Esir Şehrin İnsanları (Esir Şehir Üçlemesi 1. Kitap)

·
Okunma
·
Beğeni
·
23,4bin
Gösterim
Adı:
Esir Şehrin İnsanları
Alt başlık:
Esir Şehir Üçlemesi 1. Kitap
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
463
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752730762
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Esir Şehrin İnsanları
Esir Şehrin İnsanları
Esir Şehrin İnsanları
Esir Şehrin İnsanları
"Esir Şehir Üçlemesi" edebiyatımızın güçlü ve klasikleşmiş ismi Kemal Tahir'in başyapıtlarındandır. Her büyük ve klasik yapıt gibi, bir ya da birden çok problematiği mükemmel bir biçimde işleyen bu nehir roman dizisinin ilk kitabı olan "Esir Şehrin İnsanları"nda Kemal Tahir, Mütareke Dönemi Osmanlı aydınının ve İstanbul'unun destansı direnişinin ve mücadelesinin benzersiz bir fotoğrafını çekmektedir.

Kurtuluş Savaşı öncesinin anlatıldığı pek çok roman yazılmıştır kuşkusuz, ama hiçbiri bu denli edebi ve ölümsüz olamamıştır.

"Türkiye'yi, Türkleri sahiden tanımak isteyen yerli yabancı herkes Kemal Tahir'i okumak,
anlamak zorundadır."

 
463 syf.
·190 günde·10/10
Esir Şehrin İnsanları Kemal Tahir'in en çok okunan eseridir. Kurtuluş Savaşı öncesi İstanbul hakkında bilgi edinebileceginiz güzel bir yapıttır. Bir üçleme halinde yazdığı serinin ilk kitabıdır. Diğer kitapları Esir şehrin mahpusu ve yol ayrımıdir.

Aynı zamanda dizisi de çekilmiştir fakat kitabı görsele uyarlanan her roman gibi vasatın üzerine çıkmamaktadır. Tabiki isteyenler YouTube'dan bakabilir.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
448 syf.
·1 günde
Her şeyden önce değerli okur arkadaşım Hakan Bey'e, şahsım adına geçte olsa Kemal Tahir'i tanımama vesile olduğu için sonsuz teşekkürler. Etkinliği geç fark ettiğim için, ismimi yazdırma gereğinde bulunamadım. Her ne kadar katılımcı okurlar arasında ismim olmasa da, bu durum etkinliğe katılmamak adına, benim açımdan bir engel teşkil etmemekte. En nihayetinde Hakan Bey, bir etkinliğe başlamaya görsün. Benim nezdimde, akan sular durur. Sakın lâtife yaptığım algısına kapılmayın, değerli okurlar. Hakan Bey hayata karşı olan yenilmez duruşu ve doğrularından taviz vermeyen inancı gereğiyle site içerisinde yapmış olduğu paylaşımlar adına, biz okurlar için o kadar çok değerli bir velinimet ki... Değerini anlatmaya ne kelimelerim, ne de lisanım elverir.

" Esir Şehir İstanbul " Kemal Tahir'i tanımak adına okumuş olduğum ilk eserdir. Geceye yenilmeyen her insana, armağan olarak bir sabah ve akabinde bir gündüz ve güneş var, derler. Nasıl ki, her kara günün, bir beyazı ya da her esaretin, bir kurtuluşu olacağı gibi...

" Üstümüze kılıç çekilmedikçe,
Ülkemize girilmedikçe,
Teb'ama cefa edilmedikçe,
Bizden kimseye zarar gelmez. " der, Fatih Sultan Mehmet.

Millet olarak şahsımıza kılıç çekilmedi mi? Çekildi. Ülkemiz cebren ve hile ele geçirilmedi mi? Geçirildi. Kısa bir zaman dilimi de olsa, esaret altına girmedik mi, girdik. Masum ve günahsız milletimize hem fiziksel, hem de psikolojik yaptırımlarda bulunulmadı mı? Bulunuldu. O halde Kemal Tahir'in de dediği gibi, Türk'ü küçümsemenin aptallık olduğunu bütün cihan devletlerine kanıtlamadık mı? Kanıtladık.

Eser tek kelime ile muhteşem. Satırlar arasında ilerledikçe çöken bir imparatorluğun ortasında kalan bir avuç insanın, vatan uğruna vermiş oldukları haklı mücadelelerine şahit olacaksınız. Hem de tarihi verilerle kronolojik sırayla zenginleştirilmiş olarak.

