Adı:
Elif Gibi Sevmek 1
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053847397
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakamoz Yayınları
Baskılar:
Elif Gibi Sevmek 1
Elif Gibi Sevmek 1
Kimse duymasın bilmesin diye sessiz ağlıyor insan bazen. Gece yarısı kimseyi uyandırmadan yağan o yağmur gibi. Kimse bilmez yağıp geçmiştir. Sabah kalkıp pencerenizi açtığınızda içeri giren o tatlı soğuk esinti ve kokudan anlarsınız yağmurun yağdığını. Bu kitabı okurken alacağınız o esintiyle diyeceksiniz ki; "bir Elif yağmuru yağmış bir adamın yüreğine"

Namazlar gibi vakti olsa seni özlemenin... Alırız abdestimizi Yalandan yağmurlu İstanbul gecelerinde Özleriz adam gibi...Sen yoktun o zamanlar, çocukluğumda en çok yağmuru severdim ben...Ne zaman bir dert gelse bana, yağmur yağar, dinler, dokunur, ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım... Ateşim sönerdi.. Sonra büyüdüm.. gözlerini gördüm, Yandım, yağmur yağdı, ve ilk kez sönmedim... Ben yağmurdan daha fazla bi seni sevebildim...
192 syf.
·1/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye ettiğim YouTube kanalımda Elif Gibi Sevmek 1 kitabını yorumlayıp başkası adına utandım:
https://youtu.be/5qS4SRSnYsc

Çay var,
İçersen,
İnceleme var,
Okursan...

Oğuz Aktürk

Evet arkadaşlar, gördüğünüz gibi artık ben de kitap çıkarabilecek yetkinliğe ulaşmış görünüyorum. Şu an çay-kahve-meşrubat edebiyatı içeren bir kitap yazıp her dizeyi iki kelimeyle sınırlandırsam, bizzat yaşamadığım halde satırların içine biraz tasavvuf sosu katsam ve sayfaları ormanlarımızın ağlayacağı bir şekilde sadece 5-6 kelime ile doldursam, beni de Çağdaş Türk Edebiyatı başlığı altında çok satanlarda muhtemelen görürsünüz.

Binlerce kişi tarafından okunmuş ve 261 kişi tarafından 10 puan verilmiş bu kitabın içinde neler yazıyor hadi hep beraber bakalım... İncelemeyi okurken yanınızdan çay paketlerini, semaverleri ve semazenleri eksik etmezseniz sizin için daha verimli bir süreç olacağını düşünüyorum.

Yazarın sayfasında yazarı tanıtıcı olarak şu cümleler yazıyor:
"Küçük yaşlardan beri tasavvufa ve şiire yatkınlığı olup şiir, yağmur ve çay aşığıdır. Bu nedenle yazarın ilk kitabı “Elif Gibi Sevmek” tasavvuf ve şiirin bütünleşmesiyle ortaya çıkmış bir eserdir."

Evet, ne kadar mükemmel değil mi? Siz, şiir, yağmur ve çay aşığı olabildiniz mi? Siz tasavvufu hiç yaşamayıp tasavvufla yatıp kalkan, kitaplarına tasavvufu süslü bir şekilde koyup bunun üstünden para kazanmaya çalışan, Türk mutasavvıflarının tarihini kaleme alan Fuad Köprülü'nün bu eseri tasavvufu yaşamadan kaleme aldığı için eleştirilmesine rağmen Hikmet Anıl Öztekin gibi birisi olmak nedir bilir misiniz? Eğer tasavvuf kültürünü Mevlana, İbn Arabî, Abdülkadir Geylani gibi isimlerden değil de Elif Şafak, Hikmet Anıl Öztekin ve Hakan Mengüç gibi isimlerden öğrenmeye çalışıyorsan Allah sana akıl fikir versin kanka, bence sen bu incelemenin buradan sonrasını okuma.

