En Eski Yüz

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.098
Gösterim
Adı:
En Eski Yüz
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750520297
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Yokuşun başında ha düştü ha düşecek bir siluet görüyorum. Yaklaşıyor mu, uzaklaşıyor mu... Birazdan odamız odun ateşiyle, kandil aleviyle, ıhlamur kokusuyla, radyonun duyulur duyulmaz sesiyle ısınıyor. Kar uyuşturuyor aklımızı. Neredeyse yeniden uykumuz gelecek. Yokuştan inip gelen adam unuttuğum bir anda pencerenin dibinde beliriveriyor.

Ay batarken, ay susarken… Uzun ve eski acılarla sokaklar, siluetler, arsız gözler, kimsesiz sesler, dolmuşun kokusu, başka türlü olsaydı acısı, kuytu pencereler, ölmeye yatan aşk. Radyoda şarkılar şarkılar… Pelin Buzluk, şehrin en koyu gecesinin öykülerini yazıyor En Eski Yüz'de. Kuruyan, gelip geçen. Doğan güne karşı. Hayat, izbe bir meyhanede tek başına bir kadın…
(Tanıtım Bülteninden)
84 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
En Eski Yüz, Pelin Buzluk'un 3. öykü kitabı.İlk kitabı Deli Bal (2010) ile Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü'nü ikinci kitabı Kanatları Ölü Açıklığında (2012) ile Selçuk Baran Öykü Ödülü'nü kazanmış.
En Eski Yüz birbirinden güzel 11 öyküden oluşuyor.Pelin Buzluk kelimelerle bambaşka dünyalar kuruyor.Kullandığı kelimeler çok farklı.Beşon,göreslenmek,libas,fayrap etmek ilk kez duyduğum kelimeler.Yaz geldi öyküsündeki ergen tanımına bayıldım.Su İşi öyküsünde o karlı kış gecesini iliklerimde hissettim.Ortanca öyküsünde aile kurumuna, özellikle otoriter babalık figürüne ciddi bir eleştiri var.Çok şey anlatıyor Pelin Buzluk öykülerinde, hem de muhteşem bir edebiyat keyfi sunarak okuyucusuna.


"Toprak siyahmış. Kara toprakmış! Babamın ölümü yine de yokmuş. Babam ölmemişmiş. Ağaçlar yemyeşilmiş. (Oysa toprak böyle nemli ve kara değildi, ağaçlar yeşil bile değildi.

Her şey tozluydu, renkler solgundu. Ama düşlerde hepsi gönlünce.) Ben yine dama çıkmışım. Damağımda şekerli hazzı, dut yiyormuşum. Birtakım pastalar düşleyerek. Yalnız babamın ceketinden tüten vanilyaların hatırasıyla değil elbette. Kulağakaçanları kovarak. Ve bir anda tiksinerek. Eve para getireceğim günleri kuruyormuşum. Aniden bir taş alnımda –babamın ölüm haberi.Kaşım patlamış.
syf 65
84 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Pelın buzluktan okudugum ilk hikaye kıtabı. 84 sayfadan olusan kısa kısa oykulerden olusan bir kitap. Sait Faik odulu alacak kadar basarılı bulmadım kitabı. Bitirdiğim de bır tamamlanamamıslık hıssı olustu bende..
84 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
2017 Sait Faik Hikâye Armağanı ödülünü bileğinin hakkıyla almış içinde, 11 öykünün olduğu güzel ve sarsıcı bir kitap. Öykü okumak ve Pelin Buzluk ile tanışmak için güzel bir başlangıç bence.
Ülkemizde susmak zorunda olan kadınlar, sosyal baskıdan ötürü cinsel kimliğini gizli yaşamak zorunda kalan insanlar, ötekileştirilen ve toplumun kanayan yaraları gibi çarpıcı konuları işleyen sevgili Pelin Buzluk'un dili de sıcacık, günlük konuşma dilinin nimetlerinden faydalanmış, harika bir anlatımla kaleme alınmış.
Öykülerde hissedilen duygu ise en “kayıp” duygusu. Kaybedilen bazen cinsellik, eş, sevgili, bazen anne, baba, zaman, geçmiş olabiliyor. Verilen tüm bu kayıplar kendi içinde bir çizgi meydana getiriyor. Hayatın içinde varolamayan insanların sesi oluyor sevgili Pelin Buzluk...
84 syf.
·20 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir öykü kitabı. İç huzuru rahatsız eden, düş ve gerçeğin iç içe olduğu öyküler var. Elbette ki güzel sürükleyici bir öykü kitabı. Birçok duyguyu tereddütsüz, keskin bir şekilde hissettiriyor. Okumanız dileğiyle
84 syf.
Pelin Buzluk bu kitabı ile her yıl Sait Faik'in ölüm yıl dönümünde düzenlenen ve bu yıl 63. kez gerçekleşen Saif Faik Hikaye Armağanı ödülünün sahibi olmuştur. Başvuran 58 kitap arasından.

