Eristik Diyalektik (Haklı Çıkma Sanatı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.654
Gösterim
Adı:
Eristik Diyalektik
Alt başlık:
Haklı Çıkma Sanatı
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755705507
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Eristische Dialektik - Die Kunst, Recht zu Behalten
Çeviri:
Ülkü Hıncal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Eristik Diyalektik
Eristik Diyalektik
19. yüzyıl felsefesinin önemli figürlerinden, Kant'ın öğrencisi, Alman filozof Arthur Schopenhauer, 1830'da kaleme aldığı bu metinde, kökleri antik Yunan felsefesine uzanan, tartışmalarda her koşulda haklı çıkma sanatı olan "Eristik Diyalektik" yöntemini tariflendiriyor.

Bir tezin objektif olarak "doğruluğu ve haklılığından" ziyade dinleyicilerin gözünde "geçerliliğine" odaklanan, savunu, tartışma ve argüman kullanımında karşı tarafı alt etmenin yollarını felsefi "hileler" ile açıklayan Schopenhauer, kaçınılmaz olarak diğer filozofların konu üzerine fikirlerini ve yöntem sorunlarını da yorumluyor.
Eristik Diyalektik : Haklı Çıkma Sanatı, hem haklıyken hem de haksızken, tartışma sanatı.
''Haksızlık etmemek, övünmeye değmez; onu aklından bile geçirmemelidir'' der Demokritos,
''Haksız bir dava için dövüşmek, gerçek bir cesaret sayılmaz'' der yine Shakespeare,
''Haksızlığa uğramak, haksızlık etmekten evladır'' der Eflatun..

Yani diyeceğim o ki; Eristik Diyalektik bir bakıma onursuzca bir kavramdır. Haklı çıkmak, ya da yenilmemeyi öğrenmek içindeki insanlığı kaybetmemizin ilk aşamalarındandır. Ayrıca haklı çıkma hilelerin en sonuncusu olan 38 numaralı hile ''Kişiselleştirme'' oh my godness! dedirtti. Yapma be Arthur amca haklı çıkalım, çıkmasına da nerede onur, gurur, empati kavramları demeden edemedim. 38 maddede toplanmış hilelerin içinde kavramları, nesnelliği, öznelliği, hayatı, insanları, düşünüş şekillerini, Aristoteles'in topiğini ve bir çok şeyi öğreniyoruz. Ancak hileler bitince gönlümüzü almayı da bildi Schopenhauer.

İşte hayat dersi niteliğindeki o kısım:
''İlk karşına çıkanla tartışma; yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış; otoritenin dikte ettiklerine göre değil, nedenlere, gerekçelere dayanarak tartışmayı bilenlerle; sunulan nedenleri dinleyip dikkate alanlarla; ve nihayet, gerçeğe değer veren, karşı tarafın ağzından bile olsa iyi nedenleri memnuniyetle dinleyen ve doğruyu karşı taraf söylediğinde, yani kendisi haksız olduğunda da bunu hazmedebilecek kadar adalet duygusuna sahip olanlarla tartış. Demek ki yüz kişi içinde tartışmaya layık bir kişi bile zor çıkar. Geri kalanı ise bırakın ne isterlerse onu konuşsunlar, çünkü ''budalalık insan hakkıdır'' Voltaire’in dediğini de hatırlayalım: ''Barış gerçekten daha değerlidir'' ve bir Arap atasözü: “Susma ağacının meyvesi barıştır.” Aslında akılların karşılaşması, çarpışması olarak tartışma çoğu zaman karşılıklı yarar sağlar; kendi düşüncelerimizi düzeltmeye, yeni görüşler üretmeye olanak verir. Ama bunun için, tartışmacıların bilgi ve zihin gücü bakımından birbirine oldukça yakın düzeyde bulunması gereklidir. Birinin bilgisi eksikse, her şeyi anlayamaz, seviyeli değildir. Zihin gücü yetersizse, bunun getirdiği kızgınlık onu sahtekarlığa, hilekarlığa veya kabalığa sürükleyecektir''.

