Eş bir kadının bir adamla tanışması ve sonrasında birinin eş, diğerinin koca olması üzerine.
Hayattan beklentileri olan, bir sanat canavarı olmak isteyen bir kadının, hiç planı değilken evlenmesi ve bir anne olması ile gün geçtikçe daha mutsuz bir insana dönüşmesi ve erkeğin çok pasif tutumunu görüyoruz. Bu durum yaşadıkları ilişkiyi gün geçtikçe yıpratıyor. Kadının çocuklu hayatın zorluğuna alışmaya çalışmasını birde üstüne geçin sıkıntısında kocasına desteğini görüyoruz. Öğretmen olan eş aynı zamanda yazar. Okur olarak artık şu kadının yaşadığı çile bitsin diye bekledim ama koca sürekli bunu görmezlikten geldi.
Kitabın orijinal adı “Spekülasyon Departmanı” olarak yayınlamış, eş ve kocanın daha sevgili oldukları zamanda birbirlerine gönderdikleri mektupların iade adresi burası. Aslında konu ile daha uyumlu olabilirmiş bu isim. Ama Eş ismi de bana yerinde bir tercih olarak göründü. Kadının yaşadıklarını bir çok kadına, özellikle çalışan ve çocuklu kadınlara işte benim hayatım dedirtecek benzerlikte. Kitabın okunmasını tavsiye ediyorum ve hayatımızda bizlere destek olabilecek erkekler olması temennisiyle bitiriyorum...
Evliliğin eleştirel bir dille anlatan yazar ara ara felsefi sözler ve hikayeler ekleyerek insanı düşünmeye teşvik ediyor. Akıcı ve kısa sürede okunacak bir roman.
Birkaç saat güzel zaman geçirten, kafa yormayan su gibi okunan plaj kitabı dediklerimizden. Kapağında yılın en iyi romanı yazmış olmalarının manâsını çözemedim. Bir aldatma hadisesiyle kör topal ilerletilmeye çalışılan evlilik hikayesi. Okurken keyifli, sonrasında bir iz kalmıyor.
Yazarın kendine has anlatım tarzı zaman zaman konudan uzaklaştırıyor olsa da özellikle evli çiftlerin yaşadığı gel gitlere yakından şahit olmak adına kıymetli bir kitap.
İçerisinde yer alan farklı felsefi alıntılar, anlatıyı daha da zengin bir hale getirmesi ile göze çarpıyor.
Kitabı ne yazık ki bitiremedim, bitirmek istemedim. Hevesle aldım, güzeldir diye düşündüm ama beni çekmedi içine. Yazarın konuları anlatma biçimi çok parça parça. Sanki kafasındaki bütün düşünceleri sırası ve bütünlüğü önemsizmiş gibi kitaba aktarmış. Bebek büyüdü ama ne ara büyüdü, ne kadar zaman geçti, kimle nerede nasıl tanıştı? Çok saçma bir biçimde geçiş yaptı.
Gazeteler, dergiler tarafından bu kadar pohpohlanan bir kitabın bana uygun olmadığını biliyordum ama denemek istedim.
Eğer sabırlı ya da bölük bölük konulardan rahatsız olmayan birisiyseniz okuyun ama diğer türlü uzak durulması lazım.
Eğer kalın ve ağır bir kitap okuyorsanız , biraz ara vermek amacıyla bu kitaba başlayabilirsiniz. 2 günde rahat bitirebileceğiz bir kitap. Kitabı okuyan kişilerin de incelemelerine göre kadın kendinden eş diye bahsediyor. Daha fazla ayrıntı vermeyeyim. Tavsiye ederim. İyi okumalar..
Tuhaf bir kitap. Bazen derinleşiyormuş gibi oluyor bazen de Şeyma Subaşı okuyormuşsunuz gibi kötü hissettiriyor. Ama daha çok ikincisi yine de ikincisi kadar kötü olduğunu söylemek haksızlık olur. Her halükarda şehirli kadın romanı bu ama ucuz versiyonu. Günlük gazetelerin çılgınlar gibi methiye düzdükleri kitaplara hep şüpheyle yaklaşıyorum. Galiba fazla ticari bir ürün alıyormuşum gibi hissettiriyor.
Aşırı iyi başlayıp ortalama olarak bitirdi. Sonlarını neredeyse okumayacaktim. Ama yaptığı alıntılar ve günlük hayattan örneklerinden de zevk aldım sanırım.
Klasik anlatım tarzından uzak, yenilikçi, deneysel post-modern edebiyatın güzel orneklerinden biri olmuş bence "Eş". Ayrıntılardan uzak, betimlemelerin (çoğu zaman hikaye için gerekli olup
Kara gecenin serin monotonluğundan ve yiyeceklerimizin nahoş aynılığından sıkıldığımız kadar sıkıldık birbirimizin dostluğundan. Fiziksel, zihinsel ve belki moral açısından çöküntü içindeyiz ve geçmiş tecrübeme dayanarak, biliyorum ki bu çöküntü daha da artacak..."
.
Bu bir ayrılık ve ihanet hikayesi, kadının ağzından anlatılan... Kadın kendinden üçüncü bir şahıs gibi "eş" olarak bahsediyor, nasıl sevdiğini, her şeyin nasıl monotonlaştığını, anneliği ve sonra teker yuvarlanışlarını anlatıyor. Çok hızlıca okunan, insanı depresif hissettirmede başarılı bir kitap. Yine de reklamı yapıldığı kadar, üzerindeki övgülere değecek kadar başarılı bulamadım ben