Erkek ve Kadın Olmanın Ötesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
459
Gösterim
Adı:
Erkek ve Kadın Olmanın Ötesi
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2007
Sayfa sayısı:
171
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758817399
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ganj Yayınları
Tek başına sevgi yeterli değildir. Tek başına aşkın gözü kördür, meditasyon ona gözleri verir. Meditasyon ona anlayış kazandırır. Ve bir kez senin sevgin hem sevgi hem de meditasyon olduğunda ikiniz aynı yolun yolcusu haline gelirsiniz. O zaman o artık sıradan bir karı koca ilişkisi değildir. O zaman o hayatın gizemlerini keşfetme yolundaki bir dostluğa dönüşür.

Erkek ve kadın tek bir bütünün iki yarısıdır.
Öncelikle keşke kitabı sansürlü bi sekilde okusaydim.Bi ara haydar dümen mi okuyorum diye yazarına tekrar tekrar baktim. :)"İnsanlar açık seçik bir şekilde cinsellikten bahsetmiyor; hatta onlar cinsellikten hiç bahsetmiyorlar. Konuşsalar bile, dolambaçlı şekillerde konuşuyorlar, diplomatik bir şekilde konuşuyorlar. Diyor osho. bende bilmiyorum bu adam ne yaşadı Freud vakasi gibi . Ben hiç girmiyim bu konuya ama bu konu üzerinde çok duruyor.

Erkek ve kadın diye birşey yok demeye getirecek kadar ikisini birleştirmeye çalışiyor.Kadın bilinçli olarak kadındır, bilinçsiz olarak erkektir; erkek bilinçli olarak erkektir, bilinçsiz olarak kadındır.
Şiir yazarken kadınsı olmam gerekir vs eğer yazı yazacaksam savaş yazısı değilse kadınsı olmam gerekir. İki cinsiyete sahipmisiz %51 erkek %49 kadın :) bizimkiler duyda evlatlıktan red edecek :)
Daha sonra kadın erkek karşılaştımasina getiriyor.Erkek fizyolojik kadın psikolojik takiliyor. Erkek felsefik kadın ayakkabı elbise :) (valla o söylüyor. ben katılmıyorum) . Sonrasında kadınlar dünyayı yonetse savaş olmazdı(haklı alkisladim) .böyle farklı konularda erkek-kadin üzerine bir fikirler ileri sürmüş kitapta katıldıklarım oldu katilmadiklarimda oldu. Kadına değer vermeyen bir toplum olduğumuzdan(dönem için) her gördugumuz safsataya da inanmamak gerekir .aile kavramına hiçe sayan fikir akımlarına suruklenmemeye dikkat etmemiz gerek.


Bu da final izlemenizi tavsiye ederim aydinlatacagini düşünüyorum.
https://m.youtube.com/watch?v=AxA4H--tgo8
Herkesin bildiği, yaşadığı ama aynı zamanda önemsemediği bir konuya değinmiş. Erkek egemen toplumun karşı cinse yani kadınlara yaşattıkları zulmü anlatmakla kalmamış bu yozlaşmanın nelere mal olduğu insanların mutsuzluklarının nedenlerinden birçok nedenini bu konudaki yaşananlar olduğuna dair fikirlerini paylaşmış ve kendince çözümlerini de anlatmış. Bir gün bu yazılanları okuyup geçmek ya da görmemezlikten gelmek yerine güzel şeyleri gerçekleştiren ve güzel şeyler yaşayan bencillikten ve kötülükten arınmış bireylerin olduğu bir dünyada yaşamak dileğiyle.
Cinsiyetimizin ve onunla ilgili anlayışımızın, kabullerimizin kişisel gelişimimize olumlu ve olumsuz anlamda ne gibi etkileri vardır?

Sevgilerimizi gerçekleştirebilmemize ve ilişkilerimizde huzura erebilmemize engel teşkil edebilecek tutumlarımız ve davranışlarımız nelerdir?

Kitap genelinde bu ve benzeri soruların cevabı olabilecek düşünce ve fikirlerini ifade etmiş Osho.Bu tür sorunların neden kaynaklandığına dair tespitlerini dile getirmiş. Tespitlerinden birinde zihnimizin gerçek sevgiyi deneyimlememize engel olacağı durumlardan bahsetmiş.

Zihnimiz ve düşüncelerimiz bizlere hakikati, kutsalı bulmak ve kavramak için verilmiş olmasına rağmen Osho’nun “Eğer bir zihnin varsa sen kutsal olamazsın. Ne kadar erdemli olursa olsun zihin kutsal olmadan kalır çünkü zihin bütün olamaz. Bunu aklında tut.” demesi bana enteresan geldi ve düşündürdü.Benim için kitabın en orjinal sözlerinden biri buydu ve bu sözün düşündürdükleri...

Zihin kendisini ve tüm yaratılmışları manası yalnız kendisini bildiren ve kendisinden haber veren birer obje olarak tanımladığı bir durumda kalırsa, o halde kutsal olamaz ve bütünü kavrayamaz.
Ancak zihin kendisini ve yaratılmışları manası yaratıcısını bildiren ve ondan da haber veren birer obje olarak tanımlayabilirse,
kendisine ve tüm mahlukata yükleyeceği anlamlar, yaratıcının isimleri sayısınca zenginleşecek ve böylece zihnimiz, zihinsel faaliyetlerimiz de kutsallaşacaktır.

O halde Hz. Mevlana’nın meşhur sözüne atfen şöyle de diyebilir miyiz?
Yaratılana bak yaratandan ötürü.
Erkeğin ve kadının düşünce tarzları, hayata bakışı arasında kesinlikle büyük bir fark vardır. Ancak bu, hayatı daha tatlı, daha baharatlı yapar.
Kadın dünyanın yarısıdır: Şayet dünyanın bu yarısına da söz hakkı tanınsaydı tarih başka olurdu. O daha barışçıl, daha sevecen, daha duyarlı, daha estetik olurdu.
Ve bir kadın yirmi dört saat bir kadın olmak zorundadır; yumuşak, sevecen, şefkatli. Bu çok ağır bir görevdir. Bazen o da kavga etmek, öfkeli olmak, bir şeyleri kırıp dökmek ister ve şayet bu içsel oyunu anlayabilirsen iyidir.
Çiçekler tek başına gelmezler, onların dikenleri de gelir. Günler tek başına gelmez, onlar kendileriyle birlikte geceleri de getirirler.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Erkek ve Kadın Olmanın Ötesi
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2007
Sayfa sayısı:
171
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758817399
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ganj Yayınları
Tek başına sevgi yeterli değildir. Tek başına aşkın gözü kördür, meditasyon ona gözleri verir. Meditasyon ona anlayış kazandırır. Ve bir kez senin sevgin hem sevgi hem de meditasyon olduğunda ikiniz aynı yolun yolcusu haline gelirsiniz. O zaman o artık sıradan bir karı koca ilişkisi değildir. O zaman o hayatın gizemlerini keşfetme yolundaki bir dostluğa dönüşür.

Erkek ve kadın tek bir bütünün iki yarısıdır.

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • Tansel Diplikaya
  • AYŞEGÜL
  • Emre Yılmaz
  • aynur
  • Alper Koç
  • Seda Nur Özer
  • Izeldeniz
  • Taner deniz
  • Lord Onur
  • Brtay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (2)
9
%16.7 (2)
8
%25 (3)
7
%33.3 (4)
6
%8.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0