görgüsü ve tecrübesi olan güzel ve namuslu bir kadın. Belli ki, kocasının ölümü onu çok sarsmış. Şüphesiz çok üzülüyor. Fakat biraz gururlu ve azametli hali de yok değil. Sonra hayaller içinde yüzüyor. Mesela üç bin franga sahip olmayı düşünebiliyor. Üç bin frank? Bunca zamandır bu dükkanı işletirim, ben bile bu kadar parayı bir kenara koyamadım. Kolay şey mi üç bin frangı bir arada görmek? Ne zannediyor para kazanmayı? Sokaktan çakıl taşı toplamaya benzemez bu iş..
Jan Fortiye, Ekmekçiler Lokantasından çıkınca deli gibi rastgele yürümeye başladı. Zihni karmakarışıktı. Hiçbir şey düşünemiyordu. Lokantadaki sesler kulağında çınlıyordu. Rıhtıma çıktı, peşi tarafına doğru yürüdü. Envalid'e gelince oradaki taş kanepelerden birinin üzerine çöktü. Karşıda iki jandarma vardı. Korku içinde idi. Kendisinin Paris'te olduğunu biliyorlardı. Onu mutlaka bulacaklardı. Yıllarca sonra kızına kavuştuğu halde, bu sefer sevgili Lüsi'sinden ebediyen ayrılacaktı. Jan Fortiye, hüngür hüngür ağladı. Artık her şey sona ermişti. Başı göğsünün üzerine düştü.
Bir damla güzellik için büyük servetleri feda edebilecek durumdaki zengin kadınları imrendirecek derecede nefis olan bu güzelliğin sahibi, nefis bir yürüyüşe de malikti. Güzelliğini tamamlayan mühim bir unsur da bu idi.
Xavier de Montepin
Sayfa 4 - İSTİKLÂL YAYINLARI - ÇEV:CAHİT BEĞENÇ

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ekmekçi Kadın
Baskı tarihi:
1963
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstiklal Matbaacılık ve Gazetecilik
Baskılar:
Ekmekçi Kadın
Ekmekçi Kadın
Ekmekçi Kadın
Emekçi Kadın
Ekmekçi Kadın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0