Elhamdülillah Laikiz (Cinsiyet, İslam ve Türk Cumhuriyetçiliği)

·
Okunma
·
Beğeni
·
32
Gösterim
Adı:
Elhamdülillah Laikiz
Alt başlık:
Cinsiyet, İslam ve Türk Cumhuriyetçiliği
Baskı tarihi:
Şubat 2002
Sayfa sayısı:
316
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750500145
Orijinal adı:
Thank God, We're Secular
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Nancy Lindisfarne, Türkiye’de saha çalışması yapmış bir antropolog. Bu kitabında Richard Tapper ile beraber Eğridir kasabasında yaptıkları saha araştırmasına dayanarak, cinsiyet, İslâm ve devlet arasındaki ilişkileri inceliyor; İslâm’ın sıradan insanlar için ne anlama geldiğini, yaş, cinsiyet ve toplumsal sınıf farklarının insanların dinle olan farklı ilişkilerini nasıl etkilediğini bulmaya çalışıyorlar. Yüzyıl başında yapılan düğünlerle bugünküleri, kadın mevlitleri ile erkek mevlitlerini karşılaştırarak Eğridirlilerin, kültürel dönüşümü ve sınıf farklılıklarını nasıl yaşadıklarını ortaya koyuyorlar. Temel tezleri, dinî ve siyasi uygulamaların, cinsiyetten bağımsız düşünülemeyeceği; kurumlaşmış İslamî uygulamaların, devlet tarafından Türk İslâmı’nın doğru biçimi olarak dayatıldığı ve laik milliyetçiliğin, tıpkı İslâm gibi, fundamentalist bir potansiyel taşıdığı. Kitabın ilk kısmında Nancy Lindisfarne, en iyi “biz bize benzeriz” cümlesiyle ifade edilebilecek Türk ayrıksıcılığını ele alıyor. “Taşralılık” da diyebileceğimiz ayrıksıcılık, Türk halkını ve devletini, bölgesel ve küresel değişimin tarihinin dışına atıyor. Lindisfarne, bu söylemi besleyen milliyetçiliğin ve laikliğin, etnografik, kuramsal ve yöntemsel bir eleştirisini sunuyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Bizi etkileyen başka bir konu ise kasaba insanlarının kendilerini 'laik 've 'modern' olarak tarif etmeleriydi. Aslında Eğridir birçok anlamda 'modern' bir taşra kasabasıydı ve böyle bir yerdeki İslâmi uygulamaları inceleme konusunda çok istekliydik. Her türlü dinsel etkinlikle ilgili olmamıza karşın etnografik ve politik açıdan geniş bir odağa sahip olmanın önemini biliyorduk.
Nancy Lindisfarne
Sayfa 16 - İletişim Yayınları
Ev dışında çalışan az sayıda 'modern' orta sınıftan kadın, iki kat fazla yükü omuzlamaktadır. Hem ücretli çalışır hem de aileleriyle ilgilenip ev içi işçiliğini sürdürürler.
Kadınların eve bağlanmaları keskin sınıf işaretlerini tanımlamaya elverişli bir süreçtir. Eğridir'de bu süreç daha zengin orta-sınıf aileler ile daha yoksul küçük burjuva (esnaf), küçük memur, işçi ve köylü aileler arasındaki bir bölünmeye işaret etmekteydi. Yine de daha yoksul esnaf ve memur ailelerinin kadınları, rekabet ve sınıf atlama göstergesi olarak ev içinde bir kimlik arayışı içindeydiler. Bahçecilik, besinlerin pazar için işlenmesi, ücret karşılığı kumaş veya halı dokumacılığı gibi 'geleneksel' üretici işlerden kaçınmaktaydılar. 'Yalnızca ev hanımı' olmanın daha kolay olduğunu söylüyorlardı. Küçük burjuva ailelere dahil kadınların çoğu da, Müslüman bir kadın olmanın gereklerini yerine getirmek için evde kalmayı yeğlediğini söylüyordu. Sonuç olarak kasaba içinde ortaya çıkan sınıf farklılıkları, dinsel terimlerle de ifade buluyordu. Bu süreç, izleyen yirmi yıl boyunca ülkedeki İslâmcı politikalarda da yansıtılmıştır.
Nancy Lindisfarne
Sayfa 21 - İletişim Yayınları
Kırsal kesim ile merkez şehirler arasında kültürel aracı konumundaki kasaba halkı da ilgimizi çekmişti. 1950'lerde birkaç aile giysi ticareti yapmak için İstanbul'a göçmüştü. Eğitimli bazı kadın ve erkekler ise ülkenin başka yerlerinde meslek sahibi orta sınıfa dahil olmuşlardı. Ekonomik nedenlerle göç edenlerin çoğu bağlarını tamamen koparmamıştı, yaz tatillerinde kasabayı ziyaret ediyorlardı. Kültürel aracılık hem yerel ve idari yönetimlerde görevli memurlar tarafından, hem de başka şekillerde yürütülmekteydi. İki ulusal kurum, ortopedi hastanesi ve ordunun komando eğitim okulu, devlet ile taşra yönetimi arasında önemli bir bağ yaratmıştı. Her iki kurum da ülkenin her yanından hasta akrabalarını ya da askerlik görevini yapan oğullarını ziyaret eden 'yerel turistleri' kasabaya çekmekteydi. Ayrıca Eğridir Gölü kenarına kurulmuş olan bu güzel kasaba yurt içinden ve dışından turistler için de bir çekim merkeziydi.
