Elik Keçisi Efsanesi ve Beşikdüzü

·
Okunma
·
Beğeni
·
269
Gösterim
Adı:
Elik Keçisi Efsanesi ve Beşikdüzü
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058998100
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beşikdüzü Belediyesi
İnsanlar; yaşadığı coğrafyaya ait önemli gördükleri kişileri, nesneleri ve mekânlart kutsallaştırırlar ve sırrını çözemedikleri konuları çeşitli biçimlerde yorumlar. Bunlara yaşanmış bazı olayları da katıp nesilden nesile aktarırlar. Kutsallaştırma, yorumlama ve aktarmaların pek çoğu sözlü olarak yayılır. Bu, sonuçta bir sözlü kültür oluşturur. Sözlü kültürün en önemlilerinden biri de efsanelerdir.
Efsaneler; edebi bir tür olmanın ötesinde muazzam bir eğitim aracıdır. Okulların hiç kurulmadığı, kurulduktan sonra da okulların ve öğretmenlerin yetişemediği, az geldiği durumlarda insan eğitiminin en önde gelen vasıtalarından birisi efsaneler olmuşlardır. Onlar, hilenin, düzenbazlığın, nankörlüğün, cimriliğin kötülüğünü; dürüstlüğün, sağlam karakterli olmanın, cömertliğin güzelliklerini en iyi bir biçimde anlatmıştır. Hem de bin nasihatten bir ınusibetin daha iyi olduğunu güzel bir biçimde vurgulannışlardır. Yaklaşık yirmi yıldır sürdürdüğümüz çalışmalarla Türkiye'nin büyük bir bölümünde yaptığımız alan araştırmalarında dil, tarih ve kültür konularında elde edilen malzemeleri arşivlemekteyiz. Arşivlediğimiz konulardan bir tanesi de efsanelerdir. Efsaneleri arşivlemeye başladıktan sonra Divan şairi Hayati' nin bir beytini hatırladık:
Cihan-ara cihan içindedir arayı bilmez/er, nıalıtler ki derya içredir cleryayı bilnıezler Efsane kültürü bakımından Türk dünyasının çok zengin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Türk dünyasının güzel ve önemli bir bölümü olan Orta ve Doğu Karadeniz bölgesi doğal olarak aynı özellikleri taşımaktadır. Adeta her yerleşim yerinin, her tepenin, her dağın, her taşın, her ağacın, her kuşun, her böceğin, her hayvanın, her büyük şahsiyetin bir efsanesi bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de Beşikdüzü ilçemizin adı ile Beşikdüzü ilçemizin adı, temeli binlerce yıla dayanan bir efsaneden gelmektedir...

