Adı:
Erzurum Yolculuğu
Baskı tarihi:
28 Mart 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753860110
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yaba Yayınları
Baskılar:
Erzurum Yolculuğu
Erzurum Yolculuğu
Erzurum Yolculuğu
Dünya edebiyatının önde gelen imzalarından büyük Rus şairi Puşkin, sanatıyla halkların özgürlük türküsü haline gelmişti. Bu nedenle Çar I. Nikola'nın korkulu rüyası olmuş, sürgün, gözetim altında bulundurulmuştu. Erzurum Yolculuğu her bakımdan önemli, tarihi bir değer taşımaktadır. Büyük bir sanat adamının doyumsuz izlenimleri. Z. Baştımar'ın aslından tam çevirisini yaptığı Erzurum Yolculuğu'nun yeni basımı yapılırken yeniden gözden geçirilmiş, teknik yönden eksikleri giderilmiştir. İlginç bir yapıtla yüzyüze kalacağınızı umuyoruz.
116 syf.
·2 günde·7/10 puan
Yazdıkları kadar yaşadığı hayatı da ilgi çekici olan, sevgisi ve hırsı sebebiyle girdiği düello sonrası yaşamını yitiren bir yazar: Aleksandr Puşkin.

Bu ünlü ve enteresan yazarın, adında bizim şehrimizin geçtiği bir eserini görünce ister istemez merak ediyor insan. Puşkin; önsözde kitabın yazılış sebebini, özellikle Doğu'ya Yolculuk eserinde geçen haksız eleştiriler ve nankörlük edilmemesi gerektiği şeklinde belirterek açıklıyor.

Önsözü de okuyunca kitaba merakım artıyor, bizimle ilgili değişik ve güzel bilgiler edineceğimi düşünerek başlıyorum okumaya. Enteresan bilgiler de edinmiyor değiliz; mesela Tiflis'in sıcak şehir anlamına geldiğini, bu şehrin hamamlarını Türk hamamlarından yazarın daha iyi bulduğunu, yine Tiflis'in şaraplarının güzelliğini, Yezidiliğin ne olduğunu ve Erzurum'un eskiden Feodosiyepol diye adlandırıldığını öğreniyoruz. Ama bizim asıl merak ettiğimiz konu, Erzurum ve Türkler ile ilgili düşünceler, biraz havada kalıyor sanki. Puşkin'in Erzurum'a gelişini heyecanla beklerken bir anda Erzurum'dan dönüşünü okuyoruz. Eserde bizimle alakalı çok az bilgi bulunması, beni hayal kırıklığına uğrattı şahsen.

Eserde bizimle iligili üstünkörü birkaç olumlu özellik aktarılıyor, olumsuz hasletlerimize de kitapta yer veriliyor. Yazarın art niyetli, bir Türk düşmanlığı içinde olduğunu düşünmüyorum. Anlattığı süre içinde ne yaşadıysa anlatmaya çalışan objektif bir üslup içinde yazar.

Elbet Puşkin gibi yüksek düzeyde bir yazarın nezlinde baktığımızda eserin edebî değerini zayıf bulabiliriz. Daha çok bir gezi günlüğü olarak düşünüp okumakta ve edebî beklentiyi yüksek tutmamakta fayda var.
116 syf.
·Beğendi·9/10 puan
YouTube kitap kanalımda Puşkin'in hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: https://youtu.be/nljKaOPQcBI

Bu adam tam bir coğrafi ve epik edebiyat ustası dostum. Puşkin'in şimdilik en sevdiğim eseri kesinlikle bu oldu.

Çocukken bir türlü sevemediğim tarih derslerine girdiğimde hep böyle bir eser okumayı hayal ederdim, bugüne kadar bize sürekli Osmanlı Devleti ve Türklerin kazandığı ya da kaybettiği savaşlar salt bilgiye dayatılarak anlatılmıştı ama hiç Rus bakış açısından ya da başka herhangi düşman bir milletin bakış açısından bu savaşları dinlememiştik. İşte Puşkin sayesinde en azından dönemin Rus bakış açısını dinlemiş oluyoruz.

