Adı:
Erzurum Yolculuğu
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754583021
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Erzurum Yolculuğu
Erzurum Yolculuğu
1828’de sürgündeki asker arkadaşlarını görmek üzere Kafkasya’ya giden Puşkin, hepsinin Osmanlılar üzerine düzenlenen sefere katıldığını öğrenir. 
Az bilinen diyarları görmek ve bir savaşa tanık olmak için, sivil olarak orduya katılır. Yolculuk boyunca eskizler çizer ve bir kısmını dönüşünde yayımlayacağı notlar tutar.
116 syf.
·Beğendi·9/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye edeceğim YouTube kanalımda en sevdiğim 5 Puşkin alıntısını yorumladım:
https://youtu.be/Ni2VuOJ3D34

Bu adam tam bir coğrafi ve epik edebiyat ustası dostum. Puşkin'in şimdilik en sevdiğim eseri kesinlikle bu oldu.

Çocukken bir türlü sevemediğim tarih derslerine girdiğimde hep böyle bir eser okumayı hayal ederdim, bugüne kadar bize sürekli Osmanlı Devleti ve Türklerin kazandığı ya da kaybettiği savaşlar salt bilgiye dayatılarak anlatılmıştı ama hiç Rus bakış açısından ya da başka herhangi düşman bir milletin bakış açısından bu savaşları dinlememiştik. İşte Puşkin sayesinde en azından dönemin Rus bakış açısını dinlemiş oluyoruz.

Puşkin, kendi gözlem yeteneğiyle birlikte tamamen realist bir üslupla yazdığı 1829 Seferi Sırasında Erzurum'a Yolculuk kitabında epik ve pastoral unsurları edebiyatıyla harmanlayarak yazın kronolojisinin sonlarını gayet makyajsız ve olabildiğine gözlemlerine bağlı kalarak getirmiş. 1829lu yıllardaki Osmanlı-Rus Savaşı'nı kendi gördükleriyle ve Rus bakış açısından anlatan Puşkin aslında Rusya, Kafkasya ve Doğu Anadolu Bölgesi coğrafyasını, Kafkasya kültürünü ve bölgenin yerel insanlarının sahip olduğu gelenekleri de bu bağlamda okuruna çok iyi yansıtmış.

İçeriğin beraberinde Puşkin'in diğer öykü ve romanlarında ön plana çıkan Rus milliyetçiliği bu eserinde hiç de belirgin değil. Olabildiğince objektif bir şekilde savaş görüntülerini bize sunan Puşkin, kitabın çevirmeni olan Ataol Behramoğlu'nu da aynı benim gibi etkilemiş :

"Yolda yanlamasına uzanmış yatan genç bir Türk'ün cesedi önünde durdum. 18 yaşlarında bir delikanlıydı bu. Bir kızınkini andıran solgun yüzü henüz tazeliğini yitirmemişti. Sarığı tozlar içinde, yatıyordu. Tıraşlı ensesinde bir kurşun yarası vardı..." Bu tümceler, bütün tarih kitaplarından çok daha belirgin ve elle tutulurcasına gözlerimizin önünde canlandırmaktadır bir savaş alanı görüntüsünü." demiş Ataol Behramoğlu.

Evet, bu kitap ne ATV'nin yaptığı gibi kendini bir milletin milliyetçiliğini basın yoluyla göstermesi konusunda bir iddiada bulunuyor ne de çöpten çıkarılan GTA oyunu şifrelerini FETÖ'nün şifreleri olarak göstermeye çalışıyor. Tamamen saf, realist ve makyajsız bir savaş anlatımına sahip. Puşkin, Rus Edebiyatı, coğrafya ve savaş alanı anlatımı severler kesinlikle okumalı.
116 syf.
·2 günde·7/10
Yazdıkları kadar yaşadığı hayatı da ilgi çekici olan, sevgisi ve hırsı sebebiyle girdiği düello sonrası yaşamını yitiren bir yazar: Aleksandr Puşkin.

Bu ünlü ve enteresan yazarın, adında bizim şehrimizin geçtiği bir eserini görünce ister istemez merak ediyor insan. Puşkin; önsözde kitabın yazılış sebebini, özellikle Doğu'ya Yolculuk eserinde geçen haksız eleştiriler ve nankörlük edilmemesi gerektiği şeklinde belirterek açıklıyor.