Yazar, Seneca, Cicero, Aristoteles (özellikle) gibi yazarların görüşlerini kendi fikirleriyle karşılaştırarak yeni bir kuram ortaya çıkarmaya çalışıyor. Kanaatimce başarıyor da. Eristik Diyalektik' ne demek bunu tam anlamıyla öğreniyoruz.

Quidam'ın #29220221 nolu etkinliği kapsamında okuduk efendim. Kendisine ve Schopenhauer sevenlere koca koca selamlar.

Haksızlığın karşısında susan, dilsiz şeytandır. (Hz. Muhammed)
Haksızlık önünde eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali) bunları da buraya bırakıp incelemeyi sonlandırıyorum. Bu adamı okuyun.
Çok fazla merak ederek aldığım bir kitap oldu. Çok ince ve sayfalar da kısa kısa kullanıldığı için çok çabuk geçti. Kitap doğru veya yanlış bir önermeye sahip kişilerin bir tartışma ortamında nasıl haklı çıkacağını hileler halinde anlatıyor. Önemli olan doğruyu savunmak değil, haklı çıkmak. Aslında okunduğunda her bir hileyi tartışma esnasında zaman zaman kullandığımızı fark edeceksiniz. Ama yine de somut örnekler verilerek daha felsefi temellere dayandırılarak hiç akla gelmeyecek hilelerden se bahsediliyor. İyi okumalar!
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.187 Oy)8.497 beğeni27.223 okunma762 alıntı132.784 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.845 Oy)8.787 beğeni24.071 okunma1.612 alıntı111.731 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.627 Oy)18.173 beğeni41.187 okunma2.647 alıntı173.292 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.321 Oy)12.885 beğeni32.957 okunma3.109 alıntı138.517 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.097 Oy)7.665 beğeni21.541 okunma760 alıntı84.142 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.187 Oy)3.700 beğeni12.252 okunma1.110 alıntı50.233 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.243 Oy)7.583 beğeni20.492 okunma3.666 alıntı122.491 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.050 Oy)3.941 beğeni15.002 okunma1.220 alıntı72.505 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.526 Oy)8.477 beğeni25.012 okunma2.263 alıntı107.958 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.192 Oy)3.254 beğeni9.919 okunma4.723 alıntı90.019 gösterim
İlk karşına çıkanla tartışma; yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış; otoritenin dikte ettiklerine göre değil, nedenlere, gerekçelere dayanarak tartışmayı bilenlerle; sunulan nedenleri dinleyip dikkate alanlarla; ve nihayet, gerçeğe değer veren, karşı tarafın ağzından bile olsa iyi nedenleri memnuniyetle dinleyen ve doğruyu karşı taraf söylediğinde, yani kendisi haksız olduğunda da bunu hazmedebilecek kadar adalet duygusuna sahip olanlarla tartış.
"haklı çıkma sanatı" alt başlığı ile gayet ince bir kitap.Schopenauer'in ölümünden dört yıl sonra notlarından derlenerek oluşturulmuş.Demagoji yapmanın önemini kavrattığı kitapta enterasan yönlendiremeleri olan İletişim de kullandığı 38 tane başlıkla sıraladığı hileler de gayet okunmaya değer.Kitap bir bütün de insanın kendi nefsi ve toplum yaşamına dair kaide değer analizleri var.Felsefe ve Psikolojiye ilgi duyan kişiler için yararlı olucağı kanısındayım
Kitapları karıştırırken bulduğum ve iki saatte bitirdiğim güzel bir eser. Yalnız kitabı anlamak için çevirmene dikkat edilmesi gerekli öte yandan sindirerek yavaş şekilde okunulmalıdır. Aksi halde kitap bittikten sonra geriye kitabın isminden başka bir şey kalmayacaktır. Kitapta anlatılana gelecek olursak, haklıyken veya haksızken, haklı çıkmanın inceliklerini (hilelerini) anlatıyor. Zaten okursanız siz de fark edeceksiniz çoğu hile günümüzde siyasiler tarafından da kullanılmaktadır. Schopenhauer tartışmalarda doğruyu aramaktan çok haklı çıkmayı anlatmıştır. Çünkü iki tarafın tartışması sonucunda insan kendi doğrusundan şaşabilir veya şüphe duyabilir. Ek olarak yazar haklı çıkma hilelerini, muhalif tarafın farklı düşünme olasıklarını hesaba katarak anlatmış. Bu da size yaşamınızda gireceğiniz tartışmalarda yardımcı olacaktır. İnsan olarak hepimiz hayatımızda tartışmalara gireriz. Bu eseri okursanız tartışmalarda katkısını göreceksiniz.
'Eristik Diyalektik tartışma sanatıdır, mutlaka haklı çıkmak amacıyla tartışma sanatı(...)' Schopenhauer kitabın konusunu bu şekilde tanımlamış. Diyalektiğin mantıktan farklı bir kavram oluşunu vurgulayarak diyalektiğin doğru bilgi ile bir bağlantısının olmadığını, muhalifin veya dinleyicilerin gözünde haklı çıkmanın diyalektiğin zaferi olduğunu öne sürmüş, bu kavramın varlığını da -buna ben de katılıyorum- insan türünün kötülüğüne bağlamıştır.