Puşkin, kendi gözlem yeteneğiyle birlikte tamamen realist bir üslupla yazdığı 1829 Seferi Sırasında Erzurum'a Yolculuk kitabında epik ve pastoral unsurları edebiyatıyla harmanlayarak yazın kronolojisinin sonlarını gayet makyajsız ve olabildiğine gözlemlerine bağlı kalarak getirmiş. 1829lu yıllardaki Osmanlı-Rus Savaşı'nı kendi gördükleriyle ve Rus bakış açısından anlatan Puşkin aslında Rusya, Kafkasya ve Doğu Anadolu Bölgesi coğrafyasını, Kafkasya kültürünü ve bölgenin yerel insanlarının sahip olduğu gelenekleri de bu bağlamda okuruna çok iyi yansıtmış.

İçeriğin beraberinde Puşkin'in diğer öykü ve romanlarında ön plana çıkan Rus milliyetçiliği bu eserinde hiç de belirgin değil. Olabildiğince objektif bir şekilde savaş görüntülerini bize sunan Puşkin, kitabın çevirmeni olan Ataol Behramoğlu'nu da aynı benim gibi etkilemiş :

"Yolda yanlamasına uzanmış yatan genç bir Türk'ün cesedi önünde durdum. 18 yaşlarında bir delikanlıydı bu. Bir kızınkini andıran solgun yüzü henüz tazeliğini yitirmemişti. Sarığı tozlar içinde, yatıyordu. Tıraşlı ensesinde bir kurşun yarası vardı..." Bu tümceler, bütün tarih kitaplarından çok daha belirgin ve elle tutulurcasına gözlerimizin önünde canlandırmaktadır bir savaş alanı görüntüsünü." demiş Ataol Behramoğlu.

Evet, bu kitap ne ATV'nin yaptığı gibi kendini bir milletin milliyetçiliğini basın yoluyla göstermesi konusunda bir iddiada bulunuyor ne de çöpten çıkarılan GTA oyunu şifrelerini FETÖ'nün şifreleri olarak göstermeye çalışıyor. Tamamen saf, realist ve makyajsız bir savaş anlatımına sahip. Puşkin, Rus Edebiyatı, coğrafya ve savaş alanı anlatımı severler kesinlikle okumalı.
116 syf.
·Puan vermedi
---Eser içeriği hakkında ipucu, bilgi içerir---

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan, Ataol Behramoğlu çevirisi ile karşımıza çıkan “Erzurum Yolculuğu” eseri Puşkin’in; çok bilinmeyen fakat dönemin Osmanlısı ve Doğu Anadolu’su hakkında önemli detayları barındıran eseridir.

Puşkin; 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında az bilinen yerleri keşfetmek, Rus ordusunun yanında savaşı gözlemlemek ve Kafkasya’daki sürgündeki arkadaşlarını görmek için; sivil olarak orduya dâhil olur. 1828 yılında Kafkasya’dan başlayan yolculuk, Kars ve son olarak Erzurum’da son bulur. Puşkin’in Erzurum’a girişini kendi ağzıyla dinleyelim:
“Alaylarımız, Erzurum üzerine yürüdü ve 27 Haziran günü Poltova Savaşı’nın yıl dönümünde, akşam saat altıda, Rus bayrağı Erzurum Kalesi’nde dalgalanıyordu. Rayevski ile birlikte hareket ettik. Görülecek manzaraydı doğrusu.”

Puşkin’in ilk izlenimleri ise şu şekilde olmuştur:
“Erzurum Asya Türkiyesi’nin en önemli kenti sayılıyor. Nüfusunun 100.000'i bulduğu söyleniyorsa da, sanırım abartılmış bir rakam bu. Evler taştan yapılmış. Damlar çimle kaplı. Sert bir iklimi var buranın... Erzurum'da çeşmeden bol bir şey yok.” :)

Tekrar kitabın içeriğine dönecek olursak; bana göre Puşkin kitabı oldukça samimi ve mizahi bir üslupla ele almıştır. Buna örnek olarak şunu yazmadan edemeyeceğim:
“Bu sular (kaplıcalar) Doğu’da çok ünlü. Fakat hekim olmadığı için halk sulardan kendi bildiğine göre yararlanıyor ve bu yüzden de sonuç pek başarılı olmuyor.”