Önsözü de okuyunca kitaba merakım artıyor, bizimle ilgili değişik ve güzel bilgiler edineceğimi düşünerek başlıyorum okumaya. Enteresan bilgiler de edinmiyor değiliz; mesela Tiflis'in sıcak şehir anlamına geldiğini, bu şehrin hamamlarını Türk hamamlarından yazarın daha iyi bulduğunu, yine Tiflis'in şaraplarının güzelliğini, Yezidiliğin ne olduğunu ve Erzurum'un eskiden Feodosiyepol diye adlandırıldığını öğreniyoruz. Ama bizim asıl merak ettiğimiz konu, Erzurum ve Türkler ile ilgili düşünceler, biraz havada kalıyor sanki. Puşkin'in Erzurum'a gelişini heyecanla beklerken bir anda Erzurum'dan dönüşünü okuyoruz. Eserde bizimle alakalı çok az bilgi bulunması, beni hayal kırıklığına uğrattı şahsen.

Eserde bizimle iligili üstünkörü birkaç olumlu özellik aktarılıyor, olumsuz hasletlerimize de kitapta yer veriliyor. Yazarın art niyetli, bir Türk düşmanlığı içinde olduğunu düşünmüyorum. Anlattığı süre içinde ne yaşadıysa anlatmaya çalışan objektif bir üslup içinde yazar.

Elbet Puşkin gibi yüksek düzeyde bir yazarın nezlinde baktığımızda eserin edebî değerini zayıf bulabiliriz. Daha çok bir gezi günlüğü olarak düşünüp okumakta ve edebî beklentiyi yüksek tutmamakta fayda var.
116 syf.
·Puan vermedi
---Eser içeriği hakkında ipucu, bilgi içerir---

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan, Ataol Behramoğlu çevirisi ile karşımıza çıkan “Erzurum Yolculuğu” eseri Puşkin’in; çok bilinmeyen fakat dönemin Osmanlısı ve Doğu Anadolu’su hakkında önemli detayları barındıran eseridir.

Puşkin; 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında az bilinen yerleri keşfetmek, Rus ordusunun yanında savaşı gözlemlemek ve Kafkasya’daki sürgündeki arkadaşlarını görmek için; sivil olarak orduya dâhil olur. 1828 yılında Kafkasya’dan başlayan yolculuk, Kars ve son olarak Erzurum’da son bulur. Puşkin’in Erzurum’a girişini kendi ağzıyla dinleyelim:
“Alaylarımız, Erzurum üzerine yürüdü ve 27 Haziran günü Poltova Savaşı’nın yıl dönümünde, akşam saat altıda, Rus bayrağı Erzurum Kalesi’nde dalgalanıyordu. Rayevski ile birlikte hareket ettik. Görülecek manzaraydı doğrusu.”

Puşkin’in ilk izlenimleri ise şu şekilde olmuştur:
“Erzurum Asya Türkiyesi’nin en önemli kenti sayılıyor. Nüfusunun 100.000'i bulduğu söyleniyorsa da, sanırım abartılmış bir rakam bu. Evler taştan yapılmış. Damlar çimle kaplı. Sert bir iklimi var buranın... Erzurum'da çeşmeden bol bir şey yok.” :)

Tekrar kitabın içeriğine dönecek olursak; bana göre Puşkin kitabı oldukça samimi ve mizahi bir üslupla ele almıştır. Buna örnek olarak şunu yazmadan edemeyeceğim:
“Bu sular (kaplıcalar) Doğu’da çok ünlü. Fakat hekim olmadığı için halk sulardan kendi bildiğine göre yararlanıyor ve bu yüzden de sonuç pek başarılı olmuyor.”

Puşkin’in ayrıca kişi tasvirleri ve olaylara yaklaşımı oldukça gerçekçi ve güçlüdür. Diğer yandan eseri kaleme alırken takındığı objektif tutum da takdire şayandır.
“Rus kumandan Paskeviç ya da vurulmuş yatan Türk askeri. Puşkin’in gözünde insan olarak hak ettiği değeri bulur, övgü ya da yergi konusu olmazlar” (Candan Badem, 2014, TİB Yay.)

Puşkin’in Erzurum Yolculuğu’ndaki en önemli bölümlerden biri de; kentte yayılan veba salgını ve Puşkin’in olay karşısındaki özeleştirisidir. Türk insanının veba hastalarına karşı olan tutumlarını, dayanışmalarını hayretle seyreden ve hayran kalan Puşkin devamında şunları nakleder:
“Bunu görünce Avrupalı ürkekliğimden utandım. Az sonra kente döndüm.”

Eserde rastladığım en önemli eksi unsurun; Puşkin’in Erzurum’u dönemin Moskova'sı ya da St. Petersburg'u ile karşılaştırması olduğunu söylemeliyim. Puşkin Erzurum’a daha büyük beklentilerle gelmiş olmasına karşın; ordusunun bu şehri neden bu denli önemsediği konusunda daha somut sonuçlara ulaşamadığını düşünüyorum. Kitabı okuyunca –özellikle Erzurumlu iseniz– biraz kaşlarınızı çatabilirsiniz; fakat bence Aleksandr Puşkin Türk insanını ve toplumunu, çok az sayıda yazarda rastlayacağınız bir objektiflik ve gerçeklikle ele almıştır.