Kitapta bütün diyalektiğin temelleri ve muhalifin savını çürütmek için kullanılabilecek 38 adet hile mevcut. Schopenhauer ben size silahı sunuyorum ister insanlara saldırın, ister gerektiğinde kendinizi savunmak için kullanın dercesine çoğu hilenin hem saldırı hem savunma için nasıl kullanılabileceğini örneklerle aktarmış(Film önerisi: Lord of war). Kaynakça olarak ise kendisinden önce bu konuya değinen tek kişi Aristotelesin Topika'sını gösteriyor.

Kitabın sonunda ise kiminle tartışmak gerektiğine değiniliyor: 'Yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış(...)'

Akılların çarpışması olarak tartışma (discuss) çoğu zaman karşılıklı yarar sağlar usulünce yapılırsa.
Öncelikle kavramlar hakkında bazı bilgileri vermekte yarar vardır.
Mantık ve diyalektik antik dönemde eş anlamlı olarak kullanılan sözcüklerdi yalnız Schopenhauer, bunların arasında az da olsa fark olduğundan Mantık yerine Diyalektiği kullanmıştır. Mantık, aslında; özerinde düşünme, hesaba katma ve tutarlı konuşma sanatıdır. Diyalektik ise daha çok tartışma, karşılıklı konuşma olarak bilinir. İlk olarak Diyalektik terimini Platon kullanır. Eristik ise, Kazanma amaçlı tartışma bilgisi, tartışmaları kazanma sanatı. Eris Yunan mitolojisinde anlaşmazlık tanrıçasıdır. Schopenhauer, bu kitabında tartışma kültürünü ele almıştır. İnsanların tartışırken sürekli kendini haklı bulma ve karşı tarafı yenme güdüsü olduğunu aynı zamanda tartışma için doğru veya yanlışın değil kişinin kendi fikrini körü körüne savunduğunu yazmıştır. Bunları 38 bölümden oluşan "Hileler" adı altında yazmıştır. İnsanlar istediklerinde savunduğu şey doğru ya da yanlış olmasının öneminin olmadığı sadece iyi savunduğu zaman her zaman tartışmayı kazanabileceğini iddia eder. Bunun için zaten Eristik terimini kullanır çünkü üstün gelme amaçtır bu tartışma biçiminde. İnsanlar aslında tam da kitapta anlattığı gibi bir durum içindeler. Kimse doğruyuğu yanlışı öğrenmenin peşinde değil sadece belli başlı ideolojilere körü körüne bağlanıp, diğer insalardan üstün olduklarını düşünürler. Tartışma kültürü kesinlikle yok çünkü bir şeyi bildiğini sanan bir insana hiçbir şey öğretemezsin. Schopenhauer, kitapta buna çok güzel değinmiş ve mutlaka okunması gerekilen kitablardan bir tanesidir... İyi okumalar.
Kitap sipariş ettim .Adam ''iki gün sonra gelir '' dedi . İki gün sonra gittim .Gelmemiş .''İki gün sonra gel '' dedi .Gittim gelmemiş .15 gün oldu gelmedi .Sonunda patladım .Tartıştık adamla .'' Kitap kalsın ! '' dedim .Aradan iki hafta geçti . Bir arkadaşım aracı ile bu kitabı bana yolladı .'' Arkadaşına söyle biraz geç geldi kitabı .Kusura bakmasın '' demiş .Oysa benim sipariş ettiğim kitap bu değildi .Şimdi iki günde bir çayını içerim .-Ağa iyi kapak yaptın bana -demiştim .Güzel bir anımdır .
Haklı çıkma sanatı eristik diyalektikten söz etmekte ve orta çağ filozoflarından örneklemelerle haksız olsanız bile nasıl insanları manipüle edildiğini maddelerle örneklemektedir.
İkili tartışmalarda haklı çıkmak Arthur Schopenhauer'e göre bir sanat. Eserinde diyalektik tarzı tartışmaları inceleyerek, bizlere tartışmalarda üstün çıkan taraf olmak için gerekli hileleri açıklamıştır. Eserde Schopenhauer'in keskin zekasına tekrar tanıklık ettim. Keşke kitap biraz daha uzun olsaydı demekten de kendimi alamadım. Eserin başlangıcında tartışmanın doğası ve genel mantıksal çıkarımlar yapıldıktan sonra doğrulayıcı önermeler yer alıyor. Schopenhauer eserinde Aristoteles'den de faydalanmış ve bunu örneklemelerinde açıklıyor. Sonra ise bize haklı çıkmak için gerekli hileleri paylaşmış. Verilen tüyoları kendi gündelik tartışmalarımızı aklımıza getirerek, üzerinde düşünerek okuduğumuzda gayet kolay bir şekilde kavranıyor. Ben biraz daha genel düşünerek günümüz politik figürleri üzerinden baktığımı ve pek çok kısımda gülümsediğimi söyleyebilirim. Kısa sürede okuyabileceğiniz ince bir eser. Keyifli okumalar dilerim.
arthur schopenhauer'in 38 hile yoluyla bir tartışmadan nasıl galip çıkılacağını anlattığı eseridir. 

