Elde Var Hüzün

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.374
Gösterim
Adı:
Elde Var Hüzün
Baskı tarihi:
1982
Sayfa sayısı:
114
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Baskılar:
Elde Var Hüzün
Elde Var Hüzün
Elde Var Hüzün
125 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Bu aralar sürekli şiir okuma isteğim vardı. Buna uygun olarak okudum da. Necip Fazıl Kısakürek ile başladım, Orhan Veli'den okudum biraz, Didem Madak'ın ile tanıştım bu süreçte... Sonra ise merak ettiğim bir diğer şaire geçtim. Atilla İLHAN.

Ben mi çok beklenti yükledim, yoksa bu aralar çok daha güzel şiirler okuduğum için duygusal bağlamda yeterli mi olamadı, bilmiyorum. Benim için bazı duygular eksik kaldı, tamamlayamadım. Sevmedim değilim ama belirttiğim gibi eksik kaldı. Yaptığımız 1000 parçalık puzzle sevebiliriz ama sadece bir parça bile eksik olduğunda tamamlanmış sayamayız. Benim bu kitapla aramda böyle bir bağ oluştu işte.

Yine de tavsiye edilir.
106 syf.
·1 günde·5/10
Şiir okumak ;Yamaç paraşütü yapmaya benzer diyebilirim..Hafif hissetmek boşlukta hissetmek yönüyle..Heyecan başka bişi yoksa..
Bu arada şiir okuyamam ,şiir dinleyebilirim,zihnim dağınık olduğu zamanlarda şiir okuma isteğim depreşebilir.Şiirle ilgim bu kadar yani..
Elde var hüzün beğendim mi çok anlamadım aslında..🤪
Alıntıladığım mısralar,dizeler de sadece anlayabildiğim yerlerdi..
Diğer mısraları anlamadım mı anladım tabi,mesela zencilerden uzun uzadıya bahsettiği bir şiiri vardı,sonra çeşit çeşit O. diyor o da ben buraya beden işçileri diye yazayım..Sonra Zeynebin bir subay a aşkından bahseden bir şiiri vardı..
Bu şiir kitabının son bölümünde Attila İlhan ile eski zamanlarda yapılmış söyleşilere yer verilmiş..
Düz yazı ya da röportaj okumayı şiir okumaktan daha çok sevdiğimden olsa gerek kitabın son bölümündeki kısımları daha bir ilgiyle okudum.
Attila İlhan,büyük bir şair sadece şair değil tarih bilinci de gelişmiş sinema tutkunu değerli bir edebiyatçı aynı zamanda..
Söylendiğine göre belleği çok sağlam olup saatlerce ezberinden dünya edebiyatından şiirler okuyabilirmiş..
Güzel bir şiir kitabı..
Bana olduğundan daha fazla eminim şiir severlere daha çok hitap edecek bir kitap..
Keyifli okumalar
125 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Attila İlhan’ın kişisel duygularıyla başlayarak, İttihat ve Terakki’ye, Baki’ye kadar uzanan şiirlerinin bulunduğu güzel kitap. Ara sayfalarda Böyle Bir Sevmek kitabında olduğu gibi Divan Edebiyatı’ndan alıntılar yapması ekstra güzelleştirmiş kitabı.
125 syf.
·7 günde·7/10
Attila İlhan tarzıyla kendine has, şiirlerinden duygu akan bir şair. Çok keskin, acılı, siyasi ve tüm şiirlerinde çok yoğun bir anlatıma sahip. Eserlerinin hepsini okumak gerek. Birçok şiiri şarkıya dönüştürülmüş, bazı dizeleri atasözü gibi kullanılır olmuş usta bir kaleme sahip. Bu eserde fark ettiğim kırmızı, mavi, yeşil gibi renkleri kullanarak resim gibi sahneler kurduğu oldu. Rakı, toz, gece, yıldızlar sevdiği kelimeler gibi geldi bana. Hep yarım kalan buğulu anlar ve anılar, benzersiz betimlemeler, duyguyla vuran söyleyişlerle dolu. Ne güzel demiş, ah be nasıl da söylemiş, işte tam da bu diyorsunuz bazen. Bazen kirpikleriniz ıslanacak gibi oluyor, bazen küfretmeye ramak kalıyor. Bende Attila Ilhan'ın her şiiri bitmeyen bir rüya gibi hissettirir. Uyansa da insan etkisinden kurtulamaz uzun süre. Sonsuza dek yazsaydı diyeceğim yegane kalemlerden. İyi ki bu dünyadan bir Attila İlhan geçti. Şiirle kalın, iyi okumalar diliyorum.
