Entelektüellerin Hurafeleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.129
Gösterim
Adı:
Entelektüellerin Hurafeleri
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
212
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759964016
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Hamal ve ihtimal kelimeleri akrabadır. Entelektüel, ihtimallerin hamalıdır. Her ihtimali düşünmek zorundadır.

Popüler şarkılardan sıkılan entelektüeller, nedense, popüler sorulardan ve cevaplardan sıkılmıyorlar. Eğer her ihtimali düşünselerdi, hakikat muamelesi yaptıkları popüler cevaplardan kuşkuya düşer, egemenlerin kültürüne evrensel kültür demeye son verirlerdi...

Eğer çevreciler gerçekten bilinçli olsaydı, merkeze "çevre" demekten vazgeçerlerdi...

İnsanoğlunun ırkçılık yüzünden ödediği ağır bedellerden sonra çareyi "dünya vatandaşı" olmakta bulanlar, iddialarının aksine dünyalarının Avrupa'dan ibaret olduğunu, geride kalan her vatanın ve kültürün teferruat olduğunu görürlerdi...

Yolu ve yöntemi hesaba katmadan düşünmek, kulağa hoş gerisi boş kıyaslamalarda bulunmak, böylesi popüler kavramlar üretmek, entelektüel yolsuzluktur.

Türkiye'de yıllardır sadece bankaların değil, kavramlarımızın, kitaplarımızın, belgelerimizin ve hatıralarımızın içi de usulsüz işlemlerle boşaltılmıştır.

Bu entelektüel yolsuzluğun eski adı, usul/yöntem sahibi olmadan, bilgi sahibi olmaktır. Yöntemsiz düşünmek, yolda olmamaktır.

