Esir Sözler Kuyusu

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.813
Gösterim
Adı:
Esir Sözler Kuyusu
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053160168
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Baskılar:
Esir Sözler Kuyusu
Esir Sözler Kuyusu
"Yumurta büyüklüğünde olduğuna inandığım bir tutku taşıyorum göğsümde. Pelür bir zarla koruyabiliyorum onu. Şükürler olsun, koçbaşlarla saldıran soruların yıkıcı etkisine, onca narinliğine karşın dayanabiliyor. Yine de, tutkumu haznesinde dengeli bir biçimde taşıyabilmek için sürekli dik ve temkinli yürüyorum. Kaygımsa en az onun kadar büyük. Onu koruyan bir duam da var üstelik: Ey benim güzel Allah'ım! Yetkinlikten, okuruna güvenmeyen kör parmağım gözüne metinler yazmaktan beni koru. Bırak bir gözüm hep kapalı kalsın. Bundan sonra yazarken hiçbir şeyi aktarmak, kurmak, hesaplamak istemiyorum. Dileğim duyumsamak, yalnızca duyumsamak..."
(Tanıtım Bülteninden)
96 syf.
"Hep küçücük bir hatamın allanıp pullanarak gözüme sokulmasından korkutulmuşum. Ama geçmişten bir sesin kadife tınısı geliyor şimdi aklıma; kimdi, hatalarımın bile bana çok yakıştığını söyleyen?
Annem mi?"

Bu kitap yazarın, genç kızlı çağlarında yazmış olduğu öykülerin toplandığı bir kitap. Yazar sadece yazım yanlışlarını düzelttiği söylüyor , basarken kitabı.
Başlardaki hikayeler lise ve üniversite dönemine ait olduğu için acemi tadı veriyor. Ama sonraki hikayeler gayet başarılı bence.
Bu kitabı okurken yazma işini tutkuya çeviren bir genç kızın öyküsünü dinliyorsunuz adeta.
Yazarın ilerleyen yıllarda gösterdiği gelişimini ve başarısını görmek adına diğer kitaplarını da okumak isterim.
96 syf.
·1 günde·10/10 puan
Bu kitap hiç eskimemiş. Sema Kaygusuz'u ilk okuduğumda onu çok ama çok merak etmiştim. Sene kaçtı? Belki 2005. Rahmanlar'da böyle fazlasıyla rutin, pespaye hayatımın bir yerlerinde hem de ama migrostaki d&r''dan almıştım kitabı. İncecik. Hemen bitiverecek gibi. Ama o kitap bu değildi, Sandık Lekesi'ydi o. Doğru. Esir Sözler Kuyusu'nu daha sonra okudumdu. Çok da sevmiştim. İşte beni bu çok etkiliyor: 15 sene sonra geri dönüyorum, ve kitapta hiç bir şeyin eskimemiş olduğunu görüyorum. Bu dil, eskimemiş. Ama daha da güzeli; bu, bir yandan da benim 15 sene öncem demek. 34 yaşındaydım o zaman. Çook başkaydı bir çok şey. Şimdi böyle yeniden okuyunca, hem dili ve üslûbu, ve bunların güzelliğini hatırladım, hem de hiç bir yere kaybolmadıklarını; hayat dolu, ama üstü hatıralarla, senelerin tozuyla örtülmüş olduklarını görünce, hafiften buruşmaya başlamış parmaklarımla sildim o tozları. Saçlarım da çoktu o zaman. Edebiyata da açtım. Her zaman en çok sevdiğim oldu edebiyat. Ama kendi yürüdüğüm ve kendi okuduğumca. Tabii, elbette, şimdi bütün bunlar, bütün hikâyeler, öyküler ve bütün o romanlar, bunların hepsi bir başkasının, başkalarının hayâl gücüydü diyorum. Başkalarının dünyalarında hakikat avcılığına çıkmış gibi, başkasının cümlelerinde arayıp durmak...yüzüme söyleseler ya da anlatsalar dinlemeyeceğim, umursamayacağım ama sarı sayfalarda görünce merakla peş peşe okuduğum on binlerce satır, yüzbinlerce cümle... ya da faruk duman'ın dediği doğru, bu işte, güzel ölmek dedikleri şeyin ta kendisi... onca seneden sonra geri döndüğümde üzerlerinden sevgiyle ve hatta şefkatle geçip giderken gözlerim o kelimelerin ve cümlelerin, bana tanıdık gelen şey, hem onların kendisi, bütün o hayâller, bütün o imgeler, cümleler ve aynı anda hem de hayatımın eskilerinden çıkarıp baktığım bir yer, bir sayfa gibi, tozlanmış, hafif kararmış, solmuş sararmış bir zihin yaprağı gibi, işte bu da benim hayatım...

ama ben, aynen henry palace gibiyim: ölüm saatimi bilemesem de o göktaşını gördüm ve izliyorum, ve hem biliyorum da... gökleri kızıla boyayacak o âna dek tekrar tekrar, defaatle, her defasında daha fazla hatırlamak isteyerek, geriye asla dönemeyeceğim ve dönemeyeceğimiz o âna dek, bu sararmış eskimiş, her yanı toz kaplanmış sayfalarda gezineceğim.