Son olarak şunları ekleyeyim. Eser Puşkin’in şehre ve kişilere ait kendi çizimlerini içermesiyle de dikkat çekiyor. Özellikle ben “çifte minareli medresenin” bugünkü halinden ne kadar farklı olduğunu gördüm. Kitaba çok fazla bir beklenti ile yaklaşmayın. Zaten 94 sayfalık bir eser ve bir çırpıda okunup biten bir havası var.

İncelememi vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Keyifli okumalar.
Not: İncelememde kaynak olarak; Alaca Dergisi’nde kaleme aldığım “İki Farklı Şehir İki Farklı Yazar” yazısından da faydalandığımı belirtmek istiyorum.
116 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Puşkin'in 1828 de çıkan Osmanlı - Rus savaşı sırasında Erzurum'a doğru ilerleyen Rus ordusuna refakatı ve yolculuk sırasında ki gözlemlerinin aktarıldığı bir kitap. Benimde bir çoğunuz gibi Puskin'in böyle bir kitabı olduğundan hatta Ünlü bir rus yazar veya şairinin Osmanlı - Rus savaşını gözlemde bulunarak bunları yazdığından hiç haberim yoktu. Kitabyurdu sitesinde gezinirken rastlantı sonucu kitaba denk geldim.
Öncelikle belirtmeliyim ki Puşkin notlarını oldukça objektif olarak aktarmış. Rus ordusunu göklere çıkaran hiçbir ifadesine rastlamadım. Hatta bundan dolayı dönüşünde Rus basını kendisini ciddi bir biçimde eleştirmiş. Benim için farklı bir okuma oldu diyebilirim. Tek dikkatimi çeken ve şaşırdığım, Erzurum gibi çok önemli bir şehrimizi Puskin'in gözlemine göre Ruslara çok kolay teslim etmişiz.
116 syf.
Erzurum Yolculuğu her bakımdan önemli, tarihi bir değer taşımaktadır. Büyük bir sanat adamının doyumsuz izlenimleri. #arkakapak 1828’de sürgündeki asker arkadaşlarını görmek üzere Kafkasya’ya giden Puşkin, hepsinin Osmanlılar üzerine düzenlenen sefere katıldığını öğrenir.

Az bilinen diyarları görmek ve bir savaşa tanık olmak için, sivil olarak orduya katılır. Yolculuk boyunca eskizler çizer ve bir kısmını dönüşünde yayımlayacağı notlar tutar.

Ancak notlarını kısmen yayımladığında eleştirilir. Oysa her zamanki objektifliğiyle ve insancıllığıyla tanık olduklarını, gördüğü yerleri ve tanıdığı insanları anlatmaktır:

Erzurum Seraskeri Salih Paşa, Paşa’nın eşi, Rus orduları kumandanı General Paskeviç, yolda vurulmuş yatan genç Türk askeri, Tellak Hasan… Hepsi de Puşkin’in gözünde insan olarak hakkettikleri değeri bulur; övgü ya da yergi konusu olmazlar.

Bu yalın yaklaşımın, kendi ülkesini yeterince yüceltmemekle eleştirilmesi üzerine Puşkin ölümünden bir yıl önce tüm notlarını yayımlar.

