Adı:
Elia İle Yolculuk
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059670616
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karakarga Yayınları
Dünyaca ünlü sinema ustası ve yazar Elia Kazan, kendini bir Amerikalı ya da Yunan gibi değil, bir Anadolulu gibi hissederdi. Pek çok oyuncuyu da birlikte çalışmaya "Anadolu gülüşü" dediği yetenekle ikna ederdi.
Bu yetenek onu, hayatı boyunca taşıyacağı "işbirlikçi" etiketinden kurtaramadı. McCarthy dönemindeki hataları, onu ömür boyu kovaladı. Üçüncü Oscar’ını bile üzüntüyle kaldıran Kazan, belki biraz avunmak ve arınmak için annesinin dizlerine koşan bir çocuk gibi, memleketi Kayseri'nin yollarına düştü. Kaderini bilen ama ölmeden önce ona karşı mücadele eden bir Yunan trajedi kahramanı gibi.
Kadim Anadolu, bambaşka ilkelere sahip, farklı deneyimler yaşamış iki insanı, Zülfü Livaneli ve Elia Kazan'ı belki de tek ortak yolculuklarına çıkarmayı başardı.

Livaneli'nin büyülü satırlarından okuyacağımız bu sıra dışı yolculuğu, M.K. Perker'in muhteşem çizgileriyle izleyeceğiz.
Yine birçok şey öğrendiğim, son sayfasını kapattıktan sonra hemen bir dizi araştırmaya gireceğim ve bu sayede bilmediğim başka eserlere, filmlere ve yazarların dünyasına sürükleneceğim bir Zülfü Livaneli kitabı...
Elia Kazan ile dostluğunu daha önceki kitaplarından biliyordum. Bu kitabı okurken bu adamı yine kıskandım. Yaşar Kemal'le canciğer, Elia Kazan'la kadim dost, Arthur Miller ile fikir alışverişi yapmış, Gorbaçov ondan nasihat alıyor... Ne muhteşem değil mi? Fakat Ömer Zülfü Livaneli'nin bu seviyelerde bir dünya insanı olmasının en büyük sebebi çocuk yaşlardan beri durmadan ama durmadan okuması...
Örnek aldığım, okurluğunu yazarlığını, ve entelektüelliğini kıskandığım yazardır Ömer Zülfü Livaneli...
Bazen hayatınızda özel yeri olan öyle arkadaşlarınız olur ki, O'nu kaybettikten sonra kalıbınıza sığamazsınız. Önce içinizden akar tüm anılarınız, sonra yakınızdakilere akıtırsınız nasıl eşsiz bir insan olduğunu. Livaneli de bu kitabında çok değer verdiği arkadaşı Elia'yı anlatmış bizlere. Livaneli olduğu için, kitap okunmaya değer nitelikte. Keyifli okumalar.
Merhabalar günümüz yazarlarından kalemi en yetkin olan Zülfü Livaneli’nin Elia ile Yolculuk kitabından bir alıntı yaparak incelemeye başlayacağım. “Sakın ola hiçbir şey için üzülme ama bol bol kız,öfkelen,dövüş,küfret ama üzülme.İnsanı üzüntü çürütür.”
Livaneli’nin bu eseri yol arkadaşlığı kitabıdır.Diğer eserlerinde olduğu gibi bu eserinde de çok şey kazanıyoruz.Bu kitapta Elia Kazan ile aralarındaki kadim dostuluğu kaleme almıştır.Livaneli kadim dostunun annesinin topraklarına buluşmasına vesile olup Anadolu’da kısa bir yolculuğa çıkarlar.Kitapta en beğendiğim ayrıntı illüstrasyonlar oldu.Çünkü okurken daha keyif alıp ve onlara bakıp orayalardaymışsınız gibi hissediyorsunuz.Kısa bir zaman bitirebileceğiniz bir kitap.
