Adı:
Eleştirel Psikoloji
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
593
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755396729
Orijinal adı:
Critical Psychology: An Introduction
Çeviri:
Düzgün Uğur
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Psikoloji dediğimizde aklımıza gelenler giderek delilik, TV dizileri, evlilik programları, sabah showları, kişisel gelişim kitapları, iyi anne baba olma yolları gibi konular olmaya başladı. Psikolojinin popüler kültüre yansıması bunlar olsa da, bu kitapta ne bunları ne de ana akım psikolojik bilgiyi bulacaksınız. Eleştirel Psikoloji kitabının editörü ve yazarlarından biri olan Dennis Fox'un ifade ettiği gibi, "Uğraşması en zor olan şeylerden biri de, çoğu psikologun, çalışmasının apolitik olduğuna dair inancıdır. Çoğu psikolog insanlara sadece yardım ettiklerini düşünüyor. Aslına bakılırsa her ne kadar insanlara yardım etmeye çalışıyor olsalar da, yaptıkları çalışmalar çoğu zaman farkında olmadıkları varsayımları taşır."

Eleştirel Psikoloji, psikolojiye başka bir yerden bakıyor; insanı içinde yaşadığı toplumsal bağlam içinde anlamaya ve insanı toplumdan etkilendiği kadar onu etkileyebilme potansiyeline sahip bir özne olarak ele almaya çalışıyor. "Eleştirel psikoloji, eşitsiz olan, politik, ekonomik ve diğer toplumsal yapıların sürdürülmesini destekleyen, ana akım psikolojinin içindeki kuvvetlere karşı çıkma çabasıdır."

Aslında bu kitap, topluma psikoloji ile yeniden bakmak isteyenler, psikolojinin toplumsal değişimde nasıl bir rol oynayabileceğini görmek isteyenler için iyi bir kaynak. Ayrıca psikolojiye meraklı herkesin okumayabilmesi için, her bölümde, önemli kavramların açıklamasını yapan bir sözlükçe, öneri okuma listesi, faydalı olabilecek internet siteleri ve tartışma soruları veriliyor.
593 syf.
Yoksulluğun psikolojisi mi yoksa psikolojinin yoksulluğu mu?
Kitap bu felsefi soruya cevap arayan ve veren bir bakış açısıyla hazırlanmış. Ve sonunda ortaya harika bir eser çıkmış.

Kitabın içeriğine girmeden önce genel durum hakkında biraz bahsetmek doğru olacaktır diye düşünüyorum. Bilindiği üzere psikoloji yoksulluk konusuna 90'lardan beri hayli artan bir ilgi ile yaklaşmakta ve yoksulluk konusunu -sosyal problem- olarak değerlendirmektedir. Ancak tespit edilen bu sosyal problemi patalojikleştirerek hastayı (yani yoksulu) suçlamaktadır. Çözümü de bu bakış açısına göre aradığı için yoksulluk konusuna karşı hem sınırlayıcı hem de sınırlı bir yaklaşımı vardır hakim psikolojik yaklaşımların. Bu da sistemin tam istediği gibi bir düşünce ortamının sağlanmasına katkı sağlamakta ve sürekli olarak kullanılmaktadır. Konuyu kitaba bağlayacak olursam yazarlarımız bu dünya ortamında psikolojinin sefaletini ortaya koyarak öncelikle hakim ideolojinin (ana akım psikolojinin) teşhis-tedavi yollarını, ilgi alanlarını, toplumu meşgul ettikleri konuları detaylı bir şekilde irdeleyerek insan ruhu ve bedeninde yaşanan çöküşün tespitini sunmuşlardır. İkinci olarak ise yoksulluğun psikolojisini ele alarak gerçek ''hastayı'' ortaya çıkarmışlardır.

İnsanın inanışından, cinselliğine kadar neredeyse her alanda etkisi gözardı edilemeyecek olan psikolojinin, ideolojik alanda da bir silah olarak kullanılmayacağı düşünülemezdi elbette. Bu noktada getirilmiş olan eleştiri ile ne denli doğru bir noktaya el atıldığını tartışmaya gerek yok. Dili oldukça sade ve akıcı, içeriği de oldukça dolu bu kitabı size ne anlatıldığı, ne gizlendiği, nelerin anlatılmadığı, sizi nasıl suçlu duruma sokabileceklerini görmeniz açısından değerli buluyorum. Keyifli okumalar.
''Bilgi insanların yarattığı bir şeydir, keşfettiği bir şey değil.

