Emirdağ Lahikası

8,7/10  (23 Oy) · 
83 okunma  · 
19 beğeni  · 
635 gösterim
Bu lahika mektupları -ki Yirmiyedinci Mektup'tur. Risale-i Nur'un ilk te'lifi ile başlayıp devam edegelmiştir. Risaleler Barla'da te'lif edilmeye başlanıp Isparta ve civarında kıymettar talebeleri bu risaleleri okumak ve yazmak suretiyle istifade ve istifaze ettiklerinde hissiyatlarını, iştiyak ve ihtiramlarını bir şükran borcu olarak muhterem müellifi Hazret-i Üstad'a mektuplarla takdim etmişler. Bazı müşkülatlarının ve suallerinin halledilmesini rica etmişler; böylece hem Hazret-i Üstad'ın, hem talebelerin mektupları ile Barla, Kastamonu ve Emirdağ lahika mektupları vücuda gelmiştir.
  • Baskı Tarihi:
    2005
  • Sayfa Sayısı:
    550
  • ISBN:
    9786056151095
  • Yayınevi:
    Rnk Neşriyat
  • Kitabın Türü:
talha hatipoğlu 
04 Nis 10:21 · Kitabı okudu · 23 günde · Beğendi · 10/10 puan

Emirdağ Lahikası, Said Nursi'nin yazmış olduğu Risale-i Nur adlı kitap serisinin parçası olan eser.

Eser, hükümlü olarak bulunduğu Emirdağ ilçesinde yazıldığı için bu ismi almıştır.

Said Nursi, Denizli Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1944 tarihli beraat karariyle tahliye olmuş ve iki ay kadar Denizli'nin Şehir Otelinde kaldıktan sonra Afyon'un Emirdağ'ı kazasında ikâmet edeceği kendisine bildirilmiş ve Emirdağ'ına gelmiştir. Bundan sonraki Lâhikalar, Emirdağ'ında ikâmeti esnasında yazılmış olup, Isparta'ya ve Isparta vasıtasiyle Risale-i Nur'un okuyucularına gönderilen mektuplardır. 1948 de yeniden Afyon Mahkemesinde davası görülmüştür.

Kitaptan 29 Alıntı

Evet herkesin bu âlemde birer âlemi var, birer kâinatı var. Âdeta zîşuurlar adedince birbiri içinde hadsiz kâinatlar, âlemler var. Herkesin hususî âleminin ve kâinatının ve dünyasının direği kendi hayatıdır. Nasıl herkesin elinde bir âyinesi bulunsa ve bir büyük saraya mukabil tutsa, herkes bir nevi saraya, âyinesi içinde sahib olur. Öyle de herkesin hususî bir dünyası var.

Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 345 - Zehra Yayıncılık)Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 345 - Zehra Yayıncılık)

Allah'a İman Hakikati 3
Fakat ona iman etmek: Kur'an-ı Azîmüşşan'ın ders verdiği gibi, o Hâlık'ı sıfatları ile, isimleri ile umum kâinatın şehadetine istinaden kalben tasdik etmek ve elçileriyle gönderdiği emirleri tanımak; ve günah ve emre muhalefet ettiği vakit, kalben tövbe ve nedamet etmek iledir. Yoksa, büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak, o imandan hissesi olmadığına delildir.

Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 152 - Zehra Yayıncılık)Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 152 - Zehra Yayıncılık)

Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife, imanını kurtarmaktır, başkalarının imanına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır.

Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 45 - Zehra Yayıncılık)Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 45 - Zehra Yayıncılık)

Bazen zulüm içinde adalet tecelli eder. Yani insan bir sebeple bir haksızlığa bir zulme maruz kalır, başına bir felaket gelir, hapse de mahkûm olur, zindana da atılır. Bu sebep haksız olur, bu hüküm bir zulüm olur. Fakat bu vakıa adaletin tecellisine bir vesile olur. Kader-i İlahî başka bir sebepten dolayı cezaya mahkûmiyete istihkak kesbetmiş olan o kimseyi bu defa bir zalim eliyle cezaya çarptırır, felakete düşürür. Bu, adalet-i İlahînin bir nevi tecellisidir

Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 354 - Zehra Yayıncılık)Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 354 - Zehra Yayıncılık)

Hattâ benim otuz seneden beri siyaseti terk ettiğime sebep, bir mübarek âlimin takip ettiği cereyanın tarafgirlik damarı ile salih ve büyük bir âlimin onun fikrine muhalif olmasından tefsik derecesinde tahkir edip ve cereyanına ve kendi fikrine muvafık meşhur ve mütecaviz bir münafığı gayet medh ü sena etti. Ben de bütün ruhumla ürktüm. Demek, tarafgirlik hissine siyasetçilik de karışsa böyle acib hatalara sebebiyet veriyor diye

اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَ السِّيَاسَةِ‌

dedim. O zamandan beri siyaseti terk ettim.

Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 225 - Zehra Yayıncılık)Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 225 - Zehra Yayıncılık)

Şimdi bu zamanda en büyük tehlike olan zındıka ve dinsizlik ve anarşilik ve maddiyyunluğa karşı yalnız ve yalnız tek bir çare var: O da Kur'anın hakikatlarına sarılmaktır.

Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said NursîEmirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî

Allah'a İman Hakikati 2
Halbuki Allah'ı bilmek, bütün kâinata ihata eden rububiyetine ve zerrelerden yıldızlara kadar cüz'î ve küllî herşey onun kabza-i tasarrufunda ve kudret ve iradesiyle olduğuna kat'î iman etmek ve mülkünde hiçbir şeriki olmadığına ve "Lâ ilahe illallah" kelime-i kudsiyesine, hakikatlarına iman etmek, kalben tasdik etmekle olur.

Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 152 - Zehra Yayıncılık)Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 152 - Zehra Yayıncılık)

Hükm-ü Kur'ana göre, bu zamanda mimsiz medeniyetin îcabatından olarak hacat-ı zaruriye dörtten yirmiye çıkmış. Tiryakilikle, görenekle ve itiyadla hacat-ı gayr-ı zaruriye, hacat-ı zaruriye hükmüne geçmiş. Âhirete iman ettiği halde, zaruret var diye ve zaruret zannıyla dünya menfaati ve maişet derdi için dünyayı âhirete tercih ediyor.

Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 475 - Zehra Yayıncılık)Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 475 - Zehra Yayıncılık)

"Zaman tarîkat zamanı değil, belki imanı kurtarmak zamanıdır. Tarîkatsız Cennet'e gidenler çoktur, imansız Cennet'e giden yoktur."

Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 241 - Zehra Yayıncılık)Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 241 - Zehra Yayıncılık)

Allah'a İman Hakikati 1
Yoksa "Bir Allah var" deyip, bütün mülkünü esbaba ve tabiata taksim etmek ve onlara isnad etmek, hâşâ hadsiz şerikleri hükmünde esbabı merci' tanımak ve herşeyin yanında hazır irade ve ilmini bilmemek ve şiddetli emirlerini tanımamak ve sıfatlarını ve gönderdiği elçilerini, peygamberlerini bilmemek, elbette hiçbir cihette Allah'a iman hakikatı onda yoktur.

Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 152 - Zehra Yayıncılık)Emirdağ Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 152 - Zehra Yayıncılık)
3 /