Konular genellikle namus laneti ile çepeçevre sarılmış, susturulmuş kadınlar, toplum baskısı yüzünden eş cinsel olduğunu saklamış insanlar, özgürlüğüne düşkün hayatlar.. Konular vurucu, dili ve sonları etkileyici. Bu tarz toplumsal konular eğer oturmamış bir üslubunuz var ise inanılmaz itici ve zorlama oluyor. Hatta bana dilinin acemiliğini saklayabilmek adına seçilmiş konular olarak geliyor. Ancak Pelin Buzluk bunun altından ustaca kalkmış.

--- spoiler ---

Kitapta sanırım Tozlu Cennet dışında sevmediğim bir hikaye olmadı. Konusu güzel ancak dilini yetersiz buldum. Düşünmeme, hayal etmeme fırsat vermedi. Bu yüzden kendimce hiçbir katkı sunamadım hikayeye.

Ama: "Bir kadının gülmesi neşeli ya da mutlu olmasından başka her anlama gelir çünkü." dediği Dördüncü'sü, "Öldüremedim çünkü yaşamanın bir yolunu buldu." dediği Gemisiz'i, oturup ağladığım Uçurum'u enfesti bence.

Kapanışı kitabın kendimce en güzel öyküsü olan "Ortanca Oysa" ile yapacağım.

"Yukarı mahallede bir kadını kocası ortalık yerde doğramıyordu da mesela, bu kadın eteğinin beline sokulu çiçeklerle kırda dans ediyordu. Kalabalıkla bir, evin yıkılmasına, üzüm bağının dümdüz edilmesine karşı çıkan uzun bir delikanlıyı polis vurmuyordu. fışkıran kanı değildi, sevgilisine kokmak için bağrına doldurduğu hunhar gül başlarıydı."
--- spoiler ---
84 syf.
·6/10 puan
'Biliyordu, ne kadar konuşulursa konuşulsun, sözcükler bazı duyguları anlatmakta acizdir.'

