Erken Kaybedenler

8,1/10  (514 Oy) · 
1.461 okunma  · 
440 beğeni  · 
6.468 gösterim
Ankara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...
Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...
İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler...
Kolay ağlayan sert adamlar...
Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı...
Kıskanç, gururlu, saf ergenler...
Emrah Serbes, çabuk öfkelenen, kolay vazgeçen, baştan çıkmış erkek çocukları konuşturuyor...
Kederli, insana dokunan komik hikâyeler bunlar...

"Dizinin dizime değişi, Handan'ın annesi için bir kelebeğin kanat çırpışıysa benim için kasırgaydı. Kaç sene geçti, hâlâ unutmam, günde en az beş sefer aklıma gelir. Biliyorum bu durumun, kökeni memeden kesildiğim güne kadar uzanan psikolojik nedenleri vardır. Ama bir kadını unutulmaz yapan şey, bir vakitler ona duyulan arzunun şiddetiyle doğru orantılı değil midir? O arzunun kıyısında, gerçekleşme olasılığının tam yanı başında, sanki arada başka hiçbir engel yokmuş gibi rahat davranabilmekle, kendini o tatlı yanılsamaya kaptırabilmekle doğru orantılı değil midir? Bu olgunun da mı sorumlusu benim mutsuz geçen çocukluğum? Cevap? Yok! Kalırsın öyle..."
Taşrada ve kâinatta, yapayalnız kalmış erkek çocukların hikâyesi...

Erken Kaybedenler... Yoldan çıkmış bir neslin manifestosu...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2009
  • Sayfa Sayısı:
    143
  • ISBN:
    9789750506765
  • Yayınevi:
    İletişim Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
DUA 
 07 Ağu 21:54 · Kitabı okudu

Sitede her gün karşıma çıkan, herkesin okudum okuyorum dediği bu kitabı, şu an okumakta olduğum kanlı, ağır psikopat içerikli cinayet kitabına biraz ara verip okumak istedim. Pişman oldum.
Bu nasıl hikayeler böyle şaşırdım. Bizim ülkemizin 13 yaşındaki erkekleri böylemi gerçekten. Hangi 13 yaşındaki çocuk gece yarısı bara gidip sabahlara kadar içki içip abisinin sevgilisini elliyor onu zorla öpmeye kalkışıyor. En fazla okulun alımlı öğretmenine platonik aşıktır. Ortaokul bitince platonik aşkı da biter. Çoğu hikaye böyleydi. Küçücük çocuklar ve sapıklıkları.
Umarım o yaşlarda bir çocuğun eline bu kitap geçmez de. Yazılanları denemeye hatta düşünmeye kalkışmaz.

Kübra 
 03 Ağu 21:02 · 4/10 puan

Bu aşırı komik, bizden, küfürler dozunda kullanılmış denilen, küçücük çocuklara baya büyük büyük cinsellik yakıştırılan, kısa öyküleri beğenmedim.

Akıcı mı, akıcı. Gidiyor mu, gidiyor. Ama ortaokula giden bir çocuğun allem edip kallem edip, yine o yaşlarda bir kızcağızı kazan dairesine çekip ellemeyi istemesi, bunu sürekli dile getirmesi ve en sonunda da bunu gerçekleştirmesi gerçekten iğrençti. Sonra vay efendim pedofili çok uç boyutlarda artıyor da bilmem ne. Siz bizlere edebiyat diye, mizah diye yahut gerçek diye(!) bunu okutur, göğüsleri yeni çıkmaya başlamış bir ÇOCUĞU hayal ettirirseniz bu ülkede her nane olur. Bunu okuyup da göğüsleri yeni çıkmış bir kızın göğüslerinin nasıl olabileceğini tasavvur etmeyecek bir insan evladı var mıdır? Bakın bunu düşünen kötüdür, sapıktır demiyorum. Sonuçta insanız ya, aklımıza gelir. Bu tür şeylerin bu şekilde anlatılması.. bilmiyorum. Hiç doğru değil. Bunların o yaşlarda düşünülüp düşünülmemesi ile ilgilenmiyorum. Bana ne ya? Komik mi bu şimdi? Edebiyat mı? Tükürüyüm yer altı edebiyatına. Yetişkinlere yer altı edebiyatında her türlü küfrü ettirip, her türlü fanteziyi yaptırsınlar. Ama çocuklardan UZAK DURUN. NORMALLEŞTİRMEYİN BEEE NORMALLEŞTİRMEYİN AĞZINI KIRDIKLARIM.

Bir anneanne hikayesi vardı. Bir yere kadar epey güldüm. Çünkü komikti. Sonra o anneanne öyle küfürler etti ki, dedim ki bu ne ya. Çizdiği profildeki anneanne küfreder, ama böyle küfürler etmez. Küfrün dahi cidden komik olanı, kalitelisi var. Bu artık suyunu çıkarmış diyeyim de siz başka bir deyimimizi anlayın yer altı ya.