Keyifli Okumalar Dilerim
Bu kitabı ilk gördüğümde Livaneli ne zaman kitap çıkardı dedim.Tabi ki bu benim gündemi iyi takip etmediğimden dolayı oldu.Kitap Livaneli'nin olunca hemen okumak istedim çünkü daha önce kitaplarını okumuş biri olarak kitaplarını farklı ve orijinal buluyorum.
Öncelikle Elia Kazan'ı tanımıyordum.Kitabı okumadan önce araştırmak istedim.Kendisinin aslen Kayserili olduğunu ve Amerikada sinema tarihine yön veren bir yönetmen olduğunu öğrendim.Sonra kendime acaba Kayserili olan ve bu kadar ünlü biri neden Türkiyede pek tanınmıyor sorusunu sordum.Acaba rum olmasının bir etkisi var mı yoksa ben mi öğrenmekte geç kaldım diye ikilemde kaldım.Kitabı okumadan önce Elia Kazan'nın kim olduğunu öğrenmenizde fayda görüyorum.Elia Kazan hakkında Livaneli bana baya genel kültür kattı diyebilirim.
Kitaba değinecek olursak bana göre kitabı hem biyografi hemde otobiyografi olarak ele alabiliriz.Bence Livaneli böyle önemli bir kişinin hayatına değinirken kendi hayatından da birşeyler katmak istemiş.Kitabın konusu yaşlı bir insanın ölmeden önce anne ve babasının bastığı topraklara basmak istemesini anlatıyor ama ara ara yazar başka konular hakkında da bilgilendirmeler yapıyor.Kitabı iki bölümde ele alabiliriz.İlk bölümde yazar Elia Kazan'nın kim olduğunu,başından neler geçtiği,karakteri,nelerden hoşlandığı,aralarındaki dostluk ilişkisi gibi bir takım bilgileri okuyucuya veriyor.İkinci bölümde yolculuğa çıkıyorlar.Aslında ikinci bölüm ilk bölüm gibi biraz daha dolu olabilirdi.Belli bölümlerde duyguları daha fazla okuyucuya verebilirdi.Kitapla ilgili kafamda kalan tek soru işareti bu diyebilirim.
Ben bu kitabı Livaneli'nin diğer kitaplarından ayrı tutuyorum çünkü;bu kitap bir arkadaşa,bir dosta olan sadakati içeriyor.Dil diğer kitaplarındaki gibi ama üslup bakımından diğerlerine hiç benzemiyor.Keyifli bir kitaptı ara ara çıkan resimler de çok güzeldi. Beğenerek okudum.Herkese tavsiye ederim.
Ne zaman kitap okusam, kitabın insanı içine çeken kokusu ile o meçhul gizemli aleme dalıveriyorum. Zaten vicdansızlığın, cinayetin, riyakârlığın kol gezdiği şu fani dünyada kim yaşamak isterki. Bende hem vicdanları kuruyarak içleri kokuşmuş, sevgi göstermekten aciz insan robotlarının yaşadığı boğucu havadan kurtulmak, hem de kafamın içindeki o dayanılmaz gürültüden kaçmak  için kitapların yaşadığı alemi kendime mesken etmeye başlamıştım. Yine bir gün kitap alemine yolculuğa çıkmak istediğimde, Livaneli'nin Elia ile yolculuğunu duydum ve ben de bu iki münevver insanın arasına katılarak yola çıktım.

