Elveda ve Bütün O Balıklar İçin TeşekkürlerDouglas Adams

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.283
Gösterim
Adı:
Elveda ve Bütün O Balıklar İçin Teşekkürler
Alt başlık:
Otostopçunun Galaksi Rehberi 4. Kitap
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
216
ISBN:
9786051715087
Kitabın türü:
Orijinal adı:
So Long, and Thank for All the Fish
Çeviri:
İrem Kutluk
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Okumaya doyamadığımız maceramız yepyeni aşamalara giriyor. Kahramanımız Arthur Dent kendisinden beklenilmeyen bir kriket vuruşuyla galaksiyi kurtarmayı başarmıştı. Ardından da her iyi kahramanın yaptığını seçip bir parça kendisiyle baş başa kalmayı dilemişti. Aslında unuttuğu çok önemli bir gerçek vardı: Maceralar karşılarında gerçek bir maceraperest bulduklarında asla onun peşini bırakmazlar…
O yüzden yağmurlu bir gecede karşısına 231 adet farklı yağmur tipini bilen ve bunların hiçbirinden bir parçacık bile olsa hoşlanmayan bir tür yağmur tanrısıyla karşılaşmakta, maceraperest bir otostopçu için çok da şaşırılacak bir şey yoktu. Şaşıracağı şeyse o berbat ve yağmurlu geceyi atlattıktan sonra karşısına inanılmaz güzellikte, gizemli bir kızın çıkmasıydı. Bütün bunların hiçbir anlamı yoktu. Uzayda savrularak geçirdiği sekiz yılın ardından, plastik bir alışveriş poşeti ve emektar havlusuyla birlikte evine dönmüştü ya, bu her şeye bedeldi. İyi ama gezegendeki bütün yunusların aynı anda ortadan kaybolmasının ardında yatan sır neydi?
Galaksi boyunca otostop yapanların hayatında sıradan birkaç gündü sadece. Yeni olan ne miydi? Kitabı okuyun göreceksiniz?
Mavi Agave bitkisinin sekiz yıllık distilesi sonrası, tuz ve limon dilimi ile servis standartının olduğu konusunda uyarıdır bu yazı ...
Serideki kitaplara göre “Oh ma God!” tarzında felsefi veyahut hiciv içeren öğeler barındırmamakla birlikte, büyük ihtimalle Sevgili Douglas’ın editörünün baskısı ve nazik zorlamasıyla yazdırdığını düşündüğüm bir kitaptır kendileri. Esas mevzuya da can veren hayranlarının sorduğu soru; “ Yahu bu Arthur Dent hiç sevişmez mi ?” Olmuş olacak ki bu kitabım da böyle olsun anacım demiş :) Şimdi soralım soruyu sıkı bir takipçi olarak... Be adam onca partilere gidin onca galaksi evren zaman bükün Evren’i kurtarın (eşittir yüksek dozda testesteron ) bre hiç mi kimseyi zartmadın? (Wtf! ) Sekiz yıldır gezegenin dışındasın uzaksın tamam artık dünya Yok :)
( gerçi şu psikolojiyi anlamak lazım , Bir Dünya tapuda yola giden arsa gibi galaksiler arası yola gitti.
İki Dünya’dan iki insan kalmış biri kendi biri Thrillian denen iki başlı Zaphod zirzopunun yoldaşı.
Adam ne ara düşünsün karıya kıza gitmeyi )
ha işte dışardasın Ford denen alemci adam var yanında ki üç memeli galaktik fahişeler mi dersin neler neler biliyor adam, yok ama onca dert bitiyor hayranlar diyor bu Arthur niye kimseyi... İşte milletçe değil evrensel olarak ilgi duyduğumuz alan ...
Kitaptan sapmadan yaratıcının varlığına son sözü böyle var ya işte tam olarak sırasıyla, birkaç kere ; tuz, distile agave ve limon dilimi sonrası söylenecek bi laftı.... Keyifli okumalar ...
İlk üç kitaptan sonra ara verip; devamını getirmek istediğimizden mi yoksa bir tık daha aşağıda kaldığından mı bilemeden biraz daha kopuk bir kitap oldu. Aklımda kalanlar;
- Uyuşturucu ve CIA bağlantısı
- Amerikan Express kredi kartı ve kartının küçümsenmesi
- Artık uzayda değil ve Dünya'ya dönüp Dünya'dan şeyleri anlatması
- Rehberin merakı ve önemi
- Uçan daireler
- Son olarak da kültür alışverişi uzayla ilgili...
Kitap yine de eh dedirtiyor; en azından eğlenceli ve gülünç kısımları var. Tavsiye kısmına girmeyeceğim seriyi bitirmek için çabalıyorum. :)

Benzer kitaplar

Bu kitabı hiçbir ön araştırma yapmadan ve ön sözü okumayı Neil Gaiman'ın tavsiyesine uyup kitabı bitirdikten sonraya bıraktıysanız lütfen yapmış olduğum inceleme kısmını da kitaptan sonra okuyunuz. Eğer kitabı bitirip ön sözü okuduktan sonra geldiyseniz rahatlıkla okuyabilirsiniz. (Yıldızdan sonrası 'spoiler' içerir)

*************************************************
Serinin ilk kitabını okuduysanız, giriş bölümünde ki o muazzam dünya tanımını ve bölümün sonunda ki "Bu o kızın öyküsü değil" cümlesini hatırlarsınız.