Nancy Lindisfarne
Sayfa 16 - İletişim Yayınları
Hem erkekler hem de kadınlar rakip aile üyeleri olarak ve farklı cinsiyetlerin üyeleri olmaları nedeniyle aralarındaki eşitsizliklerden doğan çelişkilerle karşılaşmaktaydılar. Ama bu çelişkilerle başa çıkmak ya da tartışmak için kadınların çok daha az fırsatları vardı. Çözülmemiş olan bu çelişkiler kadınların formel toplantılarında su yüzüne çıkıyordu. Sonuç olarak bu toplantılar kadınların hem 'laik' hem de 'dinsel' alanlarda erkeklere göre daha aşağı bir konumda oldukları şeklindeki egemen görüşün doğallaştırılmasına yarıyordu.
Nancy Lindisfarne
Sayfa 20 - İletişim Yayınları
1970'lerin sonunda kasabanın bağlı olduğu Isparta da dahil Türkiye'nin birçok yerinde önemli boyutlarda toplu şiddet yaşanmıştı. Ülkenin orta ve doğu bölgelerindeki bazı şehirlerde iç savaşa yakın bir manzara sergilenmişti. Şiddet, solcular, faşistler, dinci sağ ve devlet arasındaydı. 12 Eylül 1980'deki askeri darbeden sonra General Evren tüm ülkede zâlim bir denetim uyguladı. Devlet kaynaklı şiddet hem solu kırdı hem de sağdaki politik hareketliliği bastırmak için kullanıldı. O dönemde Eğridir'de fiilen görülmese de birçok yakın kasabada politik şiddet çok yaygındı. Eğridir'in bu edilgenliğinin ilginç bir etnografik başlangıç, karşılaştırma yapabileceğimiz bir olgu olarak ele alınabileceğini düşündük.
Nancy Lindisfarne
Sayfa 17 - İletişim Yayınları
Bu bölümde Ortadoğu'daki İslâmi 'ortodoksi' ile saptırılmış geleneksel uygulamalar arasında yapılan ayrımın yerel versiyonlarını yeniden üreten geleneksel ve Oryantalist İslâmi bakış açılarına karşı konulmaktadır. Bu tür çözümlemelerde 'İslâm' bölünmez bir bütün, Tanrı iradesinin tek ifadesi olarak ele alınır. Oysa İslâmi inanç ve uygulamaların tümü yorumdur. Bu tür yorumlar kendilerine ve tarihlerine özgü bir İslâm yorumunda çıkarı olan yerel dini kurumların üyeleri tarafından yapılır. Aynı türden kendi çıkarına göre yorumlar, yasaklanmış bir tarikat yanlılarınca veya kendilerini İslâm'ı 'dünya dini' olarak sunan 'Büyük Gelenek' ile ilişkilendiren akademik çevrelerce de yapılabilmektedir.
Nancy Lindisfarne
Sayfa 23 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Elhamdülillah Laikiz
Alt başlık:
Cinsiyet, İslam ve Türk Cumhuriyetçiliği
Baskı tarihi:
Şubat 2002
Sayfa sayısı:
316
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750500145
Orijinal adı:
Thank God, We're Secular
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Nancy Lindisfarne, Türkiye’de saha çalışması yapmış bir antropolog. Bu kitabında Richard Tapper ile beraber Eğridir kasabasında yaptıkları saha araştırmasına dayanarak, cinsiyet, İslâm ve devlet arasındaki ilişkileri inceliyor; İslâm’ın sıradan insanlar için ne anlama geldiğini, yaş, cinsiyet ve toplumsal sınıf farklarının insanların dinle olan farklı ilişkilerini nasıl etkilediğini bulmaya çalışıyorlar. Yüzyıl başında yapılan düğünlerle bugünküleri, kadın mevlitleri ile erkek mevlitlerini karşılaştırarak Eğridirlilerin, kültürel dönüşümü ve sınıf farklılıklarını nasıl yaşadıklarını ortaya koyuyorlar. Temel tezleri, dinî ve siyasi uygulamaların, cinsiyetten bağımsız düşünülemeyeceği; kurumlaşmış İslamî uygulamaların, devlet tarafından Türk İslâmı’nın doğru biçimi olarak dayatıldığı ve laik milliyetçiliğin, tıpkı İslâm gibi, fundamentalist bir potansiyel taşıdığı. Kitabın ilk kısmında Nancy Lindisfarne, en iyi “biz bize benzeriz” cümlesiyle ifade edilebilecek Türk ayrıksıcılığını ele alıyor. “Taşralılık” da diyebileceğimiz ayrıksıcılık, Türk halkını ve devletini, bölgesel ve küresel değişimin tarihinin dışına atıyor. Lindisfarne, bu söylemi besleyen milliyetçiliğin ve laikliğin, etnografik, kuramsal ve yöntemsel bir eleştirisini sunuyor.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Devrim Özgür Savaş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0