Ellerle Konuşmak (Türk İşaret Dİli Araştırmaları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
6
Gösterim
Adı:
Ellerle Konuşmak
Alt başlık:
Türk İşaret Dİli Araştırmaları
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
540
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055250836
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koç Üniversitesi Yayınları
Dil bir kâğıda benzetilebilir: Düşünce kâğıdın ön yüzü, ses ise arka yüzüdür. Kâğıdın ön yüzünü kestiniz mi, ister istemez arka yüzünü de kesmiş olursunuz. Dilde de durum aynıdır: Ne ses düşünceden ayrılabilir ne de düşünce sesten. Peki, ses olmadığında ne olur? Düşünce nasıl gelişir? Bu iki soru, dilbilimcileri işitme engelliliği, sağırlık, dil ve biliş üzerinde araştırmalar yapmaya yönlendirmiştir. Dilbilimciler yıllar süren araştırmalar sonucunda işaret dillerinin “dil” tanımına uygun olduğunu göstermiştir.

Sanılanın aksine işaret dilleri konuşma dillerinden türememiştir. Tıpkı konuşma dilleri gibi karmaşık, zengin yapılara sahiptir, hem somut hem de soyut kavramları içerir. Dünyada sadece bir tane işaret dili yoktur, pek çok işaret dili vardır. Bir tanesini bilmek, diğer işaret dillerini biliyor olmak anlamına gelmez.

Bu kitap, hem işaret dili dilbilimine hem de Türk İşaret Dili üzerine bilgilerimize katkıda bulunmayı hedefliyor. Birinci grup makalelerde Türk İşaret Dili’nin tarihi ve günümüzde toplumsal ve politik konumu ayrıntılarıyla incelenirken sağırlık kavramı da pek çok açıdan tartışılıyor. İkinci grup makaleler Türk İşaret Dili’ne dilbilgisel yaklaşımlardan oluşuyor. Üçüncü grup makalelerde ise Türk İşaret Dili’yle ilgili uygulamalara yer veriliyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ellerle Konuşmak
Alt başlık:
Türk İşaret Dİli Araştırmaları
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
540
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055250836
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koç Üniversitesi Yayınları
Dil bir kâğıda benzetilebilir: Düşünce kâğıdın ön yüzü, ses ise arka yüzüdür. Kâğıdın ön yüzünü kestiniz mi, ister istemez arka yüzünü de kesmiş olursunuz. Dilde de durum aynıdır: Ne ses düşünceden ayrılabilir ne de düşünce sesten. Peki, ses olmadığında ne olur? Düşünce nasıl gelişir? Bu iki soru, dilbilimcileri işitme engelliliği, sağırlık, dil ve biliş üzerinde araştırmalar yapmaya yönlendirmiştir. Dilbilimciler yıllar süren araştırmalar sonucunda işaret dillerinin “dil” tanımına uygun olduğunu göstermiştir.

Sanılanın aksine işaret dilleri konuşma dillerinden türememiştir. Tıpkı konuşma dilleri gibi karmaşık, zengin yapılara sahiptir, hem somut hem de soyut kavramları içerir. Dünyada sadece bir tane işaret dili yoktur, pek çok işaret dili vardır. Bir tanesini bilmek, diğer işaret dillerini biliyor olmak anlamına gelmez.

Bu kitap, hem işaret dili dilbilimine hem de Türk İşaret Dili üzerine bilgilerimize katkıda bulunmayı hedefliyor. Birinci grup makalelerde Türk İşaret Dili’nin tarihi ve günümüzde toplumsal ve politik konumu ayrıntılarıyla incelenirken sağırlık kavramı da pek çok açıdan tartışılıyor. İkinci grup makaleler Türk İşaret Dili’ne dilbilgisel yaklaşımlardan oluşuyor. Üçüncü grup makalelerde ise Türk İşaret Dili’yle ilgili uygulamalara yer veriliyor.

Kitap istatistikleri