125 syf.
·7/10
Attila İlhan farklı ve etkileyici imge dünyasıyla severek okuduğum şairlerden biri. Bu kitaptaysa bazı şiirler ve kimi mısraları çok beğendim. Asıl dikkat çekici olansa kitabın son bölümünde İlhan'ın şiir sanatına dair kendi şiirlerini ve dönemindeki diğer şairleri değerlendirdiği kısımdı. Şiir, mısra, ahenk, toplumsal sorunların şiirde nasıl yer alması gerektiği vb. konulardaki fikirleri benim açımdan çok daha keyifliydi.
125 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Mavicilerin Attila, Nam-ı diğer KAPTAN, yeri çok başka, doldurulamaz boşluğuyla edebiyatımızın Koca çınarı. Her kitabı, her yazısı içinizde saklı bir yerlere dokunan, tarifini yapamadıklarınızın izdüşümü. Toplumbilinci çabasının neferi bir okyanus. Her şiir kitabından sonra meraklısına notlar vardır ki, ilk alınca baktığım, okurken de sabırsızlandıran. Şiirleri ayrı keyif, röportajları, yazıları ve eleştirel notları ders alınası, başka dünyaların kapılarını aralayan...
125 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
tut ki gecedir
katiller huzursuz
hırsızlar sinirli
hainler ürkekçedir.
elleri telefona kendiliğinden uzanıyor
ihanete gece müthiş bir gerekçedir
ihbarlar birer sansar
bir telefondan bir telefona atlar
ihanet bir bilmecedir.
Bir şiir yalnız bilgiyle yazılmaz, duyguyla yazılır; bilginin duyguya, duygunun imgeye dönüştürülmesi de şairin asıl işidir, yani zanaatı...
125 syf.
·4 günde·6/10
Serinin 7. kitabını da bitirmiş oldum. Atilla İlhan'ın diğer okuduğum kitaplarına göre biraz daha kötüydü. Daha doğrusu çok beğenemedim. Fazla bir inceleme de yapamayacağım. Diğer kitaplarında çok güzel bölümler vardı. Bu kitabında pek bir bölüm yok. Şiirler uzun ve geneli serbest. Aşk, yalnızlık ve savaş konuları işlenmiş ama daha fazla olan zencilik ve hapishane günlerine daha çok dayandırmış. Elbetteki kitaba kötü demiyorum ama diğer kitaplarına göre daha az beğendim.
125 syf.
·Puan vermedi
Eserde farklı tonlarda şiirler bulabilirsiniz. Daha çok divan edebiyatına ithafen şiirler bulunmaktadır. Ayrıca eserin sonunda bir takım söyleşiler ve şiirlere dair bilgiler de vardır.
125 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Şehrin sokaklarında ihanet yürüyor bu şiirlerde; tanıdık birileri ölüyor, mahkûmlar koğuşlarında sevda, özlem, özgürlük, sevgili örüyorlar gizlice, genç ayrılıklar, tutsak mutluluklar yaşanıyor… Aykırı hayatların resmi geçitinde hep bir ağızdan söylüyoruz: “hayat zamanda iz bırakmaz / bir boşluğa düşersin bir boşluktan / birikip yeniden sıçramak için / elde var hüzün”…

“Attilâ İlhan toplumcu şiirimize olduğu kadar, bireyci şiirimize de yeni boyutlar kazandırmıştır.”
– ASIM BEZİRCİ