Entelektüellerin Hurafeleri; yolda olanların, yolunu şaşıranların, yerinde sayanların, ileri-geri konuşanların ve susanların yolculuk boyunca elden düşüremeyeceği bir kitap...
(Tanıtım Bülteninden)
212 syf.
·Beğendi
Türkiye'de net olarak tanımını yapamadığımız her konuda ahkam kesmekle beraber başta yaşadığımız coğrafya olmak üzere birçok konunun kara cahili olan bir kesim var. Adına entelektüel dediğimiz bu arkadaşlara katılmak için bazı eleştirileri mutlaka yapmanız ve bazı efsaneleri gerçek sanmanız gerekir.
Farkında olmadan entel abi ve ablalardan ne kadar etkilendiğimizi de acıyla göreceksiniz tabii.. Sonlara doğru Paşalı biraz da bize yönelmiş, ne yapmaya çalışırken ne yapamıyozu satır aralarında vermiş biraz. Ama kesinlikle kitaptan kopmamış.
İbrahim Paşalı kısa ama öz kitabında latif bir üslupla birçok konuya değinmiş. Okurken kesinlikle sıkılmayacak ve çokça gülümseyeceksiniz.
212 syf.
·Beğendi·9/10
Entelektüellerin Hurafeleri her cümlesiyle beni benden alan bir kitap oldu. Gerçek dünyamıza dokunuyor olması buna en büyük etkendir. Peki bu dünyamızda nelere yer veriyoruz, neleri görmezden geliyoruz ?
Sustuğumuz veya susturulduğumuz pek çok düşüncenin, daha doğrusu düşünceden de öte yaşam biçimi haline getirdiğimiz her davranış, bizi biz olmaktan çıkararak başka boyutlara sürüklüyor. Batının kölesi olduğumuz kadar doğuyu da kendimizin kölesi ilan ediyoruz.
Yaşam biçimimizi öyle değiştirdiler ki, kendimizi tanıyamadan başkaları olmaya çalışıyoruz. Ya da kendimizi öyle iyi tanıyoruz ki, başkalarını tanımaya fırsat vermiyoruz.
Bencillik duygularıyla örselenmiş bir beden, hırslarının peşinde koşarak bir başarı elde etmişse, sonraki fikirleri başarısız olsa dahi kendini insan tahtının en üst seviyesinde görecektir ve bu hislerini etrafındaki insanların da ona karşı hissetmesini ister. Oysaki çıkmış olduğu taht kibir tahtıdır. Bu gurur verici kibrinden geriye, akıllı gibi görünen boş bir beyin kalır. O boşluğu ise insanoğlu gereksiz şeylerle doldurmaya devam eder.
Kitabın son sayfalarına yaklaştığımda, değişen bunca yaşama rağmen, Batılılaşan hayatımıza rağmen, Batıdan gelen bazı hayatların da bizleşmesi gurur vericiydi. Hayatı yaşadığımızı sanarken, değerlerimizin kıymetini bilemezken, Jerry Ricks: 'Burada ne olduğunu öğrenmem lazım' demişti ve onun gibi adamlar, bizim zor bela ayakta duran insanlığımıza kıymet veriyor. Bir 'kardeşim' kelimesi dahi gönlüne dokunabiliyorken, kendi insanımıza ne söylesen kâr etmiyor. Çünkü çıkmış oldukları bencillik tahtından, insan gibi yaşamaya çalışanları duyamıyorlar, duymak istemiyorlar !
Bu değerli kitabı okuyun, okutun.
212 syf.
Yazar, her fırsatta halkı küçümseyip eleştiren, daima kendinden aşağı bir mertebe tahsis edip insanların inançlarına, değer verdiklerine dair sürekli bir eskimiş gözü ile yaklaşanların aslında pek de bir bilgilerinin olmadığının delillerini bizlere anlatmaya çalışmış kitabında. Yazarın bazı makalelerini çok beğendim bazılarını ise beğenmedim. Kitap nasıldı? diye sorarsanız Fuse Tea’nın tadını anlatamayan Gülse Birsel, Oğuzhan Koç gibiyim :)
212 syf.
·Puan vermedi
''Halkın hurafeleri rengarenk çaputlarla ortada iken, entellektüellerin hurafeleri kitapların içinde, gazetelerin manşetinde renk vermez, mürekkebin karanlığında saklanır.'' Kitap bu cümleyle başlıyor. Ve her biri farklı olay ya da kişileri eleşriren, inceleyen iki-üç sayfalık kisa yazılardan oluşuyor.
Kulaktan dolma, toplumun genelinde kabul görmüş bilgilerin, fikirlerin ya da inançların çoğunun batıl olduğunu derinlemesine düşünüp araştırmadan körü körüne inanmamak gerektiğini az çok okuyan herkes bilir, söyler. Ama söz konusu duayen gazeciler, bilim adamları, uzmanlar, din alimleri vs. olunca çoğumuz bir akıl tutulması yaşarız. Nedense onların söyledileri daha az tartışılır ama daha çok kabul edilir. 'Cahil' olarak gördüğümüz halkın, geleneklerine 'hurafe' damgasını kolayca yapıştırırız da, günmüzde t gibi her yerde biten din alimlerinin! saçmalıklarını huşu içinde içselleştirip aydınlanırız!
Solcu, sağcı, İslamcı, daha bilmem neci pek çok entellektüel tarafından cahil' halkın nasıl kadırıldığını edebi bir dille anlatan okumaya değer bir kitap.
Kitaptaki yazıarın bazı bölümleri siyasi olarak bazılarına ters gelebilir. Zaten okuduğumuz kitaptaki her fikre katılmak da bir çeşit hurafe değil midir?
212 syf.
·Puan vermedi
Kitap kesinlikle ismiyle ilintili değil. İbrahim Paşalı küçük yazılar kaleme almış. Okuması çok zevkli, çerez gibi gidiyor adeta. Fakat isminden ötürü " doğru bilinen yanlışlar" veya bir "entelektüel batıl inançları" karşılaştırması bekliyorsanız beklemeyin. Alakası yok.
212 syf.
"Entelektüellerin Hurafeleri; yolda olanların, yolunu şaşıranların, yerinde sayanların, ileri-geri konuşanların ve susanların yolculuk boyunca elden düşüremeyeceği bir kitap..."#ibrahimpaşalı
...
Nev-i şahsına münhasır yazarlardan biri İbrahim Paşalı. Mizacı ve üslubu da öyle."Entelektüellerin Hurafeleri" her biri farklı olay ya da kişilerin eleştirip, incelediği (ki burada genellikle toplumun tepkisine değiniyor) üç - dört sayfalık yazılardan oluşmakta. Kaleme alınan konular düşünüldüğünde, herkes tarafından kabul görüp artık farkında dahi olunmayan meseleler... Bazı meseleler var ki , "Derin Mevzu" derler ya işte türden. Kitabı etkin kılan nokta, şuanki dünyamıza ve gündemimize değiniyor olması. Yani geçmişten beri süregelen meseleler. Yazılarda bazı kısımlara siyasi olarak katılmayabilirsiniz. Lakin bu husus kitabın genelinde değindiği haklı noktaları gözardı etmenize engel değil.
Netice-i kelâm, hakkında yorum yapmak yerine "şu mesele hakkında konuşup, tartışmalı dertlisiyle" dedirtiyor kitap insana.
212 syf.
·8/10
Bazı bölümleri çok sıkıcı olsa da genel olarak güzel ve hatta bazı bölümlerinde vay be böyle mi olmuş dedirtiyor.
Yazar övdüğü veya yerdiği kişileri şu kişisi bu kişisi diye belirtmemiş. Eğer tarih bilginiz ya da olaylara karşı güçlü bir hafızanız varsa kimlerden bahsettiğini anlarsınız. Benim gibiyseniz anlamak için biraz araştırma yapmanız gerekiyor.
212 syf.
Harika bir deneme-inceleme kitabı. İbrahim Paşalı'yı ilk kez okudum, çok keyif aldım ve muhakkak okumaya devam edeceğim. Tespitler, düşünceler gerçekten de insanı düşünmeye sevk ediyor. Okunmalı..
212 syf.
·Puan vermedi
Entellektüellerin hurafeleri halkın hurafelerinden daha zararlıdır *
Kitap o kadar akıcı ki nasıl bittiğini anlamadım, içinde bilmediğim çok bilgi içeren olaylar vardı bu nedenle sürekli araştırarak altını çizerek okudum. İnsanı fazlasıyla düşündüren bir kitapdı zihin pratiği yapmak isteyenlere tavsiye ederim ;)
212 syf.
·10/10
Okuduğum, okurken düşündüğüm, herkese okutmaya çalıştığım hatta kitaptan bazı bölümleri zorlarcasına arkadaşlara okuduğum bir eser oldu entellektüellerin hurafeleri. Aynı yolun yolcusu olduğumuz arkadaşlarla muhabbet edermiş gibi geçen çokça da hüzünlendiren bir kitaptı. Herkese tavsiye ederim.
212 syf.
·9/10·
Nicedir merak ettiğim, bir ara alıp okusam dediğim kitaptır. Aldım, okudum ve merakımı giderdim. Zaman zaman niyetçi mektuplarına dönüp, kişisel gelişim zırvalarına bulaşmış olsa da; bir fikir dünyası eleştirisi olmuş ve güzel olmuş.

