Enver Paşa - Cilt 1

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.679
Gösterim
Adı:
Enver Paşa - Cilt 1
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
584
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751403322
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
ŞARTLAR, OLAYLAR VE ATMOSFER: Bu kitap, bir insanın değil, bir devrin hikâyesidir. Bu devir ne zaman başlar? Nerede biter? Bunu belirlemek güçtür. Çünkü tarih içinde devirlerle, bu devirlere müdahalesi olan kahramanlar, daha öncelerden gelişen birtakım şartların, oluşların mahsulüdürler. Onları bu şartlar ve bu oluşlar hazırlar. Onların bu şartlardan, bu oluşlardan kesin sınırlarla ayırmak mümkün değildir. Bir devri ve kahramanlarını, kendilerinden evvelki devrin doğum ağrılarından kopardığımız zaman, bu devir ve bu şahsiyetler, köksüz ve havada kalırlar. Bu esasa bağlı kalaraktır ki biz de, <
584 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10 puan
Makedonya'dan Ortaasya'ya Enver Paşa, ömrü cephelerde, savaş meydanlarında geçen, inandığı idealler uğruna doğduğu topraklardan binlerce kilometre uzakta şehit düşen;
bir dönem başarılı bir Osmanlı Subayı, bir dönem dağa çıkan eşkıya, bir dönem Hürriyet Kahramanı, bir dönem Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili ve bir dönem hain olarak nitelenen Enver Paşa'nın okunmaya değer üç ciltlik hayat hikayesinin ilk bölümü.
İlk ciltte Aydemir, Enver Paşa özelinde Tanzimattan İkinci Meşrutiyete kadar İmparatorluğun genel bir projeksiyonunu yapıyor ve Türk aydınlama hareketinin tarihine de kısaca değiniyor.
Eserin önemli bir bölümünde tahmin edilebileceği üzere Sultan İkinci Abdulhamid Han ve dönemi anlatılmaktadır. Aydemir Sultan Hamid'e karşı özellikle donanma ve baskı rejimi hususunda sert eleştirilerde bulunuyor.
Aydemir'in İttihat ve Terakki hususunda ki eleştirilerinin bazılarına özellikle cemiyetin fikri alt yapısına dair eleştirilere katılmamak elde değil. Örneklendirmek gerekirse.
"Genç Türklerin günlük siyasetçileri, günlük yazarları, gizli teşkilâtçıları, komitecileri, hatta silâhşorları vardı ama, düşünürleri yoktu. " Cemiyetin düşünürü hiç yoktu demek yanlış olabilir ama toplumda gerekli fikri alt yapıyı oluşturacak bir düşünce hareketi maalesef olamamıştır.

Kitabın öznesi olan Enver Paşa'dan bahsetmek gerekirse. Enver Paşa harp okuluna girişinden itibaren sürekli,
"Yâ Rabbi! Sen Millet-i Osmaniyeyi muhafaza et!
Bana, bu millete iyi hizmetler etmeyi nasip eyle!"
şeklinde dua eden vatansever bir askerdir denilebilir.
Paşa harp okulundan mezun olduktan sonra Arnavut ve Bulgar çetelerinin çıkardığı isyanları bastırmak ve bu çeteleri dağıtmak amacıyla Makedonya dağlarında çete takibi görevine başlar. Tabii olarak okul yıllarından itibaren gördüğü ve yaşadığı olaylar diğer subaylar gibi Enver Paşa'nın da yönetime karşı cephe almasına neden olur. Harp okulu yıllarında amcası Halil Paşa (Halil Kut, Kut Muharebesi Kahramanı) ile gözaltına alınıp sorgusuz sualsiz Saray'a götürülüp sorgulanıp bir kaç gün tutuklu kalması Sultan Hamid idaresine karşı çıkmasına neden olan olaylara örnek olarak verilebilir.

Aynı yıllarda Paşa İttihat ve Terakki Cemiyetine katılır, yemin merasimini şu şekilde anlatır:
"Sağ elim Kur’an-ı azîm-üş şân, sol elim bir kama ve bıçak üzerinde olduğu halde, 1293 Kanunu Esâsisinin istirdadına (tekrar yürürlüğe girmesine) ve bu uğurda hiç bir şeyi esirgemeyeceğime yemin ettim. Sonra gözlerimi açtılar. Karşımda siyah peçeli, kırmızı örtülü üç kişi bulunuyordu. Bu manzara karşısında pek müteessir olmuştum.
Kalbimde, yalnız başıma bu zalim idareyi kökünden devirecek bir kuvvet ve bu kuvvetle mütenasip bir istek duyuyordum. Bu vazife ile çalışan böyle bir cemiyete bağlandığım için gurur ve iftihar duyuyordum..."