Gulan 
 02 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 3/10 puan

(8 adey öyküymüş) Geneli 7-14 yaş arası erkek çocuğu öykülerinden oluşuyor, erken kaybedenler ismini de bu yüzden almış diye düşünüyorum. Bu öyküküler de şiddet ve cinsel açlık -merak - taciz içerikli. 14 yaşında ki bir çocuğun 25 yaşındaki abisinin sevgilisini taciz etmesi , entirikalar çevirmesi, yine aynı yaşlarda bir çocuğun ; sınıf arkadaşı bir kızı, kızın kız kardeşi ve kızın annesi üçlemesiyle aşka gelmesi (iç geçirmeleri mi denmeli? ), yeni göğüsleri çıkmış bir kızı iki erkek çocuğunun sıkıştırıp "elleme" eyleminde bulunması, özel ders vermeye gelen öğretmenini öpmeye yeltenen bir çocuk daha ve mahallenin genç kızlarından birine 7 ila 13 yaş arasında ki altı yedi çocuğun kıza "gitme" hayalleri... Ve bütün bunlara (Emrah duygusal adamdır) acıklı bir hava katıp o çocuklara üzülelim istemiş sanırım. Bir de şiddet düşkünü gençler var tabii onlara da üzüldük sayesinde

Tamam bu kadar öfke yeter. Emrah iyi adamdır ve birileri bana kitaba öyle mi baktın, anladın diyenler olacaktır. Asıl anlatılmak istenen... diye başlayan cümleler sıralanıp gelebilir. Biliyorum, biliyorummm.. Ama öylesine bıktım(k) ki erkek dünyasının şiddeti ve cinsel saldırganlığından. Böyle içine duygusallıklar katılınca da şirin olmuyor. Bunlar hayatın içinden deyip kabullenecekte değilim, 5 yaşında ki oğlumun 3 sene sonra kız arkadaşlarını "elleme" çabalarına girişeceğini düşünmek istemiyorum. Böyle bir olaya "ayol ne var bunda" diyecek de değilim. Öyle çocukluk ve duygusallık katınca eylemleri sevimli olmuyor kimsenin. Kitapta ne gördük ; erkeğin her yaşta kadına bakış açısı ve eylemi ayrıca her yaşta "erkeklik" duygusuyla şiddet eğilimi aynıymış ,bunu. Bravo. Ayrıca incelemelerde de kadın/ erkek okurlar farketmez oldukça sevimli bulmuşlar öyküleri. 7 yaşında kadına dokunmakla cesaeretlendirdiğiniz erkekleri 27 yaşında tacizden yargılarsınız. Kaç yaşında olursanız olun, kadınlara, kız çocuklarına (aslında cinsiyet farketmezsiniz bir başka kişiye) merakınız gereği, isteklerininiz gereği dokunamazsınız. Ve hangi yaşta olursanız olun bu hiç sevimli veya komik veya heyecanlı veya çapkınca veya erkekçe veya veya veya değildir.

Muhayyelll 
20 Eyl 22:55 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Erken kaybedenler, yoldan çıkmış bir neslin manifestosu...

Emrah Serbest, roman konusunda güçlü bir kaleme sahip olduğunu düşündüğüm yazarlardan. Çoğu yazarın aksine kitaplarında işlediği ana tema "kaybedenler"
Bu romanında da kaybeden erkek çocukları ele almış. Kaybedenden kastım belki aşkı, belki haysiyeti, belki insanlığını..

Sitede yapılan yorumları incelediğimde çoğu okurun kitaba aynı gözde baktığını farkettim. Aynı gözle bakıldığı için de olumsuz yönde çok eleştiri almış.
Bence bu kitaba tamamen farklı bir gözle bakılmalı çünkü Emrah Serbest bozulan bir nesli yazmış.

Öğretmen olan biriyle muhabbet etmiştim bir ara. 6. sınıf yani 11 yaşındaki çocukların dersine giriyormuş. Bir çocuğun günlüğünü yakalamış. "Çocuk benim bilmediğim (afedersiniz) yatak fantazileri yazmış." dedi. "Tenefüste benim hayatta duymadığım küfürler havada uçuşuyor." dedi. "Çocuğun biri derste koluna faça attı." dedi. "Kız öğrencilerimden biri erkeklerden birini bacaklarını ellediği için şikayet etti." dedi. Daha neler neler. Belki de o öğretmenle yaptığım konuşma yüzünden kitaptaki çocukların davranışları bana abartılı gelmedi. Çünkü bunların hepsi gerçekten var. Böyle erkek çocuklar var. Sadece biz onları görmüyoruz.

