Erdemle Kırbaçlanan Kadın

·
Okunma
·
Beğeni
·
2503
Gösterim
Adı:
Erdemle Kırbaçlanan Kadın
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınları
Baskılar:
Erdemle Kırbaçlanan Kadın
Erdemle Kırbaçlanan Kadın
Erdemle Kırbaçlanan Kadın
185 syf.
·Beğendi·8/10
Yayınlandığında, Marquis De Sade'nin tutuklanıp hapsedilmesine sebep olan kitap.

Kitapta, on iki yaşındayken, anne ve babasının ölümüyle, hayatına yapayalnız devam etmek zorunda kalan erdemli, inançlı, hayırsever ve dürüst bir kızın verdiği yaşam mücadelesi anlatılıyor. Zavallı kızın başına o kadar kötülükler geliyor ki , bunları okumak bile insana dayanılmaz derecede acı veriyor. Ama yazar, sanki okuyucunun sabır sınırını zorlarcasına yazıyor da yazıyor.

Kızın başına sadece katiller, hırsızlar, sahtekarlar değil, toplumun en üst kademesindeki saygın diye nitelediğimiz doktor,rahip, tüccar, yönetici ve asiller gibi insanların da içinde bulunduğu ne kadar kötülük düşkünü kişi varsa hepsi de sırayla musallat oluyor.

Yazar aslında bu kızın hikayesini, esas vermek istediği felsefi mesajlara birer örnek oluşturacak şekilde ayarlayarak anlatıyor. Erdem, erdemsizlik, inanç, inançsızlık, yalan, dürüstlük, iyilik, kötülük, yardımseverlik, bencillik ...vs konularında vermek istediği felsefi ilginç mesajları sık sık karakterlerin ağzından okuyucuya aktararak amacına ulaşıyor.

Tabii ki kızın başına her türlü kötülük geldiğinden bahsederken, cinsel içerikli şiddete de maruz kaldığını ifade etmek gerekir. Bu da, kitabın bazı bölümlerinde rahatsız edici bir şekilde müstehcen ve sapkınlık düzeyinde anlatımların bulunmasına neden olmaktadır. Okumayı düşünen kişinin bu durumu da göz önüne alarak karar vermesi gerekir.

Kitap muhteşem bir akıcılık ve sürükleyicilikle yazılmış. Öyle ki zaman zaman çok hızlı okumak bile olaylara yetişmeye yetmiyor gibi geliyor.

Müthiş bir dram ve ilginç mesajlar içeren bu kitabın okunması hakkında kimseye tavsiye veremem. Ama şunu söyleyebilirim eğer, bazı bölümlerdeki müstehcenlikten rahatsız olacaksanız kesinlikle kitabı elinize almayın. Ama müstehcenliğin çok fazla üzerinde durmayıp kitabı, sadece edebi bir eser olarak görecekseniz elinize çok güçlü bir dram ve felsefe kitabı almış olursunuz.
185 syf.
·3 günde·9/10
Çok heyecanlıydım kitabı okurken hem bitmesini istedim hem istemedim öylesine derin mesajlar barındırıyordu ki pat diye vuruyordu insanın kafasına sanki üstelik Sade'den asla beklenmeyecek bir sonla bitti şaşırtıcıydı böyle bir son beklemiyordum erdem kötü bir şeydir diyip bitirecek sanmıştım öyle olmadı. Yine de çok etkileyiciydi diyecek bişey bulamıyorum
185 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
️️13.14 yaşındaki Juliette ve Justine iki kız kardeş iken. Bazı nedenlerden dolayı yolları ayrılır . Justine nin yaşam boyu yolunda ilerlerken karşına çıkan olumlu olumsuz gelişmelerle sürüp giden kitap insanı baya bı düşündürüyor. Bir sürü soru işaretleri oluşsada kafamda, erdemli olmakmı erdemli olduğunu sanmak mı bir gerçek acaba. Aslında anlatmak istediğim yazmak istediğim çok şey var ama ucu açık bir yorum olsun dedim. Eğer kitabı okuyan yada okuyacak olursanız üzerine sohbet etmek isterim. Tavsiye ederim.
Uğur De Molinari
Uğur De Molinari Erdemle Kırbaçlanan Kadın'ı inceledi.
@romeika·18 Kas 21:42·Kitabı okumadı
henüz küçük yaşta ebeveynlerini kaybeden bir kız çocuğu imgelemesi üzerinden toplumu ve toplumun maruz kaldığı acıların işlendiği vurucu bir kitap.

