Eristik Diyalektik (Haklı Çıkma Sanatı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.988
Gösterim
Adı:
Eristik Diyalektik
Alt başlık:
Haklı Çıkma Sanatı
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
86
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755338323
Kitabın türü:
Çeviri:
Hüseyin Salihoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi
Baskılar:
Eristik Diyalektik
Eristik Diyalektik
Schopenhauer, eristik diyalektiği hem kışkırtıcı hem de eğlenceli bir şekilde kaleme almıştır. İnsan neden onu sağ iken yayımlamadığına bir anlam veremiyor. Eserin bugün başvuru kitapları içinde bir "çok satan" olabileceğini düşünenler vardır. Çünkü kim rakibini doğru olmayan şeylerin ve yanlışların temsilcisi olarak utandırmak istemez ki? Filozofun bu başvuru kitabı elinizde olduğu sürece dert etmeyin; çünkü onun sayesinde uygunsuz durumlara düşmekten kaçınacaksınız, muhalifinizi de kepaze edeceksiniz. Filozofun bu eseri yeni başlamış hukukçulara, ilahiyatçılara, politikacılara, öğretmenlere, ebeveynlere, ergenlik çağındaki gençlere ve de devlet adamlarına şiddetle tavsiye olunur.
(Tanıtım Bülteninden)
88 syf.
Eristik Diyalektik : Haklı Çıkma Sanatı, hem haklıyken hem de haksızken, tartışma sanatı.
''Haksızlık etmemek, övünmeye değmez; onu aklından bile geçirmemelidir'' der Demokritos,
''Haksız bir dava için dövüşmek, gerçek bir cesaret sayılmaz'' der yine Shakespeare,
''Haksızlığa uğramak, haksızlık etmekten evladır'' der Eflatun..

Yani diyeceğim o ki; Eristik Diyalektik bir bakıma onursuzca bir kavramdır. Haklı çıkmak, ya da yenilmemeyi öğrenmek içindeki insanlığı kaybetmemizin ilk aşamalarındandır. Ayrıca haklı çıkma hilelerin en sonuncusu olan 38 numaralı hile ''Kişiselleştirme'' oh my godness! dedirtti. Yapma be Arthur amca haklı çıkalım, çıkmasına da nerede onur, gurur, empati kavramları demeden edemedim. 38 maddede toplanmış hilelerin içinde kavramları, nesnelliği, öznelliği, hayatı, insanları, düşünüş şekillerini, Aristoteles'in topiğini ve bir çok şeyi öğreniyoruz. Ancak hileler bitince gönlümüzü almayı da bildi Schopenhauer.

İşte hayat dersi niteliğindeki o kısım:
''İlk karşına çıkanla tartışma; yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış; otoritenin dikte ettiklerine göre değil, nedenlere, gerekçelere dayanarak tartışmayı bilenlerle; sunulan nedenleri dinleyip dikkate alanlarla; ve nihayet, gerçeğe değer veren, karşı tarafın ağzından bile olsa iyi nedenleri memnuniyetle dinleyen ve doğruyu karşı taraf söylediğinde, yani kendisi haksız olduğunda da bunu hazmedebilecek kadar adalet duygusuna sahip olanlarla tartış. Demek ki yüz kişi içinde tartışmaya layık bir kişi bile zor çıkar. Geri kalanı ise bırakın ne isterlerse onu konuşsunlar, çünkü ''budalalık insan hakkıdır'' Voltaire’in dediğini de hatırlayalım: ''Barış gerçekten daha değerlidir'' ve bir Arap atasözü: “Susma ağacının meyvesi barıştır.” Aslında akılların karşılaşması, çarpışması olarak tartışma çoğu zaman karşılıklı yarar sağlar; kendi düşüncelerimizi düzeltmeye, yeni görüşler üretmeye olanak verir. Ama bunun için, tartışmacıların bilgi ve zihin gücü bakımından birbirine oldukça yakın düzeyde bulunması gereklidir. Birinin bilgisi eksikse, her şeyi anlayamaz, seviyeli değildir. Zihin gücü yetersizse, bunun getirdiği kızgınlık onu sahtekarlığa, hilekarlığa veya kabalığa sürükleyecektir''.

Yazar, Seneca, Cicero, Aristoteles (özellikle) gibi yazarların görüşlerini kendi fikirleriyle karşılaştırarak yeni bir kuram ortaya çıkarmaya çalışıyor. Kanaatimce başarıyor da. Eristik Diyalektik' ne demek bunu tam anlamıyla öğreniyoruz.

