Enseyi Karartmayın (Tek Ciltte)

·
Okunma
·
Beğeni
·
567
Gösterim
Adı:
Enseyi Karartmayın
Alt başlık:
Tek Ciltte
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
730
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051418087
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Türk edebiyatının büyük ustalarından Çetin Altan, 70 yıllık yazı hayatı boyunca hemen tüm türlerde eser verdi. Tüketilmesi bir yana, bir çırpıda kat edilemeyecek genişlikte bir yapıt ortaya koydu. "Enseyi Karartmayın" adını verdiğimiz seçkide, Büyük Gözaltı ile romancı, Çemberler ile oyun yazarı, Üçüncü Mevki ile şair, Yeryüzü Tanrıçaları ile denemeci, Al İşte İstanbul ile gezi yazarı Çetin Altan çıkıyor karşımıza. Halen Şeytanın Gör Dediği başlığı altında sürdürdüğü köşe yazarlığının geniş külliyatından yapılan özenli bir seçki, Altan'ın Türkiye'nin sancılı tarihine eşlik etmeyi bugün de sürdüren düşünce ve eleştiri dünyasını yansıtıyor. Ben Milletvekili İken kitabında yazdıkları, bugüne dair çok şey anlatıyor.

Safiye Ayla'dan Ursula Andress'e, Romy Schneider'den Bedia Muvahhit'e, Altan'ın tüm yaşamı boyunca hayranlığını sürdürdüğü, Işık ve Ateş olan kadınlar, bu sayfalarda yeniden karşımıza çıkıyor. 2000'li yıllardan bugüne yazdığı, her biri olay olmuş, geniş kitlelerce paylaşılmış, tartışılmış son dönem yazılarından titiz bir seçki de kitaptaki yerini alıyor.Çetin Altan bugün 87 yaşında, yazmayı sürdürüyor. "Mutluluğun tılsımı, sevdiğin işte doya doya çalışmak ve sevdiğinle doya doya sevişmektedir çünkü..." sözünü kanıtlarcasına... Enseyi asla karartmadığını kanıtlarcasına...
(Tanıtım Bülteninden)
“Tek Ciltte” genç kuşakların geçmiş kuşaklar ile ilişki kurmaları için ünlü yazarların tüm yönleri ile , ürün verdiği tüm türlerden örnekleri kapsayan ve başka ülkelerde Portable, Corpus, Quarto isimleri ile yayınlanan bir kitap türü.

721 sayfa boyunca her sayfada “bir yazarın değeri eğer o yazar 100 sene sonra hatırlanıyorsa işte o zaman anlaşılır.” diyerek aramızdan ayrılan Çetin Altan’ın sözünü hatırladım.

Özellikle Fütüristik roman 2027 ( sayfa 601) Çok ilginç geldi.
Ne zaman gündemdeki konu ortaya çıksa hemen aklıma bu paragraf geliyor;
Bir toplumda günde ortalama olarak beş milyon kadın sille tokat dövülüyorsa, o toplumun, siyasal kararları çok aşan, daha bir yığın derdi var demektir.
Ve, sopa yiyen kadınların yetiştirdiği çocuklar, bilinç altına sinmiş bir kinin, ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan gaddarlığıyla katılığını taşırlar…
Necip Fazıl, üç beş kuruş zorlanmasıyla uydurmadan yazılar yazdığı küçük gazetelerde, neredeyse her gün ağır sözcüklerle bana söver, Ankara’ya geldiği zamanlarda hemen beni arardı...
Geniş ve hafif çıkık alnıyla kendiliğinden tık tık oynayıp duran göz ve dudak kıyısı uzantılarını sanki özlüyor gibiyim..
Neden bana her gün sövüyorsun diye sorardım..
Sen onlara inanıyormusun derdi.
SOMALİLİ ZENCİLER

2.Mahmut’un Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile olan siyasal ilişkileri hem hazin, hem de komiktir. Ve o tarihlerde Adana ve dolaylarına getirilen Somalili zenci köleler...