İhtilal ateşi yanmaya başlar Enver ve Niyazi Beyler Meşrutiyetin ilan edilmesi için ayrı ayrı dağa çıkar, isyan bayrağını açarlar. Bu isyanları bastıramayan Sultan Hamid Han en nihayetinde Meşrutiyeti ilan eder ve bir kaç gün öncesinde 'dağa çıkan eşkıya olan' Enver artık 'Hürriyet Kahramanı' olmuştur.

Bana göre Enverler, Mustafa Kemaller, Abdülhamitler aynıdır. Hepsi bizim tarihimiz ve değerimizdir. Birini daha fazla sevmek diğerlerine düşmanlık etmeyi gerektirmez.

Son olarak Enver Paşa'nın Meşrutiyeti ilan etmek için yola çıkarken söylediği son sözleri iletmek isterim.
"«Vardar kapısından çıkarken nişanlarımı söktüm. Ufak bir teessür hissettim. Artık belki eski hayallerim gibi, iyi bir asker olamayacaktım. Ve bu andan itibaren bir hiçtim. Kim bilir hangi kurşunla ve nerede vurularak-, bir yerlerde kalacaktım. Bir âsi diye cesedim, bir köşeye atılacaktı.
Ama bir gün gelecek, beni elbette, rahmetle ananlar da bulunacaktı. Artık hayatla irtibatım kalmamış gibi idi...»

Seni rahmetle ananlar var Paşam ruhun şad olsun...
584 syf.
·12 günde·Puan vermedi
2019-1 Enver Paşa yakın siyasî tarihimizin en önemli aktörlerinden birisi , yazar Enver daha iyi anlaşılsın diye Enver' in tarih sahnesine çıktığı, Hürriyet Kahramanı olduğu 1908 ihtilalinden değil 1860'lardan itibaren ülkenin durumunu değerlendirmiş.3 Ciltlik kitabın ilk cildi olan bu kitapta 1860-1908 yılları arasında Osmanlı Devletinde neler yaşandığını , Enver Paşanın nasıl bir ortamda yetiştiğini , ülkenin durumunu uzun uzadıya anlatmış . Enver 'i hazırlayan şartlara değinmiş. 1860-1908 yılındaki olaylara vakıf olmak isteyen herkesin okuyabileceği bir kitap olmuş.
584 syf.
·Puan vermedi
Şevket Süreyya Aydemir, 3 ciltlik Enver Paşa biyografisinde, hem Enver Paşa'nın kişisel hayatını hem de onu "Enver Paşa" yapan, yıldızının parlamasını sağlayan dönemin şartlarını da akıcı ve edebi bir dille, tarafsız bir bakış açısıyla ve yeri geldiğinde hatıratlarla yeri geldiğinde de telgraf ve mektuplarla anlatır. Bir çok belgenin orijinli de eserde mevcut. Ancak malum eski yazı olduğundan dolayı okumak pek mümkün değil :)

1. cilt 1860-1908 yılları arasını anlatır. Enver Paşa 1880 doğumlu olmasına rağmen onun yıldızının parladığı ihtilalin oluş şartlarını daha iyi kavrayabilmek açısından 1860'lardan alır. Genç Türkler hareketi ve elbette 2. Abdulhamit dönemi bu birinci ciltte geniş yer kaplar. Burada şunu belirtmek istiyorum. Bizler tarihte yer almış şahsiyetler üzerine okuma yaparken ya da kalem oynatırken tarafsız bakmaktan ziyade duygusal davranabiliyoruz. Abdulhamit de bunlardan biridir bana göre. Kimi kızıl sultan diyerek acımasızca eleştirir kimi de ulu hakan diyerek yere göğe konduramaz. Benim düşünceme göre Kızıl sultan değildir sadece dönemin şartlarına ve dünya konjonktürüne uymaktan ziyade ailesinin tarihsel mirasını (burada mirastan kastım; atalarının ülkeyi yönetme şekli ve devlet geleneğidir) devam ettirebilme gayesini taşır. Ulu hakan da değildir çünkü dönemin şartlarını iyi değerlendirip buna uygun bir tavır sergileyememiştir. İktidarını koruyabilmek için de baskı uygulamıştır. Bu baskıyı biraz duygusal davransa da Aydemir de üzerine basa basa anlatır burada. Ancak bir konuda hakkını verir sabık sultanın; tutumlu oluşu, ve ülkeyi iflasa sürükleyenin onun değil, ondan öncekilerinin olduğunu da ayrıntılarıyla eserinde verir.
Burada dikkatimi çeken bir nokta da şu oldu; 2. Abdulhamid döneminden bahsederken, onun vezirlerinin, sadrazamlarının hatıratlarını baz almış. Bu hatıratlarda da birbiriyle çelişen noktalar olduğunu belirtmiş. Dönemi ele alırken bu çelişkili hatıratları baz almak acaba ne kadar doğru?

