Erken KaybedenlerEmrah Serbes

·
Okunma
·
Beğeni
·
11.260
Gösterim
Adı:
Erken Kaybedenler
Baskı tarihi:
Nisan 2009
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750506765
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Ankara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...
Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...
İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... 
Kolay ağlayan sert adamlar... 
Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı... 
Kıskanç, gururlu, saf ergenler... 
Emrah Serbes, çabuk öfkelenen, kolay vazgeçen, baştan çıkmış erkek çocukları konuşturuyor... 
Kederli, insana dokunan komik hikâyeler bunlar...

"Dizinin dizime değişi, Handan'ın annesi için bir kelebeğin kanat çırpışıysa benim için kasırgaydı. Kaç sene geçti, hâlâ unutmam, günde en az beş sefer aklıma gelir. Biliyorum bu durumun, kökeni memeden kesildiğim güne kadar uzanan psikolojik nedenleri vardır. Ama bir kadını unutulmaz yapan şey, bir vakitler ona duyulan arzunun şiddetiyle doğru orantılı değil midir? O arzunun kıyısında, gerçekleşme olasılığının tam yanı başında, sanki arada başka hiçbir engel yokmuş gibi rahat davranabilmekle, kendini o tatlı yanılsamaya kaptırabilmekle doğru orantılı değil midir? Bu olgunun da mı sorumlusu benim mutsuz geçen çocukluğum? Cevap? Yok! Kalırsın öyle..."
Taşrada ve kâinatta, yapayalnız kalmış erkek çocukların hikâyesi...

Erken Kaybedenler... Yoldan çıkmış bir neslin manifestosu...
(Tanıtım Bülteninden)
Sitede her gün karşıma çıkan, herkesin okudum okuyorum dediği bu kitabı, şu an okumakta olduğum kanlı, ağır psikopat içerikli cinayet kitabına biraz ara verip okumak istedim. Pişman oldum.
Bu nasıl hikayeler böyle şaşırdım. Bizim ülkemizin 13 yaşındaki erkekleri böylemi gerçekten. Hangi 13 yaşındaki çocuk gece yarısı bara gidip sabahlara kadar içki içip abisinin sevgilisini elliyor onu zorla öpmeye kalkışıyor. En fazla okulun alımlı öğretmenine platonik aşıktır. Ortaokul bitince platonik aşkı da biter. Çoğu hikaye böyleydi. Küçücük çocuklar ve sapıklıkları.
Umarım o yaşlarda bir çocuğun eline bu kitap geçmez de. Yazılanları denemeye hatta düşünmeye kalkışmaz.
Erken kaybedenler, yoldan çıkmış bir neslin manifestosu...

Emrah Serbes, roman konusunda güçlü bir kaleme sahip olduğunu düşündüğüm yazarlardan. Çoğu yazarın aksine kitaplarında işlediği ana tema "kaybedenler"
Bu romanında da kaybeden erkek çocukları ele almış. Kaybedenden kastım belki aşkı, belki haysiyeti, belki insanlığını..

Öğretmen olan biriyle muhabbet etmiştim bir ara. 6. sınıf yani 11 yaşındaki çocukların dersine giriyormuş. Bir çocuğun günlüğünü yakalamış. "Çocuk benim bilmediğim (afedersiniz) yatak fantazileri yazmış." dedi. "Tenefüste benim hayatta duymadığım küfürler havada uçuşuyor." dedi. "Çocuğun biri derste koluna faça attı." dedi. "Kız öğrencilerimden biri erkeklerden birini bacaklarını ellediği için şikayet etti." dedi. Daha neler neler. Belki de o öğretmenle yaptığım konuşma yüzünden kitaptaki çocukların davranışları bana abartılı gelmedi. Çünkü bunların hepsi gerçekten var. Böyle erkek çocuklar var. Sadece biz onları görmüyoruz.

"Yeni nesil gümbür gümbür geliyor." diye bir söz görmüştüm.
Çocuklarının yanında küfür eden babalar, çocuklarına en ufak bir sevgi belirtisi göstermeyen anneler, küçük yaşlarda başlayan aşklar olduğu sürece yeni nesli oluşturanlar gümbür gümbür değil, kaybederek geliyor..