(Ön Sözden)
124 syf.
·22 günde·Beğendi·9/10
Kitabın isminde her ne kadar Beşikdüzü İlçesinin ismi geçse de kitap, Tokat-Arhavi arası orta ve doğu Karadeniz tarihi hakkındadır. Hoca kitapta kaynaklar ile tarihsel bilgiler vermektedir. Bölgede Malazgirt öncesi Türk yerleşimleri, Malazgirt sonrası akınlar, Çepnilerin İskanı ve kurulan beyliklerden bahsetmektedir.
Türklerin binlerce yıldır bölgede olduğunu birçok kanıt ile göstermekte, Trabzon Rum İmparatorluğunun aslında bir imparatorluk değil hatta genelde Trabzon surları içine sıkışmış bir devlet olduğunu halkının ve askerlerinin çok büyük kısmının rum olmadığını anlatmaktadır.
Trabzon Osmanlılara devredildiği zaman Trabzon Devleti’nin Genel Kurmay Başkanı Altamur isimli bir Türk Hristiyan idi. (Syf 99)
1336 yılında Türkler Trabzon’un yaklaşık 4 km güneyine kadar inebildiğine göre, bu yıllarda Trabzon Devleti’nin Trabzon Kalesine sıkışmış durumda olduğu anlaşılmaktadır. (Syf 73)
Her şeyden önce şunu belirtmek gerekir ki Bizanslılar, 523’te İncil’i Türkçeye çevirtip Türkleri Hristiyanlaştırmaya başlamıştır. Hristiyanlaştırılan Türklere daha sonra yine İncil vasıtasıyla Grekçe ve başka diller öğretilmiştir. (Syf 38)
Elik keçisi efsanesi, Türkistan’da efsaneler ile benzerlikler taşır. Uluğ Türkistan’da yalnız kalan çocuğa kuş ve kurt yardım eder. Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki bu ailenin yaşamasını ise kuş ile keçi (Geyik) sağlar. Türk Kültürünün binlerce yıl sonra bir başka coğrafyada bilinç altının ortaya çıkması gerçekten ilginçtir. (Syf 22)
Trabzon Tekfuru, 1204’te devlet kurduktan yaklaşık 10 yıl sonra yarı göçebe Çepnileri, devlet merkezinde bulunan devlet başkanı sarayının penceresinden görmeye başlamıştır. (Syf 70)
1468-1554 yılları arasındaki tahrirlere göre Arhavi kazasında (Hopa Borçka) kumanlara ait iskan birimleri bulunmaktadır. Bölgede birçok yer ismi de kumanlardan kalmıştır.
Yıllarca yaptığımız araştırmalarda gördük ki Karadeniz Bölgesi Orta Asya Türk Kültürü’nün en canlı olarak yaşadığı bölgelerden biridir. (Syf 16)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Elik Keçisi Efsanesi ve Beşikdüzü
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058998100
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beşikdüzü Belediyesi
İnsanlar; yaşadığı coğrafyaya ait önemli gördükleri kişileri, nesneleri ve mekânlart kutsallaştırırlar ve sırrını çözemedikleri konuları çeşitli biçimlerde yorumlar. Bunlara yaşanmış bazı olayları da katıp nesilden nesile aktarırlar. Kutsallaştırma, yorumlama ve aktarmaların pek çoğu sözlü olarak yayılır. Bu, sonuçta bir sözlü kültür oluşturur. Sözlü kültürün en önemlilerinden biri de efsanelerdir.
Efsaneler; edebi bir tür olmanın ötesinde muazzam bir eğitim aracıdır. Okulların hiç kurulmadığı, kurulduktan sonra da okulların ve öğretmenlerin yetişemediği, az geldiği durumlarda insan eğitiminin en önde gelen vasıtalarından birisi efsaneler olmuşlardır. Onlar, hilenin, düzenbazlığın, nankörlüğün, cimriliğin kötülüğünü; dürüstlüğün, sağlam karakterli olmanın, cömertliğin güzelliklerini en iyi bir biçimde anlatmıştır. Hem de bin nasihatten bir ınusibetin daha iyi olduğunu güzel bir biçimde vurgulannışlardır. Yaklaşık yirmi yıldır sürdürdüğümüz çalışmalarla Türkiye'nin büyük bir bölümünde yaptığımız alan araştırmalarında dil, tarih ve kültür konularında elde edilen malzemeleri arşivlemekteyiz. Arşivlediğimiz konulardan bir tanesi de efsanelerdir. Efsaneleri arşivlemeye başladıktan sonra Divan şairi Hayati' nin bir beytini hatırladık:
Cihan-ara cihan içindedir arayı bilmez/er, nıalıtler ki derya içredir cleryayı bilnıezler Efsane kültürü bakımından Türk dünyasının çok zengin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Türk dünyasının güzel ve önemli bir bölümü olan Orta ve Doğu Karadeniz bölgesi doğal olarak aynı özellikleri taşımaktadır. Adeta her yerleşim yerinin, her tepenin, her dağın, her taşın, her ağacın, her kuşun, her böceğin, her hayvanın, her büyük şahsiyetin bir efsanesi bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de Beşikdüzü ilçemizin adı ile Beşikdüzü ilçemizin adı, temeli binlerce yıla dayanan bir efsaneden gelmektedir...

(Ön Sözden)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Muhammet Çelik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0