Erken Çöken KaranlıkKay Redfield Jamison

·
Okunma
·
Beğeni
·
391
Gösterim
Adı:
Erken Çöken Karanlık
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
398
ISBN:
9789755394220
Çeviri:
Emine Bademci
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Çoğumuz yaşamımızın bir anında her şeyi bırakıp bu dünyadan ayrılmayı düşünmüşüzdür. Ama düşünsek de bunu yapmayız, bir şey bizi vazgeçirir. Oysa gerçekten bırakıp gidenler hep olmuştur ve olacaktır. Kendini öldürmek pek çoğumuz için anlaşılmaz bir eylemdir. İnsan eylemleri içinde en anlaşılmaz olanı belki de... İntihara eğilimli olanlarımız için ise öylesine tanıdık ve anlaşılır bir eylemdir ki bu! Tüm acılara son veren en makul ve en rahatlatıcı çözüm gibi görünür. Bu yüzden olsa gerek intihar çok sık yaşanan bir olgudur ve ne yazık ki intihar karşısındaki toplumsal duyarlığımız çok azdır.

Peki biz intihar hakkında ne biliyoruz? Neden bazı insanlar kendini öldürür? Kendini öldüren insanların psikolojisi nasıldır? Bazı insanlar biyolojik olarak intihara eğilimli midir? İntihara yol açan genler var mıdır ve intiharın evrimsel bir nedeni olabilir mi? İntihara yol açan düşüncelerin altında ruhsal hastalıklar mı vardır? Varsa hangileridir ve bu hastalıklar tedavi edilebilir mi? İntiharda psikopatoloji ve nörobiyolojinin rolü nedir? İntihar düşüncesi bulaşıcı olabilir mi? Zaman zaman birçok ülkede görülmüş olan intihar salgınlarının bir sebebi var mıdır, yoksa bunlar tamamen rastlantısal mıdır? İntiharda yaşın ve cinsiyetin rolü nedir? Bir kimsenin intihara niyetli olduğu önceden anlaşılabilir mi? İntihar engellenebilir mi? Tarih boyunca toplumsal kurumlar ve yöneticiler insanların kendini öldürmesini engellemek için hangi önlemleri almışlardır? Bu kanayan yarayı iyileştirmek için birey ve toplum olarak bizlere düşen görevler nelerdir? Bilimin bütün bu sorulara yanıtları var mıdır?

Manik depresif hastalıktan mustarip ve kendisi de intihara teşebbüs etmiş olan psikiyatr Kay Redfield Jamison yıllardır bu konu üzerinde çalışıyor. Kişisel deneyimlerinin kazandırdığı kavrayış ve duyarlığı bilimsel bilgileriyle harmanlayarak yazdığı kitabında yukarıdaki sorulara cevap arayarak intiharı anlamamıza yardımcı oluyor. Kim bilir, bazı insanların hayatla kurmuş oldukları acılı ilişkide ufak da olsa bir rol üstlenebilir!

Derinlikli ve coşkulu bir kitap... Yıllar boyu üzerine yeni bir kitap yazılmadan, kabul görmüş bir intihar incelemesi olarak kalacak."William Styron

Bu etkili kitap insanların hayatlarını değiştirecek; kuşkusuz birkaç kişininkini de kurtaracak."Newsday
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Hastalığın (Drew'in) ruhunun bir parçasını çaldığını fark ettim.Kişiliğinin bir parçasını ve yaşama sevincini almıştı."

Hastaneye yatırıldığı ve onu ziyarete gittiğim zamanı hatırlıyorum;
Annesi yemek almaya çıkmıştı,başını dizime yasladı ve cenin pozisyonunda kıvrıldı. Gözlerimle Drew olarak bildiğim
adamın yüzünü görüyordum,fakat kulaklarım başka bir yaratığı işitiyordu.
Sanki onun kabuğunda başka bir şey yaşıyordu.
Drew'den başka birisi onun dudaklarına sözcükleri koyuyor ya da uygunsuz,rahatsız edici eylemleri yaratıyordu.
Aklını başına toplamak istermiş gibi
kafasını ovduğunda ona baktım ve arkadaşımın nereye kaybolmuş olabileceğini merak ettim.

"Bir canavar onun yerine geçmişti!.."
Bu bozuk sinirlerle ona daha fazla yararım dokunmayacak.
Ruhsal çöküntünün mutlak dehşetini yaşamamış biri,bunun tek başına insanı ölümü arzu etmeye itebileceğini anlayamaz!
Hastanın yaşadığı ıstırabın doğasını ve derinliğini kavrayamayan psikiyatristler ilaçların eninde sonunda işe yarayacağı, hastanın ilaçlara cevap vereceği ve kasvetli hastane ortamından uzak durulacağı inan-
cıyla ilaçlara bağlılıklarını inatla sürdürüyorlar!