Kitabın büyük bir kısmında istibdat dönemi dediğimiz baskıcı yönetimi anlatır. Bunun dışında Enver Paşa'ya çok az yer verir.
İyi okumalar dilerim:)
584 syf.
·144 günde·Puan vermedi
Makedonya’dan orta Asya’ya Enver paşa Şevket Süreyya Aydemir’in 1860 jön Türk hareketinden başlayarak Enver paşanın Pamir dağlarının eteklerindeki şehadetine kadar olan sürecin anlatılmış olduğu serinin 3 ciltlik serinin ilk kitabı.ilk ciltle 1860 Jön Türk hareketiyle başlayarak 1908 ihtilaline kadar geçen dönemin siyasi ve önemli olayları anlatılıyor. Dönemi merak edip okumak isteyenler için muazzam bir kaynaktır. Seriyi Mustafa Kemal Atatürk,ü anlatan yine 3 ciltlik tek adam serisi ve İsmet İnönü’yü ve İnönü dönemini anlatan iki ciltlik ikinci adam serisi takip ediyor.
584 syf.
·62 günde·10/10 puan
Abdülhamit dönemini anlatan en iyi eser. Kitap Enver Paşa ile ilgileniyor ama onun şahsında ilk cilt dönemin atmosferini, jön türk hareketinin doğuşunu, abdülhamit istibdatına karşı gelişen muhalefeti anlatıyor. çok akıcı bir eser hızlıca okunabilir ve her şey belgelere dayalı. Murat Bardakçı'dan alıntı yapacaksak yeni bir belge çıkana kadar eldekilerle yazılabilecek en iyi eser bu. kitap 1908 devrimi ve Binbaşı Enver Bey'in sahneye çıkışı ile sonlanıyor ve diğer cilde geçiyor.
584 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Osmanlıyı , İttihatçıları ve En önemlisi Türkiye Cumhuriyetinin temellerini atan Mustafa Kemal'i anlamak için okunması gereken bir kitap serisi. Yazarın kaleminden çıkan diğer kitaplar için referans ;
Enver Paşa 1-2-3
Tek Adam 1-2-3
İkinci Adam 1-2-3
+ Menderes'in Dramı