Puşkin’in ayrıca kişi tasvirleri ve olaylara yaklaşımı oldukça gerçekçi ve güçlüdür. Diğer yandan eseri kaleme alırken takındığı objektif tutum da takdire şayandır.
“Rus kumandan Paskeviç ya da vurulmuş yatan Türk askeri. Puşkin’in gözünde insan olarak hak ettiği değeri bulur, övgü ya da yergi konusu olmazlar” (Candan Badem, 2014, TİB Yay.)

Puşkin’in Erzurum Yolculuğu’ndaki en önemli bölümlerden biri de; kentte yayılan veba salgını ve Puşkin’in olay karşısındaki özeleştirisidir. Türk insanının veba hastalarına karşı olan tutumlarını, dayanışmalarını hayretle seyreden ve hayran kalan Puşkin devamında şunları nakleder:
“Bunu görünce Avrupalı ürkekliğimden utandım. Az sonra kente döndüm.”

Eserde rastladığım en önemli eksi unsurun; Puşkin’in Erzurum’u dönemin Moskova'sı ya da St. Petersburg'u ile karşılaştırması olduğunu söylemeliyim. Puşkin Erzurum’a daha büyük beklentilerle gelmiş olmasına karşın; ordusunun bu şehri neden bu denli önemsediği konusunda daha somut sonuçlara ulaşamadığını düşünüyorum. Kitabı okuyunca –özellikle Erzurumlu iseniz– biraz kaşlarınızı çatabilirsiniz; fakat bence Aleksandr Puşkin Türk insanını ve toplumunu, çok az sayıda yazarda rastlayacağınız bir objektiflik ve gerçeklikle ele almıştır.

Son olarak şunları ekleyeyim. Eser Puşkin’in şehre ve kişilere ait kendi çizimlerini içermesiyle de dikkat çekiyor. Özellikle ben “çifte minareli medresenin” bugünkü halinden ne kadar farklı olduğunu gördüm. Kitaba çok fazla bir beklenti ile yaklaşmayın. Zaten 94 sayfalık bir eser ve bir çırpıda okunup biten bir havası var.

İncelememi vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Keyifli okumalar.
Not: İncelememde kaynak olarak; Alaca Dergisi’nde kaleme aldığım “İki Farklı Şehir İki Farklı Yazar” yazısından da faydalandığımı belirtmek istiyorum.
116 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Puşkin'in 1828 de çıkan Osmanlı - Rus savaşı sırasında Erzurum'a doğru ilerleyen Rus ordusuna refakatı ve yolculuk sırasında ki gözlemlerinin aktarıldığı bir kitap. Benimde bir çoğunuz gibi Puskin'in böyle bir kitabı olduğundan hatta Ünlü bir rus yazar veya şairinin Osmanlı - Rus savaşını gözlemde bulunarak bunları yazdığından hiç haberim yoktu. Kitabyurdu sitesinde gezinirken rastlantı sonucu kitaba denk geldim.
Öncelikle belirtmeliyim ki Puşkin notlarını oldukça objektif olarak aktarmış. Rus ordusunu göklere çıkaran hiçbir ifadesine rastlamadım. Hatta bundan dolayı dönüşünde Rus basını kendisini ciddi bir biçimde eleştirmiş. Benim için farklı bir okuma oldu diyebilirim. Tek dikkatimi çeken ve şaşırdığım, Erzurum gibi çok önemli bir şehrimizi Puskin'in gözlemine göre Ruslara çok kolay teslim etmişiz.
94 syf.
Yurtdışına yolculuk yapmak Puşkin’in büyük bir özlemiymiş, bu özlem gerçekleşememiş. Baskıcı çarlık yönetimi yurtdışına çıkış izni vermemiş Puşkine 1829 yılında, Osmanlı-Rus savaşı sırasında Rus ordusuyla birlikte yola çıkışı, bu yurtdışı yolculuğu özlemiyle alakalıymış.


“Erzurum Yolculuğu”nda belirttiği gibi, ayak bastığı yabancı topraklar Rus ordusunca ele geçirilmiş yerler olduğu için yine de yabancı bir ülkeye ayak basmış olmuyorduPuşkin.Ayrıca bu yolculuğun izlenimlerini yansıtıyor.Savaş alanı betimlerinde dönemin siyasal koşullarının çok ötesinde insani bir yaklaşım sergilemiş Puşkin eserinde.