"Yeni nesil gümbür gümbür geliyor." diye bir söz görmüştüm.
Çocuklarının yanında küfür eden babalar, çocuklarına en ufak bir sevgi belirtisi göstermeyen anneler, küçük yaşlarda başlayan aşklar olduğu sürece yeni nesli oluşturanlar gümbür gümbür değil, kaybederek geliyor..

Emrah Serbest bu gerçeği anlatmış kitabında. Bizim semtlerimizde, mahalle aralarında, sıradan bir hayat yaşayan erkek çocuklarının kaybetmişliğini anlatmış. Ha birde suçun o çocuklarda değil, çocuğun eline silah dahi tutuşturabilecek kadar 'duyarlı' olan ailelerde olduğunu da anlatmış.

Okunası, sürükleyici bir kitap.
Keyifli okumalar...

insan_okur 
27 Kas 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Merhaba 1K Ailesi.

Benim ilk Emrah Serbes okuyuşumdu bu kitap. Ben gibi Emrah Serbes’i çoğu insan Behzat Ç. ile tanımıştır belki ama kitabı da çok hoştu. Sekiz erkek çocuğunun kısa kısa hikâyelerinden oluşuyor. 80-90’lı yıllarında çocuk olan erkekler, bu hikâyelerde kendinden birçok şey bulacaklardır. Kitaptan yüksek bir beklentim olmadığı için bana güzel geldi. Kitap erkek çocuklarının kaybediliş öykülerini anlatıyor. Okurken öyle kahkahalar attım ki ilk kez bir roman okurken bu kadar güldüm diyebilirim. Her biri ayrı keyif verdi hikâyelerin. Ergenlik dönemi erkekler için unutulması zor bir dönem gerçekten, içine pervasız, bencil, cesur ve alabildiğine komik bir şey giriyor insanın. Yazar o şeyi öyle güzel anlatmış ki. Çocukluktan ayrı, ergenlikten ayrı hikâyeler hepsi Türk erkeğinin gelişimini anlamaya yardımcı. Küfürler filan çok geçiyor haliyle ama hiç rahatsız edici olmamış bence, hem de tam dozunda olmuş. Halk dilini çok iyi kullanmış. Kitabı okurken edebi bir yön aramadım bu da ayrı bir mesele tabi. Bazı hikâyeler o kadar tanıdıktı o kadar bizdendi ki üslup çok güzeldi. Her hikayenin içinde sosyal mesajlar da çoktu. Çoğu kimse bu tarzı beğenmemiş ama ben çok beğendim. Çerez diye nitelendirdiğimiz günü birlik kitap listesinin ilk sırasına ekleseniz iyi edersiniz. 134 sayfalık bir kitap ve çok anlamlı, sempatik. Kanaatimce de tebessüm garantili.
İyi Okumalar 1000Kitap Ailesi…

8 kısa hikaye, 8 erkek, yaşları 8 - 18 aralığında olan minik adamların öyküleri...

Kimi anneannesini, kimi aşkını, kimi abisini, sevgilisini, öğretmenini, komşusunu, arkadaşını anlattıkları hikayeleri yaşam mücadeleleri ile birlikte aktarıyorlar.

Anlatımında yer yer argolar ve küfürler var, bazı anlarda gülüp bazı anlar duygulanacağınız bir Emrah Serbes kitabı.

İyi okumalar dilerim.

Gizem 
 21 May 23:48 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Emrah Serbes'in okuduğum ilk kitabı. Murat Menteş, Alper Canıgüz ve Emrah Serbes gibi isimlerin hep yanyana anılması tesadüf değil, kalemlerini ve meraklarını çok benzetiyorum. Kitabı yağ gibi okudum, tek günde bitti akıcılığını o şekilde anlatayayım, bir başka kitabı okuyorum ama arada hediyelik hemen okuyuverdim. Öneriyorum, kendisini okumaya da devam edeceğim belli olmuş oldu böylece. 8/10

Elife Çöl 
23 Haz 03:11 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · Puan vermedi

Anneannelere zaafım var ve daha ilk hikayede gülmekten karnıma ağrılar girdiğimden biraz ara vermek durumunda kaldım bu benim hassasiyetim tabii ki ama eğer akıcı anlatım ve biraz kendimizden bir şeyler okumak istiyorsanız mutlaka kütüphanenizde bulundurun :D

Yavuz selim zık 
31 May 13:21 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bence okuyan herkes çocukluğundan bir parça bulacaktır bu kitapta.. yazarın okuduğum ilk kitabı ve tarzını çok beğendim. Açık ara fark ile okuduğum en iyi öykü kitabıdır.