Quidam'ın #29220221 nolu etkinliği kapsamında okuduk efendim. Kendisine ve Schopenhauer sevenlere koca koca selamlar.

Haksızlığın karşısında susan, dilsiz şeytandır. (Hz. Muhammed)
Haksızlık önünde eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali) bunları da buraya bırakıp incelemeyi sonlandırıyorum. Bu adamı okuyun.
88 syf.
·8/10
Arthur Schopenhauer'in hile yoluyla bir tartışmadan nasıl galip çıkılacağını anlattığı eseridir.Aşağıdaki 38 hileyi açıkladığı çalışması.Ben başlıkları yazıyorum sizde içeriklerini okuyun,iyi okumalar.

1- genişletme
2- eşadlılık 
3- mutlaklaştırma
4- oyunu gizleme
5- yanlış önerme kullanma
6- kanıtı varsayma
7- bir anda çok soru sorma
8- kızdırma
9- soru sırasını karıştırma
10- zıddını sorma
11- sonucu sormama
12- isim seçme
13- tezat sunma 
14- zafer narası atma
15- tez ekleme
16- zorluk çıkarma 
17- ince ayrım
18- tartışmayı kesme
19- genel düzeye kayma 
20- sonucu söyleme
21- kendi silahıyla vurma
22- önermeleri özdeş sayma
23- abartmaya zorlama
24- sonuç uydurma
25- karşı örnek uydurma
26- gerekçeyi terse çevirme
27 - öfkede zaaf arama
28- tribünlere oynama
29- saptırma
30- neden yerine otorite gösterme
31- anlamazdan gelme
32- etiketleme
33- sonucu inkar etme
34- zayıf noktada inkar etme
35- taraf tutma
36- laf kalabalığı yapma
37- yanlış kanıttan yararlanma
38- kişiselleştirme
88 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Çok fazla merak ederek aldığım bir kitap oldu. Çok ince ve sayfalar da kısa kısa kullanıldığı için çok çabuk geçti. Kitap doğru veya yanlış bir önermeye sahip kişilerin bir tartışma ortamında nasıl haklı çıkacağını hileler halinde anlatıyor. Önemli olan doğruyu savunmak değil, haklı çıkmak. Aslında okunduğunda her bir hileyi tartışma esnasında zaman zaman kullandığımızı fark edeceksiniz. Ama yine de somut örnekler verilerek daha felsefi temellere dayandırılarak hiç akla gelmeyecek hilelerden se bahsediliyor. İyi okumalar!
86 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Benim işimden sürekli şikayet ettiğime az buçuk şahit olmuşsunuzdur. Sonra bununla başa çıkmanın belli başlı yollarını aramaya başladım. Birkaç kitap araştırırken elime bu düştü.
Fark ettiyseniz "tartışma sanatı" falan değil. Direk "haklı çıkma sanatı". Konu benim için o kadar "hardcore", bir an evvel tartışmayı falan aşıp işteki bu konforsuz çalışma ortamıma son vermem gerek ve haksız olsam bile haklı çıkmanın yollarını bulmam gerek.
1800'lerdeki gibi bir tartışma ortamı yok tabi. Biz bodoslama ama hanım ve beyefendiliğimizi bozmadan dalıyoruz birbirimize.
Schopenhauer'ün bulunduğu ortam çok farklı. Bulunduğu konum itibariyle bizlere elitist tartışma yöntemlerini anlatmış. Eğer sevgiliniz çok "Ay kuşum ona öyle denmez"ciyse bu yöntemler işe yarayabilir.
Gel gör ki Schopenhauer bazen parmağını burnuna sokan bir çocuk gibi muzır. İnatla "Karşındakini sinirlendir ki, öfkeden yanlış kararlar versin." diyor. Tabi bu da bir yöntem.
Kitabı alt başlıklara ayırarak bizlere farklı haklı çıkma yöntemleri sunmuş. Kısa başlıklar olduğu için okunması kolay diyeceğim ama pek öyle değil. 4-5 senedir, "Lan üniversitede zorunlu Latince dersi aldım, kın kanaat geçtik zaten, sırat köprüsü misali sınavları vardı, şimdi hiçbir işime yaramıyor." derken, Schopenhauer'un bu kitabını okumamda bana çok yardımcı oldu. Çünkü beyimiz sürekli bir Latince, Yunanca sıkıştırmış, ilk yazılımda Türkçesi var ama ileri ki sayfalarda rastlarsanız, sadece Latincesini kullanıyor. Ben az buçuk bildiğim ve kelimelere hakim olduğum için geriye dönüp bakmadan okuma fırsatım oldu. Bu kitapla ilgili söyleyebileceğim tek olumsuzluk bu. Siz siz olun, daha iyi bir çevirisini bulursanız onu okuyun.
Sonda çevirmenin bir notu var, bize Schopenhauer'ü kısa ve basit bilgilerle özetlemiş. Beğendim tabi ama Hüseyin ağbey şunu okuma kolaylığı olarak keşke kitaba da yansıtsaydın.
Neyse Latince derslerinin işe yaradığını görmek güzel.
Siz okumayın güzel kadınlar, sizler her zaman haklısınız. Sizler okuyabilirsiniz bir takım adamlar.