   Livaneli'nin "Kardeşimin Hikayesi", "Huzursuzluk" ve "Serenad" adlı her biri buram buram melal kokan kitaplarını okuyunca 'Elia ile Yolculuk' kitabını tereddütsüz okumaya başladım. Bu kitabı okurken New-york'da ünlü sinema yönetmeni ve kitap yazarı olan Elia Kazan'ın biyografisini okuyacak, aynı zamanda sinema yönetmeni, şair, kitap yazarı, şarkı besteleri yazan Ömer Zülfü Livaneli'nin hayatından kesitlere tanık olacaksınız. Sadece bu iki ünlü adamın yolculuğuna katılmakla kalmayacaksınız. Anadolu'nun çetin günlerinin geçtiği yolculuğa da katılacaksınız. Tehcir kanunu ile göç eden Ermenilerin çetin yolculuğundan mı bahsedeyim yoksa imzalanan Lozan ant. ile  Türk-Rum mübadele göçünün kimlerin hayatından neler aldığından mı bahsedeyim. Elia'nın yaşamının bir kısmı ile bu yıllara gidip gelmiş olacaksınız.

Elia kazan  Rumların Yunanistan'a zorunlu yapılan mübadele göçünde giden ailenin 4 yaşındaki bir çocuğu idi. Kendisi ellerinin ve ayaklarının çizgileri ile koca bir çınar gövdesini andırıyor, bu çizgilerini oluşturduğu yılları New york'ta geçirmişti. Ama kendisi kendini bir Anadolulu gibi  hissediyordu. Bakın sevgili okur dostlarım bu adam sadece 4 yılını İstanbul'un Kadıköy ilçesinde geçirmiş. Buna rağmen Anadoluluyum diyor. Yurt bildikleri yerden zorla götürülmelerine rağmen bunu söylüyor ise gerçekten Anadolulu olsa gerek. Zaten bakın kitaptan cok beğendiğim bir alıntıyı da ekleyeyim burada da göreceksiniz nasıl seviyor bir zamanlar anasının babasının yaşadığı ülkeyi.

Alıntı:
“Ne zaman yola çıkacağımızı soruyor. İki güne kadar, diyorum. Önce Ankara’ya uçacağız sonra da uçak değiştirip Kayseri’ye. Olmaz diyor başını inatla sallayarak kesinlikle olmaz. Arabayla gidelim, uçak istemiyorum. Arabayla gidelim ki Anadolu’yu görebileyim. Ama çok uzak diyorum zaten yorgun ve bu seyahat için yaşlı olan adama Üzülüyorum onun için, aynı zamanda bir şey olacak diye korkuyorum.
Arabayla elbette gidebiliriz, diyor. Böyle olmasını istemiyorum. Anadolu’yu hissedebileceğim bir yolculuk olmalı, uzun sürmeli , yavaş yavaş yaklaşmalıyız gideceğimiz yere.
Erciyes Dağının başındaki karları uzaktan görmeliyiz. Sanki cennete gider gibi konuşuyorsun, diyorum. Kuşkun mu var, diyor. Elbette cennete gidiyoruz, Cennetin Doğusuna.”

Bol keyifli okumalar dilerim sevgili okur dostlarım
Elia Kazan ismini duydunuz mu? Yedinci Sanat ile haşır neşir olanların bilmesi çok olası. Bana sorarsanız, sinemayla o kadar içiçe olduğum halde, kendisi hakkında çok şey bilmememdi. Aslen İstanbul doğumlu, ailesi Kayseri'li. Anadolu'nun topraklarında gezinmiş bir kuşak.
Kendisi ne kadar Amerikalı'da olsa, kitapta hiçbir zaman kendisini Amerikalı gibi hissetmediğini anlatıyor. Amerika'nın gözünde her zaman O ve Onun gibiler ezik göçmen konumunda. Ne kadar üç oskar almış, bir çok güzel filme imza atmış olsa bile. Ne demiş üstad; Bir önyargıyı ortadan kaldırmak, atomu parçalamaktan daha zordur!
Çok geçmiş yıllarda yolları sevgili Zülfü Livaneli ile buluşmuş. Dostluklarını okurken çok keyif aldım. Bir de şunu bir kez daha anladım ki, dost olmak için kafaların, ruhların uyuşması yeterli. Çünkü Elia Kazan 42 yaşındayken, Zülfü Livaneli yeni doğmuş! Birlikte yolculuklara çıkmışlar. Yakın dostları Yaşar Kemal'de onlara eşlik etmiş. Eşleri dost olmuşlar. Elia, Zülfü Livaneli'nin kızı Aylin'i de çok sevmiş.

Elia Kazan hiçbir zaman şöhret maskesinin altına gizlenmediğini yazıyor. O piyasanın birçok sanatçının ününü değil, ününün ardındaki kişiyi gördüğünü anlatmış. Hatta bir dönem ilişki yaşadığı Marylin Monroe için ona hiç aşık olmadığını, yakın arkadaşları yönetmen Martin Scorsese, Robert De Niro, yazar Arthur Miller hakkında da en içten hislerini çekinmeden yazmış. Zülfü Livaneli kendi düşüncelerini de belirtirken, sürekli ünlü yönetmende yakaladığı Anadolu esintilerinden sözediyor. Memleketinden ne kadar uzakta da olsa, derisine, kemiğine işleyen vatan emarelerinden... Gülüşü, bakışı, zevkleri.