Yasemin Yavuz 
14 Nis 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Genellikle bu tarz bir kitabı bayanlar için ya da bayanlar hakkında okumaya alıştığımız için biraz şaşırdığımı itiraf etmeliyim. 8 adet hikaye var kitapta ve erkek çocuklarının gözünden kaybedis hikayeleri diyebilirim bunlar için. Okurken asla sıkılmadım. Bazı yerlerde kahkahalarla güldüm. Okuması kolay ve zevkli bir kitap. Okuduğum ilk Emrah Serbes kitabı devamı da gelecek.

Kitaptan 242 Alıntı

BİROL COŞKUN 
 28 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

- Apartman girişindeki lambayı sen mi kırdın Bülent?
+ Hangisini?
- Otomatik yanan, sensörlü lamba.
+ Hayır.
- Komşu görmüş, yalan söyleme. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.
Önüme baktım.
"Neden kırdın?"
Cevap yok
"Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle."
"Kırdımsa kırdım, ne olacak! Çok mu değerliymiş?"
"Lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? Yöneticiye de dedim. Lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. Sen değerlisin benim için."
"Beni görünce yanmıyordu baba."
"Nasıl ya?"
"Görmezden geliyordu, yanmıyordu. kaç sefer yok saydı beni."
"E beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor."
"Hadi ya! Sahiden mi?"
"Evet. Ucuzundan takmışlar.Bizimle bir alakası yok!"

Babama sarıldım, yıllar sonra.

Erken Kaybedenler, Emrah Serbes (Sayfa 141)Erken Kaybedenler, Emrah Serbes (Sayfa 141)
Vedat Geçit 
27 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

-Ben okumayı pek sevmiyorum. Yazmak daha zevkli.
+Okumadan nasıl yazıyorsun?
-Yaşadıklarımı not ediyorum.
+Okumadan nasıl yaşıyorsun?

Erken Kaybedenler, Emrah SerbesErken Kaybedenler, Emrah Serbes
BİROL COŞKUN 
28 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sonuçta sevilen her kadın güzel bir şarkıdır; bütün sözlerini hatırlayamazsın belki ama melodisi aklında kalır.

Erken Kaybedenler, Emrah SerbesErken Kaybedenler, Emrah Serbes
BİROL COŞKUN 
28 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Öne çıktım "göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok " dedim.
"Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar."

Erken Kaybedenler, Emrah SerbesErken Kaybedenler, Emrah Serbes
insan_okur 
27 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

“Okudukların yaşadıklarını değiştirir, değiştirmese bile farklı bir gözle görmeni sağlar.”

Erken Kaybedenler, Emrah Serbes (Sayfa 123 - İletişim Yayınları)Erken Kaybedenler, Emrah Serbes (Sayfa 123 - İletişim Yayınları)
Enfâl 
14 Tem 01:07 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Ağbim yirmi yaşında bu vatan için şehit oldu. Siz büyük şehirlerin ışıklı bulvarlarında elinizi kolunuzu sallayarak rahatça yürüyebilin diye o gitti Çukurca'da mayına bastı.Ben yedi yaşındaydım o zaman. Cenaze günü çok güzel bir komando üniforması çektiler üstüme, mavi bereli. Ağlarsam teröristlerin sevineceğini söylediler, tuttum kendimi, hiç ağlamadım. Ağbimi taşıyan cemse önümüzden geçerken dimdik durdum, asker selamını çaktım ay yıldızlı tabuta. Herkes bana baktı o an, sanki şehit olan benmişim gibi sarılıp ağlamaya kalkanlar bile oldu.Çok pis sinirim bozuldu bu duruma."AĞLAMAYIN," diye bağırdım.

Erken Kaybedenler, Emrah Serbes (Sayfa 89)Erken Kaybedenler, Emrah Serbes (Sayfa 89)

Anlaşılmayan inceliklerim yüzünden kabalaşmaya mecbur kalmaktan nefret etmişimdir her zaman.

Erken Kaybedenler, Emrah Serbes (Sayfa 25 - İletişim Yayınları)Erken Kaybedenler, Emrah Serbes (Sayfa 25 - İletişim Yayınları)
yasemin 
27 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

- Merak ettim sende mi solcusun?
- Hayır. Ben muhafazakârım canım. Muhafaza etmek istediğim şeyler var. Bunların başında da sen geliyorsun.

Erken Kaybedenler, Emrah SerbesErken Kaybedenler, Emrah Serbes
Muharrem Okumuş 
24 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ama yapamıyordum işte, benim kusurum da buydu, özü sözü bir olmak.

Erken Kaybedenler, Emrah Serbes (Sayfa 28 - İletişim Yayınları)Erken Kaybedenler, Emrah Serbes (Sayfa 28 - İletişim Yayınları)
25 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Üst Kattaki Terörist...!!!
Üst Kattaki Terörist...!!! Emrah Serbes'in İletişim Yayınları'ndan çıkan 8 öyküden oluşan kitabı Erken Kaybedenler'in 89-101 sayfalarında yer alan, en sevilen hikayesi "Üst Kattaki Terörist"...