Bir yanda ingiliz kültürüyle yetişmiş olsa da, salt öz benliğinde Anadolu'nun kültürüne sımsıkı bağlı olan Kâmil Bey'in her ne pahasına olursa olsun doğruları adına taviz vermeyen sağlam duruşu, diğer tarafta Kâmil Bey'i kendi taraflarına çekebilmek adına padişah ve taraftarlarının oynadığı alicengiz oyunları. Her çatışmanın bir galibi vardır. İki tane kazananı olamayacağına göre...

Değerli okurlar yalın bir anlatım diline sahip olan eseri, okumanızı önemle tavsiye eder ve Kemal Tahir'in sözleriyle yazımı noktalarım.

" Bir avuç eşkiya " , " Ordudan kovulmuş bir kaç serseri " , muzaffer bir dünyaya karşı zafer kazanabilir mi?
Bir kere, kendilerinden uzakta, kendilerinin yardımına muhtaç olmadan " zafer " değil, " aferin " kazanmak olur mu?
448 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
Esir Şehrin İnsanları, Esir Şehir serisinin ilk kitabı ve Kemal Tahir'in en sevilen, en bilinen eserlerinden bir tanesi... 2000'lerin başında TRT tarafından yanlış hatırlamıyorsam 6-7 bölümlük bir dizisi de çekilmişti.

Bu eser, daha doğrusu bu seri pek çok açıdan önemlidir. Serinin diğer iki kitabını incelerken de kısaca değinmiştim. Bugüne kadar yakın tarihimizde yaşananları genellikle tarih okumaları üzerinden öğrendik. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ve kurtuluş mücadelesi çoğumuz için belli bir döneme kadar sadece bir ders konusu olarak kaldı. Bu durum eğitim sisteminin konusu ve üzerinde ayrıca tartışılabilir.

Kemal Tahir ise, edebiyatın sonsuz olanaklarını ustalıkla kullanıp bu seriyi yazarak o günlere içeriden, hayatın kalbinden bakıp bizlere yeni ve alternatif bir tarih okuması hediye ediyor. Evet bir lider var, bir meclis var, düşmanlar var, savaşlar var... Ancak bir de günlük hayatını süren koca bir halk var. Zengini, fakiri, esnafı, okumuşu, cahili, mahpusu, aydını, kadını, genci, çocuğu, yaşlısı... Kısacası, günlük hayatını idame eden koca bir halk... İşte bu kitabın bu kadar değerli olmasının bir sebebi, o yıllara bir de halkın gözünden bakabilmemizi sağlamış olması. Hayatını dünyayı gezerek, kaygısız bir şekilde yaşayan mirasyedi bir Türk aydını, ülkesinde yaşanan kurtuluş mücadelesine kayıtsız kalamıyor ve tası tarağı toplayıp ülkesine dönüyor. Gördüğü manzaraya anlam vermekte ve uyum sağlamakta çok zorlanıyor. İşin maddi tarafı da var... Dışarıdan bakınca bilgili, kültürlü, 2-3 dil bilen, dünyayı görmüş bir aydın... Ancak böyle bir mücadelede nasıl bir katkı sağlayabileceğini kestiremiyor. O da eski arkadaşlarının aracılığıyla çareyi bir gazeteye girip mücadeleye oradan katkı sunmakta buluyor.

Bu süreçte hayatına çok farklı karakterler dahil oluyor. Okur bir yandan Kamil Bey'in uyum sürecini takip ederken diğer yandan o dönemin insanlarını, ilişkilerini, dostluklarını, çakallıklarını, içimizdeki İrlandalıları, savaşın gölgesinde aile hayatını ve koca şehir İstanbul'un esaretini, yani kendi şehrine yabancılaşmayı daha yakından tanıma imkanı buluyor.

Kemal Tahir kusursuz bir romancı... Dili en iyi kullanan yazarlarımızdan biri. Kendi zorluklarla geçen yaşam öyküsünden beslenerek, bunu kitaplarına en iyi şekilde aktarmayı başarabilmiş bir yazar. Aynı zamanda mükemmel bir gözlemci.

Öncelikle, kendi tarihine her geçen gün biraz daha yabancılaşan gençlerin bu eseri mutlaka okumasını öneririm. Bir de, büyük kurtuluş mücadelesini anarken 'Atatürk ve onun silah arkadaşları' kadar 'Atatürk'ün silahsız arkadaşları'nı da tanımak ve yad etmek isteyenler de bu eseri mutlaka okumalı...

NOT: Serinin diğer iki kitabına yaptığım incelemelere #25052159 ve #25006329 linklerinden ulaşabilirsiniz.