Marquis de Sade'nin kalemine aşina olanlar bilir, öyle işliyor ki konuları ana mesajı algılayabilen insan için gerçek hayat, acıyla huzursuzlukla başbaşa kalması demek insan için. realiteyi öyle sert bir şekilde anlatıyor ki rahatsızlık duyuluyor genellikle kendisinden. keza sade'ın cezaevine girmesi de bu süreçte gerçekleşiyor.

insanoğlu varolduğu sürece güncelliğini koruyacak olan cinsellik ve fantezi olguları üzerinden anlatımını gerçekleştiren Sade, toplumcu gerçekçi duruşunu çok ama çok farklı bir boyuta çekmiş ve topluma, uyanışı için kırbacını yüzünde şaklatmıştır.

Sade'ın tarzını bilmeyen ya da konuyu kavrayamayan insan için salt bir dirty-pornografik öğeleri hiç durmadan işleyişinden rahatsız olur ve bırakır okumayı.

keza bu kitabında da annesi ve babasının vefatından sonra hayatta tek başına kalmış olan erdemli, onurlu kız (toplum) üzerinden öyle bir anlatım gerçekleştiriyor ki tam bitti derken dahasını yaşamaya başlıyor kız (toplum). ancak bu defa karşısında rahipler, tüccarlar, iş adamları, üst sınıfın figüranları vardır.

toplum ve aristokrasi arasında süren ve adına emek-sermaye çatışması denilen bütün bir ekonomik sistemin temel işleyişini anlatır size sade.

kitap ikinci kez yazılmıştır. ve aslında iki kardeşi anlatır. bu iki kardeşten justin erdemi, juliette ise güzelliğini kullanarak refah içinde yaşamayı ilke edinirler. işte ne oluyorsa erdemi seçen justin'e olur. çünkü diğeri sisteme entegre olmuştur bile. toplum justin'dir.

okuyan Sade'a iğrenç dedi velhasıl iğrenç olan en son kişiydi Sade, anlamadılar.

