Adı:
El Greco'ya Mektuplar
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
591
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733505
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Anaphora Sto Greco
Çeviri:
Ahmet Angın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
El Greco
El Greco
Hatırlamak için belleğime başvuruyorum; havayı, hayatımı toparlıyor, generalin karşısındaki asker gibi dimdik duruyor ve El Greco'ya mektuplar yazıyorum; çünkü aynı Girit toprağından yoğrulduk, canlı ya da ölü tüm mücadeleciler içinde beni en iyi o anlayabilir. Kendisi de taşların üzerinde aynı kırmızı izi bırakmadı mı?
Zorba, Yeniden Çarmıha Gerilen İsa, Kardeş Kavgası, Kaptan Mihalis, Günaha Son Çağrı gibi yapıtlarıyla 20. yüzyılın yalnızca yazınsal açıdan değil, düşünsel yönden de en etkileyici yazarlarından biri sayılan Nikos Kazancakis'in büyük anlatısı El Greco'ya Mektuplar, yazarın "ruhsal otobiyografi"sidir. Kazancakis, kendisi gibi Giritli olan ünlü Rönesans ressamı El Greco'ya mektuplar biçiminde kaleme aldığı kitabında, yaşamı boyunca izini sürdüğü düşünsel, ruhsal ve ahlaksal yolculuğu anlatır. Gerçekle kurmacanın iç içe geçtiği bu kitap, insan varoluşunun anlamını ve anlamsızlığını sorgular.
Kazancakis’in, kendisi gibi Girit topraklarında yaşamış olan Rönesans ressamı El Greco’ya yazdığı mektuplardan oluşuyor kitap. Biçim ve içerik olarak mektuptan ziyade seyahatname, anı ya da otobiyorafik özellikler taşıyor diyebiliriz bu metinler için. Gayet duru ve akıcı bir dille yazılmış, yazarın karakterini, doğrudanlığını, samimiyetini dili kullanışından da hissedebiliyoruz.

Kazancakis demek ‘’Zorba’’ demekti benim için ama yazarın ruhsal otobiyografisi kabul edilen bu kitabı okuyunca “Zorba”nın onun ulaşmak istediği bir ideal olduğunu gördüm. Zorba gibi olmak isteyen bir Kazancakis.

Yazar, hayatı yukarı doğru yapılan bir “tırmanma” olarak tanımlıyor ve şöyle diyor:

“ Ruhumun tümü bir çığlık ve uğraşımın tümü bu çığlığı yorumlamak.
Hayatım boyunca, yalnız bir kelime bana acı çektirmiş ve beni aşka getirmiştir: tırmanma. Ben bu tırmanışı burada, gerçek ve hayalle karışık bir biçimde sunmak istiyorum. Tırmanışımın bıraktığı kırmızı ayak izlerini de…” (s. 9-10)

Yazarın ruhunda yaşadığı sancıları, arayışı, Tanrı ve insanlarla olan savaşını, kendi deyimiyle tırmanışını okuyoruz bu kitapta.

Oldukça zengin ve uzun bir yolculuk olan maratonda kimlerle karşılaşmıyoruz ki… İsa, Buda, Lenin, Bergson, Nietzsche’den tutun Panait İstrati’ye kadar birçok tanıdık isim bazen kurgu bazen gerçeklerle eşlik ediyor bu yolculuğa. Girit’ten başlayan Kazancakis’in mektuplarıyla Türkiye, Rusya, İtalya, Kudüs, Sina, Viyana, Berlin, Kafkasya ve daha birçok yere uğruyoruz.

İçindeki Tanrı’yı bulmaya, anlamaya çalışırken dinleri, inanışları eleştiriyor bazen ağır bir şekilde. Azizlerle, keşişlerle dalga geçiyor kimi zaman. Bedenin isteklerinin görmezden gelinerek insanın sadece ruhtan oluşmadığını vurguluyor. Bedenin isteklerini engellemek yerine tatmin ederek mutlu ve özgür olunabileceğini savunuyor.

Kazancakis’in felsefesini benimsemesem de saygı duyduğum görüşleri var. İnsanın kendine verileni olduğu gibi kabul etmeyip, kendi doğrularını araması, sorgulaması, bu uğurda başaramasa bile gayret sarfetmesi gerektiği görüşünü sevdim.

Şunu da belirteyim, yazar Türkiye-Yunanistan arasındaki savaşa tanık olmuş ve kendi cephesinden savaşın izlerini yansıtmış. İyi şeyler söylememiş tabii hâliyle. Bunları okurken tuhaf bir duyguya kapıldım ve savaşın hiçbir zaman kazananının olmadığını, iki tarafın da aslında kaybettiğini bir kez daha düşündüm.

Bu kitabı okuyun demiyorum, siz bilirsiniz. :) Ben okuduğuma memnunum, benim için sorular sorduran, düşündüren kitaplar iyidir; bu da öyle bir kitap.
"Yaşamımın sadece benim için göreceli bir değeri vardır, başka hiç kimse için yoktur. Kabul ettiğim değer, insanın bir basamaktan ötekine tırmanmak için gösterdiği çaba sonucu azminin ve gücünün el verdiği en üst noktaya varmasıdır."