diyalektik bir konuşma sanatıdır ve onun aracılığıyla bir önerme çürütülür yada ileri sürülüp ispatlanır ve bu konuşmacıların soru ve cavaplarıyla yapılır. diyalektik bir akıl yürütme yöntemidir.
yunanca eris kelimesinden (yunan mitolojisinde anlaşmazlık tanrıçası) gelen eristik ise kazanma amaçlı tartışma bilgisi, tartışmaları kazanma sanatıdır. tartışmayı gerçeğe ve doğruya ulaşma aracı değil haklı çıkma amacı sayan felsefe yöntemidir. 

schopenhauer'in oldukça makyavelci görünen 38 maddesi, tartışmada savunduğu şey doğru olduğu halde hileli argümanlara kurban gidenler için kullanışlı bir bilgi oluşturur. 

giriş bölümünde, tartışırken objektif doğruyu dikkate almamayı salık verirken son maddede şu sözler yer alır: 
"yalnızca iyi tanıdığın, saçma sapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış; otoritenin dikte ettiklerine göre değil, nedenlere, gerekçelere dayanarak tartışmayı bilenlerle; sunulan nedenleri dinleyip dikkate alanlarla; ve nihayet, gerçeğe değer veren, karşı tarafın ağzından bile olsa iyi nedenleri memnuniyetle dinleyen ve doğruyu karşı taraf söylediğinde, yani kendisi haksız olduğunda da bunu hazmedebilecek kadar adalet duygusuna sahip olanlarla tartış. demek ki yüz kişi içinde tartışmaya layık bir kişi bile zor çıkar. geri kalanı ise bırakın ne isterlerse onu konuşsunlar, çünkü budalalık insan hakkıdır."
Arthur schopenhauerin eristik diyalektiği yani kendini hakli çıkarmanın hilelerini madde madde yazdigi bir kitap.bence çok faydaliydi.okumakta fayda var
İlk karşına çıkanla tartışma; yalnızca iyi tanıdığın, saçmasapan şeyleri savunmayacak kadar anlama yetisine sahip olduğunu düşündüğün ve utanılacak durumlara düşmeyeceğini bildiğin kişilerle tartış; otoritenin dikte ettiklerine göre değil, nedenlere, gerekçelere dayanarak tartışmayı bilenlerle; sunulan nedenleri dinleyip dikkate alanlarla; ve nihayet, gerçeğe değer veren, karşı tarafın ağzından bile olsa iyi nedenleri memnuniyetle dinleyen ve doğruyu karşı taraf söylediğinde, yani kendisi haksız olduğunda da bunu hazmedebilecek kadar adalet duygusuna sahip olanlarla tartış. Demek ki yüz kişi içinde tartışmaya layık bir kişi bile zor çıkar. Geri kalanı ise bırakın ne isterlerse onu konuşsunlar, çünkü desipere est juris gentium [budalalık insan hakkıdır ]; (Aristoteles)
Arthur Schopenhauer
Sayfa 75 - Sel Yayıncılık, 1.Basım 2012, İstanbul
Ciddi konuşmak gerekirse, bir düşüncenin yaygınlığı onun doğruluğunun kanıtı değildir, hatta doğru olma ihtimalini arttırmaz bile.
Arthur Schopenhauer