O halde;

kim bilir kaçıncı kez, iyi ki edebiyat var, diyorum...
88 syf.
Yazarın ilk Yere Düşen Dualar kitabını okumuştum. Bu ay Esir Sözler Kuyusu ve Yüzünde Bir Yer kitaplarını da okudum. Açıkçası kitaplar beklemediğim bir şekilde beni içine aldı ve bir günde ikisini de okudum.

Esir Sözler Kuyusu yazarın ilk yazdığı yazılarından oluşuyor. Yazarlığının başlarında, belki de daha ismi duyulmadan yazdığı, günlük gibi, anı gibi yazılar. Bu yazılarda dil akıcı, anlatılanlar daha gerçekçi.
96 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10 puan
Sema Kaygusuz'un farklı bir tarzı var ve ben genel olarak o tarzı çok seviyorum. Ancak "Barbarım Kahkahası" nı okuduktan sonra beklentim farklı boyuta ulaştı. Yine de okunması gerekenlerden bence. En sevdiğim öykü son öykü "Üşüyen" oldu.
88 syf.
·Puan vermedi
Sema Kaygusuz ne yazarsa okuyacağımı söylediydim bir zamanlar. Bugüne kadar beni yanıltmadı. Okurken beni rahatsız eden, olmamış dememe neden olacak bir şey yazmadı. O, kurmacanın sınırlarını zorlarken aynı zamanda dilin bütün sınır boylarında gezdirir okuru.
Kitaba da adını veren açılış öyküsü, çok yakından bildiğimiz Kırmızı Başlıklı Kız masalının başka coğrafyada yaşanan anlatısıdır. Daha doğrusu başka anlatılardan biri. Zatan Propp bize bunu söylemiyor muydu?
Öyküdeki kişiler, zaman, dil, anlatıcı ve hatta zamansızlık, bize asilikten vazgeçmeyecek insanların hep var olacağını söyler.
"Büyük bir sıkıntı seninki, demişti. Kocaman. Ben de nemli bir bakışla suskun, eve dönüp yine sayfalarca günce yazdım. Öfff'lerle başlayan Tanrı'nın görmediği cümleler."
" Başkalarının bilmediğini bir tek sen biliyorsan yandın! Benim gibi yapayalnız kalırsın. İçin için çürür, ama ölemezsin.."
“Başkalarının bilmediğini bir tek sen biliyorsan yandın! Benim gibi yapayalnız kalırsın. İçin için çürür, ama ölemezsin... Çünkü hiç
yorulmazsın” demişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Esir Sözler Kuyusu
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053160168
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Baskılar:
Esir Sözler Kuyusu
Esir Sözler Kuyusu
"Yumurta büyüklüğünde olduğuna inandığım bir tutku taşıyorum göğsümde. Pelür bir zarla koruyabiliyorum onu. Şükürler olsun, koçbaşlarla saldıran soruların yıkıcı etkisine, onca narinliğine karşın dayanabiliyor. Yine de, tutkumu haznesinde dengeli bir biçimde taşıyabilmek için sürekli dik ve temkinli yürüyorum. Kaygımsa en az onun kadar büyük. Onu koruyan bir duam da var üstelik: Ey benim güzel Allah'ım! Yetkinlikten, okuruna güvenmeyen kör parmağım gözüne metinler yazmaktan beni koru. Bırak bir gözüm hep kapalı kalsın. Bundan sonra yazarken hiçbir şeyi aktarmak, kurmak, hesaplamak istemiyorum. Dileğim duyumsamak, yalnızca duyumsamak..."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 123 okur

  • eda
  • Beyzanur Pürsal
  • tû
  • Seval
  • Selcan caliskan
  • Tekin Köroğlu
  • Ulysses
  • Sümeyye Göksel
  • simurg
  • “hayretdiyebiri”

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.8 (6)
9
%15.8 (6)
8
%10.5 (4)
7
%23.7 (9)
6
%13.2 (5)
5
%2.6 (1)
4
%2.6 (1)
3
%2.6 (1)
2
%2.6 (1)
1
%0