‘Ermeni Meselesi Hallolunmuştur’

·
Okunma
·
Beğeni
·
551
Gösterim
Adı:
‘Ermeni Meselesi Hallolunmuştur’
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
340
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750505621
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
İttihat ve Terakki, Balkan Savaşları ertesinde içine düşülen ve adım adım bütün ülkeye yayılan köşeye sıkışmış olma duygusuna, Anadolu topraklarının, gayrimüslim unsurlardan arındırılarak Türkleştirilmesi ile cevap verdi. Sadece iktisadi hayatın değil, sosyal ilişkilerin ve giderek ülkenin etnik bileşiminin de “homojenleştirilmesi” anlayışı, sistemli bir politika olarak hayata geçirildi. Birinci Dünya Savaşı, uygulanan bu politikalardaki en önemli dönemeçtir. Zira savaş, hem şüpheli konumundaki etnik unsurların sürgünleri ve zorla yerlerinden boşaltılmaları için uygun bir ortam yaratmıştı, hem de Türkleştirme politikalarını uygulayabilmek için yeteri kadar gerekçe sunuyordu. Ermenilere karşı 1915’te geniş çaplı bir biçimde uygulanmaya başlayan “tehcir”, Türkleştirme politikalarının son merhalesiydi. Taner Akçam’ın Osmanlı belgelerine dayanarak hazırladığı bu araştırma, yaşananların içeriğine dair “birincil” kaynakların neler anlattığına odaklanıyor. Talat Paşa’nın sürekli kontrolü ve direktifleriyle yönetilen, Teşkilat-ı Mahsusa’nın organizasyonuyla sevk ve icra edilen faaliyetlerin dayanaklarını; yapılanların İstanbul’dan telgraflar yoluyla nasıl takip edildiğini; Ermenilerin Anadolu’nun dört bir tarafından niye “tehcir” edildiğini anlatıyor. Aylar öncesinden başlayan hazırlıklar, günü gününe takip edilen kayıtlar, isimlere kadar belirlenmiş denetimler, savaş sonrası yapılan yargılamalar ve sanıkların ifadeleri tarihin karanlık yüzüne ışık tutuyor; Talat Paşa’nın telgraflarındaki “Ermeni meselesi hallolunmuştur. Fuzûlî mezâlimle millet ve hükûmetin lekedâr edilmesine lüzûm yoktur” cümlesinin meramını inceliyor. Bu araştırma, büyük felaketin tarihini inkâr etmek yerine öğrenmeyi tercih etmenin önemine işaret ediyor.
“Adına tehcir, kırım, soykırım ya da ne dersek diyelim... yaşanmış acıları anlayan, nedeni ne olursa olsun, dini, etnik kökeni farklı diye insanlara karşı işlenmiş cinayetleri kınayan bir dil geliştirilmedikçe sorunun çözümü doğrultusunda sağlıklı adımların atılması mümkün olmayacaktır. Yani öncelikle ihtiyacımız olan şey, ahlâken, vicdanen kabul edilemez bir eylemle karşı karşıya olduğumuz gerçeğini görmek ve buna uygun bir dil geliştirebilmektir.”
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
‘Ermeni Meselesi Hallolunmuştur’
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
340
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750505621
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
İttihat ve Terakki, Balkan Savaşları ertesinde içine düşülen ve adım adım bütün ülkeye yayılan köşeye sıkışmış olma duygusuna, Anadolu topraklarının, gayrimüslim unsurlardan arındırılarak Türkleştirilmesi ile cevap verdi. Sadece iktisadi hayatın değil, sosyal ilişkilerin ve giderek ülkenin etnik bileşiminin de “homojenleştirilmesi” anlayışı, sistemli bir politika olarak hayata geçirildi. Birinci Dünya Savaşı, uygulanan bu politikalardaki en önemli dönemeçtir. Zira savaş, hem şüpheli konumundaki etnik unsurların sürgünleri ve zorla yerlerinden boşaltılmaları için uygun bir ortam yaratmıştı, hem de Türkleştirme politikalarını uygulayabilmek için yeteri kadar gerekçe sunuyordu. Ermenilere karşı 1915’te geniş çaplı bir biçimde uygulanmaya başlayan “tehcir”, Türkleştirme politikalarının son merhalesiydi. Taner Akçam’ın Osmanlı belgelerine dayanarak hazırladığı bu araştırma, yaşananların içeriğine dair “birincil” kaynakların neler anlattığına odaklanıyor. Talat Paşa’nın sürekli kontrolü ve direktifleriyle yönetilen, Teşkilat-ı Mahsusa’nın organizasyonuyla sevk ve icra edilen faaliyetlerin dayanaklarını; yapılanların İstanbul’dan telgraflar yoluyla nasıl takip edildiğini; Ermenilerin Anadolu’nun dört bir tarafından niye “tehcir” edildiğini anlatıyor. Aylar öncesinden başlayan hazırlıklar, günü gününe takip edilen kayıtlar, isimlere kadar belirlenmiş denetimler, savaş sonrası yapılan yargılamalar ve sanıkların ifadeleri tarihin karanlık yüzüne ışık tutuyor; Talat Paşa’nın telgraflarındaki “Ermeni meselesi hallolunmuştur. Fuzûlî mezâlimle millet ve hükûmetin lekedâr edilmesine lüzûm yoktur” cümlesinin meramını inceliyor. Bu araştırma, büyük felaketin tarihini inkâr etmek yerine öğrenmeyi tercih etmenin önemine işaret ediyor.
“Adına tehcir, kırım, soykırım ya da ne dersek diyelim... yaşanmış acıları anlayan, nedeni ne olursa olsun, dini, etnik kökeni farklı diye insanlara karşı işlenmiş cinayetleri kınayan bir dil geliştirilmedikçe sorunun çözümü doğrultusunda sağlıklı adımların atılması mümkün olmayacaktır. Yani öncelikle ihtiyacımız olan şey, ahlâken, vicdanen kabul edilemez bir eylemle karşı karşıya olduğumuz gerçeğini görmek ve buna uygun bir dil geliştirebilmektir.”

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • gülay kızıl
  • Ali Türkan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0