Emrah Serbes bu gerçeği anlatmış kitabında. Bizim semtlerimizde, mahalle aralarında, sıradan bir hayat yaşayan erkek çocuklarının kaybetmişliğini anlatmış. Ha birde suçun o çocuklarda değil, çocuğun eline silah dahi tutuşturabilecek kadar 'duyarlı' olan ailelerde olduğunu da anlatmış.

Okunası, sürükleyici bir kitap.
Keyifli okumalar...
Kitaptaki hikayelerin çoğunda kendimizi bulmamız işten bile değil. Bunu biraz da mizahi bir üslupla yazınca çok keyif aldım. Bu sefer ergenlik çağındaki çocukları ele almış. Argo kelimeler kullanması hikayeyi daha samimi hale getirmiş ve hoşça vakit geçirmeye birebir. Türk edebiyatında gelecek vadeden bir yazar.
Okuduğum kitabın bana birşeyler katması benim için çok önemlidir. Bu kitap ne kattı, ne öğretti derseniz kocaman bir hiç. Açıkçası zaman kaybıydı, sırf bir kitabı yarım bırakmayı sevmediğim için ve emeğe saygı gösterip belki düzelir diye düşündüğümden sabırla okudum. Edebi değeri yerlerde bir kitap, fazladan verdiğim bir puan üst kattaki terörist öyküsünün hatrına en azından orada bir alt metin, ironi var. Emrah Serbes'in kitapta tanımladığı bir çevrede büyüdüm aslında ama onun anlattığı insanlarla pek karşılaşmadım neyse ki. Kitabın yazarını bilmeden okumuş olsaydım 14-15 yaşında birinin fantezi dünyasının eseri olarak düşünürdüm.

Son olarak kitap bu videoyu yeniden hatırlattı bana...

https://youtu.be/j3UPuvoNwPc
Merhaba 1K Ailesi.

Benim ilk Emrah Serbes okuyuşumdu bu kitap. Ben gibi Emrah Serbes’i çoğu insan Behzat Ç. ile tanımıştır belki ama kitabı da çok hoştu. Sekiz erkek çocuğunun kısa kısa hikâyelerinden oluşuyor. 80-90’lı yıllarında çocuk olan erkekler, bu hikâyelerde kendinden birçok şey bulacaklardır. Kitaptan yüksek bir beklentim olmadığı için bana güzel geldi. Kitap erkek çocuklarının kaybediliş öykülerini anlatıyor. Okurken öyle kahkahalar attım ki ilk kez bir roman okurken bu kadar güldüm diyebilirim. Her biri ayrı keyif verdi hikâyelerin. Ergenlik dönemi erkekler için unutulması zor bir dönem gerçekten, içine pervasız, bencil, cesur ve alabildiğine komik bir şey giriyor insanın. Yazar o şeyi öyle güzel anlatmış ki. Çocukluktan ayrı, ergenlikten ayrı hikâyeler hepsi Türk erkeğinin gelişimini anlamaya yardımcı. Küfürler filan çok geçiyor haliyle ama hiç rahatsız edici olmamış bence, hem de tam dozunda olmuş. Halk dilini çok iyi kullanmış. Kitabı okurken edebi bir yön aramadım bu da ayrı bir mesele tabi. Bazı hikâyeler o kadar tanıdıktı o kadar bizdendi ki üslup çok güzeldi. Her hikayenin içinde sosyal mesajlar da çoktu. Çoğu kimse bu tarzı beğenmemiş ama ben çok beğendim. Çerez diye nitelendirdiğimiz günü birlik kitap listesinin ilk sırasına ekleseniz iyi edersiniz. 134 sayfalık bir kitap ve çok anlamlı, sempatik. Kanaatimce de tebessüm garantili.
İyi Okumalar 1000Kitap Ailesi…
8 kısa hikaye, 8 erkek, yaşları 8 - 18 aralığında olan minik adamların öyküleri...

Kimi anneannesini, kimi aşkını, kimi abisini, sevgilisini, öğretmenini, komşusunu, arkadaşını anlattıkları hikayeleri yaşam mücadeleleri ile birlikte aktarıyorlar.