Herkese keyifli okumalar...
463 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Edebiyatımızın toplumcu gerçekçi yazarlarından olan Kemal Tahir, bu eserinde Kurtuluş Savaşı sırasında cephe dışında devam etmekte olan hayatın yansımalarını bize sunuyor.
Roman yazarken asıl gayesinin tarihin unutulup hor görülmesine başkaldırı olduğunu dile getiren Tahir, sade bir dil ve yalın bir anlatımla akışkanlığı zedelemeden kurguyu oluşturmuş. Günlük 4 saatini yazacağı romanlar üzerinde çalışmaya ayıran yazar, geri kalan zamanlarını tarihsel araştırmalar yaparak geçirmiş ve eserlerini bu titizlikle okuyucuya sunmuştur.

Esir Şehrin İnsanları; işgal sırasında ülkenin genel tavrını bizlere karakterler üzerinden veriyor. Padişahı destekleyenler, Kuva-i Milliyeciler, olan biteni umursamaz seyreden insan tipleri görüyoruz. Üç bölümden oluşan romanda, ilk bölüm daha bilgi kaynaklı, tarihleriyle bizlere sunulmuş. Olan tarihsel olayları kronolojik bir sırada veriyor. Bizlere öğretici bir tavrı var diyebiliriz bu bölüm için. Okunması diğer iki bölüme göre biraz daha zor olan bu bölüm, burjuvazi kesimin savaşa bakış açısını ve savaşın genel psikolojisini bizlere yansıtmakta.

2. Bölüm karakterlerin şekillendiği, üç tip insanın analizinin yapıldığı ve olayların geliştiği bölüm.

3.bölüm ana karakter Kamil Bey'in üzerinden ülkede olan bitene büyük bir bakış açısı yansıtıyor. Kamil Bey'in hapse girmesiyle olaylara bakış açısındaki değişme, esarete bakış açımızı değiştirecek kadar etkili bir bakış açısıyla verilmiş. Bu bölümde artık mekanda bir değişme, karakterlerin rollerinde netleşme ve hareketlenme gözlüyoruz.

Kemal Tahir karakterlerine seçtiği isimlerle romanın kaderini ve bu 3 farklı insan tipini de gösteriyor bize. Kamil Bey, ismi gereği vatansever yönünü ortaya çıkarırken, eşi Nermin yetiştiği ortam gereği narin ve olan bitenden oldukça uzaktır. Olayların asıl güçlü karakteri olan İhsan Bey'e yılmaz bir tavır yüklenirken eşi Nedime Hanım da onun bıraktıklarını devam ettirmek için gereken mücadeleyi vermektedir.

Roman boyunca duruma göre değişen insan tepkileri ve savaş coğrafyasında iyi ya da kötü insan yoktur hissini bize yansıtmayı başarıyor. İşlenen bu üç insan tipi de içinde bulundukları duruma, yetiştikleri çevreye ve kültüre göre hareket ediyor. Esarete bakış, özgürleşme mücadelesi ve umut ile umutsuzluk kelimelerinin iç içe geçtiği dinamik ve akıcılığı karakterlerin analizleriyle yakalayan bir kitap.

Mutlaka okunmalı,
Keyifle...
448 syf.
·3 günde·8/10
Kemal Tahir'den yine muhteşem bir roman... Esir Şehir Üçlemesi'nin ilk kitabı.

Kitap Milli Mücadele'yi konu alıyor. Ama cepheyi değil; basın yayın organlarını, onların Milli Mücadele'ye yardımını.

Ömrünü Avrupa'da geçirmiş, bir paşanın oğlu olan Kamil Bey'in savaşın başlamasıyla ülkesine dönüp Milli Mücadele'ye katılması. Cepheye gitmeyi düşünse de, orada pek bir yardım sağlayamayacağını anlayıp, böyle bir yardıma başvurur.

Sosyete çevresi, genelde Milli Mücadele'ye karşıdır ve nafile çabalama olduğunu düşünmektedir. Bu konu hakkında kitaptan şöyle bir alıntı bırakayım: "Fakir bir adam! Daha iyi bir vatansever oluyor!" (Tabiî ki bu demek değil, zenginler vatanı sevmiyor.) Ama mesela bir subay, savaşın bitmesini bekliyordu; savaş bittikten sonra kazanan tarafı seçmek için...


Bunun dışında kitapta en sevdiğim kısım, Kamil Bey'in hamile bir kadını zor durumda bırakmamak uğruna hapse girmeyi tercih etmesiydi. Ama herkes onun hamile ve zor durumdaki bir kadın yerine, çok da zor durumda olmayan karısını ve kızını seçmesini istiyorlardı. Daha doğrusu suçu ona atıp, güzel bir makama gelmesini ve bu Millî Mücadele saçmalığını (!) bırakmasını...

