Ermeni SoykırımıMichel Marian

·
Okunma
·
Beğeni
·
100
Gösterim
Adı:
Ermeni Soykırımı
Alt başlık:
Siyasette adalete, tarihte ahlaka yer açmak
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9786055753580
Kitabın türü:
Çeviri:
Alican Tayla, Siren İdemen
Yayınevi:
Aras Yayınları
2015 yılı, Osmanlı Ermenilerinin yaşadıkları topraklardan koparılmasının, yüzyıllar öncesine dayanan kültürlerinin yok edilmesinin yüzüncü yıldönümüydü. Dünyanın dört bir yanında yapılan anma etkinlikleri sayesinde uluslararası kamuoyu bu tarihsel olayın bugün ne ifade ettiği üzerine bir kez daha düşünme fırsatı buldu. Konunun yakın geçmişe kadar büyük bir tabu olduğu Türkiye'de de kitaplar yayımlandı, toplantılar, konferanslar, tartışma programları düzenlendi.

Ancak Ermeni Soykırımı sadece tarihsel bir mesele değil. Sorunun günümüze ve geleceğe bakan boyutları da var. 1915, Türkiye'nin demokratikleşme tarihi açısından kendine özgü bir önemi olan yüzleşme ve geçmişle hesaplaşma sorunlarının yanı sıra, Ermenilerle Türkler arasındaki diyalog, uzlaşma ve barışın sağlanabilmesi açısından çok önemli bir kavşakta duruyor. Dahası, Ermeni meselesi, bugün ülkenin en önemli gündem maddesi olan Kürt sorunuyla taşıdığı paralelliklerle de, Türkiye'nin yarınlarına ışık tutma potansiyeli taşıyor.

İşte, konuyla ilgili en yetkin yazarlardan biri olan Michel Marian da, Fransa'da 2015 içinde yayımlanan 'Ermeni Soykırımı' kitabında, Ermeni meselesinde çözüme "Siyasette adalete, tarihte ahlaka yer açarak" nasıl ulaşılabileceği üzerine kafa yoruyor. Geçmişi geleceğe, geleceği geçmişe kurban etmeden, adil ve ahlaklı bir siyaset ve tarih anlayışının nasıl geliştirilebileceğine odaklanan Marian, Ermenilerle Türkler arasındaki bağların kopmasının kader olmadığını, yüzlerce yıl bir arada yaşamış olan bu iki kadim halkın barışçı bir gelecek inşa edebileceklerini anlatıyor. Bunun için yerine getirilmesi gereken ev ödevlerini uluslararası hukuk ve adalet müktesebatına dayanarak tespit eden Marian, demokrat bir zihniyetin taşıyıcılığında, Ermeni meselesinin bir kangren halini almadan çözüm yoluna gireceği, hem Türkiyelilerin, hem de dünyanın dört bir yanında yaşayan Ermenilerin eşit muhataplar olarak huzur bulabilecekleri bir yol haritasının izlerini sunuyor.

Türkiye ve Ortadoğu'da yüz yıl öncekini andıran kitlesel şiddet olaylarının koyu gölgesi altında sözün ve fikrin susturulmaya çalışıldığı bir zaman diliminde mutlaka okunması gereken, zihin açıcı bir kitap.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ermeni Soykırımı
Alt başlık:
Siyasette adalete, tarihte ahlaka yer açmak
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9786055753580
Kitabın türü:
Çeviri:
Alican Tayla, Siren İdemen
Yayınevi:
Aras Yayınları
2015 yılı, Osmanlı Ermenilerinin yaşadıkları topraklardan koparılmasının, yüzyıllar öncesine dayanan kültürlerinin yok edilmesinin yüzüncü yıldönümüydü. Dünyanın dört bir yanında yapılan anma etkinlikleri sayesinde uluslararası kamuoyu bu tarihsel olayın bugün ne ifade ettiği üzerine bir kez daha düşünme fırsatı buldu. Konunun yakın geçmişe kadar büyük bir tabu olduğu Türkiye'de de kitaplar yayımlandı, toplantılar, konferanslar, tartışma programları düzenlendi.

Ancak Ermeni Soykırımı sadece tarihsel bir mesele değil. Sorunun günümüze ve geleceğe bakan boyutları da var. 1915, Türkiye'nin demokratikleşme tarihi açısından kendine özgü bir önemi olan yüzleşme ve geçmişle hesaplaşma sorunlarının yanı sıra, Ermenilerle Türkler arasındaki diyalog, uzlaşma ve barışın sağlanabilmesi açısından çok önemli bir kavşakta duruyor. Dahası, Ermeni meselesi, bugün ülkenin en önemli gündem maddesi olan Kürt sorunuyla taşıdığı paralelliklerle de, Türkiye'nin yarınlarına ışık tutma potansiyeli taşıyor.

İşte, konuyla ilgili en yetkin yazarlardan biri olan Michel Marian da, Fransa'da 2015 içinde yayımlanan 'Ermeni Soykırımı' kitabında, Ermeni meselesinde çözüme "Siyasette adalete, tarihte ahlaka yer açarak" nasıl ulaşılabileceği üzerine kafa yoruyor. Geçmişi geleceğe, geleceği geçmişe kurban etmeden, adil ve ahlaklı bir siyaset ve tarih anlayışının nasıl geliştirilebileceğine odaklanan Marian, Ermenilerle Türkler arasındaki bağların kopmasının kader olmadığını, yüzlerce yıl bir arada yaşamış olan bu iki kadim halkın barışçı bir gelecek inşa edebileceklerini anlatıyor. Bunun için yerine getirilmesi gereken ev ödevlerini uluslararası hukuk ve adalet müktesebatına dayanarak tespit eden Marian, demokrat bir zihniyetin taşıyıcılığında, Ermeni meselesinin bir kangren halini almadan çözüm yoluna gireceği, hem Türkiyelilerin, hem de dünyanın dört bir yanında yaşayan Ermenilerin eşit muhataplar olarak huzur bulabilecekleri bir yol haritasının izlerini sunuyor.

Türkiye ve Ortadoğu'da yüz yıl öncekini andıran kitlesel şiddet olaylarının koyu gölgesi altında sözün ve fikrin susturulmaya çalışıldığı bir zaman diliminde mutlaka okunması gereken, zihin açıcı bir kitap.