Marquis de Sade diyor ve susuyorum.
185 syf.
·3 günde·9/10
Henüz ilk gençlik çağlarında iken anne ve babalarını kaybeden Juliette ile Justine, karakterlerindeki tezatlık, hayat tarzlarındaki ve ahlak anlayışlarındaki farklılık nedeniyle yollarını ayırmaya karar verirler. Jüliette'nin dikenli, Jüstine'nin gül dereceği yollara girdiğini görerek peşlerine takılır, yaşadıklarına tanıklık ederiz.
Onların yolculuğu bize bazı değerleri sorgulama olanağı sağlar. Bir taraftan onları gözden kaçırmamaya dikkat ederken diğer taraftan zihnimiz yeni sorgulama alanlarına çekilir.
Dilini akıcı ve yalın, hikayeyi ilgi çekici bulduğumu, beklediğimden daha iyisi ile karşılaştığımı söyleyebilirim.
185 syf.
·7/10
İnsan olmak basit şeydir aslında. Öyle kutsal betimlemelere gerek yok. Beynini kullanan yaratıklarız her birimiz ve bunu hep isteklerimiz ya da çıkarlarımız doğrultusunda... Marki Sade'ı okumak, insanların aslında ne olduğuna dair sansürsüz bir yolculuğa çıkmaktır. Okunmalı...
185 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Daha iyi olabilir di diye kafama bir şeyler takılmadı değil okurken. Onca zalimin arasında dünyadan da tiksindiğim anlar oldu. Kitabın en iyi yanı ise içindeki mesaj okuyan herkesin anlayabileceği kadar net.
200 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Bazı kitaplara inceleme yazmayı o kadar çok istiyorum ki ama zamanım buna izin vermiyor sonra bir suçluluk hissediyorum ancak bu kitapta suçluluk hissetmeme rağmen ne yazacağımı bilemedim nasıl olur da bu denli az okuyan bir topluma bir kitabı okuması için tavsiye yazılır neyse uzatmayayım ben yazayım umarım okunur.Okunmayacağını düşünme nedenimden bahsedeyim öncelikle yazarın ismine ufak bir aşinalığı olan herkes bir geri duruyor ayy çok fena bilmemne gibi gereksiz yorumlara giriyorlar.Sanırım buna destek çıkan bir etmen de Sade ın herhangi bir kitabının tanınan bilinen- tabi herkes için geçerli değil bu durum -yayınevleri tarafından basımı yapılmamasından da kaynaklanıyor olabilir.Kitabın konusuna geçecek olursak en basit ifadeyle Juliette karakteri üzerinden erdem kavramını sorgulatıyor.Juliette on erdem diye nitelediğimiz -aslında hiç de gerçek dünyada kabul görmeyen eylem -gerçekleştiriyor ve hepsinin sonunda hayatı yokuş aşağıya gidiyor tam kurtuldu derken yine tekrar tekrar düşüşe geçiyor gerçek hayatla birebir örtüşmese de bazı olaylar hepimiz kendimizden bir parça bir şeyler buluyoruz ister istemez.Suçlu suçsuz kavramında derin olmayan çizginiz üzerinde yürütüyor sizi Sade.Sade ın ismini ve dünya görüşünü erotizm ve sadizmle özdeşleştirmişiz ki bu bizim onu hafife almamızı sağlamış bu kitabı okursanız tokmağı yersiniz kafaya ve yazarın aslında o basit çizgide olmadığını anlarsınız.Bir tavsiye vereyim eğer benim gibi Nietzsche aşığı biri iseniz öncesinde bir Nietzsche kitabı okuyup hemen adından bunu okuyun birebir bazı kavramların örtüştüğünü göreceksiniz tabi Kant seviyorsanız bu kitap sizi pek açmaz ödev ahlakı filan bunların hikayesini bulabileceğiniz bir kitap olmaktan çok uzak.Keyifli okumalar dilerim.
185 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Yazar 1787 yılın da yazmış olduğu justine ou les malheurs de la vertu isimli kitabının bir eskizidir. yazar bu kitabı 15 gün içerisin de yazmış. Kitap da insan oğlunun yaşamında ki namus, iyilik, dürüst olma ve namus kavramlarını insanların birbirine bakış açısı gibi konuları anlatıyor ve yazar bunu harika bir dille anlatımı ile kitabı daha da okunur kılmış. İnsan hayatın da kendine çizdiği sınırlar ve kurallar bizler için kriter olmalımı bunu sorguluyorsunuz? Bu kitabı çok çok beğendim ve kesinlikle tavsiye ediyorum.

"bence, bir tanrı olsaydı, yeryüzünde çok daha az kötülük olurdu. yeryüzünde kötülük varsa, ya bu düzensizliklere sözünü ettiğin tanrı tarafından gerek görülüyor ya da bunları önleyebilmek gücünün çok üstünde kalıyor. dolayısıyla güçsüz ya da kötü olan bir tanrıdan hiçbir zaman çekinmem, korkusuzca meydan okurum ona, yıldırımlarına kahkahalarla gülerim."

--spoiler--
185 syf.
·6 günde·7/10
"İyi niyet her türlü kötülüğe çıkarılan çekici bir davetiyedir"
.
Insanoglunun ne oldugunu sansürsüz okumak isteyenlere super firsat buyrun okuyun Sade'a
.
Tanri var mi?Varsa "erdemli" olanları mükafatlandırır mi? Peki erdemsiz olanlar niye her zaman kazanır...?Peki Sofia bu kadar saf olmayı nerden ögrenmis...?
185 syf.
·9 günde·Puan vermedi
İlk on sayfasini okuduktan sonra uzun bir ara verip tekrar başladığım bu kitap ciddi anlamda kafami karıştırdı !