Haftalar öncesinden hastaneye yatırılmış olmam gerektiğini düşünüyorum.
Hastane benim kurtuluşumdu,
Aslında kapıların kilitli ve telli,koridorların ıssız ve yeşil olduğu,on kat aşağıda ambulansların gece gündüz tiz çığlıklar attığı bu rahatsız yerde sessiz çiftlik evimde bulamadığım huzuru bulmam ve beynimdeki fırtınanın dinmesi bir paradokstur!..
Depresyon bizi insan yapan hayati güçlerin tümünü felç eder.
Yerlerine kasvetli, çaresiz, umutsuz ve donuklaşmış bir hal bırakır.
Hayat kansız ve nabızsızdır ama boğucu bir korku ve acıya müsaade etmeye yetecek düzeyde sürmektedir.
Tüm dayanaklar kaybolur;
her şey karanlık ve duygusuzdur.
Anlamsızlığa kayış önce yavaş,sonra mutlaktır. Depresyon ruh halini etkilediği gibi
düşünceleri de her yönüyle etkiler ve bu düşünceler marazi, karmakarışık ve uyuşuktur.
Kişi kuşkulu, dalgın, kararsızdır ve kendini cezalandırır.
Beden feci yorgundur;hiçbir şeye karşı arzu kalmamıştır;hiçbir
şey için çaba gösterilmez ve hiçbir şeyin kıymeti yoktur.
Uyku bölük pörçüktür, yakalanması zordur
ya da tamamen tükenmiştir.
Sinirli bir bitkinlik kararsız bir gaz gibi düşünce ve davranışlardaki her çatlaktan içeri sızar.
Ağır ruhsal hastalıklar acı ve tehlikeleri de beraberinde getirir.
Hastalıkla yaşamaktan ve tekrar başlayacağından korkmaktan ileri gelen kronik bir endişe vardır.

Depresyon,manik depresyon,şizofreni ve diğer belli başlı psikiyatrik bozuklukların ıstırabı mübalağa edilemez.
Keder, umutsuzluk,heyecan ve utanç;
hastalığın arkadaşlara,aileye ve kariyere verdiği kalıcı hasarın acı verici farkındalığına karışır.
Bu öldürücü bir karışımdır!..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Erken Çöken Karanlık
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
398
ISBN:
9789755394220
Çeviri:
Emine Bademci
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Çoğumuz yaşamımızın bir anında her şeyi bırakıp bu dünyadan ayrılmayı düşünmüşüzdür. Ama düşünsek de bunu yapmayız, bir şey bizi vazgeçirir. Oysa gerçekten bırakıp gidenler hep olmuştur ve olacaktır. Kendini öldürmek pek çoğumuz için anlaşılmaz bir eylemdir. İnsan eylemleri içinde en anlaşılmaz olanı belki de... İntihara eğilimli olanlarımız için ise öylesine tanıdık ve anlaşılır bir eylemdir ki bu! Tüm acılara son veren en makul ve en rahatlatıcı çözüm gibi görünür. Bu yüzden olsa gerek intihar çok sık yaşanan bir olgudur ve ne yazık ki intihar karşısındaki toplumsal duyarlığımız çok azdır.

Peki biz intihar hakkında ne biliyoruz? Neden bazı insanlar kendini öldürür? Kendini öldüren insanların psikolojisi nasıldır? Bazı insanlar biyolojik olarak intihara eğilimli midir? İntihara yol açan genler var mıdır ve intiharın evrimsel bir nedeni olabilir mi? İntihara yol açan düşüncelerin altında ruhsal hastalıklar mı vardır? Varsa hangileridir ve bu hastalıklar tedavi edilebilir mi? İntiharda psikopatoloji ve nörobiyolojinin rolü nedir? İntihar düşüncesi bulaşıcı olabilir mi? Zaman zaman birçok ülkede görülmüş olan intihar salgınlarının bir sebebi var mıdır, yoksa bunlar tamamen rastlantısal mıdır? İntiharda yaşın ve cinsiyetin rolü nedir? Bir kimsenin intihara niyetli olduğu önceden anlaşılabilir mi? İntihar engellenebilir mi? Tarih boyunca toplumsal kurumlar ve yöneticiler insanların kendini öldürmesini engellemek için hangi önlemleri almışlardır? Bu kanayan yarayı iyileştirmek için birey ve toplum olarak bizlere düşen görevler nelerdir? Bilimin bütün bu sorulara yanıtları var mıdır?

Manik depresif hastalıktan mustarip ve kendisi de intihara teşebbüs etmiş olan psikiyatr Kay Redfield Jamison yıllardır bu konu üzerinde çalışıyor. Kişisel deneyimlerinin kazandırdığı kavrayış ve duyarlığı bilimsel bilgileriyle harmanlayarak yazdığı kitabında yukarıdaki sorulara cevap arayarak intiharı anlamamıza yardımcı oluyor. Kim bilir, bazı insanların hayatla kurmuş oldukları acılı ilişkide ufak da olsa bir rol üstlenebilir!

Derinlikli ve coşkulu bir kitap... Yıllar boyu üzerine yeni bir kitap yazılmadan, kabul görmüş bir intihar incelemesi olarak kalacak."William Styron

Bu etkili kitap insanların hayatlarını değiştirecek; kuşkusuz birkaç kişininkini de kurtaracak."Newsday

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Emir
  • Anksiyete
  • Leandre
  • Gökhan Tunç
  • Köksal
  • Fırat Çağlar MANTAŞ
  • Kırmızı Yağmur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0