Elia da zaten yine topraklarına dönüyor. Kayseri'ye. Germir'e. Uçakla gitmeyelim diye tutturuyor başta. Arabayla gidelim. Anadolu'yu yakından görmek istiyor. Zülfü Livaneli panikliyor. Bu yaşta adam yollarda, nasıl olur diye :)

Kitabın akıcılığına sözüm yok. Livaneli okuyanların alışık olduğu bir durumdur bu. Yazarın tarzı hiç ama hiç sıkmaz. Çok şey anlatsa bile, size iki dakikada okutur. Bilmediğiniz konulara o kadar ince dokunur ki, kafanızdaki yeri hep güzel kalır. Bu arada M.K.Perker'in çizmiş olduğu, aralara serpiştirilen illüstrasyonlara da ayrıca bayıldım! Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar.
Zülfü Livaneli'nden farklı bir kitap. Bir anı kitabı olarak fena olmayan okunabilen akıcı bir dile sahip bir kitap ama aman aman bir kitap değil. Pek çok bilgi edinebilirsiniz ama bir süre sonra kendini tekrar ediyor gibi. Birde Elia Kazan'ın son anları gibi bir kitap olmuş. Geçmişi ile ilgili pek bir şey öğrenemesek de son zamanları ile ilgili bilgiler mevcut. Çok hoş anılar olduğu gibi anılar haricinde olmasada olur tarzında anlatılar da mevcut. Bu kitabı okumasam da olurmuş açıkçası.
Bir yol arkadaşlığı kitabı..
Öncelike kitap roman değil bir anı. Ben bir roman beklerken, Livaneli'nin Elia Kazan ile anılarını okudum. Her ne kadar bazı yerlerde sıkılmış olsamda güzel ve akıcıydı.
Kitabın içindeki resimler farklı bir hava katmış. Ama romanlarından aldığım zevki alamadım. Belgesel tadında bir anı okumak istiyorsanız tavsiye ediyorum. / Ama gerçek mi bütün bunlar? Aralarından yürüyüp geçtiğim insanlar, ağaçlar, binalar neden bir gerçeklik duygusu vermiyor? Bu ışık, bu koku, bu sesler...
Kitap Zülfü Livaneli'nin anılarının bir kısmından oluşuyor, Elia Kazan ile birlikte Elia'nın memleketi Kayseri'ye gitmek için çıktıkları yolculuğu anlatıyor.Tabi bu sırada Din,Tarih,Sinema ve Edebiyat sohbetleri geçiyor aralarında,kısa olmasına karşın doyurucu ve insana bilgi katan sohbetler.Samimi bir anlatım söz konusu olduğu için zevkle okunuyor.Kitabın mizahi yönü de okumayı keyifli hale getiren etmenlerden biri.Ayrıca İllüstrasyonlarla da zenginleştirilmiş ve bu kitabı daha tatlı bir hale getirmiş.

Zülfü Livaneli entelektüel birikimine rağmen yine herşeyi en anlaşılır ve ağdasız cümlelerle yazmış kısacası.
Elia Kazan, hayatının büyük bir bölümünü ABD'de geçirmiş olsa da doğduğu topraklardan kopamıyor ve tam anlamıyla memleket hasreti çekiyor. Ayrıca tam bir realist, hatta onunda bir tık üstünde denebilir.