Edit: Eklemeyi unutmuşum. O okudu, haklı çıktı. Bir ayda iki kutu yaş mamaya pati sıkıştık. https://i.hizliresim.com/P1kmL9.jpg
88 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
İlk karşına çıkanla tartışma; yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış; otoritenin dikte ettiklerine göre değil, nedenlere, gerekçelere dayanarak tartışmayı bilenlerle; sunulan nedenleri dinleyip dikkate alanlarla; ve nihayet, gerçeğe değer veren, karşı tarafın ağzından bile olsa iyi nedenleri memnuniyetle dinleyen ve doğruyu karşı taraf söylediğinde, yani kendisi haksız olduğunda da bunu hazmedebilecek kadar adalet duygusuna sahip olanlarla tartış.
88 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
"haklı çıkma sanatı" alt başlığı ile gayet ince bir kitap.Schopenauer'in ölümünden dört yıl sonra notlarından derlenerek oluşturulmuş.Demagoji yapmanın önemini kavrattığı kitapta enterasan yönlendiremeleri olan İletişim de kullandığı 38 tane başlıkla sıraladığı hileler de gayet okunmaya değer.Kitap bir bütün de insanın kendi nefsi ve toplum yaşamına dair kaide değer analizleri var.Felsefe ve Psikolojiye ilgi duyan kişiler için yararlı olucağı kanısındayım
88 syf.
·1 günde·8/10
Kitapları karıştırırken bulduğum ve iki saatte bitirdiğim güzel bir eser. Yalnız kitabı anlamak için çevirmene dikkat edilmesi gerekli öte yandan sindirerek yavaş şekilde okunulmalıdır. Aksi halde kitap bittikten sonra geriye kitabın isminden başka bir şey kalmayacaktır. Kitapta anlatılana gelecek olursak, haklıyken veya haksızken, haklı çıkmanın inceliklerini (hilelerini) anlatıyor. Zaten okursanız siz de fark edeceksiniz çoğu hile günümüzde siyasiler tarafından da kullanılmaktadır. Schopenhauer tartışmalarda doğruyu aramaktan çok haklı çıkmayı anlatmıştır. Çünkü iki tarafın tartışması sonucunda insan kendi doğrusundan şaşabilir veya şüphe duyabilir. Ek olarak yazar haklı çıkma hilelerini, muhalif tarafın farklı düşünme olasıklarını hesaba katarak anlatmış. Bu da size yaşamınızda gireceğiniz tartışmalarda yardımcı olacaktır. İnsan olarak hepimiz hayatımızda tartışmalara gireriz. Bu eseri okursanız tartışmalarda katkısını göreceksiniz.
88 syf.
·4 günde·Puan vermedi
'Eristik Diyalektik tartışma sanatıdır, mutlaka haklı çıkmak amacıyla tartışma sanatı(...)' Schopenhauer kitabın konusunu bu şekilde tanımlamış. Diyalektiğin mantıktan farklı bir kavram oluşunu vurgulayarak diyalektiğin doğru bilgi ile bir bağlantısının olmadığını, muhalifin veya dinleyicilerin gözünde haklı çıkmanın diyalektiğin zaferi olduğunu öne sürmüş, bu kavramın varlığını da -buna ben de katılıyorum- insan türünün kötülüğüne bağlamıştır.

Kitapta bütün diyalektiğin temelleri ve muhalifin savını çürütmek için kullanılabilecek 38 adet hile mevcut. Schopenhauer ben size silahı sunuyorum ister insanlara saldırın, ister gerektiğinde kendinizi savunmak için kullanın dercesine çoğu hilenin hem saldırı hem savunma için nasıl kullanılabileceğini örneklerle aktarmış(Film önerisi: Lord of war). Kaynakça olarak ise kendisinden önce bu konuya değinen tek kişi Aristotelesin Topika'sını gösteriyor.