Evet,
O zaman,
Muhteşem,
İncelememe,
Devam ediyorum...

"Kendi çayını kendi demleyen,
dostlara selam olsun..." (s. 17)

Evet, 17. sayfada yazan bu muhteşem cümleleri okuduktan sonra kendi varlığımı sorguladım diyebilirim. Eğer yazara göre kendi çayımı kendim demlemiyorsam bana selam olmuyor. Yani çayımı annem, babam ya da arkadaşım demliyorsa sanırım ki selamsız sabahsız biri haline geliyorum maalesef. Gördüğünüz gibi sadece tek bir alıntı üzerinden ne kadar kafa patlattım. Bu yüzden gerçekten de çok kafa dağıtan bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Hikmet Anıl Öztekin adlı keskin nişancının uzak mesafeden bana sıktığı nitelikli edebiyat kurşunlarından nasıl kaçacağımı inanın hiç bilmiyorum.

"İlk kez gitmiştik,
Kız Kulesi'nde, "Beni ne kadar seviyorsun?" diye sordu,
sustum,
konuşamadım,
dünyada sevgimi anlatacak kadar çay yoktu..." (s. 22)

İnsanların sevgililerinden neden ayrıldıkları ve çay mühendisliği konusu üzerine yüksek lisans yapmış olan filozof Hikmet Anıl Öztekin'in bu satırlarda anlatmaya çalıştığı şey gerçekten de çok derin. Hatta bu satırlar hakkında bir şey deme çabası yerine neden bu satırlara dair tiyatral performansımı izlemeyesiniz ki? Buyrun: https://www.instagram.com/p/Byk872TFOvf/

"Bardağın arkasında gözlerini görebilmek için neler vermezdim. Sen varken çayı açık içerdim gözlerini göreyim diye, sen gittin zehir gibi bir çay boğazımda, gözlerinin karşımda olmadığını görmeyeyim diye." (s. 23)

Muhtemelen bu tezatlık içeren bağlantıları tam olarak algılayabilmek için Sokrates, Platon, Nietzsche, Hegel, Husserl, Schopenhauer, Kierkegaard, Sartre ve Kant gibi filozofların bütün kitaplarını okumuş olmak ve günde 5 vakit çay içiyor olmak gerekiyor. Çünkü sevgilinizin gözlerini semaverin içinde kaynatınca, muhafazakarlığın ve İslam bağlılığının ölçüsünü çay ile sağlayınca, hatta birazdan örnek vereceğim gibi sayfalarda sadece birkaç kelime yazacak şekilde bir kitap yazınca ormanlar da çok mutlu oluyor kardeşim.

"Öyle bekledik işte; geleceğinden mi sanki, sevdamızdan..."
(s. 35)

Bu alıntıyı tam olarak anlayabilmeniz için, https://ibb.co/BBk4Dqw bu fotoğrafa bakmanız gerekiyor. Çünkü çay bardağındaki çayın azalışıyla senkron bir şekilde giden satırlar, bir sağa bir sola yazılıp deprem efekti verilmişcesine dizeler benim bütün paramı Hikmet Anıl Öztekin kitaplarına yatırmamı talep ediyor. Çünkü neden olmasındı?

"İstanbul bana, ben sana sırılsıklam..." (s. 73)
"Yaşama dair..." (s. 129)

Hani Kaz Dağları'ndaki ağaç kıyımını boykot ediyoruz ya, bir sayfaya sadece 5 ve 2 kelimelik bir cümle yazıp geçen ve bütün ağaçların herhangi bir Hikmet Anıl Öztekin kitabı sayfalarına dönüşmek için yanıp tutuştuğu bu edebiyat dahisini henüz okumamış olmanıza gerçekten anlam veremiyorum. Hölderlin, Rilke, Puşkin, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Arkadaş Zekai Özger gibi şairlerde bu tür özgün satırlara rastlayabildiyseniz lütfen beni uyarınız.

