Esatir ve Mitoloji Güneş ve Ay

·
Okunma
·
Beğeni
·
76
Gösterim
Adı:
Esatir ve Mitoloji Güneş ve Ay
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
744
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İbda Yayınları
İyi veya kötü olarak nitelemeksizin veya nitelemeden önce, ruhun tezahürü ve delili hâlinde bütün insan faaliyetlerinin oluşturduğu bir yumağı andıran MİTOLOJİ, bu görünüşü ile dişi bir ilim olan psikolojinin, adeta en genel ifâdesidir… Şeriat, zahiri akıl-ruhtur, tarikat ise bâtınî Şeriat; dolayısıyla İslâm’da YAPMA’yı gösteren RUHÎ oluş ve işler, hiçbir şekilde mitoloji verileri ile ayniyet içine girmezler. Mitoloji, DOĞRU YOL’un gösterilmesinde sadece toprak seviyeli bir vesile rolü oynar; yer yer BERZAH’ın bu âleme âit görünüşünde bile ki, TEVHİD’e zıddından işaret ederek. Bu eser de o.
744 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Salih Mirzabeyoğlu'nun İBDA yayınlarından çıkan 56. eseri. Kitap 36 bölüm, 308 ara başlıktan müteşekkil ve 744 sahife.
Mirzabeyoğlu eserini takdim ederken, eseri hangi saik, gaye ve murad ile kaleme aldığını da hülasalandırmış:
-" Kâinat ve insanın yaratılışı hakkında, semavî dinler bir yana, insanlık tarihi boyunca sayısız fikir ve ilim adamı, çeşitli görüşler beyan etti, edecektir. Bilgi, bilgisizlikten devşirilendir. "Bilgisizlik"; bu da bir ilim. Bunu anlamak ve bunun hakikatinin ne olduğunu sormak; işte bütün mesele... Neticede, EZEL ve EBED arasını birleştiren İNSANÎ HAKİKAT'le ilgili bu varlık ve varoluş meselesi içine ESATİR ve MİTOLOJİ bahsini de ruhî, tarihî, ilmî, sanat ve bilhassa insanoğlunun maveraî iştiyakini gösteren diye ve bugüne hitap ve istismar niyetiyle el atarak, MÜNŞEAT usulümüzle verdik..."
-" Biz MİTOLOJİYİ, bütünüyle mevzua âit sistemler içinde bir sistem ifâde eder tarzda değil de, sağlam bir GUSTO'ya sahip olarak bulunduğumuz zaman dilimindeki fikrimizi besleyici bir TEDAÎ ve KAPMA usulüyle ele alıyoruz; mitoloji mevzularının verileri kadar, doğrudan doğruya mitoloji ilminin de değerlendirilmesi şeklinde..."
-" İyi ve kötü olarak nitelemeksizin veya nitelemeden önce, ruhun tezahürü ve delili hâlinde bütün insan faaliyetlerinin oluşturduğu bir yumağı andıran MİTOLOJİ, bu görünüşü ile dişi bir ilim olan psikolojinin, adeta en genel ifadesidir..."
-" Bizim eserimizin mahiyeti, insan ve toplum meselelerinin halline yönelik bir ideolocya manzumesine bağlı olarak ESATİR ve MİTOLOJİ'ye el atarken, onun Peygamberler tarihinin salkım saçak görünümlü usaresi olduğunun ve hurafeye karışmış dinî ve mistik motiflerin, tarih, ilim, sanat vesaireye âit verilerin, aslı İslâm'da gösterilmesine dair, seçmeler niteliğinde; merkezde tecelli eden Peygamberlere âit hikmetler olmak üzere, niyeti çevreden merkeze bir usûl… Eserimizin ismi ESATİR ve MİTOLOJİ..."
Keyifli okumalar dileğiyle...
(...)
Hakikate mutlak aykırı bir söz
söylemek mümkün değil
bu yüzden sürükler hakikatin hakikati
kendine aykırı olanı peşinden
kendi öz rengini verene kadar
MİTOLOJİ ile ilgilimiz de bundan!
İlk dil ilk insanla vardı
ilk İNSAN - ilk PEYGAMBER
insan lisandır - lisan taayyün
ruh gibi - zaman gibi - mekan gibi
sese bürünmeden önce mücerred!

İslam büyüklerinin sözü hatırlanmalı:

