Elleri Tılsımlı Modern Türkiye'de Ebelik

10,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
263 gösterim
“O çocuğu doğurttum mu, yıkamadan önce koklardım. Yıkanmadık çocuk, burcu burcu burnuma kokardı. Kokar yenidoğan çocuk. Pek güzel kokar. Bi güzel kokar.” “Yola çıkarken, sadece ebeler hakkında bir çalışma vardı aklımda. Ama yazılı kaynaklar sözlü tarih görüşmeleri ile birleşince, Türk modernleşmesinde kadın tarihinin bugüne dek gözden kaçırılan, hatta görmezden gelinen konularına temas eden bir çalışmaya dönüştü.” Kadın kuşakları arasındaki bilgi ve deneyim aktarımının kesintiye uğratılmasının, yüzlerce yıl boyunca biriken kadınlık bilgisinin yok edilmesinin nasıl güçsüzleştirici bir etkisi olduğunu biliyoruz. Bedenimiz “biz” isek, bu “biz”e sahip çıkmanın yolu her birimizin tek tek “bedenim benimdir” demesinden değil, geçmiş kuşakları ve bugün cinsiyetçi sistemin yeni yollar ve teknolojilerle tâbi kıldığı kadınları da içeren bir “biz” tanımlamaktan geçer.
Gülşah Güler 
23 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Günün kitabı yine bölüm kitaplarımdan biriydi.Yani ''Elleri Tılsımlı '' . Kitabımız iki bölümden oluşuyor .İlk bölüm 1842'den başlayarak günümüze kadar süren zaman içinde doğum nasıl medikalleşti , ebelik de diğer sağlık dalları gibi nasıl erkek egemenliğinin altına alınmaya çalışıldı sorularına cevap niteliğinde... İkinci bölümdeyse doğum medikalize edilmeden, ebelik itibarsızlaştırılmadan önce kim ,nasıl ,neden ebe olmayı tercih etti ? Ebeler sadece doğumu gerçekleştirme göreviyle mi sınırlı kaldılar ? Büyük ölçüde Besim Ömer yüzünden ''pis,yaşlı,acuze'' olarak nitelendirilen,aslında eli öpülmesi gereken ebelerimiz gerçekten hakkındaki suçlamaları hak ediyor mu ? Hemşirelik ve ebelik arasında müfredatta bile gözle görülür fark varken diğerinin yerine geçmesi doğru mu ? sorularının cevaplarını ve genel itibariyle ebelik tarihi içindeki bir sürü sorunun kaynağını,çözümünü bulabileceğiniz bir eser.
Şayet ben gibi ebelik bölümünde okuyan öğrencilerin - özellikle haklarını kıyasıya savunabilmek adına - yanından ayırmaması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Son olarak olmazsa olmazım kitaptaki alıntımla bitiriyorum :
"O çocuğu doğurttum mu, yıkamadan önce koklardım. Yıkanmadık çocuk, burcu burcu burnuma kokardı. Kokar yenidoğan çocuk. Pek güzel kokar. Bi güzel kokar."