"Çay sensiz demsiz,
Ben sensiz, nefessiz..." (s. 121)

Bu dizelerdeki kelimeleri autotune ve 1 adet mixer ile karıştırırsanız bence siz de çok izlenen bir Rap şarkısına sahip olup edebiyatın Ben Fero'su haline gelebilirsiniz:

çay demsiz nefessiz ben sessiz sensiz
çay densiz sessiz ben nefessiz nefssiz
çay nefessiz sensiz ben densiz demsiz
çay nefssiz densiz ben sensiz sessiz
...

Gördüğünüz gibi sınırsız sayıda çay içeren dize kombinasyonu hilesini aktive etmiş bir Cyborg ile karşı karşıyayız.

Gördüğünüz gibi arkadaşlar, çay artık plütonyum kadar tehlikeli bir madde haline gelmiş. Sevgiyi anlatmak için kullanılan çaylar, semazenlerin dönüş enerjisini karşılamak için kullanılan çay makineleri, Çocuklar Duymasın dizisindeki Hüseyin'in bile çay üzerinden bu kadar prim yapmadığı çaysı dizeler... Anlayamazsınız!

Eğer siz de başkası adına utanmak ve boğazınızdan geçen çay demlerinize sosyal medya soslu tasavvuf edebiyatı katmak isterseniz, yukarıda linki olan videoyu izleyip daha çok eğlenebilirsiniz. Çünkü neden olmasın?
192 syf.
·3/10
Yeni çıktığında, çalıştığım iş yerindeki herkesin elinde gördüğüm kitaptı. Bende modaya uyup aldım tabi milletten eksik yanım ne. Çokta kötü değildi aslında. Din temalı şiirlerle bir adam sevgisini anlatıyordu. Sevmeyi aşkı çok farklı biçimlere büründürmüş yazan kişi. Yapılan olumsuz yorumlar sanırım kitabın bir anda zirveye çıkmasıyla insanlar üzerinde acaba yeni bir Özdemir Asaf yeni bir Turgut Uyar mı doğdu gibi beklentilere girmesidir. O kadar da iyi olmamakla beraber çokta kötü değildi.
192 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Yazacaklarıma öncelikle bu sözle başlamak istiyorum; "Her şeyi senin için vâr ettim diyen Rabb'ine; Her şeyi senin için terk ettim diyebilmektir aşk! " -Şems-i Tebrizi.. Yani demem o ki bu kitaptan aşk işlenmiş ve ALLAH aşkıyla birleştirilip işlenmeye çalışılmış. Gerçek aşkı yaratanla böyle saçma sapan sevgilerin kıyaslanmasını hiç ama hiç sevmiyorum. Allah'a ulaşmak her şeyden vazgeçmekten geçerken beraber cennet hayali kurmak ve mübalağalı sözlerle... "Cennete sen gitsen yeter, ben gözlerindeyim zaten.." örneğin bu söz sahi cennet bu kadar ucuz mu? Ona ulaşmaktan bir tane insan için vazgeçmek? Sevgi bence kesinlikle böyle bir şey değil! Ve de olmamalı.. Yazar kesinlikle kötü değil çok yetenekli ama bence yanlış şekilde kullanmış bu yeteneğini.. Ne demiş Yunus Emre "Yaratılanı severim yaratandan ötürü"... Tabi ki de birbirimizi seveceğiz, hayatımızı inşaAllah doğru insanlarla birleştirip seveceğiz ama bu sevgilerin hiçbirisi Allah sevgisi ile kıyaslanamaz.. Onları seviyorsak Allah için seveceğiz..Bizi Allah'a götürecek tek şey ona teslimiyettir.. Böyle saçma sapan işlenmiş kitaplardaki aşklar değil.. Zaten ben böyle kitapları oldum olası sevmiyorum. Ben kitabın konusunu araştırmadan seri şeklinde sipariş ettim :/ Sanmıştım ki Allah'a olan aşk işlenecek.. Yanılmışım. Yani bu kitap farklı şekilde yansıtılıp, sunulsaydı sevebilirdim.. Ama din üstünden yapılan böyle şeyleri sevmiyorum.. Bu kitabın bu kadar çok tutmasının tek sebebi bana göre reklamıdır.. Yine de emeğine saygım sonsuzdur yazarın..
Dün okulda kadın bir öğretmen arkadaşta gördüm bu kitabı. Kitap ve yazar hakkında bir bilgim yoktu ve ben de merak edip arkadaşa kitabı sordum. O da kitabı okuduğunu ve çok beğendiğini söyledi. Sonra benim de kitabı okumam için ısrar etti. Kırmak istemedim ve kitabı ondan alıp eve gittim. Aksam evde dinlenirken kitabı biraz okudum ve tebessüm ederek bir kenara bıraktım. (Arkadaş benimle dalga geçmişti sanırım)