Eleştirel bakış açısına göre, bir şeyin
gerçekte ne anlama geldiğini aramak, boşa kürek çekmek demektir. Psikolojik olgular olarak ele aldığımız şeyler mutlak anlamda gerçek değildir. Onların gerçekliği daimi olarak psikologlar dahil insanlar tarafından yeniden üretilir ve bu öylesine akıllıca bir şekilde yapılır ki biz onların gerçek olduklarına inanırız.
''Anarşinin felsefesinde, belirsizlik ve farklılık, değişim beklentilerini azami düzeye çıkarır; çünkü doğurduğu yeni fikirler ve kimlikler, hiyerarşi ve tek tipçilik yönünde yapılan baskılara karşı koymada yardımcı olur.''
Eleştirel psikoloji, eşitsiz olan, politik, ekonomik ve diğer toplumsal yapıların sürdürülmesini destekleyen, ana akım psikolojinin içindeki kuvvetlere karşı çıkma çabasıdır.
''Çoğu psikolog insanlara sadece yardım ettiklerini düşünüyor. Aslına bakılırsa her ne kadar insanlara yardım etmeye çalışıyor olsalar da, yaptıkları çalışmalar çoğu zaman farkında olmadıkları varsayımları taşır."
''Bireycilik ve meritokrasiye inanmak, yoksullar ve çalışan sınıflarda sınıf atlama konusunda temelsiz bir ümit yaratarak yapısal eşitsizliğin eleştirel bir şekilde çözümlenmesini engeller.''
"Bazı klinik psikologlar ilaç yazmak için yetki peşindeyken, birincil motivasyonu satışlar ve kar olan ilaç şirketleri, klinik psikoloji alanına giriş hakkı kazanabilmek için hazır durumda beklemektedir. BU, KLİNİK PSİKOLOGLAR İÇİN BİR UYARI OLMALIDIR. Bu alana yönelik eleştiriler, psikiyatrinin ilaç şirketleriyle yakın ilişkisinin, alanın bilimsel ve etik bütünlüğünü tehlikeye attığına işaret etmiştir (Koocher, 2007; Pacht, Fox, Zimbardo & Antonuccio, 2007).

Buna ek olarak, Lisa Cosgro ve çalışma arkadaşları (2006), ilaç şirketleriyle DSM-IV'ü derleyen psikiyatristler arasında güçlü finansal bağlar olduğunu belgelemiştir."
D. Fox
Sayfa 136 - Jeanne Marecek & Rachel T. Hare-Mustin
''Psikologlar, yoksulluk ve az gelişmişliğin etkilerini düzeltmeye çalıştıklarında bile, müdahaleleri genellikle bireylerin kapitalist çağdaşlaşmaya uyumundan ve Avrupalı kültür biçimlerini özümsemesinden ötesine yardımcı olmaz.''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eleştirel Psikoloji
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
593
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755396729
Orijinal adı:
Critical Psychology: An Introduction
Çeviri:
Düzgün Uğur
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Psikoloji dediğimizde aklımıza gelenler giderek delilik, TV dizileri, evlilik programları, sabah showları, kişisel gelişim kitapları, iyi anne baba olma yolları gibi konular olmaya başladı. Psikolojinin popüler kültüre yansıması bunlar olsa da, bu kitapta ne bunları ne de ana akım psikolojik bilgiyi bulacaksınız. Eleştirel Psikoloji kitabının editörü ve yazarlarından biri olan Dennis Fox'un ifade ettiği gibi, "Uğraşması en zor olan şeylerden biri de, çoğu psikologun, çalışmasının apolitik olduğuna dair inancıdır. Çoğu psikolog insanlara sadece yardım ettiklerini düşünüyor. Aslına bakılırsa her ne kadar insanlara yardım etmeye çalışıyor olsalar da, yaptıkları çalışmalar çoğu zaman farkında olmadıkları varsayımları taşır."

Eleştirel Psikoloji, psikolojiye başka bir yerden bakıyor; insanı içinde yaşadığı toplumsal bağlam içinde anlamaya ve insanı toplumdan etkilendiği kadar onu etkileyebilme potansiyeline sahip bir özne olarak ele almaya çalışıyor. "Eleştirel psikoloji, eşitsiz olan, politik, ekonomik ve diğer toplumsal yapıların sürdürülmesini destekleyen, ana akım psikolojinin içindeki kuvvetlere karşı çıkma çabasıdır."

Aslında bu kitap, topluma psikoloji ile yeniden bakmak isteyenler, psikolojinin toplumsal değişimde nasıl bir rol oynayabileceğini görmek isteyenler için iyi bir kaynak. Ayrıca psikolojiye meraklı herkesin okumayabilmesi için, her bölümde, önemli kavramların açıklamasını yapan bir sözlükçe, öneri okuma listesi, faydalı olabilecek internet siteleri ve tartışma soruları veriliyor.

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Eda Büyükbektas
  • İlknur
  • Helvetius
  • Uğur De Molinari
  • Merve orhan
  • Hildegard
  • Necip Kaplan
  • Saydam bulut
  • Arjen Menekşe
  • Fatma Büşra Erbil

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (2)
9
%0
8
%50 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0