Biraz kitabın güzelliklerinden bahsettik peki neden puan kırdım onu açıklayayım sizlere. Genel olarak savaş konusunda tarafsız bir Puşkin var ama gezdiği yerleri de bir yeri ve kendi ülkesiyle kıyaslıyor. Tabii ki hepimizde var.Sanki biraz ileriye kaçmış gibi geldi bana. Misal olarak " Duhan’da bulduk kendisini. (Gürcü meyhanelerine duhan deniyor. Bizim Rus meyhanelerinden daha kötü, daha pasaklı yerler.)"


Birde Türklerden az bahsediyor. Erzurum'a yolculuk var, ama Tatarlardan,Tiflis'ten, Gürcistan gibi yerlerden daha çok bahsedilmiş, Erzurum 'a Yolculuk değilde bence yurtdışına Yolculuk olmuş.Hemen gidip gelmiş havası vardı kitapta. O yüzden kırdım puanı... Keyifli okumalar. :)
94 syf.
·2 günde·9/10 puan
Coğrafyamızda dolaşıp duygularını belirten ve gozlemlerini anlatan Puşkin , gerek resimlerle gerek betimlemelerle Erzurum'umuzu anlatmıştır. Açıkçası Türkleri övmeye yönelik bir kitap değil ancak düşmanın gözünden bir savaşın anlatılması ilgi çekiciydi.
116 syf.
·Puan vermedi
Erzurum Yolculuğu her bakımdan önemli, tarihi bir değer taşımaktadır. Büyük bir sanat adamının doyumsuz izlenimleri. #arkakapak 1828’de sürgündeki asker arkadaşlarını görmek üzere Kafkasya’ya giden Puşkin, hepsinin Osmanlılar üzerine düzenlenen sefere katıldığını öğrenir.

Az bilinen diyarları görmek ve bir savaşa tanık olmak için, sivil olarak orduya katılır. Yolculuk boyunca eskizler çizer ve bir kısmını dönüşünde yayımlayacağı notlar tutar.

Ancak notlarını kısmen yayımladığında eleştirilir. Oysa her zamanki objektifliğiyle ve insancıllığıyla tanık olduklarını, gördüğü yerleri ve tanıdığı insanları anlatmaktır:

Erzurum Seraskeri Salih Paşa, Paşa’nın eşi, Rus orduları kumandanı General Paskeviç, yolda vurulmuş yatan genç Türk askeri, Tellak Hasan… Hepsi de Puşkin’in gözünde insan olarak hakkettikleri değeri bulur; övgü ya da yergi konusu olmazlar.

Bu yalın yaklaşımın, kendi ülkesini yeterince yüceltmemekle eleştirilmesi üzerine Puşkin ölümünden bir yıl önce tüm notlarını yayımlar.

