Elveda ÇocukluğumErdal Arslan

·
Okunma
·
Beğeni
·
507
Gösterim
Adı:
Elveda Çocukluğum
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059258814
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Petra Yayınları
İnsan bazen hiç istemese de erken büyür. Ve en zoru da çocukluğu ile vedalaşmasıdır. Çünkü her ne kadar vedalaştığını zannetse de, o ölene kadar bedeninde taşıyacağı bir ruh yani içindeki çocuktur.
İşte öyle bir macera Halil’inki de…
Kitap, satırları arasına sinsice çekiyor okurunu. Fakına bile varmadan ruhunuzu bedeninizden çekip Halil’in yanın da bir gölge gibi gezdirmeye başlıyor.
Kitabı bitirmiş olmama rağmen gözlerim de akmak üzere olan iki damla yaş hiç gitmiyor ve kalbim, kalbim acıyor be Halil…
Okuyanına çok şey öğretecek, sevdiklerinize tekrar sarılmanız gerektiğini gösterecek ve aldığınız nefese bir değil bin kez şükür ettirecek bu kitabı, böyle içten kaleme aldığı için yazarımızın güzel yüreğine bin şükran.
Keyifli okumalar
Halil 15 yaşında bir çocuktur. Vücudunda oluşan bazı anormallikler sonucunda annesiyle birlikte hastaneye gidip gelmeye başlar. İlk başlarda bunu umursamasa da çok geçmeden böbrek hastası olduğunu öğrenir.



"Telaşla iştigal…
Nasıl anlatsam bilmiyorum,
Kelimeler kifayetsiz,
Sözler anlamsız bugün."

Artık Halil'i sıkıntılı günler bekliyordur. Lise 1'e giden Halil bir haftalık rapor alıp hastaneye yatmak zorunda kalır. Arkadaşlarından ve hoşlandığı kızdan uzak kalmak zorundadır. Hatta vermek zorunda olduğu kararlar da vardır. Belki de en önemlisi ölüm kapısının eşiğinde bekliyordur...


"Haseki’de bir ana kuzusu;
Kopuyor memeden, ak sütten. "



"Penceremin yanındaki ey yaşlı çınar,
Söylesene bana ölecek miyim?
Yıpranmış bedenimle bu genç ruhumu,
Mis kokan toprağa gömecekler mi?"

Zaten incecik, akıcı bir kitap ve birkaç saatte okuyup bitirdim. Kitabın konusu da çok güzeldi. Bazen kendinizi Halil'in yerine koyuyorsunuz, bazen ise kendinizi onun yanında hissediyorsunuz. İnsan hayatında yaşadığı zorluklar sayesinde büyür, olgunlaşır. Bu acılar her ne kadar bizi üzse de sert rüzgarın karşısında güçlü bir insan yapar. Aslında büyüdüğümüzü düşünsek de yüreğimizin en derin en ıssız köşelerinde o küçük çocuk vardır. İşte kitabın vermek istediği mesaj bu...