Yazarın kendi biyografisini yazdığı Suyu Arayan Adamda okuma listesine eklenebilir.
584 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Bir solcunun gözünden Enver Paşa tasviridir. Türkistan mücadelesi az anlatılmıştır. Eksiktir ama okunması gerekir. Okumaktan zarar gelmez. Muhakkak kaynakçalara dikkat ediniz...
584 syf.
·3 günde
Enver Paşa hakkında detaylı yazılan sanırsam ilk büyük çaplı bir eser. Birçok kaynaktan yararlanıldığı gibi direk olarak Paşa'nın hatıratlarından da yararlanılmış bir eser. Ben okurken her sayfasında biraz daha kendini o dönemler de buldum. Üslup olarak oldukça sade yazılan eser ayrıca günümüz için yanımızda bir sözlüğe ihtiyaç yaratmıyor. İlk cilt olduğu için öncelik Enver Bey'in nasıl Enver Paşa olduğunu, 1908 Hürriyet İlanı'na giden yolu bu yolda Enver Bey'in rolünden bahsediyor. 1908 Hürriyet Kahramanı olarak parlayan Enver Bey'in doğumundan,okul yıllarından detaylıca bahsediyor. İttihat ve Terakki olarak sonlanan grubun bu sona gelirken geçirdiği evreleri detaylıca ele alıyor.
584 syf.
·608 günde·8/10 puan
Enver Paşa ve hayatı hakkında detaylı ve iyi hazırlanmış bir eser.Serinin ilk cildiyle ilgili beğenmediğimi hatırladığım tek nokta II.Abdülhamit'i biraz fazla eleştirmesiydi yani dönem hakkında tek bu kitabı okuyan bir insanın II.Abdülhamit hakkında ciddi bir ön yargısı olabilir.Onun dışında İttihatçılık,dönemin zorlu koşulları karşısında örgütlenen subaylar,o mücadele ruhu güzel bir şekilde işlenmiş ki beğenerek okumuştum.
584 syf.
Makedon dağlarından orta asyaya uzanan bir yaşam öyküsünün okunmaya değer bir şekilde anlatıldığı üçlemenin ilk kitabı bu eser. Resmi ideolojinin hain yaftası vurarak en büyük iftiralarindan birine maruz kalmış Enver Paşa nın hayat öyküsü anlatılıyor. Birçok kişi için meçhul biri olan hurrlyet kahramanı Enveri tanımak için okunması gereken eserlerden. Ancak okuyucu eseri okurken kitabın yazıldığı yıllara hakim olan düşünce yapısını ve bakış açısını goz önünde bulundurmali.
584 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitabın başında uzunca Osmanlının son dönemindeki Genç Osmanlıların yani meşrutiyet yenilik taraftarı aydınların faaliyetlerinden , başlarına gelenlerden ve o dönemdeki Osmanlı Devletinin genel durumundan bahsedilmektedir.Daha sonra Enver Paşanın hayatı işlenmeye başlanıyor. Kitap Enver Paşa ve 2. meşrutiyet dönemiyle ilgi en kapsamlı çalışmalardan birisi.Dili sade okuması akıcı.kitabın devamı niteliğinde 2. ve 3. ciltleri var
584 syf.
·Puan vermedi
Enver paşa'yı daha iyi anlamak için mutlaka okunması gereken Bir kitap. 3 ciltlik şaheser. 1 hatta gibi bir sürede bitirmiştim. Dili akıcı, sade. Süreyya Aydemir'in sürükleyici anlatımıyla baş yapıt.
Daha önce de işaret ettiğimiz gibi Osmanlı devleti, bir millî kuruluş değildi, bir ırklar ve halklar topluluğuydu. Bu devleti; millî ve hatta dinî bağlar değil, tarihî şartlar birleştiriyordu.
"Vardar Kapısı’ndan çıkarken nişanlarımı söktüm. Biraz müteessirdim. Bütün eski hayallerim; iyi, büyük bir asker olmaktı. Halbuki şu andan itibaren, artık bir hiçtim. Kimbilir nerede ve hangi kurşunla vurularak, kimbilir nerelerde kalacak ve asi diye, bir köşeye atılacaktım.
Ama bir gün gelecek ve o gün beni rahmetle ananlar, elbette bulunacaktı..."
Enver Paşa
Genç Osmanlılar mücadelesi de, ne ırk, ne millet esası üzerinde bir mücadeleydi. Bu mücadele sadece, devlet şekli üzerinde merkezleşiyordu: Devletin şekli ve devamı mücadelesi. Yani Meşrutiyetçilik...
Anadolu; zulüm, eşkiya baskınları, ayanlar istibdadı ve idaresizlikler içinde çalkalanıyordu. Rüşvet zirve noktalarına varmıştı.
Şevket Süreyya Aydemir
Sayfa 27 - Remzi Yayınevi,1983
Ali Şefkati, Genç Osmanlılar neslinden Genç Türkler nesline ve mücadelesine; vatanseverliğin ve hürriyet aşkının ateşini ulaştırdı. Bu tohumlar, Genç Türkler mücadelesinde filizlendiler. Mahsullerini verdiler. O, en ümitsiz bir hava içinde dahi ve henüz Genç Türkler örgütü ortada yokken Avrupa'da, Abdülhamit istibdadına karşı hürriyetin bayrağını tek başına açtı. Onu sonuna kadar savundu. Ali Şefkati, bizim yakın tarihimizde, idealizmin ve kudrete karşı baş eğmemenin isimsiz, fakat kahraman bir misalidir.
Milletlerin inkılaplar tarihi ise, ancak bu adsız kahramanların çileleriyle yoğrulur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Enver Paşa - Cilt 1
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
584
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751403322
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
ŞARTLAR, OLAYLAR VE ATMOSFER: Bu kitap, bir insanın değil, bir devrin hikâyesidir. Bu devir ne zaman başlar? Nerede biter? Bunu belirlemek güçtür. Çünkü tarih içinde devirlerle, bu devirlere müdahalesi olan kahramanlar, daha öncelerden gelişen birtakım şartların, oluşların mahsulüdürler. Onları bu şartlar ve bu oluşlar hazırlar. Onların bu şartlardan, bu oluşlardan kesin sınırlarla ayırmak mümkün değildir. Bir devri ve kahramanlarını, kendilerinden evvelki devrin doğum ağrılarından kopardığımız zaman, bu devir ve bu şahsiyetler, köksüz ve havada kalırlar. Bu esasa bağlı kalaraktır ki biz de, <

Kitabı okuyanlar 136 okur

  • Oğuzhan Koç
  • Alpaslan Sarıbaş
  • Resul aslan
  • Hakan Karamanlı
  • Ulvi Denizer
  • GK
  • NEBAHAT DİKİCİ
  • Hamza
  • Oğuz
  • Mustafa Polat

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%55.6 (25)
9
%24.4 (11)
8
%11.1 (5)
7
%6.7 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%2.2 (1)
2
%0
1
%0