"İşte bu o kızın öyküsüdür."

Öncelikle kitabı bitirdikten sonra "ee,peki ne oldu şimdi?" gibi bir hisse kapılanlardansanız , bu arkadaşınız sizi aydınlatmaya geldi.

'SAKIN PANİĞE KAPILMAYIN'.

Kitap aslında bir aşk öyküsüdür ve Douglas Adams'ın henüz serinin başında yok ettiği evimiz,yuvamız olan "Çoğunlukla Zararsız" dünyamıza yeniden dönüyoruz. Patlamayı insanlar bir sanrı olarak değerlendiriyor ve bütün bu olanlardan habersiz olan Arthur Dent'imiz neler olduğunu anlamaya çalışmak için dünyaya dönmüş ve dünyanın anlamsız bir biçimde yeniden nasıl var olduğunu ve Vogon'ların yok etmeden önce ki haliyle yaşamın devam ettiğine başlarda pek inanamamış fakat daha sonrasında bu durumu kendisi de pek umursamayıp hayatına yerküre de devam etmiştir. Kitap Arthur'un, serinin ilk kitabın da nihai soruyu bulan fakat o kızın öyküsü olmayan olarak tabir edilen Fenchurch'le tanışmasıyla ve aşk yaşamasıyla devam eden, tam anlamıyla bir aşk romanı olarak kabul edilebilir. Kitap aslında serinin gidişatına pek bir şey katmıyor ve zaten kitap içinde Douglas Adams 4.duvarı yıkıp okura:

" Bütün bunları öğrenmeyi arzu edenler okumaya devam etsin. Diğerleriyse iyi bir kısım olan ve içinde Marvin'in de yer aldığı son bölüme atlasın." mesajını tam da kitabın ortasında 'kitap nereye gidiyor' dediğiniz anda vererek okuru bilgilendiriyor. Evet, isterseniz Douglas'ı dinleyip kitabın son bölümüne atlarsınız ve pek bir şey kaybetmiş de sayılmazsınız.

Şunlar dışında;
- Yerküremizde geçen güzel bir aşk hikayesi,
- Adams'ın o mükemmel mizah anlayışıyla bizi yerlere seren ince esprileri,
- Ford Prefect'in yerküreye meşakkatli geri dönüş hikayesini ve tabi ki yanında Fenchurch ve Arthur'u da alarak yerküreden eğlenceli ayrılışını.

Aslında kaybedecek pek bir şeyiniz yok, tavsiyem Adams'ın dünyasında daha fazla - ve tabii eğlenceli - vakit geçirmek adına kitabı sonuna kadar okumanız ve bu kitabın, Douglas Adams'ın büyük baskılar görerek, bir otel odasına kitlenerek bitirilmesine zorlanması üzerine yazılmış iyi bir kitap olduğunu unutmamanız.

Özetle Kitap iyi ve okumaya değer.
Diğer kitaplarına göre sönük bir kitap olarak kalmış. Okurken bari bir kez olsun otostop yapsalardı diye hayıflandım. Beni mutlu eden sadece Marvin'in kitabın son bölümünde arzı endam etmesi oldu.
Tıpkı bir önceki kitap gibi, konuyu bir türlü takip edemedim ve ne olduğunu anladığımda kitap zaten bitmişti, bu kitabı yeniden okuyup yeni bir değerlendirme yapmam gerekecek sanırım.
Bana göre 2 ve 3 'e göre daha iyiydi,en azından olay örgüsünü takip edebiliyorsunuz. Fakat genel olarak serinin abartıldığını düşünüyorum. Son bir kitap kaldı bitime fakat çok da bayıla bayıla okuduğum söylenemez ilk kitap dışında.Aklımda kalanlar;

-Dünya yerle bir olduktan sonra,benzer bir deney tasarlanmış olup yeni Dünya,eskisinin bir kopyası olarak devam ediyor.(Burasını ben yanlış anlamış da olabilirim. )
- Yağmur Tanrısı
-Fenchurch'un sinir bozucu erkek kardeşi
-Amerikan Express
- Tımarhane'de yaşayan adam
-Kertenkelerle ilgili kısım.