Kamil Bey, yurt dışında yaşasa da vatanın kıymetini biliyordu ve Millî Mücadele'ye içten destek vermişti. Ya da asker kaçakları, o günlerde hepsi vatanın kıymetini anlamıştı, hepsi savaşıyordu. Sadece onlar değil; kadın, çocuk, herkes...

Biz vatanı böyle kazandık... Evet, cephede kazandık ama bu yetmez...Eğitimle, sanatla, tarihle, edebiyatla bu ülkeyi daha ileriye götürmemiz lazım...
463 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Roman, daha önce elçiliklerde çalışmış Kâmil Bey'in görevinden alınması ve bunun sonucunda İstanbul'a gelişinin anlatılması ile başlıyor. Daha önce lüks bir hayat içerisinde yaşayan, kendi hayatı dışında hiçbir mesele ile kafasını yormayan aynı zamanda da eğitim olarak kendisini geliştirmiş bir kişi olan Kâmil Bey, burada yoksulluk ile karşılaşmış ve hayatındaki değişimler bu süreçten sonra başlamıştır.

Eşi Nermin Hanım ve kızı Ayşe ile birlikte eski bir konağın selamlığına yerleşip kıt kanaat geçinmeye başlamışlardır. Kâmil Bey mimli olduğu için iş bulup para kazanmakta zorlanmaktadır. Bu sırada okul arkadaşlarından Ahmet ile karşılaşır. Hayatı bu karşılaşmadan sonra değişir. Ahmet, Kâmil Bey'e ortak arkadaşları İhsan'dan bahseder. İhsan bir çok savaşa katılmış ve defalarca yaralanmış bir askerdir. Ankara'ya yardım ettiği anlaşılınca da tutuklanmıştır. Ahmet bunları Kâmil Bey'e anlattıktan sonra beraber ziyaretine giderler. İhsan eski arkadaşı ile hasret giderdikten sonra ona Ankara Hükümeti lehine çalışan ve kendisinin de tutuklanmasına neden olan Karadayı gazetesinden bahseder. Ondan sonra gazeteyi karısı Nedime Hanım ve arkadaşları çıkarmaktadır. Kâmil Bey'den ise onlara yardımcı olmasını ister. Zaten bunalımda olan Kâmil Bey bu teklifi zevkle kabul eder. Kâmil Bey'in Nedime Hanım ile tanışması, gazeteyi beraber çıkarmaya başlamaları, Kâmil Bey'i umursamaz tavırlarından kurtarmış ve vatanının kurtuluşu adına çalışması için cesaretlendirmiştir. Bu süreç sonrasında Kâmil Bey suç üstü yakalanır fakat bütün baskılara rağmen kurtuluşun müthiş bir temsili olan Nedime Hanım'ı ele vermeyip cezasına razı olur.

