En Çok Kendisine Yabancıdır İnsanMarquis De Sade

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.870
Gösterim
Adı:
En Çok Kendisine Yabancıdır İnsan
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059115902
Çeviri:
Hakan Akdoğan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aylak Adam
En Çok Kendisine Yabancıdır İnsan, Marquis de Sade'ın tüm eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.
"Mutsuzluklarıma benim düşünce tarzım değil diğerlerinin düşünme tarzı neden oldu."
(Tanıtım Bülteninden
Aylak Adam aforizmalar serisinin 5.'si benim okuduğum ise 6. kitap oldu. Kitaplar sayesinde yazarın genel fikrini ve anlatmak istediklerini bana kattığı için çok seviyorum bu seti.

Kitaba gelirsek hazlar, farklılıklar, doğallık, sadelik bunlar temel başlıklar olmuş. Cinsel doyum, dine inanmamak, dinin saçma olduğunu söylemek, Allah'i inkar etmek ve isyan etmek ise başka bir konular. Bu konularda yalan yok çok kez bu kitabı bırakmak istedim. Hiç bir kitabı yarım bırakmak gibi bir huyum yoktur.

Hayatın bir devinim süreci içinde olduğunu, yapılır ve sonra yıkılır bunun bir döngü olduğunu, doğanın bile bu döngüde yönetildiğini savunuyor. Doğanın, insanlığın bir düzeni olduğuna ve bu düzenin bozulmaması gerektiğine ( rahatlık her yönden kıyafet, sex, vb. bir çok ahlaksızlık ) Evliliğe de karşı bu arada.

Yazar herkese bakmayın diyor önce kendi benliğini topla veya herkes kendi benliğini kontrol ederse bir sıkıntı olmaz gibi bir görü vardı beğendim kesinlikle doğru.

Gelenek, görenek, adet ve ahlak kurallarına tamamen zıt görüşte. Özgürlük istiyor ama öyle bir özgürlük ki ilk çağlardaki doğal olan özgürlüğü istiyor. Evrensel kurallara karşı çıkıyor; çünkü bir ülkede ve ırkta geçerli olan başka ülkede ve ırkta geçerli olmayabilir bu yüzden serbest ve kuralsız olunmalıdır görüşü hakim.

Ateist, deist, hedonist bir kişilik sanırım. Hazlardan dolayı dinden vazgeçmeyin demesi çok ilginç gerçekten. Ölümden sonra da yaşama inanmıyor ve saçma buluyor. Bazı fikirlerine çok az katılsam da çok beğenmediğim farklı bir kitap oldu. Bu yazarla ilgli düşüncelerim çok değişti. :) Tavsiye eder miyim size bırakıyorum. Herkesin görüşüne de saygılı olmak adına kötü bir kitap demekten kesinlikle kaçıyorum.
Serayın çarşı karakterli ruhu olduğunu anlamama sağlayan yazarın ikinci kitabı bitmiş bulunmaktayım. :D Daha doğrusu tümün kitaplarını inceleyip beğendiklerini cümleleri veya paragrafı seçmişler desek doğru olur(Bütün kitapları bana biraz sallama gibi geliyor ama kitabın içindeki çelişkili cümlelerden birçoğu olduğu kesin.). Sade'nin(Saad diye okuyor yanlış olmasın. Birileri uyarabilir. :D) ahlaksız yönüyle tanışmadan fikirlerini öğrenmek için mükemmel bir kitap. Sade'nin ismi olup da gönül rahatlığıyla önermek çok garip geliyor. :D
Sürüne sürüne okuduğum bir kitap.
Yarım bırakmayı düşünerek,ne diyor bu adam yine of diye söylenerek bitti kitap şükür.
Kaptırmış kendini haz da haz.Tamam arkadaş tabi ki dünyaya somurtup oturmaya gelmedik de sen de sanki pek bi rahatsın dedim her cümlesinden sonra.
Kitapta kendi istek ve hazları için başkalarının dünyasını karartabilen,sonrada ölümden sonra hiçlik var,ye iç eğlen felsefesiyle dolanan sadizmin babası Sade'ın cümlelerinin derlemesi bulunuyor.
Ne diyeyim,okuyanlara Allah sabır versin.
"Hayat, fahişedir; bu yüzden zevk almaya bakın!"
Her şeye bakış açısı farklı bir adam. Sadizm'in isim babası olduğu ifade edilse de düşüncelerinin bazılarına elinde olmadan katılabiliyor insan. Aslında yanlış değerlendirme yapılıyor bu adama. Herkesin içinde var olan fikirleri o yalnızca dile dökmeyi yeğliyor. Yaşadığı çağda eleştirilme sebebi de bu olsa gerek. Neticede insan en çok kendine yabancı oluyor, kendini tanımıyor.
Farklı görüşlere açık olarak ve önyargılarınıza yenilmeden okumalısınız. Düşüncelerinizi özgürleştirin!
Şehvet ve cinsel doyuma saplantılı bir şekilde takılıp kalmış olan yazar, Freud'u aratmayacak nitelikte! Daha çok Ateizm inancı etrafında şekillenmiş olan bu eser, kadının cinsel meta olarak görülmesinin ötesine geçememektedir. Aydınlanma Çağı denilen - kısır döngü - dönemde yaşamış olan yazar bu kalıbın dışına çıkamamış ve her yeni geçiş döneminin eserleri ilk sancıları ise böyle olagelmiştir. Bu sancıları aşamayan dönem ve yazarlar daha çok takıntısı olduğu konuları ele almaktadır. Okumanız dileğimle...
Diyorsun ki, düşünce tarzım tasvip edilemez. Umursadığımı mı sanıyorsun? Başkaları için bir düşünce tarzı benimseyen ne zavallı bir ahmaktır!
"Seks" yemek veya içmek kadar önemlidir ve bir arzunun en az diğeri kadar az kısıtlamayla veya sahte tevazuyla tatmin edilmesine izin vermek zorundayız.
Düşünce biçimimin tahammül edilemez olduğunu söylüyorsun. Ne fark eder ? Düşünce biçimini başkalarına uygun olsun diye değiştiren ahmaktır. Düşünce biçimim fikirlerimin sonucudur. Varoluşumun içsel tarafının bir parçasıdır. İstesem bile onları inkar edemem.
Marquis De Sade
Sayfa 53 - Aylak Adam Kültür Sanat Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
En Çok Kendisine Yabancıdır İnsan
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059115902
Çeviri:
Hakan Akdoğan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aylak Adam
En Çok Kendisine Yabancıdır İnsan, Marquis de Sade'ın tüm eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.
"Mutsuzluklarıma benim düşünce tarzım değil diğerlerinin düşünme tarzı neden oldu."
(Tanıtım Bülteninden

Kitabı okuyanlar 90 okur

  • Anıl Haco
  • Sesim cemre toker akbay
  • yağmur demirkaya
  • Ebru A.
  • Black Garden
  • Hikmet Yıldırım
  • marie sklodowska
  • Ezgi Çelik
  • MoizEfendi
  • G.ü.l.ş.e.n

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.3
14-17 Yaş
%2.3
18-24 Yaş
%16.3
25-34 Yaş
%46.5
35-44 Yaş
%27.9
45-54 Yaş
%4.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.9
Erkek
%32.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.6 (2)
9
%2.8 (1)
8
%30.6 (11)
7
%33.3 (12)
6
%13.9 (5)
5
%2.8 (1)
4
%11.1 (4)
3
%0
2
%0
1
%0