Puşkin Nişanı sahibi Ataol Behramoğlu’nun notlarla zenginleştirilmiş ve elyazmasının yayımlanmamış bölümlerini de içeren çevirisi, 1829 Anadolusu’na eşsiz bir tanıklık… #erzurumyolculuğu #hayallervekitaplar #okudumbitti #işkültüryayınları #aleksandrpuşkin #ataolbehramoğlu #tavsiyekitap
116 syf.
·5/10
Anlatım güzel, anlatım dili sade ama gel gör ki Anti-Türk bir anlatım gibi geldi bana.
Gene de güzel yönüne bakacak olursak 'Verst' diye bir uzunluk birimini öğrenmiş oldum ..
116 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Rusların Erzurum işgalini bence gayet tarafsız anlatmış Puşkin... Hiç yoktan gereksiz bir Rus övgüsünde bulunmuyor. Mesela yerde cansız yatan Türk gençlerinden bahsederken üzüldüğünü çok açık bir şekilde anlıyorsunuz...
Bu roman sayesinde Kars'ta tarihi Mazlumağa Hamamını, bu hamamın o yıllarda da (1828) kötü bir durumda olduğunu, hatta şimdilerde de durumunun vahim olduğunu, yetkilerin restore etmeyi(!) düşündüklerini öğrendim.
116 syf.
·Puan vermedi
Rus Türk savaşları sırasında daha önce hiç ülkesinden ayrılmamış Puşkin'in askerler ile birlikte Gürcistan üzerinden Erzurum'a yaptığı yolculugu;çeşitli eskizleri ile birlikte anlattığı bu kitap, kendi kültürümün bir yabancının gözünde nasıl olduğunu, aslında bize anlatılan tarihin karşı tarafça nasıl ifade edildiğini göstermekte. Puşkin Erzurum yolculuğundan dönmesinin ardından Rus ordusunu, milletini öven bir şiir yazmadığı için hükümet tarafından bazı baskılara maruz kalmış. Bunu başta okuduğum zaman acaba kitapta Türkleri öven bir şeyler mi yazdı algısı oluşmuştu. Ama herhangi bir övgü ya da yergi ile karşılaşmadım. Bu kitaptan önce yazıldığı yıllardaki tarih hakkında bilgi edinsem sanırım kitap daha anlamlı hale gelirdi. Eğer kitabı henüz okumadıysanız ve okumaya karar verdiyseniz ön araştırma yapmanızı öneririm.
116 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Bu kitap bir çırpıda okunabilecek güzel bir eser puşkinin rus ordusu ile beraber erzurum seferi hakkında bilgiler içeriyor.Yolculuk sırasında başından geçen anıları anlatmış bulunmakla beraber. 1829 yılında ki Osmanlı halkının savaş sonrası durumundan kısa da olsa bahsedilmiş bir eser
116 syf.
·8/10
Aslında kitap Erzurum ile ilgili olduğu için okuduğum bir kitap. Aleksandr Sergeyeviç Puşkin'in, Osmanlı-Rus savaşı (1828) zamanında, Kafkaslar'dan Erzurum'a kadar savaş birlikleri ile olan yolculuğu sırasında yaşadıklarını resmeden bir eser. Yol güzergahında karşılaştığı 1827'li yılların halklarına ait kültürler hakkında verdiği bilgiler ilgi çekici. Geçtiği yerlerle ilgili olarak coğrafi bilgisi olan kişilerin daha çok istifade edeceği kesin.
116 syf.
·3 günde·Beğendi·4/10
Rus edebiyatı’nın ağzımda bıraktığı taddan pek haz etmesem de okunması gereken eserler gözüyle bakışım beni Puşkin okumaya itti. Başlangıç olarak bizden bir şeyleri tercih etmiştim ama yanlış bir tercih olmuş. Puşkin her şeyi nesnel bi gözle anlatmış. Hoşuma gitmeyen de buydu zaten. Belki koyu bir Rus taraftarı olsaydı, kızgınlık hissettirseydi veya tam aksi olsaydı daha güzel bir eser olabilirdi. Duygusuz ve yüzeysel bir yazın olarak tanımlayabilirim ancak.
Tumturaklı bir doğulu tarzıyla söze başlamıştım ki; Fazıl han benim saçma sapan sözlerime akıllı uslu karşılıklar verince ne kadar utandım.. Şakacı tumturaklı konuşma tarzını bırakarak normal Batılı gibi konuşmak zorunda kaldım. Böylece de, biz Ruslara özgü o alaycılığın cezasını çekmiş oldum. Bundan böyle insanları, kafalarındaki papağa, ya da tırnaklarındaki kınaya bakarak yargılamayacağım.
Güneş doğuyordu. Dupduru gökyüzünde iki başlı, karlı bir dağ parlıyordu. Gerinirken:
“Ne dağı bu?” diye sordum.
“Ararat” dediler(Ağrı dağı).
Seslerin etkisi ne kadar güçlü! Var gücümle baktım bu efsanevi dağa. Yenilenme ve yaşam ümidiyle onun doruğuna yanaşan Nuh’un gemisini, biri idamın öteki barışın simgeleri olarak uçup gelen kuzgunla güvercini gördüm.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Erzurum Yolculuğu
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754583021
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Erzurum Yolculuğu
Erzurum Yolculuğu
1828’de sürgündeki asker arkadaşlarını görmek üzere Kafkasya’ya giden Puşkin, hepsinin Osmanlılar üzerine düzenlenen sefere katıldığını öğrenir. 
Az bilinen diyarları görmek ve bir savaşa tanık olmak için, sivil olarak orduya katılır. Yolculuk boyunca eskizler çizer ve bir kısmını dönüşünde yayımlayacağı notlar tutar.

Kitabı okuyanlar 138 okur

  • Basak
  • Deniz Gürçay
  • Eomer
  • Handan
  • Handan Erdoğan
  • Tiraje
  • Phys
  • Emrah Karaboğa
  • Samet Taşdemir
  • Mustafa şahbaz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%16.7
25-34 Yaş
%27.8
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%19.4
55-64 Yaş
%2.8
65+ Yaş
%2.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%31.6
Erkek
%68.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.2 (8)
9
%15.9 (7)
8
%25 (11)
7
%25 (11)
6
%4.5 (2)
5
%4.5 (2)
4
%2.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%2.3 (1)