Yazarımız kitabın isminden de anlaşılacağı gibi, muhafazakar ve şarkçı bir yazar. Sol tandansı iyi inceleyip, boşluklarını iyi idrak edip, önce hatalarını zikrediyor, ardından o hataları gidermek için çözüm önerilerinde bulunuyor. Filistin meselesinden tutun, güzel İstanbulumuzun semtlerinin isimlerine bile bir eleştirisi mevcut. Ve bunların bir çoğunda haklı. Genel olarak bir kopuştan söz ediyor, maddeye hakim, manadan yoksun olan zihin dünyamızdan şikayet ediyor.
212 syf.
·10/10
Ne yazık ki halk genel anlamda susturulup, cahil yerine konuluyor ve ne yaparsa yapsın “hurafe” damgası vuruluyor. Peki ya entelektüeller?
Her şeyi en iyi bilen, her konuda ahkam kesmekten çekinmeyen “entelektüel” kitlenin de var elbet hurafeleri ..
Ama görmeyiz. ‘Sonuçta uzmandır’ der kolayca inanır ve geçeriz..
İbrahim Paşalı da bilgelik taslayanların bilgisizliğini gözler önüne seriyor. Yazarın gözlemleme kabiliyetine, zekasına, eleştirisel ve aynı zamanda ironik tavrına bayıldım. Beni benden alan bir kitap oldu Sıkılmadan okuyabilirsiniz zira 2-3 sayfalık makalelerden oluşuyor. Geç kalmadan okuyunuz vesselam
.
a l ı n t ı l a r
.
Ecdadını yeterince temiz bulmayanların temizlik konusundaki hassasiyetleri, iyi niyetli olunsa bile takıntıyı çağrıştırıyor. ''Domestik'' ev kadınlarının her gün sabahtan akşama kadar temizlik yapması gibi, Türkiye''deki birçok entelektüel de temizlik hastası gibi davranıyor. Her gün tarihimizi temizliyorlar, kimilerini parlatıyor, kimilerini karalıyorlar.
.
Son Peygamber''in bir uyarısı var, "insanlar maden gibidir" diyor. Kimileri kuşkusuz alüminyumdur. Alüminyum gibi, hemen ısınan ve hemen "dinden soğuyan"ların cami hikayelerine meftun olduğumu söylemeden bitirmeyelim. Camideki imam, çocukken bunlara kötü davranmıştır ve o günden sonra -haklı olarak- dinden soğumuş ve camiye adım atmamışlardır. Ateist olmuşlardır. Dini kıssaları küçümserler, ama daha naif hikayeler anlatırlar.
Merak bu ya, kapıdaki güvenlik size kötü davrandı diye, acaba müzikten de soğudunuz mu, konserlere gitmeyi de bıraktınız mı?
.
Entelektüel, her zaman medeniyetten bahseder, ama ilginçtir ki medeni bir üslupla konuşamaz, yazamaz, insanları ''aşağı''lamadan, insanların seviyesini ''yukarı''layamaz. Yukarı taşıyamaz. Hümanisttir, ama dertleşemez. "Kusura bakmayın, bunları benim aklım almıyor" diyerek, sorularını paylaşarak medeni bir tartışma ortamı oluşturmaz. Kendisine kimse saldırmasa da, kendisi savaş başlatmayı tercih eder.. Mitinglerde "savaşa hayır" pankartı taşısa da.
Bazı kitaplar yarıda bırakmak için, bazı yollar kaybolmak içindir. O kitabı yarıda bırakmazsan, o yolda kaybolmazsan bir yere varamazsın
Zalimin zulmünden çok, mazlumun zulmünden korkarım. Mazlum, masum demek değildir çünkü..
İbrahim Paşalı
Sayfa 106 - Profil Yayıncılık
Dert sahibi olmadan, bilgi veya fikir sahibi olmak, insanı olgunlaştırmaz, korumaz. İnsanı koruyan derdidir; dert, insanı boş işlerden, pişman olacağı şeyler yapmaktan ziyadesiyle korur, yol gösterir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Entelektüellerin Hurafeleri
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
212
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759964016
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Hamal ve ihtimal kelimeleri akrabadır. Entelektüel, ihtimallerin hamalıdır. Her ihtimali düşünmek zorundadır.