Kitabın sonunda ise kiminle tartışmak gerektiğine değiniliyor: 'Yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış(...)'

Akılların çarpışması olarak tartışma (discuss) çoğu zaman karşılıklı yarar sağlar usulünce yapılırsa.
88 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Öncelikle kavramlar hakkında bazı bilgileri vermekte yarar vardır.
Mantık ve diyalektik antik dönemde eş anlamlı olarak kullanılan sözcüklerdi yalnız Schopenhauer, bunların arasında az da olsa fark olduğundan Mantık yerine Diyalektiği kullanmıştır. Mantık, aslında; özerinde düşünme, hesaba katma ve tutarlı konuşma sanatıdır. Diyalektik ise daha çok tartışma, karşılıklı konuşma olarak bilinir. İlk olarak Diyalektik terimini Platon kullanır. Eristik ise, Kazanma amaçlı tartışma bilgisi, tartışmaları kazanma sanatı. Eris Yunan mitolojisinde anlaşmazlık tanrıçasıdır. Schopenhauer, bu kitabında tartışma kültürünü ele almıştır. İnsanların tartışırken sürekli kendini haklı bulma ve karşı tarafı yenme güdüsü olduğunu aynı zamanda tartışma için doğru veya yanlışın değil kişinin kendi fikrini körü körüne savunduğunu yazmıştır. Bunları 38 bölümden oluşan "Hileler" adı altında yazmıştır. İnsanlar istediklerinde savunduğu şey doğru ya da yanlış olmasının öneminin olmadığı sadece iyi savunduğu zaman her zaman tartışmayı kazanabileceğini iddia eder. Bunun için zaten Eristik terimini kullanır çünkü üstün gelme amaçtır bu tartışma biçiminde. İnsanlar aslında tam da kitapta anlattığı gibi bir durum içindeler. Kimse doğruyuğu yanlışı öğrenmenin peşinde değil sadece belli başlı ideolojilere körü körüne bağlanıp, diğer insalardan üstün olduklarını düşünürler. Tartışma kültürü kesinlikle yok çünkü bir şeyi bildiğini sanan bir insana hiçbir şey öğretemezsin. Schopenhauer, kitapta buna çok güzel değinmiş ve mutlaka okunması gerekilen kitablardan bir tanesidir... İyi okumalar.
88 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitap sipariş ettim .Adam ''iki gün sonra gelir '' dedi . İki gün sonra gittim .Gelmemiş .''İki gün sonra gel '' dedi .Gittim gelmemiş .15 gün oldu gelmedi .Sonunda patladım .Tartıştık adamla .'' Kitap kalsın ! '' dedim .Aradan iki hafta geçti . Bir arkadaşım aracı ile bu kitabı bana yolladı .'' Arkadaşına söyle biraz geç geldi kitabı .Kusura bakmasın '' demiş .Oysa benim sipariş ettiğim kitap bu değildi .Şimdi iki günde bir çayını içerim .-Ağa iyi kapak yaptın bana -demiştim .Güzel bir anımdır .
88 syf.
·Puan vermedi
Haklı çıkma sanatı eristik diyalektikten söz etmekte ve orta çağ filozoflarından örneklemelerle haksız olsanız bile nasıl insanları manipüle edildiğini maddelerle örneklemektedir.
88 syf.
·2 günde·Puan vermedi
İkili tartışmalarda haklı çıkmak Arthur Schopenhauer'e göre bir sanat. Eserinde diyalektik tarzı tartışmaları inceleyerek, bizlere tartışmalarda üstün çıkan taraf olmak için gerekli hileleri açıklamıştır. Eserde Schopenhauer'in keskin zekasına tekrar tanıklık ettim. Keşke kitap biraz daha uzun olsaydı demekten de kendimi alamadım. Eserin başlangıcında tartışmanın doğası ve genel mantıksal çıkarımlar yapıldıktan sonra doğrulayıcı önermeler yer alıyor. Schopenhauer eserinde Aristoteles'den de faydalanmış ve bunu örneklemelerinde açıklıyor. Sonra ise bize haklı çıkmak için gerekli hileleri paylaşmış. Verilen tüyoları kendi gündelik tartışmalarımızı aklımıza getirerek, üzerinde düşünerek okuduğumuzda gayet kolay bir şekilde kavranıyor. Ben biraz daha genel düşünerek günümüz politik figürleri üzerinden baktığımı ve pek çok kısımda gülümsediğimi söyleyebilirim. Kısa sürede okuyabileceğiniz ince bir eser. Keyifli okumalar dilerim.
İlk karşına çıkanla tartışma; yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu düşündüğün ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış; otoritenin dikte ettiklerine göre değil, nedenlere, gerekçelere dayanarak tartışmayı bilenlerle; sunulan nedenleri dinleyip dikkate alanlarla; ve nihayet, gerçeğe değer veren, karşı tarafın ağzından bile olsa iyi nedenleri memnuniyetle dinleyen ve doğruyu karşı taraf söylediğinde, yani kendisi haksız olduğunda da bunu hazmedebilecek kadar adalet duygusuna sahip olanlarla tartış. Demek ki yüz kişi içinde tartışmaya layık bir kişi bile zor çıkar. Geri kalanı ise bırakın ne isterlerse onu konuşsunlar, çünkü desipere est juris gentium [budalalık insan hakkıdır ]; (Aristoteles)
Arthur Schopenhauer
Sayfa 75 - Sel Yayıncılık, 1.Basım 2012, İstanbul
Ciddi konuşmak gerekirse, bir düşüncenin yaygınlığı onun doğruluğunun kanıtı değildir, hatta doğru olma ihtimalini arttırmaz bile.
Arthur Schopenhauer
Sayfa 59 - Sel Yayıncılık, 1.Basım 2012, İstanbul
Aslında akılların karşılaşması, çarpışması olarak tartışma çoğu zaman karşılıklı yarar sağlar; kendi
düşüncelerimizi düzeltmeye, yeni görüşler üretmeye olanak verir. Ama bunun için, tartışmacıların bilgi ve zihin gücü bakımından birbirine oldukça yakın düzeyde bulunması gereklidir. Birinin bilgisi eksikse, her şeyi anlayamaz, au niveau [seviyeli] değildir. Zihin gücü yetersizse, bunun getirdiği kızgınlık onu sahtekarlığa, hilekarlığa [veya] kabalığa sürükleyecektir.
Sıradan insanların kafası saçmalıklada doludur ve bunları süpürüp temizlemek çok zordur.
Arthur Schopenhauer
Sayfa 59 - Sel Yayıncılık, 1.Basım 2012, İstanbul
Muhalifimizin üstün olduğunu görüp, haksız çıkacağımızı fark edince işi kişiselleştirerek hakaret, saygısızlık ve kabalığa başvurabiliriz.
Arthur Schopenhauer
Sayfa 73 - Sel Yayıncılık, 1.Basım 2012, İstanbul
Eğitimsiz kişiler Yunanca ve Latince ifadelere karşı özel bir saygı duyar.
Arthur Schopenhauer
Sayfa 58 - Sel Yayıncılık, 1.Basım 2012, İstanbul