2017 yılında Sait Faik Öykü Ödülünü alan, içinde bolca toplum eleştirileri barındıran kitap. Pelin Buzluk, öykülerini realist bir temele oturtmuş. Dil haznesi dar olan ya da ağdalı bir dili sevmeyenler için kitap sıkıcı gelebilir. Zaten toplumumuzun kanayan yaraları; kadın cinayetleri, LGBTI bireylerin kimliklerini gizleyerek yaşamak zorunda kaldıkları bir toplumu anlatan psikososyal temellere oturtulmuş öyküler. Neredeyse her sayfası dram ve dram..
84 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Bünyesinde farklı hikayelerle bize bakan bu güzel eser yine okuyucuya farklı kapılar açıyor. Bazı hikayeler Deli Bal’da olduğu gibi sertken, basıları naif ve hassas şekilde okuyucuyu kucaklıyor. Eserin ödül alması gayet normal...
84 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Yazarla tanışma kitabım. Kısa hikayelerin mevcut olduğu 84 sayfalık, 2017 yılı Sait Faik Hikaye Armağanı almış bir kitap. Baskı gören (her zamanki gibi) kadınlarımız, eşcinsel temalar, "namus" saçmalığı gibi konular üzerinden giderken çok ince ve güzel tespitler sunmuş yazarımız. Genel hava tabi karamsar, biraz bunalabilirsiniz normaldir. En sevdiğim kısım "Dördüncü" hikayesi ve bu hikayedeki "Bir kadının gülmesi neşeli ya da mutlu olmasından başka her anlama gelir çünkü." cümlesiydi. Hikaye seven biriyseniz bir bakıverin derim. Zaten internet üzerinden 7 liraya alabilirsiniz.
84 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Eski Yüz" Yazarla tanışma kitabım oldu. Kısa kadın hikayelerinin olduğu 84 sayfalık küçücük bir kitap. 2017 yılında "Sait Faik Hikaye Armağanı" almış. . Hikayelerin konuları neler mi? Off tabi her zamanki konular. Baskı gören, aile-içi şiddet, taciz, eşcinsellerin yaşadığı zorluklar, ne yaparsak yapalım bitmeyen, kadına yönelik sözde namus, töre ile ilgili en yakınlarından alınan yaralar...Içimizi ısıtmayan, hatta buz gibi yapan ama gerçek öyküler. Öykü severlerin seveceklerini düşünüyorum.
84 syf.
·1 günde·Puan vermedi
2017 Sait Faik Hikâye Armağanı alan En Eski Yüz, Pelin Buzluk'tan okuduğum ilk kitap. Yazarı araştırınca başka ödüllü kitaplarının da olduğunu öğrendim.

En Eski Yüz, içinde on bir tane öykü bulunan bir kitap. Öykülerin genelinde kadınlar, toplum tarafından yaftalanan bireyler yer alıyor. Bu öykülerin içinde en çok Su İşi, Gemisiz ve Deray'ı beğendim. Öykülerin dili fazla yalın değil kelimelerin hissettirdiklerini anlamak için çaba gerekiyor. Öyküyle arası iyi olanlara tavsiyemdir.
84 syf.
·3 günde·8/10 puan
Yazardan DW'nın youtube kanalındaki şu videodan haberdar oldum: https://youtu.be/mln4lyDS1fI
Hikayelerinin kesinlikle ilginç bir tarzı var ve denemeye değer.
Diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Koşmak için ayakları unutmak gerekir. Patlamalarına, eğilip bükülmelerine aldırmamak. Yaralanmaya razı olmak.
Aşk sözcüğünü keşfetmemiş olmayı yeğlerdim. Adına aşk dediğimizde anonimleşiyordu, herkesin anlattığıyla bir oluyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
En Eski Yüz
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
84
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750520297
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Yokuşun başında ha düştü ha düşecek bir siluet görüyorum. Yaklaşıyor mu, uzaklaşıyor mu... Birazdan odamız odun ateşiyle, kandil aleviyle, ıhlamur kokusuyla, radyonun duyulur duyulmaz sesiyle ısınıyor. Kar uyuşturuyor aklımızı. Neredeyse yeniden uykumuz gelecek. Yokuştan inip gelen adam unuttuğum bir anda pencerenin dibinde beliriveriyor.

Ay batarken, ay susarken… Uzun ve eski acılarla sokaklar, siluetler, arsız gözler, kimsesiz sesler, dolmuşun kokusu, başka türlü olsaydı acısı, kuytu pencereler, ölmeye yatan aşk. Radyoda şarkılar şarkılar… Pelin Buzluk, şehrin en koyu gecesinin öykülerini yazıyor En Eski Yüz'de. Kuruyan, gelip geçen. Doğan güne karşı. Hayat, izbe bir meyhanede tek başına bir kadın…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 170 okur

  • sedef gürler
  • Selçuk Karabey
  • Özgüm Coşkun
  • Feryal
  • Nilüfer
  • Fatma Sağlam
  • Ece
  • Sena
  • Buket Topaloğlu
  • Mizgin Bulut

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.7 (8)
9
%14.7 (11)
8
%28 (21)
7
%21.3 (16)
6
%8 (6)
5
%2.7 (2)
4
%4 (3)
3
%0
2
%1.3 (1)
1
%9.3 (7)