1000Kitap Logosu
Erikler Çiçek Açınca

Erikler Çiçek Açınca

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
9.5
5 Kişi
13
Okunma
2
Beğeni
402
Gösterim
208 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 5 sa. 54 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Ayrıntı Yayınları · Kasım 2014 · Karton kapak · 9789755399522
Bu kitap Tuncer Sümer’in tanıklığı… Hayatından bir kesit, aklında kalanlar. Bizi ona yaklaştıran, ortak hafızamız bir yana, onun yaşananlara ve arkadaşlarına dair vefası, içtenliği, yalınlığı ve çıkarsızlığı oldu. Toplamı on saati bulan bir sözlü tarih çalışmasının ardından çadırlarımızı ve uyku tulumlarımızı sırtlayıp Tuncer Sümer rehberliğinde yola çıktık. Nurhak’la… O coğrafyayla, insanı ve iklimiyle tanıştık. Mağaralarda, evlerde anılar dinledik. Çobanlar efsanelerle yolumuzu kesti. Mekânsal çağrışımlarla anlattı Tuncer, yeniden ve yeniden… Şaşırtıcı olan onlarca yıl sonra, her yeri daha dünmüş gibi bulması, herkesi adıyla hatırlamasıydı hâlâ. Öyle ki, yolunu kaybettiği yerde yine yolumuzu kaybettik. Bu kitapta, THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) tarihinden bir kesit anlatılıyor. 1960’lı yıllarda başlayan dostlukların ve birlikte kurulan hayallerin hikâyesi. Ankara’dan, Filistin’den, Diyarbakır Cezaevi, Nurhak Dağları ve Mamak Cezaevi’nden geçen bir yolculuk. İçinde gençlik var, umut var, hüzün var. Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan, Kadir Manga, Hüseyin İnan, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve onların mücadele arkadaşları ve Nurhak halkı Tuncer Sümer’in anılarından çıkıp geliyorlar… unutulmamak için.
208 syf.
·
4 günde
·
9/10 puan
Nurhak tanıklığı
Tuncer Sümer... 12 Mart cuntasına karşı canlarını ortaya koyan, hiçbir maddi ihtirasa kapılmadan Amerikan emperyalizmine karşı mücadele eden, Atatürk'ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençler olarak insiyatif alan devrimcilerden biri. Adıyaman Besni doğumlu. Dil tarih mezunu. Öyle ki, maddi zorluklar içinde okulu bırakmak zorunda kalacakken, mezun olabilmesi için Erzurum'a para gönderip ona bu imkanı sağlayan kişi, yoldaşı Hüseyin İnan. Hüseyin ile TİP vesilesiyle tanışıyorlar. Önce arkadaş, sonra yoldaş oluyorlar. Bu kitabın adı da zaten Hüseyin İnan'a sorulan bir sorunun yanıtı. Ne zaman dağa çıkacaksınız, diye soruyorlar Hüseyin'e. O da Erikler Çiçek Açınca diyor. Kitabın ilk kısımlarında Hüseyin İnan'i daha yakından tanıyoruz. Erikler Çiçek Açınca , Tuncer Sümer'in tanikliginda, o günleri anlatıyor bizlere. Hareket nasıl başladı, TİP hareketin neresindeydi, neden daha sonra dışarda bırakıldı, Hüseyin İnan'la tanışmaları, Filistin'deki el fetih kampındaki günleri, kampın hayalkırıklığı, Türkiye'ye dönüşleri, Deniz'leri idamdan kurtarma çabaları, ve Nurhak'lar... Nurhak dağları son muydu, yoksa sonun başlangıcimiydi? Şu kesin ki büyük bir yikimdi. Büyük bir acıydı. Ama daha da önemlisi, sorumluluklarini yerine getirememenin ezikligiydi. Nurhak dağları'nda Sinan Cemgil ve dört arkadaşı, Kizildere'de Mahir Çayan, Cihan Alptekin ve arkadaşları kahpece öldürüldüler. Deniz, Yusuf ve 'Dede' asildilar. Geriye bize onlardan çiğ gibi büyüyen sevgileri kaldı. Onlarin adıyla doğan bebekler onların acısını hafifletti. Kitabı okumanızı tavsiye ederim, çünkü bu anılar bize o günleri daha iyi anlamamızi sağlıyor. Ayrıca Hüseyin İnan ve Sinan Cemgil'i daha iyi tanıma fırsatını veriyor. Ve genel bir Türkiye ışığında, insanların, (sivil, resmi) bu harekete ve gençlere bakış açısını sunuyor.
Erikler Çiçek Açınca
Okuyacaklarıma Ekle
2
34
THKO kurucuları, mahkeme savunmalarında da açıkça anlatmaya çalıştıkları gibi her ortamda Kurtuluş Savaşı'nı savundular. Her türlü sömürüye ve sömürgeciliğe karşı, bağımsızlıkçı, anti emperyalist ve antikapitalist mücadeleye sahip çıktılar. Kemalist değildik. Yalnızca Kurtuluş Savaşı'nın ve Atatürk devrimlerinin kazanımlarına sahip çıktık. Kurtuluş Savaşı'nın, halkların ortak mücadelesiyle gerçekleştiğini düşünüyorduk. Verdiğimiz savaşı da Türk ve Kürt emekçi halklarının birlikte kazanacaklarına ve devrimin ancak böyle başarıya ulaşacağına inanıyorduk. Bu bi- zim nezdimizde "İkinci Kurtuluş Savaşı"ydı.
7