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eristik Diyalektik
Alt başlık:
Haklı Çıkma Sanatı
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
86
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755338323
Kitabın türü:
Çeviri:
Hüseyin Salihoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi
Baskılar:
Eristik Diyalektik
Eristik Diyalektik
Schopenhauer, eristik diyalektiği hem kışkırtıcı hem de eğlenceli bir şekilde kaleme almıştır. İnsan neden onu sağ iken yayımlamadığına bir anlam veremiyor. Eserin bugün başvuru kitapları içinde bir "çok satan" olabileceğini düşünenler vardır. Çünkü kim rakibini doğru olmayan şeylerin ve yanlışların temsilcisi olarak utandırmak istemez ki? Filozofun bu başvuru kitabı elinizde olduğu sürece dert etmeyin; çünkü onun sayesinde uygunsuz durumlara düşmekten kaçınacaksınız, muhalifinizi de kepaze edeceksiniz. Filozofun bu eseri yeni başlamış hukukçulara, ilahiyatçılara, politikacılara, öğretmenlere, ebeveynlere, ergenlik çağındaki gençlere ve de devlet adamlarına şiddetle tavsiye olunur.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 145 okur

  • Ozan Taşlıalan
  • Kenan
  • Kereviz
  • Dilan Uslu
  • Berat Berişpek
  • Ömer Gözübüyük
  • Feridun Öncel
  • Mona Roza
  • Bəxtiyar Əliyev
  • Nadie

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%1.7 (1)
7
%0
6
%3.3 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%1.7 (1)
1
%0