Anlatımında yer yer argolar ve küfürler var, bazı anlarda gülüp bazı anlar duygulanacağınız bir Emrah Serbes kitabı.

İyi okumalar dilerim.
Emrah Serbes'in okuduğum ilk kitabı. Murat Menteş, Alper Canıgüz ve Emrah Serbes gibi isimlerin hep yanyana anılması tesadüf değil, kalemlerini ve meraklarını çok benzetiyorum. Kitabı yağ gibi okudum, tek günde bitti akıcılığını o şekilde anlatayayım, bir başka kitabı okuyorum ama arada hediyelik hemen okuyuverdim. Öneriyorum, kendisini okumaya da devam edeceğim belli olmuş oldu böylece.
Erken Kaybedenler Emrah Serbes'in ilk okuduğum kitabı ve son olmayacak sanırım.
Dili akıcı ve samimi. Trajik dönemleri, ergenlik çağındaki o duygusal yoğunluğu ve hayli kötü yaşantıların 15-16 yaşındaki çocuğun gözünden anlatılıyor. Her öyküde ki çocuk büyümüş de küçülmüş havasında. Fikrimce, biraz ne kadar çok kaybedersen o kadar çok öğrenirsin demek istediğini düşünüyorum yazarın.

Ergen hayatını konu almış kısacası.
Bu trajik olayları eğlenceli bir şekilde anlatması, mizaha vurması da başarılı olmuş bence.
Kitap 7 öyküden oluşuyor. En sevdiğim öykü 'Üst Kattaki Terörist' öyküsü. Çok önemli bir konuya ayak basmış. Spoiler vermekten korkuyorum o yüzden ayrıntıya giremeyeceğim. İğnelerken güldürmesini bilmiş.
Öyküler çok gerçek vr samimi geldi. Yazar karakterleri çok ince işlemiş. Göz ardı ettiklerimizi, sustuklarımızı anlatmış.
Okumanızı tavsiye ederim.
Yine Yeni Yeniden Emrah Serbes...
Cemal Süreya birkaç defa demiştir.
"Dostoyevski'yi okudum, ondan sonra hiç huzur kalmadı."
Ben de diyebilirim ki "Emrah Serbes'i okudum, hiç huzurum kalmadı."
Başta bana bu güzel kitabı hediye eden Homeless
e çok teşekkür ederim :) Çok güzel bir hareketti ve kıtaplığımda saklayacağım :)
Evet, incelemeye geçelim. Beni bilen bilir, müptezelleri okuyup hayran kalmıştım. Ardından da bütün Emrah Serbes kitaplarını alacağım demiştim. Peki Emrah Serbes'i neden bu kadar çok seviyorum. Cevap çok basit. Kitaplarını okurken beni defalarca geçmişime götürüyor ve kitabı bırakarak eski günleri hüzünlenerek düşünmeye başlıyorum. Kitabı okumam bu yüzden biraz da uzun sürüyor :D
Peki bu kitabında neyi anlatıyor?
Kitapta farklı farklı hikayeler anlatıyor. Bunlar 7 ile 15 yaş arasındaki erkek çocukların komik, eğlenceli ve tuhaf anıları...
Bence bu kitap biraz komedi gibi. Okurken gülüyorum evet ama bazı yerleri geliyor ki çok sarsılıyorum.
Evet, bu kitaba da çok eleştiri geldi ama ben hepsini görmezden gelerek diyorum ki: Bu kitap da çok güzeldiiii beee :D
Neyse, herkese iyi okumalar dilerim. Böyle güzel bir yazarı okumanız dileğiyle :)
yüreği yaşından büyük çocukların hayatlarından kesitler... öyle veya böyle herkes hikayelerdekine yakınsayan anlar yaşamıştır muhakkak... bu nedenle insan kendinden ya da 'gerçekten' bir şeyler buluyor
Bence okuyan herkes çocukluğundan bir parça bulacaktır bu kitapta.. yazarın okuduğum ilk kitabı ve tarzını çok beğendim. Açık ara fark ile okuduğum en iyi öykü kitabıdır.
Anneannelere zaafım var ve daha ilk hikayede gülmekten karnıma ağrılar girdiğimden biraz ara vermek durumunda kaldım bu benim hassasiyetim tabii ki ama eğer akıcı anlatım ve biraz kendimizden bir şeyler okumak istiyorsanız mutlaka kütüphanenizde bulundurun :D
- Apartman girişindeki lambayı sen mi kırdın Bülent?
+ Hangisini?
- Otomatik yanan, sensörlü lamba.
+ Hayır.
- Komşu görmüş, yalan söyleme. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.
Önüme baktım.
"Neden kırdın?"
Cevap yok
"Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle."
"Kırdımsa kırdım, ne olacak! Çok mu değerliymiş?"
"Lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? Yöneticiye de dedim. Lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. Sen değerlisin benim için."
"Beni görünce yanmıyordu baba."
"Nasıl ya?"
"Görmezden geliyordu, yanmıyordu. kaç sefer yok saydı beni."
"E beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor."
"Hadi ya! Sahiden mi?"
"Evet. Ucuzundan takmışlar.Bizimle bir alakası yok!"