Belki bu kitap, kitap okumaya yeni başlayanlar için güzel olabilir, belki platonik duygularla kendi dünyasını şekillendiren insanlara da güzel gelebilir. Ama, benim gibi felsefe içinde hayat bulan ve daha cok bilim, felsefe ve düşünsel kitaplar okuyan birine çok absürt bir kitap olarak geldi. Sonra biraz araştırdım İnternett'e ve çok satanlar listesine girdiğini de malesef! gördüm. Gerçekten üzüldüm.

Emek verilerek yazılmış her kitaba saygı duyalım da bir kitabın yazılma amacı da önemli. Ben amaca göre kitaba değer biçerim. Para kazanmak için mi yazılmış, edebiyat için mi, sanat için mi, insanlık, toplum için mi?

Bu kitabı yazan arkadaş, toplumun nabzını çok iyi analiz etmiş ve toplumun neleri sevdiğini, nelerden hoşlandığını bilerek kitabı yazmış. Amaç okura bir şey vermek değil, ondan bir şey almak. Para...

Zeki ve kurnaz biri...

İnternet ortamında paylaşılmış sözleri toplayıp kitap olarak basmak güzel bir fikir. Fikir güzel de her ortamda bulabileceğimiz bu sözlere para verip okumak enayiliktir. Bunlardan biri de benim arkadaşım malesef.

Bir toplumun edebi seviyesini merak ediyorsanız kitapçılarda hangi kitapların çok satanlar listesinde olduğuna bakın.
192 syf.
·Beğendi·10/10
Aşkın hakikat kelâmını, tasavvufi bir dille hemhal eylemiş, samimi ,içten gelen temiz duygularıyla muhteşem anlatmış...Ruhunuzu derinden etkileyen cümleleriyle,her okuduğum sözün altını çizdiğim defalarca tekrar ettiğim bir eser...Ruhunuzun mabedinde aşka dair saklı düşleri çıkararak, gerçek âlemdeki size sunuyor.....okuma yapmak isteyenler tercih edebilir .Kısacası 'Elif'' gibi sevmek yazıldığı gibi dimdik sevmektir...Rabbim cümlemize Elif gibi dimdik sevebilecek eşler nasip etsin inşallah.


Namazlar gibi vakti olsa seni özlemenin...
Alırız abdestimizi
Yalandan yağmurlu İstanbul gecelerinde
Özleriz adam gibi...