Popüler şarkılardan sıkılan entelektüeller, nedense, popüler sorulardan ve cevaplardan sıkılmıyorlar. Eğer her ihtimali düşünselerdi, hakikat muamelesi yaptıkları popüler cevaplardan kuşkuya düşer, egemenlerin kültürüne evrensel kültür demeye son verirlerdi...

Eğer çevreciler gerçekten bilinçli olsaydı, merkeze "çevre" demekten vazgeçerlerdi...

İnsanoğlunun ırkçılık yüzünden ödediği ağır bedellerden sonra çareyi "dünya vatandaşı" olmakta bulanlar, iddialarının aksine dünyalarının Avrupa'dan ibaret olduğunu, geride kalan her vatanın ve kültürün teferruat olduğunu görürlerdi...

Yolu ve yöntemi hesaba katmadan düşünmek, kulağa hoş gerisi boş kıyaslamalarda bulunmak, böylesi popüler kavramlar üretmek, entelektüel yolsuzluktur.

Türkiye'de yıllardır sadece bankaların değil, kavramlarımızın, kitaplarımızın, belgelerimizin ve hatıralarımızın içi de usulsüz işlemlerle boşaltılmıştır.

Bu entelektüel yolsuzluğun eski adı, usul/yöntem sahibi olmadan, bilgi sahibi olmaktır. Yöntemsiz düşünmek, yolda olmamaktır.

Entelektüellerin Hurafeleri; yolda olanların, yolunu şaşıranların, yerinde sayanların, ileri-geri konuşanların ve susanların yolculuk boyunca elden düşüremeyeceği bir kitap...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 172 okur

  • Şükrü İpek
  • Ayşegül Çelik
  • Mehmet
  • 21. Sayfa
  • Kronik Kitapkolik
  • medfûn
  • Merve firdevs uslu
  • Beyza Kuzu
  • Rasim Doğan
  • Ayşe İkbal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.9
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%27.6
25-34 Yaş
%44.8
35-44 Yaş
%13.8
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%3.4
65+ Yaş
%3.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.4
Erkek
%28.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.7 (20)
9
%22.9 (11)
8
%27.1 (13)
7
%2.1 (1)
6
%4.2 (2)
5
%2.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0