Adı:
Eradikasyon
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054841783
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yitik Ülke Yayınları
Bir gece kapına gelecekler ve ellerinde tuttuklarını sana uzatacaklar, ‘Bu senin suçun.’ Hakkın varmış gibi korkacaksın. Bir anlamın varmış gibi titreyeceksin ve kurabildiğin tek cümleyle olabildiğin tek şey olan reddedilmişliğinle itiraz edeceksin, ‘O bir suç değil, ceset.’ İşte o zaman sabırsızlıkla bekledikleri an gelmiş olacak ve seni kelepçeleyecekler.

Sonra da haykıracaklar yüzüne ve bu hakaret senin özün olacak, ‘O zaman neden ölmedin şimdiye kadar?’ Orada duran şey elbette bir ceset değil, o senin geleceğin. Ve sana ne olduğunu unutturmamak için ellerinden geleni yapacaklar. Anlamadın mı hâlâ insan? Bu kadar mı aciz, bu kadar mı güçsüzsün? O zaman sana hepsinin özünü anlatayım: gün gelecek seni yaşadığın için suçlayacaklar.



(Tanıtım Bülteninden)
Yunus Bektaşoğlu'nun ilk kitabı olmasına rağmen oldukça güzel buldum. Cümleleri, kafanızdaki tilkileri birinine dolayan cinsten. Kitabı bitirdiğimde karmaşık duygular ve düşünceler kafamdan bir film şeridi gibi akıp gitti.İnsan, kendinden doğan bir hiçliktir. Her doğum bir ölümdür. Gerçeklik,rahim odalarında kendini bulup asla bütün olamamak ve camdan her şeyi camdan hissetmektedir. Tanrı'ya karşı yapılan atfedilmeyen bir suçtur insan. Bunlar gibi binlerce cümle geçti aklımdan kitabı taklit ederek kurulan.
Cümlelerin sınırlarını zorlayan bu distopik eser okuyucuyu zor bir labirent oyununa sürüklüyor. Kaybolduğunuzda yeniden bulunma garantisi olmayan bir labirent.
Acıda eşini bulan insan kendinde sesini bulur. Ne bitip tükenmez bir sustur sesin içinde halkalar halinde savrulduğu; her yön bir kayboluşa peygamberdir. Sonra ki kırık eşik, toz mu duman mu olur yoksa yer mi yeksan olur bilinmez, sadece sancının o kırık kaburgasından bir can saçılır ve insan en çok da ona ölürken insanlaşır. Bilmez yaşamak denilen kafesin nimetlerini; eller, kollar, yüz ve sima bir pranga halini alır, işte o zaman insan kendi olduğu her şeyin sonu olarak anılır. Suçlanır, yargılanır, yüzüne tükürülür, hakaret edilir. Çünkü insan kendi kendinin cinayetidir. Çünkü olduğu ne varsa hepsinde azar azar öldürür kendini. İnsan reddedilmiş hiçliktir.
Yunus Bektaşoğlu
Sayfa 143 - undefined

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eradikasyon
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054841783
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yitik Ülke Yayınları
Bir gece kapına gelecekler ve ellerinde tuttuklarını sana uzatacaklar, ‘Bu senin suçun.’ Hakkın varmış gibi korkacaksın. Bir anlamın varmış gibi titreyeceksin ve kurabildiğin tek cümleyle olabildiğin tek şey olan reddedilmişliğinle itiraz edeceksin, ‘O bir suç değil, ceset.’ İşte o zaman sabırsızlıkla bekledikleri an gelmiş olacak ve seni kelepçeleyecekler.

Sonra da haykıracaklar yüzüne ve bu hakaret senin özün olacak, ‘O zaman neden ölmedin şimdiye kadar?’ Orada duran şey elbette bir ceset değil, o senin geleceğin. Ve sana ne olduğunu unutturmamak için ellerinden geleni yapacaklar. Anlamadın mı hâlâ insan? Bu kadar mı aciz, bu kadar mı güçsüzsün? O zaman sana hepsinin özünü anlatayım: gün gelecek seni yaşadığın için suçlayacaklar.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Nur
  • _ikiyebolunenvikont_
  • Damla Kara

Kitap istatistikleri