Eleğimsağma Hikayeler

·
Okunma
·
Beğeni
·
2
Gösterim
Adı:
Eleğimsağma Hikayeler
Baskı tarihi:
2021
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257649759
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık
Çocukluğum sökünüp geliyor eleğim sağma sokaklardan. Bir yağmur sarıyor pencereleri. Dostlar bir bir terk ediyor tanıdık muhitleri. Sevgililer ayrılıyor, aşıklar ayrı düşüyor, baba oğullar düşman oluyor. Çocukluğum sökünüp geliyor bir Cuma salası ile bir servi kavağının asırlık gölgesinde, YSE damgalı bir çeşmenin başında. Dünden bugüne ne çok şey değişti. Kağnıdan, harman tarlalarından, ekin kokusundan geriye ne kaldı? Yıldızlı bir çocukluk gecesinden geriye ne kaldı? Sen kaldın mı ki sevgili sıfatıyla seni yağmurlar altında bekleyen adam kalsın? Bir bekleyiş durağında, gökyüzü sokakta, şimdi elimde kalan eleğim sağma bir fotoğrafla… Unutma! Unuttuğun köklerinden rüzgâra karışan yapraklarında izler vardır. Ve o izler bir gün köklerini bulur.

Sessizliğin içinde bir dünya yaşanıyordu. Kimse farkında değildi. Bu gece bir başkaydı. İnsan tek başına mutlu olamıyordu. İnsanlarla zaten mutlu olamıyordu. İnsan sahi nasıl mutlu oluyordu? Para ile mi? Kadın mı şöhret mi aşk mı? Hangisi? Belki doğruya en yakın cevap sevgiydi. Sevgi bir isim olarak bile güzeldi. Oysa sevginin adı pekâlâ bir Zehra bir Süreyya olabiliyordu. Yine de hiç birisi olmadı. Olmasını ben istemedim. Penceremin dibinde uzayıp giden karlı siyah gece, sessiz bir dünyanın içinde yaşayıp giden tek canlıydı. Ötesinde mutlu ve mutsuz insanlar uykudaydı.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eleğimsağma Hikayeler
Baskı tarihi:
2021
Sayfa sayısı:
100
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257649759
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık
Çocukluğum sökünüp geliyor eleğim sağma sokaklardan. Bir yağmur sarıyor pencereleri. Dostlar bir bir terk ediyor tanıdık muhitleri. Sevgililer ayrılıyor, aşıklar ayrı düşüyor, baba oğullar düşman oluyor. Çocukluğum sökünüp geliyor bir Cuma salası ile bir servi kavağının asırlık gölgesinde, YSE damgalı bir çeşmenin başında. Dünden bugüne ne çok şey değişti. Kağnıdan, harman tarlalarından, ekin kokusundan geriye ne kaldı? Yıldızlı bir çocukluk gecesinden geriye ne kaldı? Sen kaldın mı ki sevgili sıfatıyla seni yağmurlar altında bekleyen adam kalsın? Bir bekleyiş durağında, gökyüzü sokakta, şimdi elimde kalan eleğim sağma bir fotoğrafla… Unutma! Unuttuğun köklerinden rüzgâra karışan yapraklarında izler vardır. Ve o izler bir gün köklerini bulur.

Sessizliğin içinde bir dünya yaşanıyordu. Kimse farkında değildi. Bu gece bir başkaydı. İnsan tek başına mutlu olamıyordu. İnsanlarla zaten mutlu olamıyordu. İnsan sahi nasıl mutlu oluyordu? Para ile mi? Kadın mı şöhret mi aşk mı? Hangisi? Belki doğruya en yakın cevap sevgiydi. Sevgi bir isim olarak bile güzeldi. Oysa sevginin adı pekâlâ bir Zehra bir Süreyya olabiliyordu. Yine de hiç birisi olmadı. Olmasını ben istemedim. Penceremin dibinde uzayıp giden karlı siyah gece, sessiz bir dünyanın içinde yaşayıp giden tek canlıydı. Ötesinde mutlu ve mutsuz insanlar uykudaydı.