Elde Var İnsan İnsan Coğrafyasında Gezintiler

6,0/10  (3 Oy) · 
11 okunma  · 
2 beğeni  · 
424 gösterim
İnsan ve yaradılmış olan her şey, her zerresinde akıl almaz bir işlevselliğin ve estetiğin izini taşır. Var edilen her şey evrenin şiirine bir dize yazar. O şiir ki, gözün gördüğünden ötededir; aklın anladığından aladır. Ancak o şiir, gözün görmesiyle yeniden yazılır, yeniden yankılanır, aklın anlamasıyla yeni ahenklere bürünür, yeni renklere ayrılır.

Şimdi her birimiz her an yeniden yazılan bu şiiri anlamaya çalışarak, o şiirin içindeki yerimizi bulmaya çabalıyoruz. Senai Demirci, Elde Var İnsan'la, bizleri gözümüzün gördüklerinden ötesine tanık olmaya çağırıyor. Can kasesianin içinde saklı sırlara dokunarak, bizlere varlığımızı bir kar tanesi yumuşaklığında yeniden hatırlatmaya niyetleniyor.

Elde Var İnsan, var edilendeki eşsiz ahengi ve doyumsuz renkleri hissettiren bir kitap...

Elinizde hep bir insan sıcağı olsun diye...
(Arka Kapak)

Tıpkı dibinde inciler saklayan dipsiz bir deniz gibidir yüzümüz. Ruhumuzun derinliklerinden kopup gelen her sır, yüreğimizin köşelerinden sızıp gelen her duygu hemen yüzümüzün detaylarına taşınır.

Sonra ellerimiz. İncecik parmaklarla dünyanın yükünü kavrayan ellerimiz. Eşyayı bize yakınlaştırmaya ve yakıştırmaya ayarlı parmaklarımız. İnce belli bir bardağı zarif parmak hareketleriyle kavrarken, hiç farkında olmadan hem estetik gerekleri hem de işlevsel zorunlulukları yerine getiririz.

Ve hayatımızın beş köşesi... Yani duyu organlarımız... Yüzümüzün aşina coğrafyasında doğup yükselen iki kara güneş gibidir, bir çift göz. Sadece ışığı algılamakla kalmaz, ruhumuzun ışığını da yüzümüze düşürür gözlerimiz.

Alabildiğine şeffaf ve belli belirsiz ama etkisi itibariyle somut ve aşikâr olan envai çeşit kokuyu ruhumuza taşıyan burnumuz. Bizleri hayatın en temel özüyle, sesle yani sözle, anlamla tanıştıran kulaklarımız. Cenneti ellerimizin altında hissettiren dokunma duyumuz. Yediğimizin, içtiğimizin karşı konulmaz lezzetini hissettiren tat alma duyumuz.

Aslında insan ve yaradılmış olan her şey, kâinatın şiirine bir dize yazar. Bütün dizelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan anlam, müthiş bir ahenkle bizleri kendisine katılmaya çağırır.

Şimdi, varlığın şiirine katılma zamanı...
(Tanıtım Bülteninden Alıntı)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2010
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9799752633970
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 6 Alıntı

Mehmet Ferit 
12 Tem 22:53 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Dudaklarımızla söylediklerimiz, yüzümüzle söylediklerimizin yanında öylesine yetersiz kalıyor ki...

Elde Var İnsan, Senai DemirciElde Var İnsan, Senai Demirci
Mehmet Ferit 
12 Tem 22:57 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Aslında her tebessümümüzde paha biçilmez bir cevherin kutusunu açıyor, gören gözleri onun parıltısına davet ediyoruz.

Elde Var İnsan, Senai DemirciElde Var İnsan, Senai Demirci
Mehmet Ferit 
13 Tem 19:16 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Sen de biliyorsun ki insanlar gerçekte konuşmuyorlar. Konuşur gibi yapıyorlar. Öğrendikleri sözcükler var. Birbirlerine onları söylüyorlar. Gerçekte çok azı, çok az zaman için konuşuyor. Onlara da dikkat et, duygu sözcükleri yoktur. Birbirlerine söylemeleri gereken sözleri söylerler. Onun için de çoğunlukla birbirlerini dinlemezler. Gerçekte konuşmayan, gerçekte dinlemeyen insanlar iki önemli iletişim aracını da kaybettikleri için artık anlaşamaz hale gelirler. Koku ve dokunma. İşte gerçek iletişimin iki yolu. İnsanlar ikisini de unuttu.

Elde Var İnsan, Senai DemirciElde Var İnsan, Senai Demirci
Mehmet Ferit 
12 Tem 23:07 · Kitabı okudu · 2/10 puan

City of Angels (Melekler Şehri)
Cerrah sessizce ağlıyordu, gözlerinden taşan birkaç damla yaş, yanağına doğru süzüldü. Bu arada, gözyaşının nedenini açıklamaya çalıştı, uzun uzun anatomiden ve fizyolojiden söz etti. "Melek" bu açıklamadan tatmin olmamışa benziyordu.
— “Belki de,” diye başladı cerrahın gözlerinin içine bakarak, “ruhun bedenine sığmıyordur da, dışarı sızıyordur.”

Elde Var İnsan, Senai DemirciElde Var İnsan, Senai Demirci