Sen yoktun o zamanlar, çocukluğumda en çok yağmuru severdim ben...
Ne zaman bir dert gelse bana, yağmur yağar,
Dinler, dokunur, ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım...
Ateşim sönerdi.. sonra büyüdüm.. gözlerini gördüm,
Yandım, yağmur yağdı, ve ilk kez sönmedim...
Ben yağmurdan daha fazla bi seni sevebildim...
(Tanıtım Bülteninden)
192 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Her gönül bir tek sevgiliye dönüktür aslında lakin kıblesi yanlıştır bulduğunu sandığı şey gerçekte aradığı değildir. Kimisi bir gül yüzlü güzele meftun, kimisi bir ceylan bakışlıya mecnundur, bazısı dünyaya kanmış, bazısı mala mülke aldanmıştır oysa. Her biri bir sevgili tarafından sınanmıştır. Mevlana'nın bu güzel sözüyle başlamak istedim incelemeye.
Elif'e Aşık Hikmet'in hikayesi... Aşkı , yalnızlığı, hasreti, kavuşmayı ve gerçek Aşk'ı hayallerinden kağıda döktü yazarımız ya da şairimiz..
Şiirleri okurken kalp atışlarımın hızlandığını, gözlerimin buğulandığı anlar oldu öyle ki keşke bu şiirlerden bir tanesi bana yazılsaydı dedim :) bence şiir yazmak sevdikten sonra ayrılıkta duyduğun özleme dayanır. Ve o zaman düşüncelerin ve özlemin kağıda dökülür. Yazmak için değil yaşamak ve tekrar özlemek için yazılır. Canın sıkıldığında yürümek gibidir sevmek... Ayakların seni O'na götürür tıpkı aklın gibi...Sevmek küçük bir sandal gibidir ayrılıksa okyanus.. Sen o sandalın üzerindeyken ayrılık seni ordan oraya sürükler... Ya vuslata erene kadar sabredeceksin ya da kendini ayrılığın kollarına bırakacaksın...
Neyse fazla uzattım ne yapayım şiire dayanamıyorum. Sanırım bir şairle evlenecem :)) Evet incelemeye dönersek kitabı beğenerek okudum sizlere de tavsiye ederim.
Gerçek Aşk'ı arayanlar: Seveceksen Allah için seveceksin, Seni Allah için sevdim diyeni seveceksin...
192 syf.
·1/10
Edebi yönden hiç bir güzelliği yok denecek kadar az olan kitabın bu kadar çok tanınması içeriğinden değil sadece sosyal medyada yapılan tanıtımından dolayıdır.
Sayfalar (şiir güzelliği açısından) bomboş anlamsız fotoğraflarla doldurulmuştur.
Böyle güzel isim ile taçlandırılan bir esere yakışmayan bir şiir(!) kitabı.
192 syf.
·2 günde·8/10
Kitabın yazarı ;Hikmet Anıl Öztekin kendine has üslubu ile sevmeye
dair inanç ve anlayışını kaleme almaya çalışmış
Yazar Allah'a karşı duyduğu aşkı, gerçek sevgininde yine ondan geçtiğini, şiirlerle ve anlamlı sözlerle ifade etmeye çalışmış.Bu kitabı okumam için geçerli sebeblerim yoktu!(Hediye verilmişti)henüz yeni çıktığında. Edebiyat anlamında ise ,bana bilmediğim bir şey katmadı,
ancak okumaya başladığım günden itibaren ,
manevi açıdan bir rahatlama hissettim kendimce . Beyninizi bulandırmayan ama belirtmiş olduğum gibi, size bilmediğiniz bir şey'de katmayacak olan bir kitap olmuş..