"Gidenler olur, kalanlar ölür ve herkes biraz erken büyür."
"Salih duvara yaslanmış önündeki radyoya bakakalmıştı. "Günaydın" dedim.
Şarkının ağırlığıyla ufalmış göz kapaklarını zar zor kaldırıp küçük parlak gözbebeklerini yüzüme
doğrulttu, gözaltları tarifsiz bir biçimde kızarmıştı. Baharı bekleyen güz gibiydi. Ölümü bekliyordu.
Ben de o da bunu çok iyi biliyorduk. Çok yakın bir zaman sonra çaresiz yatağında ölüm ile
yüzleşeceği günü bekleyecekti. Tatbikî böyle olmasını normal karşılamak da acımasızlık olurdu."
Sadece bu kelimeler bile bu kitabı anlatmaya yeter. Lütfen okuyun
Hayat; daha küçük yaşta zorluklarını gösteriyor. Halil'in yaşadıkları gerçekte her insanın karşısına çıkabilecek şeyler. Kitabı okurken hüzün ağırlıklı bir empati kuruyorsunuz. Çocukluğunuzun bir anda nasıl elden gidebileceğini görüyorsunuz. Herşeyin değerini bir kez daha anlamaya yardımcı oluyor. Yazarın başarılı bir eseri. Okumanızı tavsiye ederim
Halil.. Çektiği onca ızdırabın pençesinde hayata tutunmaya çalışan biçare varlık.. Tek oturuşta bitirdiğim bir kitap oldu ancak bitirdikten sonra şöyle durup iyice düşündüm ve kitaptaki Halil kadar güçlü bir insan olamadığımın farkına vardım. Kitaptaki gibi yaşından büyük dertlere katlanabilecek o koca yüreğin bende olmadığının da farkına vardım. Okumak çok kolay, belki bir saatimi dahi almadı ama bunları yaşamak çok zor. Hele ki küçük bir çocuk için..
Kitabın yazarına gelecek olursam, gerçekten çok güçlü bir karakter, samimiyet var onda. Kendisi de genç yazarların son dönemde yazdıklarını pek tasvip etmiyor. Ancak genç bir yazar olarak Erdal Ağabey, çok başarılı çalışmalara imza atmış. Bu başarısı edebiyata olan sevgisi ve insanlara "Edebi Eser" denebilecek türde eserler sunma isteğine de bağlanabilir. Zaten piyasalaştırılan bir edebiyatın hakikat seviyesinde bir başarıya erişeceğine inanmıyorum. Tekrar Elveda Çocukluğum'a dönecek olursak, çok beğendiğimi belirtmem gerek. O incecik kitabın içinde mükemmel bir düşünce, duygusallık ve sürükleyicilik barınıyor. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
İnsan bazen hiç istemese de erken büyür. Ve en zoru da çocukluğu ile vedalaşmasıdır. Çünkü her ne kadar vedalaştığını zannetse de, o ölene kadar bedeninde taşıyacağı bir ruh yani içindeki çocuktur. İşte öyle bir macera Halil’inki de Kitap, satırları arasına sinsice çekiyor okurunu. Fakına bile varmadan ruhunuzu bedeninizden çekip Halil’in yanın da bir gölge gibi gezdirmeye başlıyor. Kitabı bitirmiş olmama rağmen gözlerim de akmak üzere olan iki damla yaş hiç gitmiyor ve kalbim, kalbim acıyor be Halil Okuyanına çok şey öğretecek, sevdiklerinize tekrar sarılmanız gerektiğini gösterecek ve aldığınız nefese bir değil bin kez şükür ettirecek bu kitabı, böyle içten kaleme aldığı için yazarımızın güzel yüreğine bin şükran. Keyifli okumalar.
Bu kitabı bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine aldım. Okudum ve bir günde bitirdim. Hiç sıkılmadım. Kitap okumakta zorlanan arkadaşların böyle kitapları okumaları gerekir. çünkü bir kitabı bitirmiş olduğu heyecanı başka bir kitaba taşıyor. Özellikle Halilin Zehraya olan aşkını anlamadım. Çünkü Hem zehraya aşıkken hem de meryeme nasıl aşık oluyor. Bunun dışında çok beğendim. Keşke biraz daha uzun olsaydı. Bitmeseydi.
15 Yaşına henüz giren Halil isimli bir karakterin hastalık ile tanışmasını konu alan bir kitap. Yazarın ikinci kitabı ve ilk roman denemesi. Kısa olmasının sebebi sanıyorum yazarın öykücü olmasından kaynaklanıyor. Güzel akıcı bir kitap. Umarım devamı gelir. çünkü Halil'in yaşantısı insanı merakta bırakıyor
"Gidenler olur, kalanlar ölür ve herkes biraz erken büyür."
Halil 15 yaşında bir çocuktur. Vücudunda oluşan bazı anormallikler sonucunda annesiyle birlikte hastaneye gidip gelmeye başlar. İlk başlarda bunu umursamasa da çok geçmeden böbrek hastası olduğunu öğrenir.



"Telaşla iştigal…
Nasıl anlatsam bilmiyorum,
Kelimeler kifayetsiz,
Sözler anlamsız bugün."