Birçok yazardan birçok aykırı fikir duydum. Dostoyevsk sağlam ve hakli bir sebeb olursa cinayet işlenebilir diyordu, Don Kişot eger zenginden alinip fakire verilecekse hırsızlık meşrudur diyordu, Bakunin bütün burjuvalar bir gecede katledilirse düzen yeniden sağlanır diyordu. Bunların hepsini anlayabildim, hepsine bir kılıf bulabildim, lakin Sophie'nin başından geçen hadiseler sonucunda Sade'nin verdiği mesaj kafami allak bullak etti.

İşte tam bunu düşünüyorken Marques De Sade nin yaşamı aklima geldi. Girdiği her ortamdan dışlanmış, hapislerde çürümüş, anlaşılmamış, hücre cezalarıyla, akil hastanelerinde delilik ithamlariyla soyutlanmış bir adam. Doğru söyleyenin dokuz köyden kovulduğu bu dünyada Tanrı'nin yeryüzüne getirdiği bu düzeni kökünden sarsan, yerle bir eden düşünceleri aklıma geldi. Dünya yuvarlaktır dediği için giyotine yürümeye itilen galileo gibi çürümeye, unutulmaya, igrenilmeye terk edilmiş bir adam. Tanrı mazoşisttir ve acıyı bizzat o bize öğretmiştir dediği için fikirleri Sad-izm gibi saçma sapan bir kılıfı sokulup insanlardan soyutlanmış bir adam aklıma geldi.

Sade 18. yy ın sonlarında tanrıyı, yasaları, erdemi, ahlakı, iyi ve kötüyü, suç ve cezayi öyle bir eleştiriyor ki ondan sonra günümüze kadar yazan yazarlar kumda oynamış hissi veriyor.

Sade insanı şu kisacik kitabıyla öyle bir ikilemin içine atıyor ki bir anda kendinizi sırat köprüsünün üstünde tanrıyla tartışırken hatta isyan edip aşağı atlarken buluyorsunuz.

Ve bu benim okuduğum ikinci Marques De Sade kitabı olmasıyla birlikte onun neden "Sadizm" gibi bi saçmalıkla yaftalanip akıl hastanesine tıkıldığını anlamama yetti.

Herkese iyi okumalar.
"Onlardan söz etmek kadar onları düşünmek de yasaktır bizim için, bu davranışlar kesinlikle en ağır cezayı gerektiren suçlardan biridir."
" Bugün bir kadın formunda şekillenen bu et yığını yarın binlerce çeşit böcek halini alacak olsa, her zaman yaratıcı olan doğa için bir şey değişir mi sanıyorsun? Bizim gibi bir varlığın yaratılmasının doğaya bir kurdun yaratılmasından daha pahalıya mal olduğunu, dolayısıyla daha fazla bir çıkar beklediğini mi söylemek cesaretini göstereceksin."
"Şarap kötülükçü insanların cinayetlerini unutturma ve az önce kurtulduğu uçurumun eşiğinde bile, onu yeni cinayetlere sürükleme sanatına sahiptir."
"Ne yazık ki duygulardaki çöküntünün, ahlâksızlığın insandaki acıma eylemini yok ettiği pek sık görülen bir şeydir.Alışılagelmiş sonucu da duygusuzlaştırmak, katılaştırmaktır kişiyi."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Erdemle Kırbaçlanan Kadın
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
260
Format:
Karton kapak
ISBN:
---
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınları
Baskılar:
Erdemle Kırbaçlanan Kadın
Erdemle Kırbaçlanan Kadın
Erdemle Kırbaçlanan Kadın

Kitabı okuyanlar 146 okur

  • Camus
  • Önder ÖZSEVİM
  • Enes Taşdelen
  • Şeker Kaplı Perişanlık
  • Jack Bohem
  • Çağatay
  • AnnaHeymes
  • Cemre Yıldırım

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.8 (2)
9
%1.9 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0