Babama sarıldım, yıllar sonra.
-Ben okumayı pek sevmiyorum. Yazmak daha zevkli.
+Okumadan nasıl yazıyorsun?
-Yaşadıklarımı not ediyorum.
+Okumadan nasıl yaşıyorsun?
Sonuçta sevilen her kadın güzel bir şarkıdır; bütün sözlerini hatırlayamazsın belki ama melodisi aklında kalır.
Öne çıktım "göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok " dedim.
"Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar."
“Okudukların yaşadıklarını değiştirir, değiştirmese bile farklı bir gözle görmeni sağlar.”
Emrah Serbes
Sayfa 123 - İletişim Yayınları
Anlaşılmayan inceliklerim yüzünden kabalaşmaya mecbur kalmaktan nefret etmişimdir her zaman.
Emrah Serbes
Sayfa 25 - İletişim Yayınları
- Merak ettim sende mi solcusun?
- Hayır. Ben muhafazakârım canım. Muhafaza etmek istediğim şeyler var. Bunların başında da sen geliyorsun.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Erken Kaybedenler
Baskı tarihi:
Nisan 2009
Sayfa sayısı:
143
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750506765
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Ankara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...
Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...
İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... 
Kolay ağlayan sert adamlar... 
Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı... 
Kıskanç, gururlu, saf ergenler... 
Emrah Serbes, çabuk öfkelenen, kolay vazgeçen, baştan çıkmış erkek çocukları konuşturuyor... 
Kederli, insana dokunan komik hikâyeler bunlar...

"Dizinin dizime değişi, Handan'ın annesi için bir kelebeğin kanat çırpışıysa benim için kasırgaydı. Kaç sene geçti, hâlâ unutmam, günde en az beş sefer aklıma gelir. Biliyorum bu durumun, kökeni memeden kesildiğim güne kadar uzanan psikolojik nedenleri vardır. Ama bir kadını unutulmaz yapan şey, bir vakitler ona duyulan arzunun şiddetiyle doğru orantılı değil midir? O arzunun kıyısında, gerçekleşme olasılığının tam yanı başında, sanki arada başka hiçbir engel yokmuş gibi rahat davranabilmekle, kendini o tatlı yanılsamaya kaptırabilmekle doğru orantılı değil midir? Bu olgunun da mı sorumlusu benim mutsuz geçen çocukluğum? Cevap? Yok! Kalırsın öyle..."
Taşrada ve kâinatta, yapayalnız kalmış erkek çocukların hikâyesi...

Erken Kaybedenler... Yoldan çıkmış bir neslin manifestosu...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.542 okur

  • layla
  • Arif kılınç
  • Hüseyin Yıldırımer
  • S.S
  • Öykü Hacıbekiroğlu
  • Özge Batan
  • Sinan Keskin
  • Ersin Kara
  • Celal Demir
  • Kerem İNAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.5
14-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%28.5
25-34 Yaş
%37.5
35-44 Yaş
%18.9
45-54 Yaş
%2.7
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.4
Erkek
%43.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23 (189)
9
%19.7 (162)
8
%22.2 (183)
7
%16.6 (137)
6
%9 (74)
5
%4.4 (36)
4
%2.2 (18)
3
%1.3 (11)
2
%0.5 (4)
1
%1.1 (9)

Kitabın sıralamaları