— "Arabça nebiler dilidir
Farsça veliler lisanı!"
(…)
Kader onu izleyene yol gösterir
izlemeyeni sürükler!
insanlar kısım kısım
kimi yolu bilir
kimi bileni
kimi de ne yolu ne bileni...
... MUTLAK FİKRİN GEREKLİLİĞİ bahsinin temel ölçülendirmelerinden birini de görelim: Alaaddin Attar Hazretleri, müşahede hususunda ''ilim tarafını tutmak ve halini gizlemek gerektir!'' buyurmuşlardır. İnsanda İLİM ve AYN, yani İMAN ve HAKİKAT MÜŞAHEDESİ bir araya gelse, o müşahede Şeriat'e uymayacak olursa, Şeriat tarafını tutmak ve başka hiçbir şeye kıymet vermemek iktiza eder. Bu makam nice ariflerin ayaklarının sürçtüğü noktadır, çünkü onlar müşahedeye erince onunla amel ederler ve imanla amel etmezleri ayaklar kayar. Buradan bize çıkacak olan kıssa şudur ki, limanı görünce PUSULA gerekmez ama, her gördüğünü de liman sanma; hakikat bahsinde her zaman mihenk PUSULA ŞERİAT'tır. Bu husus, bedahat ifade eder açıklık niyetine hakikat kabul edilen çeşitli verilerin, ''Şeriat'e aykırı hiçbir hakikat olmaz'' anlayışıyla değerlendirilmesi bakımından mühimdir.
Bakara Suresi'nde: ''Tağutu inkar edip Allah'a inanan kimse, kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa (İslam'a) yapışmıştır.''... İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri: Tağuta küfür, Allah'a iman üzerine tercih edilmiştir. Çünkü KÜFÜRDEN KURTULMADIKÇA, ALLAH TEVHİD EDİLEMEZ, BİRLENEMEZ. Tağuta küfür demek, Allah'a ortak koşmaktan temizlenmektir. Çünkü tağut, ''nefs, şeytan, putlar ve benzeri olann şeylere'' de şamildir. Çünkü onun koyduğu prensiblerden başkası sapıklık ve azgınlığa birer sebeb teşkil eder. Gerçek tağut inkarcısına gelince, o en yüksek mertebe ile şereflenmiştir; imanın zirvesine ulaşmıştır. Bunu ciddi şekilde anlamalısın... Hazret-i İbrahim'de kemalini bulan bu temizlik, tevhidin mukaddemesi olan ''nefy-red'' kelimesini tamama erdirmekte olup, Allah Resulü ile birlikte İSBAT kısmı tamamlanıyor...
Büyük Doğu - İbda anlayışındaki SİYASET, Üstadım'ın beyanı halinde şudur: '' İslam inkilabında siyaset, içeriye doğru, her çizgisi ve noktası tamam bir ideolocya manzumesine dayalı bütün bir oluş işinin minevala dehasıdır. Bu yüzden o, teker teker kendi asli hamle ve hareket şubeleri içinde ifade edilebilir; toplu ve merkezi olarak belirtilemez. İslam inkılabında toplu ve merkezi siyaset, ancak ''harici politika'' ifadesiye dışarıya doğru olanıdır. Gerçekten, İslam'ın, dışarıya doğru tek bir vahid beliritici, tam manasıyla sabit ve çerçeveli bir siyaseti vardır''...

İmam Gazali Hazretlerinin, kurucu, koruyucu, ve yönlendirici rolüyle FERASET'in ifadesi, olması gereken SİYASETİ, aslıyla feraset ve anlayış demek olan FIKIH'ın tatbiki, bu bakımdan da ondan üstün görmesi, dışarıya doğru toplu ve merkezi bir nitelik belirten SİYASET - FERASET - YOL'un kıymetinide gösterir.
- " (…) Liman görünce PUSULA gerekmez ama, her gördüğünü de liman sanma!
Hakikat bahsinde her zaman mihenk PUSULA-ŞERİAT’tır!.."
- " (...) DOGRU'nun olmadığı yerde güzel de yoktur!
Tek başına güzel aldatıcı olabilir...
Doğru güzeldir ve elbette iyi - de!.."
- " (...) Rüya -zamanın ve mekânın dışında psikolojik bir metodla- yorumlanamaz...
İnsan rüya görmez -rüyada görülür
gördüğü kendi hâli ve başkasının beni...
- " (...) Tarih ilmiyle insanın gelişmişliğinin
aynı şeymiş zannedilmesi
bütün insan bilgisini etkiler
geçmişin bilinmemesi
geçmişin iptidâîliği değildir
bilinebildikçe bu düşünce değişir
Atlantis misal!.."
Salih Mirzabeyoğlu
Tarih ve Felsefe, İBDA Yayınları
- " (...) Allah GAYB değildir
gayb Allah'ındır
ve ilahî ilme göre
sübut-sabit oluş
mânâsına gelir!"
Salih Mirzabeyoğlu
Gayb ve Gaybi Hikmet, İBDA Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Esatir ve Mitoloji Güneş ve Ay
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
744
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İbda Yayınları
İyi veya kötü olarak nitelemeksizin veya nitelemeden önce, ruhun tezahürü ve delili hâlinde bütün insan faaliyetlerinin oluşturduğu bir yumağı andıran MİTOLOJİ, bu görünüşü ile dişi bir ilim olan psikolojinin, adeta en genel ifâdesidir… Şeriat, zahiri akıl-ruhtur, tarikat ise bâtınî Şeriat; dolayısıyla İslâm’da YAPMA’yı gösteren RUHÎ oluş ve işler, hiçbir şekilde mitoloji verileri ile ayniyet içine girmezler. Mitoloji, DOĞRU YOL’un gösterilmesinde sadece toprak seviyeli bir vesile rolü oynar; yer yer BERZAH’ın bu âleme âit görünüşünde bile ki, TEVHİD’e zıddından işaret ederek. Bu eser de o.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • esmânur inci
  • idea
  • His Mutlu
  • vaqqas vakur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%75 (3)
9
%25 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0