İçindekiler;

yağmurda sis düdükleri

tut ki gecedir
o vahim orospu
t
kısa devre 1
kısa devre 2
kısa devre 3
kurtalan treni’ne gazel
rüya bu ya 1
rüya bu ya 2
rüya bu ya 3
gözleriyle cellat
zeynep beni bekle
yağmurda sis düdükleri
ayıp resimler

rast ‘zenci’ peşrevi
bunlar insanı parçalar
zenci çengi mi…
fokur fokur
sunturlu bir karanlık
ayıp resimler 1
ayıp resimler 2
ayıp resimler 3
ayıp resimler 4
ayıp resimler 5
ayıp resimler 6
rubaiyat

zulmetmeyi yeğler
sürekli bir dalgınlıktır
döne döne
bir vapur gibi uğuldayarak
yağmurlu kış günü
trenler katar katar
korkunun kulak gibi
buz kuşları
sabah uyanırsın
serbest gazeller

gibi redifli gazel
an gelir
kim kaldı
harem-i hümayun
bâki’ye gazel
elde var hüzün
drang nach osten

raviyân-ı ahbar…
nâkilân-ı âsâr…
şöyle rivayet ederler kim…
meraklısı için ekler

“kelime”
deryanın günahı ne?
“genç ozanlar” üzerine söyleşi
şiir üstüne konuşma
avuntu mu?
“kocatepe” ile söyleşi
türk şiirinde gençler (ustalar ne diyor?)
şiirde, kurtuluş savaşı
şiir söylemek
şiirden çok, laf…
(Tanıtım bülteni )
120 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Bir Azerbaycanlı olarak, ülkemizde türk şiir yazarlardan bazıları çok meşhurdur. Hatta onlardan başkaları pek tanınmaz. Atilla İlhan gibi, Nazım Hikmet gibi, Cemal Süreya gibi, Turgut Uyar gibi, Özdemir Asaf gibi isimler. Bunların hepsini okudum diyemem. Ama okumayı planlıyorum. Atilla İlhanla başladım. Kitaplarından bir kaçını okudum. Bu kitabı en az "KİMİ SEVSEM SENSİN" kitabı kadar sevdim. Onun kadar beyendim. Neden hep hüznü yazıyor şairler diye önyargıyla yaklaşırdım bazen. Zaman geçtikce daha iyi anladım. Hayatı mutluluklarımızla değil, acılarımızla tanımlıyoruz. Bizi büyüten, olgunlaştıran mutluluklarımız değil, acılarımızmış. Ve edebiyyat dediğin en çok da dramla besleniyormuş. Her ruha dokuna bilmek, her ruhu okşamak için. Biz insanlar mutluluklarımızı değil, hep acılarımızı konuşup, acılarımızı büyütdüğümüzden hüznü ruhlarımızla eşleştiriyoruz. Garip bir çekiciliği var hüznün, acının. Anlatsan, anlatılmaz. Bilen biliyor.

Güzel serüvendi. Teşekkürler, Atilla İlhan!!

Ayrıca, burada eğer Azerbaycanlı arkadaşlarım varsa, onlara sesleniyorum. Türk edebiyyatında bizim ülkemiz için pek meşhur olmayan ama güzel eserlerle tarihe iz bırakan başka isimler de var. Behçet Aysan gibi, Abdurrahim Karakoç gibi. Araşdırın, onları da okuyun.
ikimiz otobüsle uzak bir şehre gidiyormuşuz
kars'a mı desek
ardahan'a mı
desek
yollarda kar bulut mavisi/dağlar duman
derin bir uykusuzluğa sarkmış uykusuzluğa sarkmış yolcular
bir uçuruma sarkar gibi
tedirgin
ürkek
gizli böcek çıtırtıları şoförün radyosundan
camlar buğulandı
sabah oluyor
omuzumda
uyuyorsunuz...
söyleşir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüşürdük
pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
ne meseller söylerdi mercan köz nargileler
zamanlar değişti
ayrılık girdi araya
hicrana düştük bugün
Ah nerde gençliğimiz
Sahilde savruluşları başıboş dalgaların
Yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
Elde var hüzün
Biraz bulut saklamıştım geçen sonbahardan,
Mehtabın yaldızladığı bir deniz kenarı,
Koyduğum yeri unutmuşum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Elde Var Hüzün
Baskı tarihi:
1982
Sayfa sayısı:
114
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Baskılar:
Elde Var Hüzün
Elde Var Hüzün
Elde Var Hüzün

Kitabı okuyanlar 596 okur

  • Fatih Zaman

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0