Ermiş Antonius ve Şeytan

7,3/10  (3 Oy) · 
10 okunma  · 
3 beğeni  · 
555 gösterim
Gustave Flaubert (1821-1880); 1857'de yayımlanan ve kamuoyunda hayat-edebiyat ekseninde ciddi tartışmalar yaratan ilk romanı Madame Bovary'den insanın bilmeyle olan derin mücadelesine odaklanan ancak tamamlayamadığı son romanı Bouvard ile Pécuchet'ye 19. yüzyılın en yenilikçi klasiklerinden biridir. 

Ermiş Antonius ve Şeytan'sa Flaubert'in İslamiyet öncesi inançların baş döndürücü bir geçidini yaptığı ve tamamlayabildiği son romanıdır.

Sabahattin Eyüboğlu (1908-1973): Hasan Âli Yücel'in kurduğu Tercüme Bürosu'nun başkan yardımcısı ve Cumhuriyet döneminin en önemli kültür insanlarından biridir. Tek başına ya da "imece" birlikteliğiyle yaptığı çeviriler, Hayyam'dan Montaigne'e, Platon'dan Shakespeare'e hep, dünya kültürünün doruk adlarındandı.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2006
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9789754587821
  • Çeviri:
    Sabahattin Eyüboğlu
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hatice Köse 
30 Tem 14:43 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Madam Bovary karakteri ile 19. Yüzyılın realist akım öncüsü kabul edilen Flaubert, dönemin her yönü ile sosyolojik incelemesini yapan ve bu incelemeleri ciddî araştırmalar ile şekillendiren bir Fransız yazardı. Cesur anlatımları ile tartışma konusu olan Flaubert, Ermiş Antonius ve Şeytan adlı eserinde de çok önemli bir olguyu konu edinmiştir; Din.
Din, insanların temel yaşam iç güdülerinden sonra en fazla önem verdikleri ve kutsallaştırdıkları bir kurumdur.
Doğa üstü güçlerin tartışmasız kabul edildiği, kimsenin sorgulamadan itaat ettiği ve belki de birbirinden farklı birçok karakterin kutsal öğeler etrafında birlik olabildikleri bir kurumdur aynı zamanda. 19. Yüzyıl, Avrupa'nın karanlık döneminden sıyrılıp, Vatikan etkisinden kurtularak pozitif bilimlere yöneldiği dönemdir. Flaubert dönemin cesaret verici atmosferi ve eleştirel yeteneğinin getirdiği gücü kullanarak, tüm dinlerin ele alındığı bir kitap yazmıştır. Düşünün ki, eserlerini daha etkili
kılabilmek adına 18 ay süren bir Ortadoğu gezisi bile düzenlemiştir.
Söz konusu eserimize gelecek olursak, düşüncelerinizi sarsabilecek ve sizi arayışa sevk edebilecek nitelikte bir anlatıma sahip. Tasavvufi pencereden bakıldığında hakikat gerçeğini ve aslında bir bilginin hakikat sayilabilmesi için alt üst edici olması gerektiğini yansımaktadır eserde. Flaubert esasında ne düşünmüştür neden tüm dinleri eleştirmiştir cidden bilemeyiz. Fakat kendimce anladığım
insanın hayal gücü sınırsız, korkuları da bundan güçlü olabilmektedir. Vesselâm...

Kitaptan 4 Alıntı

Noir 
18 May 20:15 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tanrı’nın sözü, mucizelerle perçinlenir içimize, değil mi? İyi, ama Firavun’un büyücüleri de yapıyordu bunları; daha başka yutturmacılar da yapabilir; aldanır insan. Nedir bir mucize? Bize Doğa ötesi gibi gelen bir olay.

Ermiş Antonius ve Şeytan, Gustave FlaubertErmiş Antonius ve Şeytan, Gustave Flaubert
Noir 
18 May 22:29 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Nasıl olursa olsun, iyi için bir cennet, kötü için bir cehennem olması gerek!

Ermiş Antonius ve Şeytan, Gustave FlaubertErmiş Antonius ve Şeytan, Gustave Flaubert
Noir 
18 May 22:36 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kötü umurunda değildir elbet Tanrı’nın, dünya kötülüklerle dolu olduğuna göre!
Güçsüzlüğünden mi katlanıyor kötüye, ya da zalimliğinden mi sürdürüyor onu?
Sanır mısın ki, durmadan düzeltmeye uğraşıyor dünyayı kusurlu bir yapıt gibi, gözetliyor bütün varlıkların kımıltılarını, kelebeğin uçuşundan insanın düşünmesine kadar?
Evreni yarattıysa, bilge olması gereksizdir. Tanrı’da Bilgelik denen şey varsa, evrenin yaradılışı bozuk demektir.

Ermiş Antonius ve Şeytan, Gustave FlaubertErmiş Antonius ve Şeytan, Gustave Flaubert
Noir 
19 May 12:41 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ama her şey başına kafanın aracılığıyla geliyor yalnız. Çukur bir ayna gibi nesnelerin biçimini bozuyor kafan hiçbir araç yok elinde gördüklerinin doğruluğunu kesinlikle bilmen için.
Evreni bütün genişliğiyle bilmeyeceksin hiçbir zaman; onun için nedeni üstüne bir düşünceye varamazsın, doğru bir Tanrı kavramın olamaz, evrenin sonsuz olduğunu bile söyleyemezsin çünkü ondan önce Sonsuz’u tanıman gerekir!
BİÇİM belki de duyularının bir yanılgısıdır, CEVHER düşüncenin bir kuruntusu.
Yok eğer, dünya her şeyin durmayan bir akışı olduğu için görünüş, dediğimin tam tersine, en doğru olan şeyse, sanrı tek gerçekse, o başka.
Ama gördüğünden emin misin? Yaşadığından bile emin misin? Belki de hiçbir şey yok!
Bana tapsana sen! Lanetle o Tanrı dediğin kuruntuyu!

Ermiş Antonius ve Şeytan, Gustave FlaubertErmiş Antonius ve Şeytan, Gustave Flaubert