19.Yüz yılın sonlarında Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa’ya pamuk tarımı yapması için ihsan edilmiş Dalaman ve Köyceğiz yöreleri. Pamuk tarlalarında çalıştırmak için yine Somali’den getirilmiş zenci köleler. Ancak pamuk yapmaktan vaz geçilince zenci köleler oralarda kalmışlardı.
TANTALOS EFSANESİ

Tantalos efsanesi; Kendini ziyarete gelen tanrılara bakalım anlayacaklar mı diye oğlunu boğazlatıp etlerini ikram eder sofrada.
Baştanrı Zeus durumu anlar ve Tantalosu meyve ağaçları ile sarmalanmış bir gölün bulunduğu bir diyara fırlatır atar ve açlık susuzluğa mahkum eder. Tantalos ne zaman su içmek için göle eğilse, sular geriye doğru çekilir, karnını doyurmak için ne zaman meyvelere uzansa meyveler dallarında yukarıya kalkar.
Yedi milyon yıl önce ilk insan, dört ayak yürümekten vaz geçip iki ayağı üstüne kalktığı zaman, doğayla tersliğe düşmüş.
Ayağa kalkan dişilerin de üretim organları yukarı çekilip daraldığından, yüz binlerce yıl boyunca ölüp gitmişler doğum yaparken..
Ve sonra ayağa kalkan dişilerin doğurma sürelerinde yavaş yavaş bir kısalma olmuş. Örneğin daha önceleri bir yıl olan gebelik on bir aya; on bir ay on aya; on ay dokuz aya inmiş. Yani dişiler bir savunma refleksiyle ,erken doğuma yönlenmişler.

Ancak vaktinden erken doğan bebekler doğar doğmaz yürüyüp koşup kendi kendilerini yetiştirme olanağından yoksun kaldıkları için, çaresiz anneleri ,daha çok sahip çıkmaya ve bakmaya başlamış onlara..

Ne var ki, erken doğum yapan dişinin, güçsüz doğan bebeğine bakma zorunluluğu, bu kez de dişinin avlanmaya gitmesini engellemiş. Ve dişi bir erkeğe muhtaç olmuş...

Erkeği kendine bağlı tutup karnını doyura bilmek için de ,başlamış kendini her an sevişmeye hazır tutmaya.. O yüzden de yılın her gününde sevişmeye hazır olan tek dişi, insanın dişisi.
2027 senesi: Uyku dahil, kişilerin her anının nasıl geçtiğinin kolayca saptanabileceği bir teknolojiye ulaşılmasıyla, ”yalan” işlevini yitirmeye ve ortadan kalkmaya başladı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Enseyi Karartmayın
Alt başlık:
Tek Ciltte
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
730
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051418087
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Türk edebiyatının büyük ustalarından Çetin Altan, 70 yıllık yazı hayatı boyunca hemen tüm türlerde eser verdi. Tüketilmesi bir yana, bir çırpıda kat edilemeyecek genişlikte bir yapıt ortaya koydu. "Enseyi Karartmayın" adını verdiğimiz seçkide, Büyük Gözaltı ile romancı, Çemberler ile oyun yazarı, Üçüncü Mevki ile şair, Yeryüzü Tanrıçaları ile denemeci, Al İşte İstanbul ile gezi yazarı Çetin Altan çıkıyor karşımıza. Halen Şeytanın Gör Dediği başlığı altında sürdürdüğü köşe yazarlığının geniş külliyatından yapılan özenli bir seçki, Altan'ın Türkiye'nin sancılı tarihine eşlik etmeyi bugün de sürdüren düşünce ve eleştiri dünyasını yansıtıyor. Ben Milletvekili İken kitabında yazdıkları, bugüne dair çok şey anlatıyor.

Safiye Ayla'dan Ursula Andress'e, Romy Schneider'den Bedia Muvahhit'e, Altan'ın tüm yaşamı boyunca hayranlığını sürdürdüğü, Işık ve Ateş olan kadınlar, bu sayfalarda yeniden karşımıza çıkıyor. 2000'li yıllardan bugüne yazdığı, her biri olay olmuş, geniş kitlelerce paylaşılmış, tartışılmış son dönem yazılarından titiz bir seçki de kitaptaki yerini alıyor.Çetin Altan bugün 87 yaşında, yazmayı sürdürüyor. "Mutluluğun tılsımı, sevdiğin işte doya doya çalışmak ve sevdiğinle doya doya sevişmektedir çünkü..." sözünü kanıtlarcasına... Enseyi asla karartmadığını kanıtlarcasına...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Ömer

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0