Tek seferde elinize alıp bitirebileceğiniz keyifli bir kitap :)
Zülfü Livaneli ve Elia Kazan'ın ortak yolculukları.
Elia Kazan ölmeden önce, belki biraz de avunmak için annesinin yanına gitmek ister ve Livaneli ile Kayseri yollarına düşmüş, iki kadim dostum.
Zülfü Livaneli bu kitabı gayet sade ve anlaşılır bir dille yazmış, okurken sıkılmayacağınızı düşünüyorum. Tavsiye ederim. Okuyacak olanlara keyifli okumalar diliyorum.
Arka arkaya Kafka okumanın sıkıntısını yaşayarak Milena'ya Mektuplar bir şekilde gitmiyor,TÜYAP giriyor araya,her ay düzenli verdiğim kitap siparişim giriyor.Bir kere takmışım Livaneli'ye,üstüne Kafka'nın o ağır dilinin etkisini Livaneli'nin akıcı diliyle gideririm diyorum,hem de kitaba biraz ara vermiş olurum.Alıyorum elime kitabı bu şekilde işte.Arkadaşımla kitabı okumadan önce konuştuklarımızı hatırlıyorum,kitabı okumuş ve okurken ayriyeten araştırma yapmış.Az buçuk bilgim var okuyacağım kitaba dair,şaşırtmıyor okuduklarım o kadar da.Zülfü Livaneli kitaplarında bulduğum o Anadolu ruhunu yaşamak isteyip yaşayamamayı buluyorum.Burada kendimce bir eleştiri de görüyorum yaşadığım topluma.Yıllardır süregelen Batı'ya dönük oluşumuz,müziğimizin onlara kaymaya başlaması,Türkçe'nin bozulması derken hasret kaldığım o eski Anadolu yaşantısına dair izler bulmaya başlıyorum.Elia Kazan hayatında üç Oscar almış,aslen Kayserili ve artık 90 küsür yaşında bir yönetmen.Doğduğum yer değil,doyduğum yer memleketimdir cümlesini haksız çıkarmak istercesine görmek istiyor doğduğu toprakları.Elia ile yolculuk kitabı da Zülfü Livaneli ile Elia Kazan'ın bu yolculuğunu,Elia Kazan'ın hayatına dair kesitler sunarak,hem dönemin şartları hem de kendi hayatına dair bilgiler vererek anlatıyor.Kitap çizimlerinin serpiştirilmesi araya müthiş olmuş diyorum.Zaten hiç sıkmayan diline renk katmış.Sözün özü sırf çizimleri için bile okuyabilirsiniz.Herkese keyifli okumalar dilerim :)
Livaneli'nin gözünden Amerika'da yaşayan (yalnız olduğu aksettirilmiş) İlyas adında (daha sonra Elia olan) bir adamın öyküsü anlatılıyor. Kitabın henüz başındayım.. Umarım devamı güzeldir..
"Sakın ola hiçbir şey için üzülme ama bol bol kız, öfkelen, dövüş, savaş, küfret ama üzülme. İnsanı üzüntü çürütür."
Sadece erkeklerin rol aldığı, kadınların eve kapatıldığı ya da örtüler altında gizlendiği bir toplumda uygarlık kurulamıyordu.
"Bazı insanların, sürekli olarak başka bir hayatın düşünü kurduğunu biliyordum. Nereden mi? Kendimden."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Elia İle Yolculuk
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059670616
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karakarga Yayınları
Dünyaca ünlü sinema ustası ve yazar Elia Kazan, kendini bir Amerikalı ya da Yunan gibi değil, bir Anadolulu gibi hissederdi. Pek çok oyuncuyu da birlikte çalışmaya "Anadolu gülüşü" dediği yetenekle ikna ederdi.
Bu yetenek onu, hayatı boyunca taşıyacağı "işbirlikçi" etiketinden kurtaramadı. McCarthy dönemindeki hataları, onu ömür boyu kovaladı. Üçüncü Oscar’ını bile üzüntüyle kaldıran Kazan, belki biraz avunmak ve arınmak için annesinin dizlerine koşan bir çocuk gibi, memleketi Kayseri'nin yollarına düştü. Kaderini bilen ama ölmeden önce ona karşı mücadele eden bir Yunan trajedi kahramanı gibi.
Kadim Anadolu, bambaşka ilkelere sahip, farklı deneyimler yaşamış iki insanı, Zülfü Livaneli ve Elia Kazan'ı belki de tek ortak yolculuklarına çıkarmayı başardı.

Livaneli'nin büyülü satırlarından okuyacağımız bu sıra dışı yolculuğu, M.K. Perker'in muhteşem çizgileriyle izleyeceğiz.

Kitabı okuyanlar 1.763 okur

  • Baris
  • Hasan Gelen
  • Müge Aygün
  • Sena Şahin
  • Behzat Ates
  • Gülin A.
  • Yasemin TOPUK
  • İsmail Hakkı Fırat
  • Merve
  • FERİDE ÇELİK

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.9
14-17 Yaş
%6.9
18-24 Yaş
%14.5
25-34 Yaş
%27.5
35-44 Yaş
%27.7
45-54 Yaş
%7.5
55-64 Yaş
%2.3
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67
Erkek
%32.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.5 (83)
9
%13.4 (82)
8
%22.1 (136)
7
%23.1 (142)
6
%12.1 (74)
5
%7.8 (48)
4
%2.1 (13)
3
%3.6 (22)
2
%0.8 (5)
1
%1.5 (9)

Kitabın sıralamaları