Puşkin Nişanı sahibi Ataol Behramoğlu’nun notlarla zenginleştirilmiş ve elyazmasının yayımlanmamış bölümlerini de içeren çevirisi, 1829 Anadolusu’na eşsiz bir tanıklık… #erzurumyolculuğu #hayallervekitaplar #okudumbitti #işkültüryayınları #aleksandrpuşkin #ataolbehramoğlu #tavsiyekitap
116 syf.
·Puan vermedi
Rus Türk savaşları sırasında daha önce hiç ülkesinden ayrılmamış Puşkin'in askerler ile birlikte Gürcistan üzerinden Erzurum'a yaptığı yolculugu;çeşitli eskizleri ile birlikte anlattığı bu kitap, kendi kültürümün bir yabancının gözünde nasıl olduğunu, aslında bize anlatılan tarihin karşı tarafça nasıl ifade edildiğini göstermekte. Puşkin Erzurum yolculuğundan dönmesinin ardından Rus ordusunu, milletini öven bir şiir yazmadığı için hükümet tarafından bazı baskılara maruz kalmış. Bunu başta okuduğum zaman acaba kitapta Türkleri öven bir şeyler mi yazdı algısı oluşmuştu. Ama herhangi bir övgü ya da yergi ile karşılaşmadım. Bu kitaptan önce yazıldığı yıllardaki tarih hakkında bilgi edinsem sanırım kitap daha anlamlı hale gelirdi. Eğer kitabı henüz okumadıysanız ve okumaya karar verdiyseniz ön araştırma yapmanızı öneririm.
116 syf.
·5/10 puan
Anlatım güzel, anlatım dili sade ama gel gör ki Anti-Türk bir anlatım gibi geldi bana.
Gene de güzel yönüne bakacak olursak 'Verst' diye bir uzunluk birimini öğrenmiş oldum ..
94 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Herkese merhaba Aleksandr Sergeyeviç Puşkin'in tek yurt dışı seyehati 1829 Seferi sıralarında Erzurum'a Yolculuk'tan bahsetmek istiyorum.
Bizler kendi tarihimizi okurken genellikle kendi bakış açımız uzerinden okuduk, tarih derslerinde bize o şekilde anlatıldı, Erzurum'a Yolculuk kitabinda da Ruslar'ın bakış açısı üzerinden bir savaşı dinleme fırsati elde ediyoruz.
1829'lu yıllardaki Osmanlı-Rus Savaşı'nı kendi gözlemleriyle anlatan Puşkin aslında Rusya, Kafkasya ve Doğu Anadolu Bölgesi coğrafyasını, Kafkasya kültürünü ve bölge insanlarının sahip olduğu gelenekleri,görenekleri de okuruna çok iyi bir şekilde yansıtmayı başarmış. Her ne kadar Rus milliyetçiliğini yansitmadan gördüklerini kaleme almış olsa da kaleye Rus bayrağının dikilmesi okuduğumda kanıma dokundu.
Kitabı okurken farkli bilgilerde edinmiş oldum. Mesela; Tiflis'in sıcak şehir anlamına geldiğini, bu şehrin hamamlarını Türk hamamlarından yazarın daha iyi bulduğunu,Yezidiliğin ne olduğunu ve Erzurum'un eskiden Feodosiyepol diye adlandırıldığından bahsediyor.
Puşkin’in Erzurum Yolculuğu’ndaki en önemli bölümlerden biri de; kentte yayılan veba salgını ve karantina süreci.
Az sayfaya çok şey sığdıran Puşkin'in meraklilarina tavsiye ederim. Herkese keyifli, huzur dolu bir gün diliyorum. kitapla,hoşça ve evde kalın
94 syf.
·7/10 puan
Puşkin nesnel bir anlatımla yorum katmamaya çalışarak anlatmaya çalıştığı kısa bir savaş serüveni. Daha ziyadesiyle bir savaşa tanık olmak için katıldığı bu sefer de yaptığı gözlemlerle Türk topraklarına ve Türk halkına dair kaleme aldığı izlenimler zevkle okunacak türden olmuş.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Erzurum Yolculuğu
Baskı tarihi:
28 Mart 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753860110
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yaba Yayınları
Baskılar:
Erzurum Yolculuğu
Erzurum Yolculuğu
Erzurum Yolculuğu
Dünya edebiyatının önde gelen imzalarından büyük Rus şairi Puşkin, sanatıyla halkların özgürlük türküsü haline gelmişti. Bu nedenle Çar I. Nikola'nın korkulu rüyası olmuş, sürgün, gözetim altında bulundurulmuştu. Erzurum Yolculuğu her bakımdan önemli, tarihi bir değer taşımaktadır. Büyük bir sanat adamının doyumsuz izlenimleri. Z. Baştımar'ın aslından tam çevirisini yaptığı Erzurum Yolculuğu'nun yeni basımı yapılırken yeniden gözden geçirilmiş, teknik yönden eksikleri giderilmiştir. İlginç bir yapıtla yüzyüze kalacağınızı umuyoruz.

Kitabı okuyanlar 494 okur

  • Mustafa
  • Ali K.
  • Büşra
  • ERENBEY
  • NumaN
  • N.Ş
  • Aysunus
  • Berkan Şahin
  • Hüseyin kılınç
  • Mehmet Kesdal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.6 (1)
9
%0.6 (1)
8
%2.6 (4)
7
%3.2 (5)
6
%1.3 (2)
5
%0
4
%0.6 (1)
3
%0
2
%0
1
%0