Hoşuma giden detay yunuslar oldu. İlk kitapta Dünya yıkılmadan önce insanları uyarmaya çalışmış,anlaşılamayınca Dünya'yı terk etmişlerdi. Son mesajlarının da "Elveda ve bütün balıklar için teşekkürler." olduğu söylenmişti. ;)

Zaphod'un ve Trillian'ın kitapta hiç bulunmaması,Marvin'e en sonda rastlamamız sıkıcıydı,zaten sonunda Marvin hakkındaki kafa karıştırıcı kısım da sinir bozucuydu.
Kitap bittiğinde "eeee" dedim. Çok kopuk bi sondu. Eksik sayfa mı var acaba dedim. Cümleler durumu açıklamada yetersizdi. 1. ve 2. kitaptan sonra malesef kendi çizgisini bozdu seri.
Ama,
yer yer gülümseten kısımları için azar azar okuyarak bitirdim ve okuduğum için pişman değilim. En azından son bir kez gördüm marvin'i...
"Hayat," dedi, "bir greyfurt gibidir."
“Eee, nasıl yani?"
"Nasıl desem, turuncuyla sarı karışımı ve dış yüzeyi pütürlü gibi, ortası da ıslak ve mürekkep balığı gibi bir şeydir. İçinde çekirdekleri de vardır. Ha, bazıları kahvaltıda onun yarısını yemekten hoşlanır."
Bir yerlerde Eskimoların kar için ikiyüzden fazla farklı sözcük kullandığını okumuştu, böyle bir çeşitlilik olmasaydı, yaptıkları sohbetler herhalde fazlasıyla monoton olurdu.
İnsanlar ‘halüsinasyon’ diyerek açıklamak istedikleri her şeyi açıklayabildiklerini ve sonunda, anlamadıkları ne varsa her şeyin böylece ortadan kalkacağını düşünüyorlar. Halüsinasyon yalnızca bir kelime, hiçbir şey açıklamıyor.
'Ansızın artık görmezden gelmesine imkan olmayan bir şeyin farkına vararak taş kesildi: O artık kendi dünyasında bir uzaylıydı.'
Başı dönüp midesi bulanarak düşen Arthur, basit bir
kuleyi bile düz tutmaktan aciz İtalyanlar’ın eğer fiziğe
ilişkin söylediği her şeye inanarak gökyüzünde dolaşmaya devam edecek olurlarsa başları dertten kurtulmayacağım fark etti.
“Çünkü eğer bir kertenkeleye oy vermeyecek olurlarsa,” dedi Ford, “yanlış kertenkelenin başa gelebileceğini düşünüyorlardı."
.....
“Bazıları kertenkelelerin başlarına gelen en iyi şey olduğunu söylüyor,” dedi. “Bunlar tamamen yanılıyor tabii
ki, tamamen ve bütünüyle yanılıyorlar, ama birilerinin
böyle söylemesi gerek.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Elveda ve Bütün O Balıklar İçin Teşekkürler
Alt başlık:
Otostopçunun Galaksi Rehberi 4. Kitap
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
216
ISBN:
9786051715087
Kitabın türü:
Orijinal adı:
So Long, and Thank for All the Fish
Çeviri:
İrem Kutluk
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Okumaya doyamadığımız maceramız yepyeni aşamalara giriyor. Kahramanımız Arthur Dent kendisinden beklenilmeyen bir kriket vuruşuyla galaksiyi kurtarmayı başarmıştı. Ardından da her iyi kahramanın yaptığını seçip bir parça kendisiyle baş başa kalmayı dilemişti. Aslında unuttuğu çok önemli bir gerçek vardı: Maceralar karşılarında gerçek bir maceraperest bulduklarında asla onun peşini bırakmazlar…
O yüzden yağmurlu bir gecede karşısına 231 adet farklı yağmur tipini bilen ve bunların hiçbirinden bir parçacık bile olsa hoşlanmayan bir tür yağmur tanrısıyla karşılaşmakta, maceraperest bir otostopçu için çok da şaşırılacak bir şey yoktu. Şaşıracağı şeyse o berbat ve yağmurlu geceyi atlattıktan sonra karşısına inanılmaz güzellikte, gizemli bir kızın çıkmasıydı. Bütün bunların hiçbir anlamı yoktu. Uzayda savrularak geçirdiği sekiz yılın ardından, plastik bir alışveriş poşeti ve emektar havlusuyla birlikte evine dönmüştü ya, bu her şeye bedeldi. İyi ama gezegendeki bütün yunusların aynı anda ortadan kaybolmasının ardında yatan sır neydi?
Galaksi boyunca otostop yapanların hayatında sıradan birkaç gündü sadece. Yeni olan ne miydi? Kitabı okuyun göreceksiniz?

Kitabı okuyanlar 102 okur

  • Kemal Karaca
  • Alican Özkeskin
  • Sinan Key
  • Arif Kürşat Karabayır
  • Orionun kizi
  • Büşra Şahin
  • GAMZE UYAR
  • Dilan Aydın
  • Cansu Oz
  • Ozan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.9
14-17 Yaş
%3.8
18-24 Yaş
%22.6
25-34 Yaş
%43.4
35-44 Yaş
%18.9
45-54 Yaş
%7.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49
Erkek
%51

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.6 (14)
9
%11.6 (5)
8
%23.3 (10)
7
%9.3 (4)
6
%18.6 (8)
5
%2.3 (1)
4
%2.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0