Olay örgüsünün dışında; romanda dönem ile ilgili verilen bilgiler, İstanbul Hükümeti ve ona bağlı kurumların yozluğu, insanların işgale karşı umursamazlıkları, kadınların kurtuluşa olan inançları ve erkekleri geride bırakacak mücadele ruhları gibi ayrıntıların işleniş şekli beni hayran bıraktı. Özellikle Nedime Hanım karakteri önemli bir unsurdur. Kocasının hapiste ve kendisinin de gebe olması mücadelesine engel olmamış aksine uyuyan diğer ruhları da uyandırmaya yaramıştır. Bende muhteşem hisler uyandıran bu kitabı kesinlikle her Türk gencine tavsiye ediyor ve serinin diğer kitaplarını da okuyacağım günü iple çekiyorum.
463 syf.
·5 günde·Beğendi
Çok geç kaldığım bir yazar ve kitap.
Esir şehir üçlemesinin ilk kitabı Esir şehrin insanları.
Yeniden ayağa kalkmaya çalışan bir millet, bir tarafda köklerinden, alışkanlıklarından kopmak istemeyen korkan bi ruh diğer tarafta yokluklarla mücadele ederken vatanı kurtarmaya çalışan memleket sevdalılar bu karışıklıgın içinde asılzade Kamil beyin İstanbula dönüşü ile yokluga sefalete ve vatan sevgisine bakış acısının degişimini edebiyatın bütün incelikleriyle okudum. Esir Şehrin İnsanları Kemal Tahir
448 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Kemal Tahir dili en iyi kullanan kusursuz bir yazar. Kendi zorluklarla geçen yaşamından beslenerek kitaplarına en iyi şekilde aktarmayı başarmış biri. Aynı zamanda iyi bir gözlemcide. Kendi tarihimize hergün biraz daha yabancılşan bizler mutlaka okumalıyız. Özellikle Atatürkü ve Atatürkün silahlı veya silahsız tüm arkadaşlarını tanımak bilmek yad etmek için bir fırsat oldugunu düşünüyorum.
463 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Kitabın adını aldığı şehir 1920-1922 yılları arasında İngilizler'in işgali altındaki İstanbul'dur.
Osmanlı subaylarının "Anadoludaki bir kaç baldırı çıplak" diye küçümsediği Anadolu insanı ve Mustafa Kemal'in nasıl bir vatanı kurtardığının anlatıldığı romanı geç okuduğum için pişmanım.
448 syf.
·2 günde·Beğendi
Kurtuluş savaşı döneminde İstanbul'un işgali sırasında insanların tepkilerine odaklanan yazar, zengin karakter analizleriyle okuyucuyu tarihi yolculuğa çıkarıyor. Başkarakter Kamil Bey'in iç dünyasındaki çatışmaları ,özel hayatı ve hapse düştükten sonra yaşadığı ruh halleri çok güzel anlatılmış. Kitap bitince içimde bir ukde kalmıştı, hiç bitmesini istemedim. Neyseki devam kitapları da varmış. Bakalım ben de aynı etkiyi bırakabilecek mi diğer kitaplar. Edebi anlamda bir şaheser sayıyorum ben bu kitabı. Daha ilk okumamda yazarın notunu verdim. devam kitaplarını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.
448 syf.
·4 günde·9/10
1. dünya savaşı sonrasında Anadolu’da ve özellikle İstanbul’da yaşananları dile getiriyor kitap. O dönemleri elbette hepimiz defalarca okumuş dinlemişizdir fakat Kemal Tahir o kadar farklı ve gerçekçi yaklaşmış ki… Kâmil Bey, çok iyi çizimler yapan, yabancı dil konusunda başarılı, kibar bir beyefendidir. Yurtdışından dönmüş, ülkenin durumuna ve halkın yaşam tarzına yabancıdır. Bir anda kendisini Kurtuluş mücadelesinin içinde buluyor ve üzerine düşeni layıkıyla yerine getirmeye çalışıyor. Karakterler o dönemde yaşanan sıkıntıları, ikiyüzlülükleri, fedakarlıkları anlatıyor. Mücadele döneminde halkın ne kadar korku ve güvensizlik içerisinde yaşadığını, kime sırtını dayayacağını hatta kime yardım etmesi gerektiğini bile bilemeyişini görebiliyoruz. İkinci İnönü zaferinin hemen sonrasında bitiyor kitap. Serinin ikinci ve üçüncü kitabını da ilk fırsatta okuyacağım. Herkese tavsiye ederim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Esir Şehrin İnsanları
Alt başlık:
Esir Şehir Üçlemesi 1. Kitap
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
463
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752730762
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Esir Şehrin İnsanları
Esir Şehrin İnsanları
Esir Şehrin İnsanları
Esir Şehrin İnsanları
"Esir Şehir Üçlemesi" edebiyatımızın güçlü ve klasikleşmiş ismi Kemal Tahir'in başyapıtlarındandır. Her büyük ve klasik yapıt gibi, bir ya da birden çok problematiği mükemmel bir biçimde işleyen bu nehir roman dizisinin ilk kitabı olan "Esir Şehrin İnsanları"nda Kemal Tahir, Mütareke Dönemi Osmanlı aydınının ve İstanbul'unun destansı direnişinin ve mücadelesinin benzersiz bir fotoğrafını çekmektedir.

Kurtuluş Savaşı öncesinin anlatıldığı pek çok roman yazılmıştır kuşkusuz, ama hiçbiri bu denli edebi ve ölümsüz olamamıştır.

"Türkiye'yi, Türkleri sahiden tanımak isteyen yerli yabancı herkes Kemal Tahir'i okumak,
anlamak zorundadır."

 

Kitabı okuyanlar 4.259 okur

  • Ayşe Karabulut
  • Büşra Bulat
  • Sibel Çankaya
  • Melike Afşar
  • Resul Karabulut
  • Hasan
  • dilek altun
  • é
  • Efna
  • Talha Yakup ATLI

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%4.1
13-17 Yaş
%5.1
18-24 Yaş
%25.6
25-34 Yaş
%30.9
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%9.9
55-64 Yaş
%3
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.3
Erkek
%43.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.8 (357)
9
%25.1 (312)
8
%23.8 (295)
7
%10.3 (128)
6
%3.2 (40)
5
%1.1 (14)
4
%0.4 (5)
3
%0.6 (8)
2
%0.3 (4)
1
%0.3 (4)

Kitabın sıralamaları