Artık Halil'i sıkıntılı günler bekliyordur. Lise 1'e giden Halil bir haftalık rapor alıp hastaneye yatmak zorunda kalır. Arkadaşlarından ve hoşlandığı kızdan uzak kalmak zorundadır. Hatta vermek zorunda olduğu kararlar da vardır. Belki de en önemlisi ölüm kapısının eşiğinde bekliyordur...


"Haseki’de bir ana kuzusu;
Kopuyor memeden, ak sütten. "



"Penceremin yanındaki ey yaşlı çınar,
Söylesene bana ölecek miyim?
Yıpranmış bedenimle bu genç ruhumu,
Mis kokan toprağa gömecekler mi?"

Zaten incecik, akıcı bir kitap ve birkaç saatte okuyup bitirdim. Kitabın konusu da çok güzeldi. Bazen kendinizi Halil'in yerine koyuyorsunuz, bazen ise kendinizi onun yanında hissediyorsunuz. İnsan hayatında yaşadığı zorluklar sayesinde büyür, olgunlaşır. Bu acılar her ne kadar bizi üzse de sert rüzgarın karşısında güçlü bir insan yapar. Aslında büyüdüğümüzü düşünsek de yüreğimizin en derin en ıssız köşelerinde o küçük çocuk vardır. İşte kitabın vermek istediği mesaj bu...
Erdal'ı yakinen tanıyan birisiyim. Kitapta anlattıklarının bir kısmını yaşamış olduğunu bildiğim için bende çok farklı bir duygu bıraktı. Umarım başarılar kat kat artarak ilerler. Bu arada kitap gerçekten çok güzel.
Zehra; daha dün gözlerine bakıp onu sevdiğimi itiraf ettiğim. Sevdiğim. Bir tanem. Zümrüt yeşili gözleri, Bukle bukle sırtına dökülen kumral saçları ve sol yanağındaki minicik gamzesiyle gönlümü çalan ilkim.
Penceremin yanındaki ey yaşlı çınar,
Söylesene bana ölecek miyim?
Yıpranmış bedenimle bu genç ruhumu,
Mis kokan toprağa gömecekler mi?
"Seni de mi attılar bu kuytu köşelere,
Seni demi yaktı bu illet ben gibi;
Yoksa derdin mi büyük?
Dermanın mı yok?
ŞÖYLE..."
Erdal Arslan
Sayfa 39 - Petra Yayınları
"Yaşam ile ölüm arasındaki
Tek inçe çizgi,
Ölüme inat;
Yaşama tutunuşlarım."
Erdal Arslan
Sayfa 77 - Petra Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Elveda Çocukluğum
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059258814
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Petra Yayınları
İnsan bazen hiç istemese de erken büyür. Ve en zoru da çocukluğu ile vedalaşmasıdır. Çünkü her ne kadar vedalaştığını zannetse de, o ölene kadar bedeninde taşıyacağı bir ruh yani içindeki çocuktur.
İşte öyle bir macera Halil’inki de…
Kitap, satırları arasına sinsice çekiyor okurunu. Fakına bile varmadan ruhunuzu bedeninizden çekip Halil’in yanın da bir gölge gibi gezdirmeye başlıyor.
Kitabı bitirmiş olmama rağmen gözlerim de akmak üzere olan iki damla yaş hiç gitmiyor ve kalbim, kalbim acıyor be Halil…
Okuyanına çok şey öğretecek, sevdiklerinize tekrar sarılmanız gerektiğini gösterecek ve aldığınız nefese bir değil bin kez şükür ettirecek bu kitabı, böyle içten kaleme aldığı için yazarımızın güzel yüreğine bin şükran.
Keyifli okumalar

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Büşra Güreş
  • mahmut güven
  • Zehra.
  • .
  • Nurgül TEMİZ
  • Rümeysa Çetin
  • Dora Baysan
  • GERETSE
  • Onur Yıldırım
  • Emre SEVER

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%75 (12)
9
%12.5 (2)
8
%0
7
%12.5 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0