..Rabb'e yürümek için de bir sevdayı sebep etmekmiş...diye bitiyor "Kitap"
192 syf.
·Beğendi·6/10
Kitabı okumadan önce yorumlara bakmıştım, olumsuz olarak yapılan değerlendirmeler daha fazlaydı. Etkinde kalmayıp okumaya başladım iyi ki de okumuşum. Olumsuz olarak yapılan değerlendirmelere yapacağım yorum şu büyük ihtimal yapılan reklamların etkisiyle fazla beklenti içine girip istediğini bulamamış okurlar çoğunlukta. Çok da fazla işin reklam kısmını düşünmemek gerekiyor bence. Hiç adı duyulmamış bir kitap sizin için bir başyapıt olabilir ya da herkesin beğenisini kazanan ve her yerde adını duyuran bir kitap size hitap edemeye bilir.
Benim için kitaptaki olumsuz olarak nitelendireceğim nokta , bazı kısa sözleri bazı siteler okuduğum hissine kapılmış olmam. Bunun dışında gerçekten ruhuma müthiş tatlar veren şiirler vardı. Dili insanı düşüncelere itmeyen , sade ve anlaşılır şekilde okurlarına aktarmayı başarmış Hikmet Anıl Öztekin. Anlatmak istenilen konuya göre günümüz insanın düşünme tembelliğine uymuş diyebilirim. Küçük ayrıntılara takılmayıp genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim.
192 syf.
Aslinda kitaba ön yargıyla başlamıştım .(ön yargımın sebebi kıza duydugu aşkti)Ama sonra güzel olduğunu fark ettim Kitaptaki siirler güzeldi . içindeki bazı sözlere hayran kaldım diğer kitaplarida okumayı düşünüyorum okumanızı da tavsiye ederim.....
192 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Çok okumak istediğim bir eserdi zaten. Okumadan önce kitap hakkında okuduğum iletiler ve alıntılar sayesinde bende özel duygular bırakacağını tahmin ediyordum. Hikmet Anıl Öztekin'in değerli kaleminden dökülen muhteşem şiirler. Bir insana duyulan aşkın, insanı nasıl Allah'a yaklaştırabileceğinin kanıtı bir yerde bence. Her satırda o kadar anlam var ki. Tekrar tekrar okumak istiyorsun. Ben kendi açımdan bakınca bu aşk gerçek mi diye sormadan edemedim. Her satırda gerçekten büyülü cümlelerle ruhuma dokunan bir eserdi. Okumak çok zevk vericiydi. İlk fırsatta tekrar okumalıyım dediğim kitaplarım arasında yer aldı bile.
Neyse,
Seviyorsan gerçekten,
hayatında iki kere düğüm yükselecek boğazına,
Biri onu tanıdığın gün...

Biri de ayrıldığı gün,
yani bugün.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Elif Gibi Sevmek 1
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053847397
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakamoz Yayınları
Baskılar:
Elif Gibi Sevmek 1
Elif Gibi Sevmek 1
Kimse duymasın bilmesin diye sessiz ağlıyor insan bazen. Gece yarısı kimseyi uyandırmadan yağan o yağmur gibi. Kimse bilmez yağıp geçmiştir. Sabah kalkıp pencerenizi açtığınızda içeri giren o tatlı soğuk esinti ve kokudan anlarsınız yağmurun yağdığını. Bu kitabı okurken alacağınız o esintiyle diyeceksiniz ki; "bir Elif yağmuru yağmış bir adamın yüreğine"

Namazlar gibi vakti olsa seni özlemenin... Alırız abdestimizi Yalandan yağmurlu İstanbul gecelerinde Özleriz adam gibi...Sen yoktun o zamanlar, çocukluğumda en çok yağmuru severdim ben...Ne zaman bir dert gelse bana, yağmur yağar, dinler, dokunur, ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım... Ateşim sönerdi.. Sonra büyüdüm.. gözlerini gördüm, Yandım, yağmur yağdı, ve ilk kez sönmedim... Ben yağmurdan daha fazla bi seni sevebildim...

Kitabı okuyanlar 4.381 okur

  • Zeynep
  • Elif
  • Yasemin
  • yağmur kuvvetli
  • Sılas
  • Emre KOÇ
  • Merve yalçın
  • Hayrettin ERDİNÇ
  • Gülseren
  • İlknur Al

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.7 (37)
9
%1.6 (16)
8
%2.4 (24)
7
%1.6 (16)
6
%1.6 (16)
5
%2 (20)
4
%0.9 (9)
3
%1.1 (11)
2
%0.2 (2)
1
%0.9 (9)

Kitabın sıralamaları