Sayfa 59 - Sel Yayıncılık, 1.Basım 2012, İstanbul
Aslında akılların karşılaşması, çarpışması olarak tartışma çoğu zaman karşılıklı yarar sağlar; kendi
düşüncelerimizi düzeltmeye, yeni görüşler üretmeye olanak verir. Ama bunun için, tartışmacıların bilgi ve zihin gücü bakımından birbirine oldukça yakın düzeyde bulunması gereklidir. Birinin bilgisi eksikse, her şeyi anlayamaz, au niveau [seviyeli] değildir. Zihin gücü yetersizse, bunun getirdiği kızgınlık onu sahtekarlığa, hilekarlığa [veya] kabalığa sürükleyecektir.
Muhalifimizin üstün olduğunu görüp, haksız çıkacağımızı fark edince işi kişiselleştirerek hakaret, saygısızlık ve kabalığa başvurabiliriz.
Arthur Schopenhauer
Sayfa 73 - Sel Yayıncılık, 1.Basım 2012, İstanbul
Sıradan insanların kafası saçmalıklada doludur ve bunları süpürüp temizlemek çok zordur.
Arthur Schopenhauer
Sayfa 59 - Sel Yayıncılık, 1.Basım 2012, İstanbul
Eğitimsiz kişiler Yunanca ve Latince ifadelere karşı özel bir saygı duyar.
Arthur Schopenhauer
Sayfa 58 - Sel Yayıncılık, 1.Basım 2012, İstanbul

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eristik Diyalektik
Alt başlık:
Haklı Çıkma Sanatı
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755705507
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Eristische Dialektik - Die Kunst, Recht zu Behalten
Çeviri:
Ülkü Hıncal
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Eristik Diyalektik
Eristik Diyalektik
19. yüzyıl felsefesinin önemli figürlerinden, Kant'ın öğrencisi, Alman filozof Arthur Schopenhauer, 1830'da kaleme aldığı bu metinde, kökleri antik Yunan felsefesine uzanan, tartışmalarda her koşulda haklı çıkma sanatı olan "Eristik Diyalektik" yöntemini tariflendiriyor.

Bir tezin objektif olarak "doğruluğu ve haklılığından" ziyade dinleyicilerin gözünde "geçerliliğine" odaklanan, savunu, tartışma ve argüman kullanımında karşı tarafı alt etmenin yollarını felsefi "hileler" ile açıklayan Schopenhauer, kaçınılmaz olarak diğer filozofların konu üzerine fikirlerini ve yöntem sorunlarını da yorumluyor.

Kitabı okuyanlar 112 okur

  • Ezgi Göktürk
  • Ahmet Aydın
  • aReTe
  • Ozan Akıncılar
  • DD
  • Harun Inan
  • Erdem
  • Semih Çetin
  • Ferah
  • İ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%21.4
25-34 Yaş
%45.2
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%11.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%38.1
Erkek
%61.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.3 (8)
9
%14.3 (7)
8
%30.6 (15)
7
%16.3 (8)
6
%8.2 (4)
5
%8.2 (4)
4
%0
3
%4.1 (2)
2
%0
1
%0