Bulgar Nikos Kazancakis, diğer yapıtlarında da olduğu gibi bu yapıtında da sadece yazınsal açıdan değil düşünsel açıdan da okuyucu her daim etkilemiş avrupa'nın en etkileyici yazarlarından biridir. El greco, yazarın "ruhsal otobiyografisi"dir. El greco, rönesans ressamlarından biridir yazar bu yapıtında ressama düşünsel, ruhsal ve ahlaksal yolculuğunu kaleme alır.

Ek olarak, Nikos Kazancakis isa'ya olan tavrını bu yapıtında da çift kutuplu kaleme almıştır ve insanın ahlaksal olarak basamakları tırmanmasına işaret eder.
  • 1984
    8.9/10 (6.283 Oy)6.636 beğeni17.651 okunma2.943 alıntı90.220 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.924 Oy)9.197 beğeni30.179 okunma923 alıntı146.388 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.943 Oy)19.877 beğeni45.528 okunma3.518 alıntı192.350 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.765 Oy)8.378 beğeni23.963 okunma954 alıntı95.546 gösterim
  • Martin Eden
    9.1/10 (1.836 Oy)1.789 beğeni4.382 okunma2.587 alıntı38.835 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.726 Oy)8.188 beğeni22.280 okunma4.489 alıntı136.699 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.532 Oy)3.666 beğeni11.118 okunma6.081 alıntı101.535 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.904 Oy)6.017 beğeni20.598 okunma915 alıntı107.011 gösterim
  • Dava
    7.9/10 (2.003 Oy)1.953 beğeni7.282 okunma1.433 alıntı48.124 gösterim
  • Semerkant
    8.6/10 (2.446 Oy)2.326 beğeni7.728 okunma1.082 alıntı41.453 gösterim
Birbirinizi seviniz. Bu sözü, kuru bir ağaca söylesen çiçek açar; insana söylüyorsun, açmıyor.
Nikos Kazancakis
Sayfa 251 - Can Yayınları, Çeviri: Ahmet Angın
Tanrım! İnsana katlanabileceği her şeyi verme sakın!
Nikos Kazancakis
Sayfa 426 - Can Yayınları, 3. Baskı, Çeviri: Ahmet Angın
Mutluluk bazen gökte, bazen kafamızın içinde kovalayacağımız az bulunur bir kuş değildi. Mutluluk, avlumuza yerleşmiş bir kuştu.
Nikos Kazancakis
Sayfa 206 - Can Yayınları, Çeviri: Ahmet Angın
Dünya dönüyor ve sorular, acılar, şeytanlar değişiyor...
Nikos Kazancakis
Sayfa 284 - Can Yayınları, 3. Baskı, Çeviri: Ahmet Angın
"Neye bakıyorsun ihtiyar?" diye sordum.
Başını kaldırmadan, gözlerini sudan ayırmaksızın yanıt verdi:
"Hayatıma oğlum, akıp giden hayatıma!..."
Nikos Kazancakis
Sayfa 186 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
El Greco'ya Mektuplar
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
591
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733505
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Anaphora Sto Greco
Çeviri:
Ahmet Angın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
El Greco
El Greco
Hatırlamak için belleğime başvuruyorum; havayı, hayatımı toparlıyor, generalin karşısındaki asker gibi dimdik duruyor ve El Greco'ya mektuplar yazıyorum; çünkü aynı Girit toprağından yoğrulduk, canlı ya da ölü tüm mücadeleciler içinde beni en iyi o anlayabilir. Kendisi de taşların üzerinde aynı kırmızı izi bırakmadı mı?
Zorba, Yeniden Çarmıha Gerilen İsa, Kardeş Kavgası, Kaptan Mihalis, Günaha Son Çağrı gibi yapıtlarıyla 20. yüzyılın yalnızca yazınsal açıdan değil, düşünsel yönden de en etkileyici yazarlarından biri sayılan Nikos Kazancakis'in büyük anlatısı El Greco'ya Mektuplar, yazarın "ruhsal otobiyografi"sidir. Kazancakis, kendisi gibi Giritli olan ünlü Rönesans ressamı El Greco'ya mektuplar biçiminde kaleme aldığı kitabında, yaşamı boyunca izini sürdüğü düşünsel, ruhsal ve ahlaksal yolculuğu anlatır. Gerçekle kurmacanın iç içe geçtiği bu kitap, insan varoluşunun anlamını ve anlamsızlığını sorgular.

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Neslihan Akgün
  • Novella Buendia
  • Saki Sarıbulak
  • Onur Gördük
  • Cevat Kelle
  • Yakup
  • Mehmet
  • emel ekinci
  • Neslihan S
  • aussteiger

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (2)
8
%25 (1)
7
%25 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0